Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7177 E. 2022/7783 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ tespit davası↗ kötü niyet tazminatı↗ vade↗ kötü niyet↗ geçersizlik↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kazadan önce araç değerinin 15.00,00 TL, kazadan sonra değerinin 7.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından kaza sonrası araca yapılan 5.555,00 TL ödemeler dikkate alındığında, davalının davacılardan talep edebileceği toplam miktarın 2.445,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Devrek İcra Müdürlüğü'nün 2007/2201 Esas sayılı icra takip dosyasına konu olan 08/08/2007 tanzim tarihli 09/09/2007 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacı ...'nın davalı ...'a 2.445,00 TL borçlu olduğunun tespitine, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının borçlu olduğu meblağın tespitine karar verilmiştir. Menfi tespit davası, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle hakkında icra takibi yapılan veya yapılması muhtemel olan kişi/borçlu tarafından aslında borçlu olmadığının ispatı için açılan davadır. Borçlu, borcu henüz ödemeden, takipten önce veya takipten sonra borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açabilecektir. Bu nedenle mahkemece, davacının borçlu olmadığı kısım tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, borçlu olduğu kısım tespit edilerek olumlu hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5499 E. 2016/923 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «borç üstlenildiğinden» davalı banka hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle 65.445.36 Euro'nun 29.04.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle üstlenenden tahsiline dair verilen karar davalı ve üstlenen vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.01.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. .... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12588 E. 2014/18859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaDava «genel kurul kararın iptali» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesine göre, iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 11/10/2013 tarihinde açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda iptali istenen genel kurul kararları 12.07.2013 tarihinde yapılan toplantıda alınmış, işbu dava ise, 3 aylık «hak düşürücü süre» geçirilmeden, 11/10/2013 tarihinde açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7177 E. , 2022/7783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.03.2021 tarih ve 2019/258 E. - 2021/89 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının aracı ile davalının aracına çarpması sonucu davalının aracında hasar meydana geldiğini, davalının zararını tazmin etmek amacıyla taraflar arasında anlaşma protokolü tanzim edildiğini, yapılan anlaşmaya göre davalıya ait aracın davacıya verilerek aynı vasıfları içeren aynı model ve markada bir aracı alıp davalıya teslim edeceğini, araç teslim edilinceye kadar 20.000,00-TL'lik teminat senedinin davalıya verildiğini, davalının teminat senedini aldıktan sonra anlaşmaya uymadığını, aracını kendisi tamir ettirdiğini, defalarca araç satın alma yolunda çağrılarına duyarsız kaldığını, yeni bir araç satın almaya ve hasarlı aracını teslim etmeye yanaşmadığını, teminat senedini icraya koyduğunu ileri sürerek teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıyı birçok kez arayarak borcunu ödemesini söylediğini, davacının davalıyı oyaladığını, takibe ve davaya konu senedin teminat senedi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kazadan önce araç değerinin 15.00,00 TL, kazadan sonra değerinin 7.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından kaza sonrası araca yapılan 5.555,00 TL ödemeler dikkate alındığında, davalının davacılardan talep edebileceği toplam miktarın 2.445,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Devrek İcra Müdürlüğü'nün 2007/2201 Esas sayılı icra takip dosyasına konu olan 08/08/2007 tanzim tarihli 09/09/2007 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacı ...'nın davalı ...'a 2.445,00 TL borçlu olduğunun tespitine, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının borçlu olduğu meblağın tespitine karar verilmiştir. Menfi tespit davası, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle hakkında icra takibi yapılan veya yapılması muhtemel olan kişi/borçlu tarafından aslında borçlu olmadığının ispatı için açılan davadır. Borçlu, borcu henüz ödemeden, takipten önce veya takipten sonra borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açabilecektir. Bu nedenle mahkemece, davacının borçlu olmadığı kısım tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, borçlu olduğu kısım tespit edilerek olumlu hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 03.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875824300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz