Sonraki GKS'deki müteselsil kefaletin önceki teminat mektubu riskini kapsaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3388 E. 2022/9021 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesindeki müteselsil kefalet, sözleşme hükümlerine göre sözleşmeden önce düzenlenmiş teminat mektubu riskini de kapsıyorsa, kefilin banka nezdindeki hesaplarındaki payın kredi borcuna mahsubu ve blokesi hukuka uygundur; buna karşılık aynı sözleşmede kefaleti bulunmayan ortak hesap sahibinin, hesaptaki mülkiyet payına teminat mektubu borcu nedeniyle bloke konulamaz.
Ele alınan sorunlar
Genel kredi sözleşmesindeki müteselsil kefaletin, sözleşme tarihinden önce düzenlenmiş teminat mektubu riskini kapsayıp kapsamadığı → ret
İddia: Kefil davacı, kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin (05.12.2006) teminat mektubundan (21.09.2006) sonraki tarihli olduğunu, bu nedenle önceki tarihli teminat mektubu bedelinden sorumlu tutulamayacağını ve hesaplarındaki paranın mahsubu/blokesinin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre kefaleti, sözleşme tarihinden önce düzenlenmiş olan teminat mektubu riskini de kapsar; bu nedenle bu davacının banka nezdindeki şahsi hesabındaki tutarın kredi borcuna mahsup edilmesi ve ortak hesaplardaki mülkiyet payına düşen tutarın bloke edilmesi kanun ve sözleşme hükümlerine uygundur; bu davacı yönünden talepler yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Sözleşmede kefaleti bulunmayan ortak hesap sahibinin, teminat mektubundan sorumluluğu ve payına konulan blokenin haksızlığı → kısmi kabul
İddia: Kefil olmayan davacı, genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığını, teminat mektubundan sorumlu olmadığını, ortak hesaplardaki payına konulan blokenin ve şahsi hesabından çekilen tutarın haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bu davacının genel kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmadığından teminat mektubundan herhangi bir sorumluluğu yoktur; ortak hesaplarda bu davacının mülkiyet payına düşen ve talebiyle bağlı kalınan tutar yönünden konulan bloke işlemi haksızdır; bu davacı yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile blokenin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmesi kefaletinin, sözleşmeden önceki tarihli teminat mektubu riskini kapsayıp kapsamadığı ve kefil olmayan ortak hesap sahibinin payına bloke konulamayacağı yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ teminat mektubu↗ mahsup↗ ortak (müşterek) hesap↗ bloke↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3388 E. , 2022/9021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2017/400 E- 2018/314 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2019/121 E- 2021/171 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından ise duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... n dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkili ...'ın Türkiye Finans Katılım Bankası ile dava dışı Hale Eğitim Hizm.ve Paz. San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan 05.12.2006 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bankanın dava dışı kredi borçlusu lehine verdiği 21.09.2006 tarihli 1.100.072 TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin davalı bankaca ödenmesi sebebiyle, müvekkili ...'ın söz konusu teminat mektubunun verildiği kredi sözleşmesine kefil olduğu iddiasıyla teminat mektubu bedelinin tahsili için ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarınca ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine, itiraz edenin kefaletinin takibe konu teminat mektubunun verildiği dönemi kapsamadığı gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verdiğini, ayrıca davalı bankanın müvekkili hakkında İstanbul 7.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/29880 esas sayılı dosyası ile 1.100.072,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını, icra takibine taraflarınca itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, halihazırda itirazın iptali davası açılmadığını, hal böyle olmasına rağmen davalı banka şubesi tarafından müvekkillerine ait ortak hesaplara ve müvekkili ...'ın şahsi hesabına bloke konulduğunu, ayrıca müvekkili ...'ın tek başına sahip olduğu hesaptaki 48.900,00 TL'sini banka şubesinin kendi hesabına aktardığını, müvekkili ...'ın söz konusu teminat mektubunun verildiği sözleşmeye kefil olmadığını, teminat mektubunun tarihinin 21.09.2006 olduğunu, müvekkilinin kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin tarihinin ise 05.12.2006 olduğunu, davalı bankanın önceki tarihli kredi sözleşmesiyle verilen teminat mektubunun tahsilini müvekkilinden talep edemeyeceğini ileri sürerek müvekkillerinin ortak hesabında bulunan ve davalı banka şubesince bloke konulan 253.500,00 TL tutarında davalı bankaya borcunun olmadığının tespitine, anılan hesaplara konulan blokelerin kaldırılmasına, müvekkili ...'ın hesaplarından davalı banka şubesince haksız olarak çekilen 48.900 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının kefili olduğu Hale Eğitim Hiz. ve Paz. San. Tic. A.Ş.'nin 20.09.2006 tarihinde müvekkili bankaya müracaat ederek İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere teminat mektubu düzenlenmesini istediğini, şirket lehine 21.09.2006 tarihli 1.100.072,00 TL miktarlı kesin ve süresiz teminat mektubunun banka tarafından düzenlenerek Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne verildiğini, tazmin talebi üzerine müvekkili bankanın teminat mektubu bedelini tazmin etmek zorunda kaldığını, teminat mektubu alınmasıyla ilgili bütün işlemlerin davacı ...'ın bilgisi ve sorumluluğunda yapılmış işlemler olduğunu, teminat mektubu talep formundaki imzadan birinin ...'a ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan 05.12.2006 tarihli 2.500.000,00 YTL limitli genel kredi sözleşmesini davacı ...'ın diğer kefillerle birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, GKS'nin 6.5 maddesinde müşterinin bankadan aldığı ve alacağı teminat mektuplarından bahsedildiğini, yine GKS'nin kefalet ve kefillerin sorumluluğunu düzenleyen 15.
maddesinde kefilin sözleşmedeki limit dahilinde müşterinin bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak üstlendiğini, davacı ...'ın borçlu şirketin genel kredi sözleşmesinin imza tarihi olan 05.12.2006 tarihi itibariyle doğmuş ve doğacak tüm borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, kefaletten kurtulma imkanı veren bütün haklardan feragat ettiğini, 05.12.2006 tarihli GKS'den önce veya sonra doğmuş olsun, kefalet limitiyle BK'nın 586. maddesi gereğince asıl borçlu gibi sorumlu bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkili bankanın teminat mektubu tazmin yükümlülüğünden kaynaklanan alacaklarını tahsil edene kadar davacıların hesaplarına blokaj koymaya hak ve yetkisi olduğunu, yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...'ın müteselsil kefil olduğu 05.12.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre kefaletinin 21.09.2006 tarihli teminat mektubu riskini de kapsadığı, bu sebeple davacı ...'ın davalı banka nezdindeki şahsi hesaplarında bulunan 48.900,00 TL'nin kredi borcuna mahsup edilmesinin, ayrıca ortak hesaplardaki davacı ...'ın %50 mülkiyet payına düşen miktar kadar paranın bloke edilmesi işleminin kanun ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu davacı yönünden taleplerin yerinde olmadığı, diğer davacı ...'ın ise 05.12.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığı, teminat mektubundan dolayı herhangi bir sorumluluğunun da olmadığı, ortak hesapların bu davacının %50 mülkiyet payına düşen ve davacının talebiyle bağlı kalınarak 126.750,00 TL tutarındaki bloke işlemlerinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın davalı bankada bulunan dava konusu edilen 271-455497-2 numaralı ortak hesabındaki 37.475,00 TL'lik kısma, 271-455497-3 numaralı ortak hesabındaki 89.275,00 TL'lik kısma davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, davacı ...'ın bloke kaldırılan miktar olan 126.750,00 TL davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacı ...
tarafından açılan davanın ise reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6.493,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875824100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz