6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefalet limiti dahilindeki ihtiyati haciz kararına itirazın reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/274 E. 2025/282 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz kararına itirazda, kefilin kefalet sözleşmesini imzaladığı tarihte şirket ortağı olması halinde eş muvafakati şartı aranmaz; kefilin sorumluluğu, sonradan hisse devri yapılmış olsa da, sözleşme imza tarihindeki sıfata göre ve sözleşmede belirlenen limitle sınırlı olarak devam eder. Asıl borçlu şirket adına verilen araç rehinleri, kefilin şahsi kefalet borcunun teminatını oluşturmuyorsa İİK 45. maddeye dayalı itiraz yerinde görülmez. İhtiyati haciz talep edenin İİK 258/1 uyarınca ibraz ettiği genel kredi sözleşmeleri, limit artırım sözleşmeleri ve kat ihtarı, alacağın varlığı ve muacceliyeti konusunda kanaat verici delil niteliğindedir; itiraz sebepleri İİK 265'te sayılan sebeplerden değilse ve esasa ilişkin ihtilaf içeriyorsa bu husus menfi tespit davasında incelenmek üzere itirazın reddine karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Şirket hisselerinin devri ve kefalet sorumluluğunun sona ermesi iddiası → ret

İddia: İtiraz eden, 31.05.2023 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiğini, bu durumu bankaya bildirdiğini ve bu tarihten sonraki borçlardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmelerinin incelenmesinde, 18.07.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinde zaman içinde limit artırımları yapıldığı, son olarak 30.03.2023 tarihinde yapılan limit artırım sözleşmesiyle itiraz edenin kefalet limitinin 2.750.000-TL olarak belirlendiği, 20.03.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinde de 500.000-TL kefalet limiti bulunduğu tespit edilmiştir. Borç, itiraz edenin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinden doğmakta olup, sözleşmelerin imza tarihlerinde itiraz edenin şirket ortağı olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eş rızası/muvafakati alınmadığı iddiası (TBK 584 vd.) → ret

İddia: İtiraz eden, kefil olarak imzasının alındığı süreçte TBK'nın 584 vd. maddeleri gereği eş rızasına ilişkin onay/muvafakat alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmelerin imza tarihlerinde itiraz edenin şirket ortağı olduğu, bu nedenle eş muvafakatinin gerekmediği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Rehinle temin edilen alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği iddiası (İİK 45) → ret

İddia: İtiraz eden, asıl borçlu şirket bünyesindeki araçların bankaya rehinli olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alındığını, bu nedenle rehinle temin edilen borç için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ihtiyati haciz talep eden, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek zorundadır. Araç rehinlerinin itiraz edenin kefalet borcunun teminatını oluşturmadığı anlaşılmakla, İİK 45. maddeye dayalı itirazların da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Rehin, kefilin kefalet borcunun teminatını oluşturmuyor ise İİK'nın 45. madde hükmü kefil hakkında uygulanamaz; alacaklı vekili ayrıca itiraz eden borçlu/kefil aleyhine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla bir takibin mevcut bulunmadığını beyan etmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefalet sorumluluğunun sözleşmedeki limitle sınırlı olması gerektiği iddiası → ret

İddia: İtiraz eden, sorumluluğu kabul edilse dahi, sözleşmede yer alan 2.750.000-TL bedelle sınırlı olması gerekirken ihtarnamede 4.007.949,75-TL'den sorumlu tutulduğuna ilişkin kayıt düşüldüğünü ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati haciz talebi, itiraz eden bakımından 2.750.000-TL alacak miktarıyla sınırlı olarak mahkemece kabul edilmiştir; verilen ihtiyati haciz kararı, sözleşmede belirlenen 2.750.000-TL'lik kefalet limiti dahilinde kalmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın varlığı ve muaccel hale gelmesi → ret

Gerekçe: Kredi hesaplarının 03.04.2024 tarihinde kat edildiği, 3.407.013-TL borç için hesabın kat edilerek asıl borçluya tebliğ yapıldığı, alacaklı bankanın alacağının muaccel hale geldiği anlaşılmıştır. Alacaklı banka tarafından sunulan genel kredi sözleşmeleri ve kat ihtarı içeriğine göre alacağın varlığına yeterli kanaat verici delilin sunulduğu, itiraz edenin itirazlarının İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, bu hususun açılacak menfi tespit davasında incelenebileceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Asıl borçlu adına verilen araç rehinlerinin, kefilin şahsi kefalet borcunun teminatını oluşturmadığı durumlarda İİK 45. maddeye dayalı itirazın kabul edilemeyeceği ve kefalet sözleşmesi imza tarihindeki ortaklık sıfatının eş muvafakati şartının uygulanabilirliğini belirlediği yönündeki değerlendirme, benzer ihtiyati haciz itirazı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ihtiyati hacze itiraz kefalet limiti genel kredi sözleşmesi hesabın kat edilmesi muacceliyet eş muvafakati rehinin kefalet borcuna teminat oluşturmaması menfi tespit davası

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 258/1İİK 265İİK 45

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/274

KARAR NO 2025/282

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/09/2024 (Ek Karar)

NUMARASI 2024/1186 D.İş - 2024/1227 Karar

TALEP İhtiyati Hacze İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025

İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 24/09/2024 tarihli ek kararın itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz talep eden alacaklı, borçlu firma ile müşterek borçlu firma ve müteselsil kefillere karşı Eyüpsultan 8. Noterliği'nin 22/05/2024 tarihli ...yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini, kefil ...'nin münferit müdür olduğunu, diğer firma kefili ...'nin de ilgili kredileri kullandığı tarihte şirket ortağı olduğunu, borçlu ...Şti. ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... ve ...'nin malvarlıklarını kaçırma eğilimi içinde olduğunu belirterek, borçlu .... Ltd. Şti. (2.120.218-TL) ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...

2. 200.000-TL ve ... hakkında şimdilik 2.750.000-TL alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslar nezdinde ki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararının İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi .. sayılı dosyasından uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ HACİZ KARARI

Mahkemece;

18. 07.2024 tarihli D.iş karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, borçlu ...'den 2.750.000-TL, müteselsil kefil ...'den 2.200.000-TL, borçlu ... Şti.'den 2.120.218,00-TL, için alacağın yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz eden vekili; borçlu olarak ....Şti.'nin yer alırken müvekkilinin 23.03.2018 ve 30.03.2023 tarihlerinde kefil sıfatıyla sözleşmede imzacı olduğunu, müvekkilinin kefil olarak imzasının alındığı süreçte TBK nın 584 vd maddeleri gereği eş rızasına ilişkin hiçbir onayın, muvafakatın alınmadığını, 31.05.2023 tarihinde şirketteki paylarını ...'ye devrettiğini ve müvekkilinin 07.08.2023 tarihli ihtarname ile .... Şti. ile bir bağı kalmadığını, kefalete ilişkin sorumluluğun kabul edilmeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin paylarını devrettiği tarihten tam 1 yıl sonra, 22.05.2024 tarihli, ihtiyati haciz talep eden banka tarafından müvekkiline ihtarname gönderildiğini ve ihtarname ekinde borçlara ilişkin tablo da borç intikal tarihlerinin 28.03.2024 tarihlerinin haiz olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin 31.05.2023 tarihinde şirketten ayrılmasına rağmen, yeni münferiden yetkili müdür ...'nin şahsi borçlarının da kat edilerek ihtarname keşidesi yoluna gidildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun olduğu kabul edilse dahi kefaletin kefillik kabul edilmese de sözleşmede yer alan 2.750.000-TL bedel ile sınırlı bir miktarda olması gerektiğini, gönderilen ihtarnamede 4.007.949,75 TL'den sorumlu olunduğuna ilişkin kayıt düşüldüğünü, ...

plakalı aracın dosya mahrumiyet raporunda rehin tarihinin 30.10.2023 olduğunu, 31.05.2023 tarihinden sonra yeni müdür ... ve .... Şti. tarafından banka talebine uygun olarak araç yenilemesi yapıldığını ve rehinin yenilendiğini, müvekkilinin yenilenen araçtan ve rehinden haberi olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İTİRAZA CEVAP

İhtiyati haciz isteyen vekili; ... imzalandığında ... ve ...'nin şirket ortağı ve müdürü olması sebebiyle eş rızası alınmadığını, müvekkili bankaya asıl borçlu firma tarafından verilen rehinli olan ..., ..., ..., ... plakalı araçlar hakkında ... sayılı dosyasından rehinin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, araçların bedelinin müvekkili bankanın alacağını dahi karşılamadığını rehinle teminat altına alınan alacağın, ...Şti.'ne ilişkin olduğunu rehinli araçların davalı ...'nin kefaletinin teminatı oluşturmadığını, müvekkili tarafından aynı alacağa ilişkin teminatların (kefalet ve rehin) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrı takibe konulmasında hukuki bir engel bulunmadığını, borçlular tarafından özellikle rehin takiplerinde araçların saklanması ve müvekkili bankanın alacağına kavuşmasının engellendiğini tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takipler bakımından herhangi bir engel bulunmadığını, borçlu kefil ...'nin, haksız itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; rehin, kefilin kefalet borcunun da teminatını oluşturmuyor ise İİK'nın 45. madde hükmünün kefil hakkında uygulanamayacağı, alacaklı vekili 24/09/2024 tarihli mürafaa duruşmasına katılarak itiraz eden borçlu/kefil aleyhine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile bir takibin mevcut bulunmadığını beyan ettiği, anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, itirazının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

İtiraz eden borçlu ... vekili; müvekkilinin 23.03.2018 ve 30.03.2023 tarihlerinde kefil sıfatıyla sözleşmede imzacı olduğunu, müvekkilin kefil olarak imzası alındığı süreçte TBK 584 vd. Maddeleri gereği eş rızasına ilişkin hiçbir onay, muvafakat alınmadığını, 31.05.2023 tarihinde müvekkil ... Şti. adlı şirketteki paylarını ... adlı kişiye devrettiğini, 07.08.2023 tarihli ihtarname (mübrez) ile ... Şti. ile bir bağın kalmadığı, kefalete ilişkin sorumluluğun kabul edilmeyeceği belirtildiğini, münferiden yetkili müdür ...'nin şahsi borçları dahi kat edilerek ihtarname keşidesi yoluna gidildiğini, müvekkilin sorumluluğunun olduğu kabul edilse dahi kefaletin kefillik kabul edilmese de sözleşmede yer alan 2.750.000-TL bedel ile sınırlı bir miktarda olması gerekirken, gönderilen ihtarnamede 4.007.949,75-TL'den sorumlu olunduğuna ilişkin kayıt düşüldüğünü, asıl borçlu ....

Şti. bünyesinde yer alan ve talep eden banka lehine verilen rehinli araçların listesinden de görüleceği üzere talep eden banka alacağını garanti altına rehinle almasına rağmen, mahkemenize bu husus bildirilmeyerek ihtiyati haciz alınması sağlandığını, ... plakalı aracın ekte sunulan dosya mahrumiyet raporundan da görüleceği üzere rehin tarihi 30.10.2023 olduğunu, tarafından banka talebine uygun olarak araç yenilemesi yapılmış ve rehin yenilendiğini, müvekkilin yenilenen araçtan ve rehinden haberi olmadığı gibi sorumluluğu olmadığından dolayı müvekkile bilgi dahi verilmediğini, rehinle temin edilen borç için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürerek itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.Alacaklı banka tarafından ibraz edilen genel kredi sözleşmeleri, araç rehin sözleşmeleri kat ihtarı ve tebliğ evrakları sunularak ihtiyati haciz kararına itiraz eden bakımından 2.750.000-TL alacak miktarıyla sınırlı olarak talep edilen ihtiyati haciz talebi mahkemece kabul edilmiştir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek zorundadır.İtiraz eden borçlu vekili müvekkilinin şirketteki hisselerini 31.05.2023 tarihinde devri ettiğini durumun bankaya bildirildiğini, borca karşılık verilen rehinlerden haberi olmadığını, borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.

Genel kredi sözleşmelerinin incelenmesinde;

18. 07.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinde zaman içinde limit artırımları yapıldığı son olarak 30.03.2023 tarihinde yapılan limit artırım sözleşmesi ile itiraz edenin kefalet limitinin 2.750.000-TL olduğu, 20.03.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinde de 500.000-TL kefalet limiti bulunduğu, verilen ihtiyati haciz kararının kefalet limiti dahilinde kaldığı, kredi hesaplarının 03.04.2024 tarihinde kat edildiği , 3.407.013-TL borç için hesabın kat edilerek asıl borçluya tebliğin yapıldığı, alacaklı bankanın alacağının muaccel hale geldiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ; Alacaklı banka tarafından sunulan genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarı içeriğine göre alacağın varlığına yeterli kanaat verici delilin sunulduğu;

itiraz edenin itirazlarının İİK nın 265 madde de sayılan itiraz sebeblerinden olmadığı açılacak menfi tesbit davasından incelenebileceği , borcun itiraz edenin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinden doğduğu; sözleşmelerin imza tarihlerinde şirket ortağı olduğu, eş muvafakatı gerekmediği araç rehinlerinin itiraz edenin kefalet borcunun teminatı olmadığı anlaşılmakla İİK 45. maddeye dayalı itirazların da yerinde olmadığı sonucuna varıldığından ek karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0-TL harcın borçludan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Borçlu tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/8756 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.