Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/701 E. 2022/9622 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi↗ kamu düzenine aykırılık↗ ba formu↗ hisse senedi↗ garantörlük↗ kamu düzeni↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi’nce, kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz garantisi ile şirketlere ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespit olunduğu, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağ yeniden hesaplandığında davacının yatırdığı paranın önce Avro'ya sonra TL’ye çevrilerek 169.344,99 TL olarak 100.000,00 DM’nin karşılığının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, 100.000,00 DM’nin dava tarihindeki karşılığı 169.344,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı şirketin anonim pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ancak borsada işlem görmeyen anonim ortaklık niteliğinde olduğu, bu sebeple yasa kapsamına girmediği, İlk Derece Mahkemesi’nin karar gerekçesine göre davacı vekilinin sair ve davalılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine, ilk derece mahkemesinin ortak olunmadığının tespiti talebi hakkında karar verilmemiş olmasında isabet görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 355. maddesi hükmündeki kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kabulü ile davacı vekilinin hüküm altına alınan alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline yönelik istinaf sebebinin kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 169.344,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekiline 19.08.2019 tarihinde tebliğ olunmuş, davalılar vekili Kanunda öngörülen iki haftalık süreden sonra 06.09.2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalılar vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmadığı gözetilip buna göre bir karar verilmesi gerekirken davalılar vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen ve davacının temyiz itirazı ile bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4995 E. 2019/1570 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespit olunduğu, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağ yeniden hesaplandığında davacının yatırdığı paranın önce Avro'ya …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4375 E. 2020/4554 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · garantörlük · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespit olunduğu, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağ yeniden hesaplandığında davacının yatırdığı paranın önce Avro'ya …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca kar vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunamayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kar garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, esas davada 10.000,00 TL'nin, birleşen davada 336.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · yargılama gideri · yasal faiz · menfi tespit
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca kar vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunamayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kar garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, esas davada 10.000,00 TL'nin, birleşen davada 336.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3875 E. 2020/4542 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · garantörlük · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespit olunduğu, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağ yeniden hesaplandığında davacının yatırdığı paranın önce Avro'ya …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz «garantisi» ile şirketlere ortak olunamayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fe …
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · yargılama gideri · menfi tespit · dahili dava
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/701 E. , 2022/9622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.01.2019 tarih ve 2015/553 E- 2019/20 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.10.2021 tarih ve 2019/1547 E- 2021/1192 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden "parasının her istediği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği" garantisi ile 17.01.2001 tarihli "... Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" adlı belge karşılığında toplam 100.000,00 DM (51.129,18 Avro) karşılığı 172.126,38 TL'nin tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde ise şirket yetkilileri tarafından her defasında yatırdığı paranın faizi ile birlikte geri ödeneceğine dair garanti verildiğini ve ileri bir tarih verilmek sureti ile müvekkilinin davalı şirket tarafından oyalandığını, son olarak müvekkilinin dava açacağını belirtmesi üzerine kendisine paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının söylendiğini, davalıların kanuna aykırı olarak para topladığını, bankalar kanunu, SPK Kanunu, TTK ihlal ettikleri, hisse senetlerinin izinsiz halka arz edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerini hakkında ceza yargılaması yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin cezalandırıldığını, davalı ...'ın da ceza aldığını, şirket ana sözleşmesinin ihlal edildiğini, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, TTK'ya aykırı olarak sermaye artırım kararı alındığını, mevcut sermayenin ödemesinin yapılmadığını, Yimpaş Grup şirketlerinin kasten mal varlığını azaltığını iddia ederek davalıların hisse senedi satımı yapamayacağının ve taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile haksız fiil hükümleri uyarınca 100.000,00 DM (51.129,18 Avro) karşılığı 172.126,38 TL'nin paranın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, kâr vaadi ile şirketlere ortak olunabileceği ancak faiz garantisi ile şirketlere ortak olunmayacağı, davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, yetkili kurumlardan da para toplama faaliyeti için izin alınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespit olunduğu, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağ yeniden hesaplandığında davacının yatırdığı paranın önce Avro'ya sonra TL’ye çevrilerek 169.344,99 TL olarak 100.000,00 DM’nin karşılığının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, 100.000,00 DM’nin dava tarihindeki karşılığı 169.344,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı şirketin anonim pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ancak borsada işlem görmeyen anonim ortaklık niteliğinde olduğu, bu sebeple yasa kapsamına girmediği, İlk Derece Mahkemesi’nin karar gerekçesine göre davacı vekilinin sair ve davalılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine, ilk derece mahkemesinin ortak olunmadığının tespiti talebi hakkında karar verilmemiş olmasında isabet görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 355. maddesi hükmündeki kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kabulü ile davacı vekilinin hüküm altına alınan alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline yönelik istinaf sebebinin kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2.
maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 169.344,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekiline 19.08.2019 tarihinde tebliğ olunmuş, davalılar vekili Kanunda öngörülen iki haftalık süreden sonra 06.09.2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalılar vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmadığı gözetilip buna göre bir karar verilmesi gerekirken davalılar vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen ve davacının temyiz itirazı ile bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen ve davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/874701500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz