Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7408 E. 2022/8436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ bsmv↗ denetime elverişlilik↗ temerrüt faizi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeni ile davalıya gönderilen ihtarnamenin 01/06/2009 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün 03/06/2009 tarihinde gerçekleştiği, dosyada mevcut bankacı bilirkişi raporu ile asıl alacak miktarı ve 25/09/2009 takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.982,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7.745,78 TL asıl alacağa 5464 sayılı Yasa'nın 26. maddesi uyarınca takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar TCMB tarafından yayınlanmış kredi kartı hesaplarına uygulanacak temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup davalı cevap dilekçesinde ve yargılama esnasında 17.10.2011 tarihinde 3.000,00 TL ödeme yaptığını beyan etmiş olup dosyada mevcut bilirkişi raporunda davalının ödeme define ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Banka kayıtları üzerinde davalının ödeme defi de dikkate alınarak ayrıntılı inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3271 E. 2020/4261 K.
Ortak:temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında düzenlenen «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeni ile davalıya gönderilen «ihtarnamenin» 01/06/2009 tarihinde tebliğ edildiği, «temerrüdün» 03/06/2009 tarihinde gerçekleştiği, dosyada mevcut bankacı bilirkişi raporu ile «asıl alacak» miktarı ve 25/09/2009 takip tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizinin» hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya uygun ve «denetime elverişli» olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.982,10 TL'n …
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, icra takip tarihi itibariyle davacının 7.745,78 TL «asıl alacak», 224,12 TL «temerrüt faizi», 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.981,10 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likit olduğu, tazminat talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 20.
İcra Müdürlüğünün 2009/33571 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 7.745,78 TL «asıl alacak», 224,12 TL «temerrüt faizi», 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.981,10 TL üzerinden devamına, takip konusu edilen alacak miktarın olan 7.745,78 TL'nin %20 si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ler ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalının aleyhine başlatılan takibe yapmış olduğu itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline ve %20 «icra inkar tazminatına» karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/16700 Esas, 2016/2166 Karar sayılı, 11.02.2016 tarihli ilamı ile “...28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında «görevli» mahkeme, anılan kanunun 3/1-k-j,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir.
Mahkemece, açıklanan görev hükümleri gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece görevsizlik kararı verilerek tüketici mahkemesinin «görevli» olduğuna hükmedilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2009/33571 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 7.745,78 TL «asıl alacak», 224,12 TL «temerrüt faizi», 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.981,10 TL üzerinden devamına, takip konusu edilen alacak miktarın olan 7.745,78 TL'nin %20 si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra Müdürlüğü’nün 2009/33571 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına dair hüküm kurulmuş ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmiş olup, mahkemece davanın niteliğine uygun düşmeyecek şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4421 E. 2013/14865 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle 1.745,29 TL'si ana «para borcu» olmak üzere toplam 6.760,22 TL borç kaldığı gerekçesiyle anılan meblağ üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davacı ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4204 E. 2021/6464 K.
Ortak:kredi kartı üyelik sözleşmesi · temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında düzenlenen «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeni ile davalıya gönderilen «ihtarnamenin» 01/06/2009 tarihinde tebliğ edildiği, «temerrüdün» 03/06/2009 tarihinde gerçekleştiği, dosyada mevcut bankacı bilirkişi raporu ile «asıl alacak» miktarı ve 25/09/2009 takip tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizinin» hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya uygun ve «denetime elverişli» olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.982,10 TL'n …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» banka tarafından dosyaya sunulmaması sebebiyle taraflar arasında kararlaştırılan faiz oranının tespitinin mümkün olmadığı,bu nedenle 3095 sayılı Kanunun 1. ve 2. madde hükümleri dikkate alınarak alacak miktarına %18 «temerrüt faizi» uygulanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.102,34 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile 6.887,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar v …
Taraflar arasında «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» varlığı sabit olup, yazılı sözleşme bulunmaması uyuşmazlığa bu kanunun uygulanmasına engel değildir.Anılan Yasa'nın 26. maddesinde kredi kartı borçları ile ilgili özel bir faiz düzenlemesi bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7408 E. , 2022/8436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.05.2021 tarih ve 2021/148 E. - 2021/205 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca davalıya kullandırılan kredi kartından doğan alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’ nde 2009/33571 E. sayılı dosya ile takip başlattığını, yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptali davası açmak için öngörülen 1 yıllık süre geçmiş olduğundan itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek, kredi kartı kullanımından doğan ödenmeyen 17.473,37 TL’ nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeni ile davalıya gönderilen ihtarnamenin 01/06/2009 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün 03/06/2009 tarihinde gerçekleştiği, dosyada mevcut bankacı bilirkişi raporu ile asıl alacak miktarı ve 25/09/2009 takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.982,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7.745,78 TL asıl alacağa 5464 sayılı Yasa'nın 26.
maddesi uyarınca takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar TCMB tarafından yayınlanmış kredi kartı hesaplarına uygulanacak temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup davalı cevap dilekçesinde ve yargılama esnasında 17.10.2011 tarihinde 3.000,00 TL ödeme yaptığını beyan etmiş olup dosyada mevcut bilirkişi raporunda davalının ödeme define ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Banka kayıtları üzerinde davalının ödeme defi de dikkate alınarak ayrıntılı inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871542900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz