6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tbk 231

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8169 E. 2022/9016 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 231 gizli ayıp ayıp usuli kazanılmış hak kazanılmış hak tbk 99 ihbar bilirkişi incelemesi fatura avans faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 231 · TTK — TTK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı yanca davacıya satılan ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafça ayıplı ürünler kullanılmak sureti ile üretilen kumaşların 3. kişi alıcıya satılması sonrasında 3. kişi alıcı şirket tarafından kumaşların ayıplı olması nedeni ile davacıya iade edildiği, iade sonrasında da ürünlerin derhal 07/01/2013 tarihli fatura ile davalı tarafa iade edildiği, iadenin zaman geçmeksizin ayıp anlaşılır anlaşılmaz derhal yapıldığı, TBK'nın 231/1. ve 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesinde öngörülen süreler de ihbarın yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.658,44 TL nin 15/02/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ayıplı olduğu iddia edilen mallar nedeniyle ayıplı malların bedelinin ve ayıplı malların kullanılmasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bozmadan önceki karar aynı şekilde yeniden verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda, dava konusu yağ sökücü solvent ürün ve zarara uğramış kumaş numunelerinin temini mümkün olmadığı için gerekli incelemelerin yapılamadığı belirtilmiş, daha sonra alınan ek bilirkişi raporunda ise dava açılmadan önce değişik iş dosyasında alınan rapora atıfta bulunularak dava konusu ürünün gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, Dairemiz bozma kararı kapsamında usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı, bozma kararına uyulmakla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu da nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8169 E.  ,  2022/9016 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.06.2021 tarih ve 2020/376 E. - 2021/614 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirketin davalı şirketten ürettiği kumaşların yapımında kullanılmak üzere yağ sökücü ürün satın aldığını, davacı tarafından üretilen kumaşlarda davalının satmış olduğu ayıplı ürünler nedeniyle zarar meydana geldiğini, ayıbın derhal davalı şirkete bildirildiğini, ayıplı mal nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak düzenlenen faturaya davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek 9.658,44 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu ürünlerin ayıplı olmadığını, süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının kullanma talimatnamesine aykırı davranmasından dolayı zararın meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı yanca davacıya satılan ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafça ayıplı ürünler kullanılmak sureti ile üretilen kumaşların 3. kişi alıcıya satılması sonrasında 3. kişi alıcı şirket tarafından kumaşların ayıplı olması nedeni ile davacıya iade edildiği, iade sonrasında da ürünlerin derhal 07/01/2013 tarihli fatura ile davalı tarafa iade edildiği, iadenin zaman geçmeksizin ayıp anlaşılır anlaşılmaz derhal yapıldığı, TBK'nın 231/1. ve 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesinde öngörülen süreler de ihbarın yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.658,44 TL nin 15/02/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ayıplı olduğu iddia edilen mallar nedeniyle ayıplı malların bedelinin ve ayıplı malların kullanılmasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bozmadan önceki karar aynı şekilde yeniden verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda, dava konusu yağ sökücü solvent ürün ve zarara uğramış kumaş numunelerinin temini mümkün olmadığı için gerekli incelemelerin yapılamadığı belirtilmiş, daha sonra alınan ek bilirkişi raporunda ise dava açılmadan önce değişik iş dosyasında alınan rapora atıfta bulunularak dava konusu ürünün gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, Dairemiz bozma kararı kapsamında usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı, bozma kararına uyulmakla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu da nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871526400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.