Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3691 E. 2022/8992 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birlikte ifa kuralı↗ birlikte ifa↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ faiz başlangıç tarihi↗ ticari avans faizi↗ ayıp↗ sözleşmenin iptali↗ bedel iadesi↗ tacirler arası dava↗ ticari faiz↗ ifa↗ garantörlük↗ yenileme↗ temerrüt faizi↗ tacir↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davalı tarafından davacıya imal edilen kurutma tesisinde sürekli arızaların oluştuğu, katı yakıt yakma sistemi ile kül ve ısı transfer odasının sorunlu olduğu, makinenin tam kapasite ile istenilen verimde kullanılamadığı, yapılacak tamir ve yenilemelerle tesisin verimli çalışmasının sağlanmasının mümkün olmadığı, yenisiyle değiştirilmesi gerektiği, tesisteki ayıpların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 590.000,00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle alınarak davacıya verilmesine ve sözleşmenin iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede kömürün özelliklerinin belirtilmesi gerektiği, ancak bu konuda bir detayın bulunmadığı, ısı üreticisi kısım hariç diğer ünitelerin çalışır durumda olduğu, bu kısmın ise sistemin yanında atıl durumda bulunduğu,servis kayıtlarında da görüleceği üzere sistemin garanti kapsamı içinde 9 kez tamir edildiği, tesisteki bu sorunların kullanıcı kaynaklı olmayan üretimden kaynaklanan problemler olduğu ve gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu ayıbın satın alma aşamasında anlaşılamayacağı, yapılacak tamir ve yenilemelerle tesisin verimli çalışmasının mümkün olmadığı ve makinanın bedelinin tahsilİnde davacının haklı olduğu yönünde mahkemece kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mahkemece sözleşmenin iptaline ve satış bedelinin iadesine karar verilmesine rağmen birlikte ifa kuralı gereğince kurutma tesisinin de davalıya iade edilmemesi ve faizin başlangıç tarihinin de 19.03.2013'ten başlatılması doğru olmadığı ayrıca davacı, dava dilekçesinde ticari avans faizi şeklinde talepte bulunulmuş ise de, mahkemece hükümde ticari faize hükmedilmiş olup Yargıtay uygulamasında ticari faiz, yasal faiz olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinde bulunmadığından faizin kanuni faiz olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 07.10.2011 tarihli Rotary Tip Kömür Kurutma Sistemi ve Döner Bantlı Konveyör Kazanı imalatı konusundaki sözleşmenin iptaline, sözleşme bedeli olan 590.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince sözleşmeye konu kurutma tesisinin (Rotary Tip Kömür Kurutma Sistemleri ve Döner Bant Kömür Kazanı Ekipmanları) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara malın tesliminden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının tüm davacının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, satın alınan kurutma tesisinde ayıplar bulunduğu iddiasına dayalı olarak açılan sözleşmenin iptali ve mal bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesindeki ayrıntıya girmeden ticari faiz isteminde bulunmuştur. Tacirler arası hukuki işlemlerden kaynaklanan para alacaklarında sözleşmede yer almasa da avans faiz oranı üzerinden temerrüd faizi istenebilir. Nitekim davacı talebinde ticari faiz istemekle talebin avans faizi olarak nitelendirilerek bu oran üzerinden hüküm kurulması gerekirken Bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde kanuni faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3691 E. , 2022/8992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.10.2017 tarih ve 2013/99 E- 2017/289 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.03.2021 tarih ve 2018/1305 E- 2021/534 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maden ocağı işletmesi bulunduğunu, bu işletmeye alınacak kurutma tesisi için davalı tarafla anlaşmaya varıldığını ve davalıya 590.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının 23/03/2012 tarihinde teslim edip kurması gereken kurutma tesisini üç ay geciktirerek 2012 yılı Haziran ayında teslimini yaptığını, ancak tesisin teslim edildiği tarihten itibaren muhtelif zamanlarda arızalandığını ve ortaya çıkan arıza ve ayıpların davalıya bildirildiğini, servis tarafından tamirat ve tadilat tutanağı düzenlendiğini, ancak kurutma tesisinin hiçbir zaman tam faal duruma getirilemediğini, halen farklı arızaların çıktığını ve tesisin işlevsiz hale geldiğini, durumun davalıya bildirildiğini belirterek dava konusu kurutma tesisi bedeli olarak ödenen 590.000 TL'nin şimdilik 10.000 TL'sinin davalıdan tahsiline, sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesi gereğince Çorlu Mahkemelerinin yetkili kılındığını, müvekkilinin dava konusu kurutma tesisini sözleşmeye uygun olarak imal edip çalıştırdığını ve davacıya teslim ettiğini, davacının uygunsuz kömür kullandığını, dolayısıyla arızaların kullanımdan kaynaklandığını, ayrıca davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığını, tesiste hiçbir ayıp da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı tarafından davacıya imal edilen kurutma tesisinde sürekli arızaların oluştuğu, katı yakıt yakma sistemi ile kül ve ısı transfer odasının sorunlu olduğu, makinenin tam kapasite ile istenilen verimde kullanılamadığı, yapılacak tamir ve yenilemelerle tesisin verimli çalışmasının sağlanmasının mümkün olmadığı, yenisiyle değiştirilmesi gerektiği, tesisteki ayıpların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 590.000,00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle alınarak davacıya verilmesine ve sözleşmenin iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede kömürün özelliklerinin belirtilmesi gerektiği, ancak bu konuda bir detayın bulunmadığı, ısı üreticisi kısım hariç diğer ünitelerin çalışır durumda olduğu, bu kısmın ise sistemin yanında atıl durumda bulunduğu,servis kayıtlarında da görüleceği üzere sistemin garanti kapsamı içinde 9 kez tamir edildiği, tesisteki bu sorunların kullanıcı kaynaklı olmayan üretimden kaynaklanan problemler olduğu ve gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu ayıbın satın alma aşamasında anlaşılamayacağı, yapılacak tamir ve yenilemelerle tesisin verimli çalışmasının mümkün olmadığı ve makinanın bedelinin tahsilİnde davacının haklı olduğu yönünde mahkemece kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mahkemece sözleşmenin iptaline ve satış bedelinin iadesine karar verilmesine rağmen birlikte ifa kuralı gereğince kurutma tesisinin de davalıya iade edilmemesi ve faizin başlangıç tarihinin de 19.03.2013'ten başlatılması doğru olmadığı ayrıca davacı, dava dilekçesinde ticari avans faizi şeklinde talepte bulunulmuş ise de, mahkemece hükümde ticari faize hükmedilmiş olup Yargıtay uygulamasında ticari faiz, yasal faiz olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinde bulunmadığından faizin kanuni faiz olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 07.10.2011 tarihli Rotary Tip Kömür Kurutma Sistemi ve Döner Bantlı Konveyör Kazanı imalatı konusundaki sözleşmenin iptaline, sözleşme bedeli olan 590.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince sözleşmeye konu kurutma tesisinin (Rotary Tip Kömür Kurutma Sistemleri ve Döner Bant Kömür Kazanı Ekipmanları) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara malın tesliminden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının tüm davacının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, satın alınan kurutma tesisinde ayıplar bulunduğu iddiasına dayalı olarak açılan sözleşmenin iptali ve mal bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesindeki ayrıntıya girmeden ticari faiz isteminde bulunmuştur. Tacirler arası hukuki işlemlerden kaynaklanan para alacaklarında sözleşmede yer almasa da avans faiz oranı üzerinden temerrüd faizi istenebilir. Nitekim davacı talebinde ticari faiz istemekle talebin avans faizi olarak nitelendirilerek bu oran üzerinden hüküm kurulması gerekirken Bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde kanuni faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair, davalının tüm temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm bölümün 3. beninde yer alan “davacı lehine hükmedilen tutara malın tesliminden itibaren yasal faiz işletilmesine” şeklindeki cümleden “ yasal faiz” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans faiz” ibaresinin eklenmesine, kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, takdir olunan 8.400 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 30.227,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868999700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz