Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4335 E. 2022/8318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ hava taşıması↗ ticaret unvanı↗ komisyon↗ kâr dağıtımı↗ taahhütname↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre, davacının 174119 tescil sayılı “go ac özdemir company uluslararası şekil” ibareli markasına karşılık, davalı tarafın 2017/2616 sayılı “MGO” markası arasında KHK m. 7/1-b kapsamında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının 2002 21178 sayılı “go-logistics "global operations local solutions" go şekil” ibareli markasına karşılık, davalının 2017/2616 sayılı “MGO” markası arasında sınıflar yönünden ayniyet/benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında KHK m. 8/1-b kapsamında benzerliğin bulunmadığı ve aralarında iltibas ihtimalinin oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas olmadığından davacı markalarının taşımacılık ve lojistik sektöründeki tanınmışlığından kaynaklı olarak davalı markası bakımından 556 sayılı KHK m. 8/4 anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, davacının ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında bir ilişki olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK m. 8/5 anlamında bir tescil engeli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalının başvurusuna konu ibarenin "MGO" olduğu, başvuru konusu ibarede başka bir ibare veya çatı markası olmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının ise "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurlarının "GO" olduğu, davalının başvurusunun davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunu aynen içerdiği, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının başvurusunun kapsamında bulunan, 36. Sınıf; "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." ile 39. Sınıfta bulunan; "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenlemeleri, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri."nin davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarında da bulunduğu, başvuru kapsamında bulunan 37. Sınıftaki hizmetlerin ise davaya mesnet gösterilen markaların tescil kapsamlarında yer almadığı, bilirkişi raporunda, davacının itirazına mesnet markalarının nakliye sektöründe bilinir olduğu, davalının markasının başvuru kapsamında yer alan farklı hizmetlerin tescil edilmesi halinde davacının markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden bir yarar sağlaması, tanınmış markaların itibarına zarar verme ya da ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçların olmayacağı tespit edilmiş olduğu, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedileceği, somut olayda davacının ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan "GO" ibaresi ile davalının başvuruna konu "MGO" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu bağlamda bilirkişiler tarafından 37. Sınıfta bulunan, "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri" ile davacının ticaret sicilinde kayıtlı iştigal alanlarında yer alan, "ulusal ve uluslar arası limanlar, havaalanları ve karayolu konaklama alanları, açmak, işletmek, kiraya vermek, bu işletmeler ve bunlarla ilgili her türlü taşıt araçlarının yedek parça, bakım, onarım, yakıt, kumanya ihtiyaçlarını karşılamak, elleçleme ve diğer yan hizmetleri vermek" hizmetlerinin, ayrıca 37. Sınıfta bulunan, "inşaat hizmetleri" ile davacının ticaret sicilinde kayıtlı iştigal alanlarında yer alan, "yurt içinde ve yurt dışında her türlü inşaat işleri yapmak, bunların projelerini, planlarını, fizibilite raporlarını hazırlamak, bu konularda taahhütlere girmek, her nevi müşavirlik hizmeti vermek" hizmetlerinin benzer bulunduğu, bilirkişilerin tespitlerinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının iştigal alanı ile davalının mesnet markalarının karşılaştırmasında da 37. Sınıftaki; "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" bakımından tescil engeli koşulunun oluştuğu, dava konusu YİDK'nın 23/10/2017 tarih ve 2017-M-9224 sayılı kararının 36 ve 39. Sınıftaki hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" bakımından yerinde olmadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2017-M-9224 sayılı YİDK kararının, başvuru kapsamında bulunan 36 ve 39. Sınıftaki tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" yönünden, davacının itirazı açısından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı şirket adına tescil edilen 2017/02616 sayılı "MGO" ibareli markanın 36 ve 39. Sınıftaki tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalıların temyizine gelince, dava, kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup mahkemece davanın reddine, bölge adliye mahkemesince ise davalının istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Marka başvurusu tarihinde yürürlükte olan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken SMK'nın 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir" hükmünü 6/6'nıcı maddesi de “ Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne havidir.
Somut olayda davalı başvurusu ticaret ünvanının çekirdek unsuru olan “MGO” ibaresinden davacının itiraza mesnet markaları ise “GO” esas unsurlu ibarelerden oluşmaktadır. Bu iki ibare karşılaştırıldığında “GO” ibaresi ingilizcede bir fiil olan gitmek anlamında olup yazıldığı gibi okunmakta, bir kısaltma olan davalı başvurusu ise “MeGeO” şeklinde okunmaktadır. Bu ibareler görsel, işitsel ve fonetik yönden karşılaştırıldığında ise SMK 6/1 maddesi kapsamında ilgili tüketici kitlesinde karışıklığa sebep olacak nitelikte benzerlik ihtimali bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5232 E. 2023/64 K.
Ortak:kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b kapsamında benzerliğin bulunmadığı ve aralarında «iltibas» ihtimalinin oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas olmadığından davacı markalarının taşımacılık ve lojistik sektöründeki tanınmışlığından kaynaklı olarak davalı markası bakımından 556 sayılı KHK m.
… ının itirazına mesnet markalarının esas unsurunu aynen içerdiği, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve «iltibas» riski taşıdığı, davalının başvurusunun kapsamında bulunan, 36.
Elektrik «dağıtım» hizmetleri.
Benzer bu kararda… inde özetle; 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tescil engeli için markaların, kapsadıkları mal/hizmetlerin benzer olması ve «iltibas» yaratması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, benzer mal ve hizmetler bakımından bunların hitap ettiği tüketici kesiminin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı başvurusunda yer alan hizmetler ile davalı markasının eşya listesinde yer alan hizmetlerin benzer ihtiyaçları gidermediklerini, «dağıtım» kanalları ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkanlarının bulunmadığını, tamamlayıcı niteliklerinin bulunmadığını, davalı ... davacı markasını bu farklı sı …
… ar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, ayrıca başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin ... markasını ilk kez kullanarak markaya ayırt edici nitelik …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamlarındaki hizmetler farklı olduğundan markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · iptal davası · kötü niyet · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaHava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri" bakımından «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve «terkin» konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı başvuran şirketin «kötü niyetinin» dosya kapsamı ile sabit olup bu nedenle davanın tamamen kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, zira marka ticareti yapmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, Mahkemece bu yöndeki delillerinin incelenmediğini ve «bilirkişi raporuna itirazlarının» giderilmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve marka üzerinde üstün hak sahibi bulunduğunu, kötü niyetli başvuru için markanın tanınmış olması …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/351 E., 2019/«167» K.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4758 E. 2024/2080 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b kapsamında benzerliğin bulunmadığı ve aralarında «iltibas» ihtimalinin oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas olmadığından davacı markalarının taşımacılık ve lojistik sektöründeki tanınmışlığından kaynaklı olarak davalı markası bakımından 556 sayılı KHK m.
8/4 anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» ile dava konusu marka arasında bir ilişki olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK m.
… ının itirazına mesnet markalarının esas unsurunu aynen içerdiği, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve «iltibas» riski taşıdığı, davalının başvurusunun kapsamında bulunan, 36.
Benzer bu kararda… retin de "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığı, anılan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkanı bulunmadığı, zira her iki ürün ve hizmet grubunun «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu gibi, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» iştigal mevzuu da yargılama konusu olan davalı ürün ve hizmetlerini içermediği, davacının redde mesnet marklarının taşımacılık hizmetleri bakımından belli düzeyde tanınmış olduğu, Türkçe karşılığının "gitmek" olan GO kelimesi davacının yarattığı bir sözcük değil, genel olarak herkesin bildiği, hatta davacı markalarının tescili ve kullanımından daha önceki zamanlardan bu yana ülke içerisinde ve dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanılan bir sözcük olduğu, aynı biçimde davacının "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli markasının, taşımacılık ile ilgili sektörün dışındaki kişiler tarafından farklı alanlar da «dahil» olmak üzere birçok değişik anlam ve ürün «tanımı» için kullanıldığı, bu halin, davacının markasının reklâm değeri hakkında taşımacılık sektörü dışındaki kullanımları engelleme fonksiyonuna yönelik olarak «olumsuz» bir etki yarattığı, davalı başvurusunda bulunan 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetlerin bir kısmının «ara» üreticilere bir kısmının ise herkese hitap ettiği, fakat bu ürünlerin ve hizmetlerin büyük kısmının satın alınması için çok ciddi bilgi, emek ve zaman sarfedilmesinin zorunlu olduğu, bu kabul, ilke ve vakıalara göre davalı işaretinin, 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait taşımacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, dava konusu başvurunun 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, taşımacılık sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanını zayıflamasına neden olmayacağı, davalı başvurusunun konusu olan işaret, her ne kadar "GO" kelimesini de içeriyor olsa da, gitmek anlanıma gelen anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» zayıf olması, bunun yanında özgün bir şekli de içermesi, öteden buyana kullanılıyor olması, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmamış …
… bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalının başvurusu 4 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerden oluştuğu, davacının itirazına dayanak markaları ise 35, 36, 39, 42, 44 ve 45. sınıfl …
… ıyla davalının "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, açıklanan hususlar çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · ara karar · kazanılmış hak · olumsuz oy · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… retin de "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığı, anılan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkanı bulunmadığı, zira her iki ürün ve hizmet grubunun «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu gibi, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» iştigal mevzuu da yargılama konusu olan davalı ürün ve hizmetlerini içermediği, davacının redde mesnet marklarının taşımacılık hizmetleri bakımından belli düzeyde tanınmış olduğu, Türkçe karşılığının "gitmek" olan GO kelimesi davacının yarattığı bir sözcük değil, genel olarak herkesin bildiği, hatta davacı markalarının tescili ve kullanımından daha önceki zamanlardan bu yana ülke içerisinde ve dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanılan bir sözcük olduğu, aynı biçimde davacının "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli markasının, taşımacılık ile ilgili sektörün dışındaki kişiler tarafından farklı alanlar da «dahil» olmak üzere birçok değişik anlam ve ürün «tanımı» için kullanıldığı, bu halin, davacının markasının reklâm değeri hakkında taşımacılık sektörü dışındaki kullanımları engelleme fonksiyonuna yönelik olarak «olumsuz» bir etki yarattığı, davalı başvurusunda bulunan 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetlerin bir kısmının «ara» üreticilere bir kısmının ise herkese hitap ettiği, fakat bu ürünlerin ve hizmetlerin büyük kısmının satın alınması için çok ciddi bilgi, emek ve zaman sarfedilmesinin zorunlu olduğu, bu kabul, ilke ve vakıalara göre davalı işaretinin, 4/1-4 ve 37/1-13. sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait taşımacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, dava konusu başvurunun 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, taşımacılık sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanını zayıflamasına neden olmayacağı, davalı başvurusunun konusu olan işaret, her ne kadar "GO" kelimesini de içeriyor olsa da, gitmek anlanıma gelen anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» zayıf olması, bunun yanında özgün bir şekli de içermesi, öteden buyana kullanılıyor olması, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmamış …
… ıyla davalının "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, açıklanan hususlar çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz karar …
… rilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak taraf markalarında ortak olarak yer alan "GO" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük bulunan zayıf marka niteliğinde olduğu, bu nedenle koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, dava konusu markanın bir bütün olarak "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibaresinden oluştuğu, "GO" ibaresinin öne çıkarılmadığı, taraf markalarının tertip tarzının da farklı bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle ile davacının markaları kapsamında buluna mal ve hizmetlerin aynı türden olmadığı hususları gözetildiğinde, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle da …
… iz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, tüm iddialarının değerlendirilmediğini, bu suretle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, GO ibaresinin «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu ve müvekkili markalarının da esas unsuru bulunduğunu, davalıya ait başvuru markasında da esas unsur olarak yer aldığını ve tali unsur olarak yer alan ibarelerin farklılık yaratmadığını, dolayısıyla tüketicinin markaları bağlantılı olarak algılayacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, tüketici kitlesi bilinçli olmadığından tüm mal/hizmetlerde «iltibas» oluştuğunu lojistik hizmet, birden fazla hizmet ve emtiayı içerdiğinden hem lojistik hem de lojistik yönetimi kavramlarının incelenmesi gerektiğini, bilirkişi rapo …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4261 E. 2022/8240 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b kapsamında benzerliğin bulunmadığı ve aralarında «iltibas» ihtimalinin oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas olmadığından davacı markalarının taşımacılık ve lojistik sektöründeki tanınmışlığından kaynaklı olarak davalı markası bakımından 556 sayılı KHK m.
8/4 anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» ile dava konusu marka arasında bir ilişki olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK m.
… ının itirazına mesnet markalarının esas unsurunu aynen içerdiği, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve «iltibas» riski taşıdığı, davalının başvurusunun kapsamında bulunan, 36.
Benzer bu kararda… retin de "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığı, anılan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkanı bulunmadığı, zira her iki ürün ve hizmet grubunun «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu gibi, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» iştigal mevzuu da yargılama konusu olan davalı ürün ve hizmetlerini içermediği, davacının redde mesnet marklarının taşımacılık hizmetleri bakımından belli düzeyde tanınmış olduğu, Türkçe karşılığının "gitmek" olan GO kelimesi davacının yarattığı bir sözcük değil, genel olarak herkesin bildiği, hatta davacı markalarının tescili ve kullanımından daha önceki zamanlardan bu yana ülke içerisinde ve dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanılan bir sözcük olduğu, aynı biçimde davacının "GO AC ÖZDEMİR COMPANY GO ULUSLARARASI NAKLİYAT SERVİS VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli markasının, taşımacılık ile ilgili sektörün dışındaki kişiler tarafından farklı alanlar da «dahil» olmak üzere birçok değişik anlam ve ürün «tanımı» için kullanıldığı, bu halin, davacının markasının reklâm değeri hakkında taşımacılık sektörü dışındaki kullanımları engelleme fonksiyonuna yönelik olarak «olumsuz» bir etki yarattığı, davalı başvurusunda bulunan 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetlerin bir kısmının «ara» üreticilere bir kısmının ise herkese hitap ettiği, fakat bu ürünlerin ve hizmetlerin büyük kısmının satın alınması için çok ciddi bilgi, emek ve zaman sarfedilmesinin zorunlu olduğu, bu kabul, ilke ve vakıalara göre davalı işaretinin, 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait taşımacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, dava konusu başvurunun 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, taşımacılık sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanını zayıflamasına neden olmayacağı, davalı başvurusunun konusu olan işaret, her ne kadar "GO" kelimesini de içeriyor olsa da, gitmek anlanıma gelen anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» zayıf olması, bunun yanında özgün bir şekli de içermesi, öteden buyana kullanılıyor olması, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmamış …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; dava konusu başvurunun asıl unsurunun "GO" ibaresi olduğu, dolayısıyla davacının "GO" asıl unsurlu itiraza dayanak markaları ile dava konusu "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli başvuru arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalının başvurusu 4 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerden oluştuğu, davacının itirazına dayanak markaları ise 35, 36, 39, 42, 44 ve 45. sınıfl …
… 178 sayılı “GO-LOGISTIC global operations local solutions go+şekil” ibareli ve 96/010993 sayılı “GO AC.ÖZDEMİR COMPANY+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek, «iltibas», tanınmışlık ve «kötüniyet» hukuki sebep ve vakıalarına dayanak yaptığı itirazın nihai olarak reddine dair Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05.06.2017 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · tanıma · ara karar · istinaf incelemesi · olumsuz oy · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… retin de "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığı, anılan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkanı bulunmadığı, zira her iki ürün ve hizmet grubunun «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu gibi, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» iştigal mevzuu da yargılama konusu olan davalı ürün ve hizmetlerini içermediği, davacının redde mesnet marklarının taşımacılık hizmetleri bakımından belli düzeyde tanınmış olduğu, Türkçe karşılığının "gitmek" olan GO kelimesi davacının yarattığı bir sözcük değil, genel olarak herkesin bildiği, hatta davacı markalarının tescili ve kullanımından daha önceki zamanlardan bu yana ülke içerisinde ve dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanılan bir sözcük olduğu, aynı biçimde davacının "GO AC ÖZDEMİR COMPANY GO ULUSLARARASI NAKLİYAT SERVİS VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli markasının, taşımacılık ile ilgili sektörün dışındaki kişiler tarafından farklı alanlar da «dahil» olmak üzere birçok değişik anlam ve ürün «tanımı» için kullanıldığı, bu halin, davacının markasının reklâm değeri hakkında taşımacılık sektörü dışındaki kullanımları engelleme fonksiyonuna yönelik olarak «olumsuz» bir etki yarattığı, davalı başvurusunda bulunan 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetlerin bir kısmının «ara» üreticilere bir kısmının ise herkese hitap ettiği, fakat bu ürünlerin ve hizmetlerin büyük kısmının satın alınması için çok ciddi bilgi, emek ve zaman sarfedilmesinin zorunlu olduğu, bu kabul, ilke ve vakıalara göre davalı işaretinin, 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait taşımacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, dava konusu başvurunun 4/1-4 ve 37/1-13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, taşımacılık sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanını zayıflamasına neden olmayacağı, davalı başvurusunun konusu olan işaret, her ne kadar "GO" kelimesini de içeriyor olsa da, gitmek anlanıma gelen anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» zayıf olması, bunun yanında özgün bir şekli de içermesi, öteden buyana kullanılıyor olması, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmamış …
… ıyla davalının "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; dava konusu başvurunun asıl unsurunun "GO" ibaresi olduğu, dolayısıyla davacının "GO" asıl unsurlu itiraza dayanak markaları ile dava konusu "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli başvuru arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalının başvurusu 4 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerden oluştuğu, davacının itirazına dayanak markaları ise 35, 36, 39, 42, 44 ve 45. sınıfl …
… 178 sayılı “GO-LOGISTIC global operations local solutions go+şekil” ibareli ve 96/010993 sayılı “GO AC.ÖZDEMİR COMPANY+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek, «iltibas», tanınmışlık ve «kötüniyet» hukuki sebep ve vakıalarına dayanak yaptığı itirazın nihai olarak reddine dair Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05.06.2017 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4335 E. , 2022/8318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.05.2019 tarih ve 2017/487 E. - 2019/228 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/975 E. - 2021/150 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "GO AC ÖZDEMİR COMPANY GO ULUSLARARASI NAKLİYAT SERVİS VE TİC A.Ş+ŞEKİL" ibare ve biçimli 39. sınıf hizmetleri içeren 24.07.1996/174119 ve "GO GO-LOGİSTİCS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli 35, 36, 39 ve 42. sınıf hizmetleri içeren 21.08.2002/21178 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, 2017/02616 sayılı “MGO” ibareli dava konusu markanın, 2002/21178 tescil sayılı “go-logistics "global operations local solutions" go şekil” ve 174119 tescil numaralı “go ac özdemir company uluslararasi şekil” ibaresini içeren markaları ile 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında görünüş, okunuş, yazılış açısından benzerlik taşıdığını, davalı markasında soldan sağa okunma ilkesi nedeni ile “GO” ibaresinin baskın olduğunu, bu durumun karıştırılmaya yol açacağını, marka kapsamları aynı olduğu için karıştırılma ihtimalinin daha da artacağını, tescilli durumdaki davacı markaları tanınmış olduğu için imajından ve toplumdaki pozitif algısından kazanç elde edilmesine imkan tanınacağını, davalı marka başvurusu nedeniyle “Go Uluslararası Nakliyat Servis Ticaret A.Ş.” ticaret unvanı için haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek 2017-M-9224 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2017/02616 sayılı “MGO” markasının tescilinin müvekkilinin markası ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini, ticaret unvanı tescilinden doğan haklarına zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacı markasının go logistics olduğunu, dava konusu markada logo bulunmaması ile iki markanın birbirinden ayırt edilebilir olduğunu, sadece go ibaresine dayanarak yapılan itirazların yersiz olduğunu, go ibaresinin çatı ibare olarak nitelendirilmesi ile bu ibarelerin yalnızca davacı tekelinde olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının ticari faaliyetlerinin aktif olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre, davacının 174119 tescil sayılı “go ac özdemir company uluslararası şekil” ibareli markasına karşılık, davalı tarafın 2017/2616 sayılı “MGO” markası arasında KHK m. 7/1-b kapsamında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının 2002 21178 sayılı “go-logistics "global operations local solutions" go şekil” ibareli markasına karşılık, davalının 2017/2616 sayılı “MGO” markası arasında sınıflar yönünden ayniyet/benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında KHK m. 8/1-b kapsamında benzerliğin bulunmadığı ve aralarında iltibas ihtimalinin oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas olmadığından davacı markalarının taşımacılık ve lojistik sektöründeki tanınmışlığından kaynaklı olarak davalı markası bakımından 556 sayılı KHK m.
8/4 anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, davacının ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında bir ilişki olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK m. 8/5 anlamında bir tescil engeli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalının başvurusuna konu ibarenin "MGO" olduğu, başvuru konusu ibarede başka bir ibare veya çatı markası olmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının ise "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurlarının "GO" olduğu, davalının başvurusunun davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunu aynen içerdiği, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının başvurusunun kapsamında bulunan, 36. Sınıf; "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.
Gümrük müşavirliği hizmetleri." ile 39. Sınıfta bulunan; "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenlemeleri, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri."nin davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarında da bulunduğu, başvuru kapsamında bulunan 37.
Sınıftaki hizmetlerin ise davaya mesnet gösterilen markaların tescil kapsamlarında yer almadığı, bilirkişi raporunda, davacının itirazına mesnet markalarının nakliye sektöründe bilinir olduğu, davalının markasının başvuru kapsamında yer alan farklı hizmetlerin tescil edilmesi halinde davacının markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden bir yarar sağlaması, tanınmış markaların itibarına zarar verme ya da ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçların olmayacağı tespit edilmiş olduğu, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedileceği, somut olayda davacının ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan "GO" ibaresi ile davalının başvuruna konu "MGO" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu bağlamda bilirkişiler tarafından 37.
Sınıfta bulunan, "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri" ile davacının ticaret sicilinde kayıtlı iştigal alanlarında yer alan, "ulusal ve uluslar arası limanlar, havaalanları ve karayolu konaklama alanları, açmak, işletmek, kiraya vermek, bu işletmeler ve bunlarla ilgili her türlü taşıt araçlarının yedek parça, bakım, onarım, yakıt, kumanya ihtiyaçlarını karşılamak, elleçleme ve diğer yan hizmetleri vermek" hizmetlerinin, ayrıca 37. Sınıfta bulunan, "inşaat hizmetleri" ile davacının ticaret sicilinde kayıtlı iştigal alanlarında yer alan, "yurt içinde ve yurt dışında her türlü inşaat işleri yapmak, bunların projelerini, planlarını, fizibilite raporlarını hazırlamak, bu konularda taahhütlere girmek, her nevi müşavirlik hizmeti vermek" hizmetlerinin benzer bulunduğu, bilirkişilerin tespitlerinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının iştigal alanı ile davalının mesnet markalarının karşılaştırmasında da 37.
Sınıftaki; "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" bakımından tescil engeli koşulunun oluştuğu, dava konusu YİDK'nın 23/10/2017 tarih ve 2017-M-9224 sayılı kararının 36 ve 39. Sınıftaki hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" bakımından yerinde olmadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6.
maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2017-M-9224 sayılı YİDK kararının, başvuru kapsamında bulunan 36 ve 39. Sınıftaki tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" yönünden, davacının itirazı açısından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı şirket adına tescil edilen 2017/02616 sayılı "MGO" ibareli markanın 36 ve 39.
Sınıftaki tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri ile İnşaat hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalıların temyizine gelince, dava, kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup mahkemece davanın reddine, bölge adliye mahkemesince ise davalının istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Marka başvurusu tarihinde yürürlükte olan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken SMK'nın 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir" hükmünü 6/6'nıcı maddesi de “ Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne havidir.
Somut olayda davalı başvurusu ticaret ünvanının çekirdek unsuru olan “MGO” ibaresinden davacının itiraza mesnet markaları ise “GO” esas unsurlu ibarelerden oluşmaktadır. Bu iki ibare karşılaştırıldığında “GO” ibaresi ingilizcede bir fiil olan gitmek anlamında olup yazıldığı gibi okunmakta, bir kısaltma olan davalı başvurusu ise “MeGeO” şeklinde okunmaktadır. Bu ibareler görsel, işitsel ve fonetik yönden karşılaştırıldığında ise SMK 6/1 maddesi kapsamında ilgili tüketici kitlesinde karışıklığa sebep olacak nitelikte benzerlik ihtimali bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine,
aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868137700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz