Sermaye artırımıyla azınlığın temsil hakkının yitirilmesi ve TTK 454/2 çağrı yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3726 E. 2022/9001 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sermaye artırımından önce azınlık paylarının toplamı esas sözleşme ve TTK 360 kapsamında %15 sınırının üzerinde olup yönetimde temsil hakkı sağlıyorsa ve sermaye artırımı bu oranı bu sınırın altına (somut olayda %12'ye) düşürerek yönetimde temsil olanağını ortadan kaldırıyorsa, sermaye artırım kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eder; yönetim kurulu TTK 454 kapsamında değerlendirme yapıp imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunu toplantıya çağırmamışsa, çağrı yetkisi TTK 454/2 uyarınca mahkemece imtiyazlı pay sahibine tanınır.
Ele alınan sorunlar
Sermaye artırımının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlali ve özel kurulu toplantıya çağırma yetkisi → kabul
İddia: Davalı şirket, davacının şirket sermayesinin %15'ine sahip azınlık pay sahibi konumunda olmadığını, TTK 454'e dayanarak dava açamayacağını, davanın anılan maddede öngörülen sürede açılmadığını ve dava süresinde açılmadığından genel kurul kararının onanmış sayılacağını, sermaye artırımının hakları ihlal edecek nitelikte olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 454 uyarınca genel kurulun esas sözleşme değişikliği veya yönetim kuruluna sermaye artırım yetkisi verilmesine ilişkin kararı ile yönetim kurulunun sermaye artırım kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikteyse, bu karar imtiyazlı pay sahiplerinin özel kurulda alacağı onama kararına kadar uygulanmaz. Sermaye artırımından önce imtiyazlı pay sahibi davacı ile dava dışı ortakların şirket sermayesindeki toplam payı %19,8 olup, esas sözleşme ve TTK 360 kapsamında azınlık paylarının %15 sınırının üzerinde bulunması nedeniyle yönetimde temsil edilme hakkına sahiptirler; sermaye artırımıyla azınlık paylarının toplamı %12'ye düşeceğinden yönetimde temsil olanağı yitirilecektir. Bu nedenle sermaye artırım kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eder. Özel kurulun toplanmasının temel şartı hakların ihlalidir; ilk değerlendirmeyi yönetim kurulu yapar, ancak yönetim kurulu TTK 454 kapsamında bir değerlendirme yapıp özel kurulu toplantıya çağırmadığından, çağrı hakkı mahkeme aracılığıyla imtiyazlı pay sahibine tanınır ve davacıya TTK 454/2 uyarınca özel kurulu toplantıya çağırma izin ve yetkisi verilir. Sermaye artırım kararı 05.02.2019'da alınıp 15.02.2019'da ilan edilmiş, dava 08.03.2019'da açılmış olup, yönetim kurulunca imtiyazlı pay sahipleri sonradan toplantıya çağrılmadığından dava on beş günlük yasal süre içinde açılmış sayılır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi; süreye ilişkin değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesince de yapılmıştır)
Emsal değeri
Sermaye artırımının azınlık/imtiyazlı pay sahiplerinin yönetimde temsil hakkını yitirmesi halinde hak ihlali sayılacağı ve yönetim kurulunca çağrılmayan özel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin mahkemece imtiyazlı pay sahibine tanınacağı yönünde TTK 454/2 uygulamasına ilişkindir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Yönetim kurulunca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu toplantıya çağrılmadığında, imtiyazlı pay sahibinin TTK 454/2 kapsamında çağrı izni davasını on beş günlük yasal süre içinde açması gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu↗ sermaye artırımı↗ azınlık payları↗ yönetimde temsil hakkı↗ TTK 454/2 çağrı yetkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3726 E. , 2022/9001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.01.2020 tarih ve 2019/125 E- 2020/70 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.03.2021 tarih ve 2020/1085 E- 2021/289 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekilleri Av.... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'nin 05.02.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 3 nolu karar ile şirketin mevcut 16.333.350.-TL sermayesinin 10.000.000.-TL artırılarak 26.333.350.-TL tutarına çıkarılmasına karar verildiğini, sermaye artırım teklifine davacının, ...'un ve ...'un red oyu vererek kararın alınmasında olumsuz oy kullandıklarını, davacının ve diğer olumsuz oy kullanan pay sahiplerinin imtiyazlı pay sahibi olduklarını, Türk Ticaret Kanunu'nun 454.maddesine göre genel kurulun, esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim kuruluna sermayenin arttırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla yönetim kurulunun sermayenin arttırılmasına ilişkin kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte olması halinde bu kararın anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanmayacağını, somut olayda da sermaye artırım kararının davacının da içinde bulunduğu azınlık grubu imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette olduğunu beyanla, davalı ...'nin 05.02.2019 tarihli oğalanüstü genel kurul toplantısında 3 nolu sermaye artırım kararından dolayı yönetim kurulunda temsil edilme hakları ihlal edilen pay sahiplerinin özel kurulunun Türk Ticaret Kanunu'nun 454.maddesi gereğince toplantıya çağırılması hususunda davacıya izin ve yetki verilmesine, talebin kabul edilmemesi halinde özel kurulun toplantıya çağırılması için gerekli işlemleri yapmak üzere kayyım görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalı ...'nin toplam pay adedinin 16.333.350 olup sermaye artırım kararından önce davacının payının 1.023.557 (%6,33) olduğunu, davacının esas sözleşmede yer verilen azınlık pay sahiplerinden biri olduğunu, fakat şirket sermayesinin %15'ine sahip azınlık pay sahibi konumunda olmadığını, hal böyle olunca da davacının diğer azınlık pay sahiplerinin davacı sıfatıyla yer almadığı bir davayı Türk Ticaret Kanunu'nun 454.maddesine dayanarak açamayacağını, ayrıca diğer azınlık pay sahiplerinin dava açmamasının, haklarının ihlal edilmediği kanaatinde olduklarının göstergesi olduğunu, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 454. maddesinde öngörülen sürede açılmadığını, davacının davasının yönetim kurulunun 454.
madde kapsamında kurulu toplantıya çağrı süresi içerisinde açtığını, davanın süresi içerisinde açılmaması nedeniyle genel kurul kararının onanmış sayılacağını, sermaye artırım kararının hakları ihlal edecek nitelikte olmadığını, ihtiyaç nedeniyle ve şirket koşullarının gerektirmesi nedeniyle sermaye artırımına gidildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiğini iddia ederek davayı açtığını, sermaye artırım kararından önce imtiyazlı pay sahiplerinden davacının, dava dışı ... ve ...'un şirket sermayesindeki toplam payının ayrı ayrı %6,3, dava dışı ...'nun ise 0,9 olduğu, davacı ve dava dışı hissedarların toplamda %19,8 hisseye sahip olduğu, sermaye artırımından önce azınlık payları toplamına göre esas sözleşme ve Türk Ticaret Kanunu'nun 360.maddesi kapsamında azınlık paylarının toplamının %15 oranının üzerinde olması nedeniyle yönetimde temsil edilme hakkına sahip olduğu, sermaye artırım kararı ile birlikte azınlık paylarının toplamının %12'ye düşeceği ve bu durumda azınlık paylarının yönetimde temsil edilebilme olanağını yitireceği, hal böyle olunca da sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edeceği, davacının davasının Türk Ticaret Kanunu'nun 454.maddesi kapsamında uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıya, 05.02.2019 tarihli Pozitif Müzik A.Ş.
olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı sermaye artırım kararı ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 454/2. maddesi gereğince imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunu toplantıya çağırması hususunda yetki ve izin verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı veklince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, sermaye artırımına ilişkin kararın 05.02.2019 tarihinde alındığı, 15.02.2019 tarihinde ilan edildiği, davanın ise 08.03.2019 tarihinde açıldığı, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında ki Yönetmeliğin 7/1-c maddesine göre değerlendirme yapıldığında davanın süresinden önce açılmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 454/2.maddesine göre değerlendirme yapıldığında ise, davanın ilan tarihinden sonra açıldığı, davalı şirket yönetim kurulu tarafından sonradan imtiyazlı pay sahiplerinin toplantıya çağrılmadığı anlaşıldığından davanın on beş günlük yasal süre içerisinde açıldığı, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun toplanmasının temel şartı, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edilmesi olduğu, hükümde imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edilip edilmediği ile ilgili ilk değerlendirmeyi yönetim kurulunun yapmasının kararlaştırıldığı, ancak yönetim kurulu tarafından imtiyazlı pay sahiplerinin özel kurulu toplantıya çağrılmaması durumunda, çağrının yapılması hakkı mahkeme aracılığıyla imtiyazlı pay sahiplerine tanındığı, somut olayda yönetim kurulunun Türk Ticaret Kanunu'nun az yukarıda değinilen 454.maddesi kapsamında bir değerlendirmesinin ve özel kurulun toplantıya çağırmasının söz konusu olmaması nedeniyle davacı sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiğini iddia ederek dava açtığı, sermaye artırım kararından önce imtiyazlı pay sahiplerinden davacının, dava dışı ...
ve ...'un şirket sermayesindeki toplam payın ayrı ayrı %6,3, dava dışı ...'nun ise %0,9 olmak üzere toplamda %19,8 olduğu, sermaye artırımından önceki azınlık payları toplamına göre esas sözleşme ve Türk Ticaret Kanunu’nun 360.maddesi kapsamında azınlık paylarının toplamının %15 oranının üzerinde olması nedeniyle yönetimde temsil edilme hakkına sahip olduğu, sermaye artırım kararı ile birlikte azınlık paylarının toplamı %12'ye düşeceğinden azınlık paylarının yönetimde temsil edilebilme olanağını yitireceği, hal böyle olunca da sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edeceği, bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868132800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz