Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7420 E. 2022/8415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu ücret↗ yetkiye itiraz↗ itiraz süresi↗ kısmi ödeme↗ kısmi kabul↗ ilamsız takip↗ para alacağı↗ aaüt↗ ödeme emri↗ ilamsız icra takibi↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın iki faturadan dolayı 37.004,80 TL asıl alacak 3.617.09 TL, işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.621.89 TL alacağına %17,75 faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin ilamsız takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu ve davalının 20.936.74 TL kısmı kabul edip bakiyesine itiraz ettiğini, 08/05/2020 tarihli raporunda bilirkişi raporunda, davacının 13.11.2012 takip tarihi itibarı ile davalı taraftan 25.772,00 TL anapara ve 5.411,11 TL dosya masraf alacağı olmak üzere toplam 31.183,11 TL alacaklı olduğu, davacının 13.11.2012 tarihi itibari ile davalı taraftan 2.952,95 TL ve 23.682,00 TL olmak üzere toplam 26.634,95 TL tahsilat yaptığı, davacının 13.11.2012 takip tarihi itibarı ile davalıdan 4.548,16 TL anapara alacağı kaldığı, davacının 16.12.2013 dava tarihi itibarı davalı taraftan 4.548,16 TL ana para alacağı ve 630,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.178,67 TL alacaklı olduğu belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ( Eski No:2012/27525 Esas) 2017/20204 Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.548,16 TL asıl alacak ve 630,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.178,67 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 909,63 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili (katılma yoluyla) ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Takip alacaklısı davacının ilamsız icra takibini Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2012/19914 Esas sayılı dosyasında başlattığı, davalının borcun 20.936,74 TL kısmını kabul edip bakiyesine ve yetkiye itirazda bulunduğu, ödeme emrinin takip borçlusu davalıya tebliğ edildikten sonraki 7 gün içinde davalının 2.952,95 TL ve 23.682,00 TL olmak üzere toplam 26.634,95 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı takip borçlusunun kısmi ödeme yaptığı 2012 tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 11. maddesinin 4. fıkrası, “borçlu itiraz süresi içerisinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır” düzenlemesini içermekte olup, mahkemece bu yasal düzenleme dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7420 E. , 2022/8415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/264 E. - 2021/139 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, katılma yoluyla davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 44.020 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında 26.12.2011 tarihinde servis sözleşmesi yapıldığını, 26.12.2011-31.12.2011 tarihleri arasında sözleşmenin 8/b maddesine göre tek aracın 4 farklı saatte servis bedeli olarak 240.00 TL + KDV ücretle çalıştığını, 01.01.2012 ile 15.02.2012 tarihleri arasında hizmet veren araç sayısının ikiye çıkartıldığını, bir aracın günde 4 farklı saatte, ikinci aracın günde 3 farklı saatte servis hizmeti verdiğini, bu servis bedelinin günlük 310.00 TL + KDV olacağı hususunda davalı ile şifahen anlaştıklarını, 15.02.2012 tarihinden itibaren ise davalının talebine göre 2 aracın günde 4 farklı saatte servis hizmeti vermeye başladığını, bu servis bedelinin günlük 380.00 TL+KDV olacağı hususunda davalı ile şifahen anlaştıklarını, davacının bu anlaşmalara göre düzenlediği faturaların davalı yanca hiçbir sebep gösterilmeden ödenmediğini, faturaların tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalının bir kısım borcunu kabul ederek ödediğini, ancak 16.068,06 TL kısma itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 8/b maddesinde belirtilen servis bedelinin tek araç için olmadığını, sözleşmede 4 ayrı saatte yapılacak servisten bahsettiğini, tek araçtan hiç bahsedilmediğini, günlük yapılacak 4 servis bedelinin 240.00 + KDV olduğunu, sözleşme başından beri iki araçla servis yapıldığının hizmet kontrol takip çizelgesinden anlaşıldığını, davacının sözleşme hükümleri dışında düzenlediği faturayı kabul etmediklerini, borcu icra dairesine ödediklerini, bir miktarın da sözleşmenin tarafı diğer site tarafından ödendiğini, sözleşme dışında taraflar arasında yapılan şifahi bir anlaşma yada sözleşme dışı yapılan servis olmadığını, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın iki faturadan dolayı 37.004,80 TL asıl alacak 3.617.09 TL, işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.621.89 TL alacağına %17,75 faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin ilamsız takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu ve davalının 20.936.74 TL kısmı kabul edip bakiyesine itiraz ettiğini, 08/05/2020 tarihli raporunda bilirkişi raporunda, davacının 13.11.2012 takip tarihi itibarı ile davalı taraftan 25.772,00 TL anapara ve 5.411,11 TL dosya masraf alacağı olmak üzere toplam 31.183,11 TL alacaklı olduğu, davacının 13.11.2012 tarihi itibari ile davalı taraftan 2.952,95 TL ve 23.682,00 TL olmak üzere toplam 26.634,95 TL tahsilat yaptığı, davacının 13.11.2012 takip tarihi itibarı ile davalıdan 4.548,16 TL anapara alacağı kaldığı, davacının 16.12.2013 dava tarihi itibarı davalı taraftan 4.548,16 TL ana para alacağı ve 630,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.178,67 TL alacaklı olduğu belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 5.
İcra Müdürlüğünün ( Eski No:2012/27525 Esas) 2017/20204 Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.548,16 TL asıl alacak ve 630,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.178,67 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 909,63 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili (katılma yoluyla) ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Takip alacaklısı davacının ilamsız icra takibini Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2012/19914 Esas sayılı dosyasında başlattığı, davalının borcun 20.936,74 TL kısmını kabul edip bakiyesine ve yetkiye itirazda bulunduğu, ödeme emrinin takip borçlusu davalıya tebliğ edildikten sonraki 7 gün içinde davalının 2.952,95 TL ve 23.682,00 TL olmak üzere toplam 26.634,95 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı takip borçlusunun kısmi ödeme yaptığı 2012 tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 11. maddesinin 4. fıkrası, “borçlu itiraz süresi içerisinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır” düzenlemesini içermekte olup, mahkemece bu yasal düzenleme dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868129200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz