6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2834 E. 2022/8306 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karma taşıma sovtaj bedeli tahsilde tekerrür olmamak kaydı sovtaj müterafik kusur tahsilde tekerrür olmaması tahsilde tekerrür müktesep hak ticari defter kayıtları mevduat hesabı 818 sayılı borçlar kanunu hakkaniyet kötü niyet tazminatı kötü niyet ticari defter asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı kusur cy/cy kaydı dahili dava karar verilmesine yer olmadığına ibraz teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 44 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamına uyulmayarak alınan bilirkişi raporuna göre sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra davacının makinelere ilişkin zararının emsallere göre (davacının bilgi ve belge sunmaması ve bozma ilamı çerçevesinde bu şekilde inceleme yapılmasını istemesine göre) 78.231,50 Euro olduğu, ancak somut olayda davacı vekili tarafından zararın miktarının dava dilekçesinde ve yargılamanın devamında farklı olarak bildirildiği, yine sunulan ödeme belgesinin dahi dava dilekçesinde belirtilen bedel ile eşleşmediği, davalı vekili tarafından taşımaya konu makinenin hurda olduğu savunmasının aksini ortaya koyar bir delilin ortaya konulamadığı, malın edinimine ait ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, sunulan ödeme dekontunun da makinenin toplam bedeline mi yoksa teslim edilmeyen parça bedellerine mi isabet ettiğinin ortaya konulmadığı, doğrudan doğruya bilirkişilerce belirlenen rakamın hüküm altına alınmasının talep edildiği, bu çerçevede zarar miktarının belirlenmesi noktasında davacının zararın ortaya konulması adına kusurlu ortak eylemleri de gözetilerek hakkaniyet gereği BK m. 44 uygulanarak neticeten makine ve taşıma bedeli için hüküm fıkrasında belirlenen tutarın davacı zararı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9995 Esas-2018/4946 Karar sayılı ilamı ile verilen bozma kararı dışında kalan ve kesinleşen hususlar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan Normed Denizcilik Taşımacılık ve Tic. A.Ş’nin İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5697 esas sayılı takip dosyasında 48.813,25 Euro’nun (taşımadan doğan sorumluluk dahil) fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığına yönelen itirazının iptali ile takibin 48.813,25 Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve diğer davalıların itirazının iptali istemine ilişkin davacı talebinin reddine, asıl alacağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro cinsi döviz ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranın uygulanmasına ve bu tutarın davalı ... Denizcilik Taşımacılık ve Tic. A.Ş’den tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılara ikame edilen davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9995 Esas-2018/4946 Karar sayılı ilamı ile verilen bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği anlaşılmakla bu yönlerden karar verilmesine yer olmadığına, alacağın varlığı ve miktarı yargılama hitamında belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, karma taşıma akdinin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra davacının makinelere ilişkin zararının emsallere göre 78.231,50 Euro olduğu, zarar miktarının belirlenmesi noktasında davacının zararın ortaya konulması adına kusurlu ortak eylemleri de gözetilerek hakkaniyet gereği 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 44 uygulanarak neticeten makine ve taşıma bedeli için hüküm fıkrasında belirlenen tutarın davacı zararı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, başka bir deyişle davacının zararın belirlenmesi aşamasında kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenen zarar miktarından indirim yapılmıştır.

Dairemizin uyulan önceki Bozma ilamı ile davacının zararının gerçekleşmesinde bir kusurun bulunmadığı kabul edilmiş ve bu konuda davacı lehine usulü müktesep hak doğmuş olduğu halde, maddi hukukta ve usulde uygulama yeri olmadığı halde, zarar miktarının tespiti sırasında davacının yeteri kadar yardımcı olmadığı gerekçesiyle davacıya müterafik kusur izafesiyle tazminat miktarından indirim yapılması doğru görülmediğinden hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/2834 E.  ,  2022/8306 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.12.2020 tarih ve 2018/898 E. - 2020/663 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının Fransa'daki Srmu unvanlı şirketten satın aldığı 6 parça makinenin Fransa'dan Belçika'ya karayoluyla oradan da Türkiye'ye denizyoluyla taşınması konusunda 1 nolu davalı ...... AŞ. ve/veya onun acenteliğini yaptığı diğer davalılarla anlaşıp taşıma sözleşmesi akdettiğini, sözleşmeye konu makinelerin 4 adedinin davacıya anlaşma şartlarına uygun bir şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, ancak 2 adedinin karayolu taşıması sonucunda tahliye edilirken hasarlandığını, bu yüzden hasarlı makinelerin gemiye yüklenmeyip limanda bırakıldığını, davalı acentenin hasarlı makinenin sigorta işlemlerine başlandığını bildirdiğini, ancak davalılarla akdedilmiş olan sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle davacının toplam 110.000,00 Euro zarara uğradığını ve bu konuda ısrarlı taleplerine rağmen zararın giderilmesi çabalarının sonuçsuz kaldığını, ayrıca anlaşma şartlarına uygun bir şekilde davacıya teslim edilemeyen hasarlı 2 makinenin Fransa-Belçika arası karayolu taşıma işi için ödenen 9.652,00 Euro taşıma ücretinin de davalılar tarafından davacıya iade edilmesi gerektiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve 119.652,00 Euro tutarındaki alacağın 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işletilecek döviz faizi ile birlikte tahsiline ve % 40'tan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının derdest davanın dayandığı icra takibine konu ettiği alacağını tahsil edebilmek için davalılar aleyhine ikame ettiği itirazın iptali davasını TTK. md.1067'de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreye riayet etmeden, taşımanın tamamlandığı tarihten yaklaşık 2 yıl sonra açtığını, icra takibine başvurmanın TTK. md. 1067'de öngörülen 1 yıllık süreyi kesmeyeceği için hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının sözünü ettiği taşıma sözleşmesini tüzel kişiliği itibariyle hangi davalıyla yaptığını da açıklaması icap ettiğini, davalıların deniz taşıması işi yaptığını, kara taşıması ile ilgilerinin bulunmadığını, davacının talebine konu ettiği hasarın ise deniz yolu taşıması başlamadan önce meydana geldiğini, bu durumda sadece denizyolu taşıma işi ile iştigal eden davalılara mesuliyet yüklenemeyeceğini, acenteye ise ancak izafeten dava açılabileceğini, somut olayda olduğu gibi doğrudan dava açılmasının zaten mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın afaki olduğunu, likit olmayan alacak için icra inkâr tazminatı da istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamına uyulmayarak alınan bilirkişi raporuna göre sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra davacının makinelere ilişkin zararının emsallere göre (davacının bilgi ve belge sunmaması ve bozma ilamı çerçevesinde bu şekilde inceleme yapılmasını istemesine göre) 78.231,50 Euro olduğu, ancak somut olayda davacı vekili tarafından zararın miktarının dava dilekçesinde ve yargılamanın devamında farklı olarak bildirildiği, yine sunulan ödeme belgesinin dahi dava dilekçesinde belirtilen bedel ile eşleşmediği, davalı vekili tarafından taşımaya konu makinenin hurda olduğu savunmasının aksini ortaya koyar bir delilin ortaya konulamadığı, malın edinimine ait ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, sunulan ödeme dekontunun da makinenin toplam bedeline mi yoksa teslim edilmeyen parça bedellerine mi isabet ettiğinin ortaya konulmadığı, doğrudan doğruya bilirkişilerce belirlenen rakamın hüküm altına alınmasının talep edildiği, bu çerçevede zarar miktarının belirlenmesi noktasında davacının zararın ortaya konulması adına kusurlu ortak eylemleri de gözetilerek hakkaniyet gereği BK m.

44 uygulanarak neticeten makine ve taşıma bedeli için hüküm fıkrasında belirlenen tutarın davacı zararı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9995 Esas-2018/4946 Karar sayılı ilamı ile verilen bozma kararı dışında kalan ve kesinleşen hususlar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan Normed Denizcilik Taşımacılık ve Tic. A.Ş’nin İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5697 esas sayılı takip dosyasında 48.813,25 Euro’nun (taşımadan doğan sorumluluk dahil) fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığına yönelen itirazının iptali ile takibin 48.813,25 Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve diğer davalıların itirazının iptali istemine ilişkin davacı talebinin reddine, asıl alacağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro cinsi döviz ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranın uygulanmasına ve bu tutarın davalı ...

Denizcilik Taşımacılık ve Tic. A.Ş’den tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılara ikame edilen davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9995 Esas-2018/4946 Karar sayılı ilamı ile verilen bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği anlaşılmakla bu yönlerden karar verilmesine yer olmadığına, alacağın varlığı ve miktarı yargılama hitamında belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, karma taşıma akdinin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra davacının makinelere ilişkin zararının emsallere göre 78.231,50 Euro olduğu, zarar miktarının belirlenmesi noktasında davacının zararın ortaya konulması adına kusurlu ortak eylemleri de gözetilerek hakkaniyet gereği 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 44 uygulanarak neticeten makine ve taşıma bedeli için hüküm fıkrasında belirlenen tutarın davacı zararı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, başka bir deyişle davacının zararın belirlenmesi aşamasında kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenen zarar miktarından indirim yapılmıştır.

Dairemizin uyulan önceki Bozma ilamı ile davacının zararının gerçekleşmesinde bir kusurun bulunmadığı kabul edilmiş ve bu konuda davacı lehine usulü müktesep hak doğmuş olduğu halde, maddi hukukta ve usulde uygulama yeri olmadığı halde, zarar miktarının tespiti sırasında davacının yeteri kadar yardımcı olmadığı gerekçesiyle davacıya müterafik kusur izafesiyle tazminat miktarından indirim yapılması doğru görülmediğinden hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 5.231,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/865553000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.