6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyiz kesinlik sınırının altındaki BAM kararının kesinliği ve temyiz isteminin miktar yönünden reddi (HMK 362/1-a)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5859 E. 2022/6535 K. · · İlk derece: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

HMK 362/1-a uyarınca BAM'ca verilen ve miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen kararlar kesindir; dava değeri bu sınırın altındaysa temyiz istemi reddedilir. Kesin karara yönelik temyiz istemi hakkında Yargıtay da (HMK 346/2 kıyasen) karar verebilir.

Ele alınan sorunlar

Dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle BAM kararının kesin olması → ret

Gerekçe: HMK 362/1-a uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını (karar tarihi 30/06/2022 itibarıyla 107.090,00 TL) geçmeyen davalara ilişkin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Dava değeri 1.000,00 TL gösterildiğinden bu sınırın altında kalmaktadır. HMK 366 delaletiyle kıyasen uygulanan HMK 346/2 uyarınca kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz kesinlik sınırının altındaki BAM kararının kesinliği ve temyiz isteminin miktar yönünden reddi açısından emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz kesinlik sınırı temyiz edilemeyen kararlar kesin karar

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362/1-aHMK 346/2HMK 366

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5859 E.  ,  2022/6535 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2021 tarih ve 2020/303 E. - 2021/743 K. sayılı kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.06.2022 tarih ve 2022/1220 E. - 2022/1004 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, davacıların murisinin sahip olduğu 5.000 TL nominal bedelli...Bankası A.Ş. hisse senedi bedeline ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlığını taşıyan 362/1-a maddesiyle, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu miktar, karar tarihi olan 30/06/2022 tarihi itibariyle 107.090,00 TL’dir. Dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır.

HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...'e iadesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, 29.05.2019 tarihli dava dilekçesinde murisi... 1978 ve 1983 yıllarında, daha sonra TMSF'na ve akabinde davalıya devredilen Tarişbank'dan hisse satın aldığını, hisse bedellerinin muris tarafından ödendiğini, ancak Tarişbank'ın devri nedeniyle murisin hisse bedellerinin iade edilmediği beyanla hisse senetlerinin dava tarihindeki değeri belirlenemediğinden günümüzdeki değeri belirlenerek tahsil edilmek üzere 1.000.00 TL değer göstermek ve davanın belirsiz alacak davası olduğu özellikle açıklanmak suretiyle eldeki dava açılmıştır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 107/1 maddesinde "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" düzenlenmiştir.

Davacının, dava dilekçesinde açıkladığı ve HMK 107/1 maddesinde de ifade edildiği gibi eldeki dava belirsiz alacak davasıdır.

Davanın açıldığı tarih itibariyle davacı alacağının miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün değildir.

Kaldı ki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile de dava konusu alacak miktarı belirlenememiş, ilk derece mahkemesince de davanın reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK 362/1-a maddesinde miktar ve değeri belli olan davalar için temyiz kesinlik sınırı öngörülmüş olup, eldeki davanın miktar ve değerinin belli olmaması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılmasına, davanın tümden reddedilmiş olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin sayın çoğunluğun kabulü HMK 362/1-a maddesine açıkca aykırıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacının temyiz isteminin esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/865503400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1220 E. 2022/1004 K.

Fona devredilen banka hisse senedi bedelinin tahsili talebi

Gerekçe özeti

4389 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 14. maddesi çerçevesinde, bankanın zararının ödenmiş sermaye ve özkaynaklar toplamını aşması nedeniyle hisselerin TMSF'ye devri gerçekleştiğinde ve devralınan zarar toplamı hisselerin değerini sıfırlayacak ya da negatife düşürecek büyüklükte ise, hissedarlara Kanunun 14/5-a-ac bendi uyarınca ödenmesi gereken bir hisse bedeli doğmaz; ayrıca hisselerin Fon'a intikali ile ortaklık ve temettü hakları da Fon'a geçtiğinden, eski hissedarların (veya mirasçılarının) sonradan bedel veya temettü talep etme hakkı bulunmaz.

Emsal değeri

Bankanın Fona devrine esas teşkil eden zarar tutarının ödenmiş sermaye ve özkaynaklar toplamını aşması durumunda hisselerin değerinin kalmayacağı ve hissedarlara bedel ödenmesi gerekmeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer TMSF devir süreçlerinden kaynaklanan hisse bedeli taleplerinde bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: TMSF'ye devir Bankacılık Kanunu 14. madde hisse senedi bedeli özkaynak zararı temettü hakkının Fon'a intikali

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1220

KARAR NO 2022/1004

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/12/2021

NUMARASI 2020/303 Esas - 2021/743 Karar

DAVA

Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar, murisleri ...'ın, 2009 yılında vefat ettiğini, murisin ... Bankası T.A.Ş'den 07/12/1978 tarihli 5.000 lira değerinde "B serisi hisse senet bedeli olup tahsil"açıklamalı 2/02/1983 tarihli 1.250 lira değerinde "B serisi hisse senedinin 1/4'nün teslimatı" açıklamalı ve yine 20/02/1983 tarihli 3.750 lira değerinde "B serisi hisse senedi bedelinin 2/4'ü, 3/4'ü ve 4/4'ü olup tahsil" açıklamalı nama yazılı hisse senetleri alarak şirkete ortak olduğunu fakat 10/07/2001 tarihli resmi gazetede yayımlanan BDDKnun 09/07/2001 tarih, 381 sayılı kararıyla ...'ın yönetim ve denetimi anılan kanunun 14. Maddesinin 3 numaralı fıkrasına istinaden TMSF ne devredildiğini, sonrasında BDDK tarafından verilen karar uyarınca ...'a devir edildiğini "Hisse Devir Sözleşmesi"nin 21 ekim 2002 tarihinde imzalandığını, ancak hissedar murislerine tasfiye nedeniyle payların bedellerinin ödenmediğini,bilirkişi raporu ile değerleri belirlenmek üzere muris babası ...'ın 1925 doğumlu olup, 2009 yılında vefat etmesinden dolayı babası ...'ın ...

Bankası T.A.Ş'den 07/12/1978 tarihli 5.000-(beşbin) lira değerinde " B serisi hisse senet bedeli olup, tahsil" açıklamalı, 28/02/1983 tarihli 1.250 (bin iki yüz elli) değerinde "B serisi hisse senedinin 1/4 ünün teslimatı" açıklamalı ve yine 20/02/1983 tarihli 3.750 (üçbinyediyüz elli) lira değerinde "B serisi hisse senedi bedelinin 2/4'ü,3/4'ü ve 4/4'ü olup tahsil" açıklamalı nama yazılı hisse senetlerinin bedel olarak karşılıklarının, kar paylarının tasfiye paylarının taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili bankanın iş bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu hisse senetleri de dahil olmak üzere ... Bankası T.A.Ş.'nin hisselerinin tamamının TMSF'ye devrine ilişkin BDDK'nın kararına karşı açılan dava neticesinde söz konusu hisse senetlerinin TMSF'ye devrine ilişkin BDDK kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiğini ve bu kararın temyizden geçerek kesinleştiğini,TMSF'nin kendisine intikal eden hisseleri müvekkili bankaya devrettiğini, 21/10/2002 tarihi itibari ile TMSF ve müvekkili banka arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine konu hisselerin tamamının TMSF'ye ait olduğunu, davacıların hissedar sıfatlarının bulunmadığını, ... hisselerinin %100'ü TMSF mülkiyetinde iken yine %100'ünün ...

tarafından devir alındığını, davacıların elinde bulunduğunu iddia ettiği üretici hisselerinin diğer hisselere oranla herhangi bir üstünlüğü olmadığını, ... ana sözleşmesinde üretici hisseler yönünden Bankalar Kanunu ve TMSF'ye devir yönünden bir imtiyaz veya ayrıcalık tanınmadığını, huzurdaki dava ile aynı konuda İstanbul 9. ATM'nin 2013/14 Esas - 2016/106 Karar Sayılı aynı mahiyette olan davanın mahkemece reddine karar verildiğini,kararın onandığını,davacı tarafın hiçbir sermaye artırımına katılmadığını ve nominal değeri dahi olmayan hisselere değer izafe edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,Banka’nın Fona devrine esas teşkil eden BDDK’nın 09.07.2001 tarih ve 381 sayılı kararı ile, Banka zararının özkaynakları aşarak yabancı kaynaklara sirayet ettiği ve yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının toplam değerini aştığı, Banka'nın Fona devir tarihi itibariyle, devire esas bilançosunda, ödenmiş sermayesi 55.000 milyar TL, özkaynakları 64.687- milyar TL olup, Banka zararı ise, 98.479 milyar TL olarak hesaplandığı (Bankalar Yeminli Murakıbı ... tarafından düzenlenen 28.09.2001 tarih ve R-4 sayılı devir bilançosu raporu), 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 14. Madde hükümleri çerçevesinde, devir raporu ve tutarlar dikkate alındığında, banka zararının; banka ödenmiş sermayesinin ve özkaynakları toplamının üstünde olduğu ve Bankanın Fona devri için kanunda öngörülen koşulun gerçekleştiğinin anlaşıldığı, Fon tarafından devralınan zarar toplamının, banka ödenmiş sermayesinden ve öz kaynaklar toplamından fazla olması nedeniyle, hisse senetlerinin tamamı TMSF mülkiyetine geçtiği, bu nedenle Fon tarafından Kanunun 14/5-a-ac alt bendi hükmü gereği banka hissedarlarına ödenmesi gereken bir hisse bedeli bulunmadığı, müteakiben 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/5 ve 14/6 madde hükümleri çerçevesinde, banka ...

A.Ş.’ye devredildiği, banka'nın fona ve sonrasında ... A.Ş.’ye devredilmesi karar ve işlemleri 4389 sayılı Bankacılık Kanunu ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, dolayısıyla hisselerin hukuki ve mali bir değeri bulunmadığı, devir işleminin geçersizliği ile ilgili Danıştay 10. Dairesinin 2001/2275 - 2002/1321 sayılı kararı ile bankanın TMSF'ye devri ile ilgili işlemin usulsüz olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... vekili, ilan edilmiş ve zaman aşımına uğramış olan alacaklarının devri halinde sehven devredilenler haricinde iadesi mümkün olmadığını, devirle ilgili murise herhangi bir ilan yapılmadığı için devredilmiş olan alacaklarının iade edilmesi gerektiğini, iade talebi söz konusu olduğunda ilgili bankadan konuyla ilgili daha detaylı ve tevsik edici belge isteyeceklerini, dolayısıyla hisselerin devriyle ilgili olarak herhangi bir ilan yapılmadığı için de taleple ilgili inceleme yapma haklarının kısıtlandığını, ayrıca ... Bankası A.Ş.'de (...) murisinin hak sahibi olduğu hisse senetleri bulunduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; TMSF' ye devrolunan ... Bankası (...)ın, hisselerininin TMSF den davalı banka tarafından satın alınması nedeniyle, davacıların murisi ...'ın sahip olduğu 5.000- lira bedelli ... Bankası B serisi hisse senedi bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bankanın fona devrine esas teşkil eden BDDK'nın 09.07.2001 tarih ve 381 sayılı kararı ile Fon Yönetim Kurulu'nun 10.7.2001 tarihli kararı incelendiğinde, Banka zararının özkaynakları aşarak yabancı kaynaklara sirayet ettiği ve yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının toplam değerini aştığı anlaşılmaktadır. Banka'nın Fona devir tarihi itibariyle, devire esas bilançosunda, ödenmiş sermayesi 55.000 milyar tl, özkaynakları 64.687 milyar tl olup, Banka zararı ise, 98.479-TL olarak hesaplanmıştır ( Bankalar Yeminli Murakıbı ...

tarafından düzenlenen 28.09.2001 tarih ve R-4 sayılı devir bilançosu raporu). 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 14. Madde hükümleri çerçevesinde, devir raporu ve tutarlar dikkate alındığında, banka zararının; banka ödenmiş sermayesinin ve özkaynakları toplamının üstünde olduğu ve Bankanın Fona devri için Kanunda öngörülen koşulların gerçekleştiği belirlenmiştir. Fon tarafından devralınan zarar toplamının, banka ödenmiş sermayesinden ve öz kaynaklar toplamından fazla olduğu bir başka deyişle hisselerin hiç bir değeri kalmadığı gibi negatif değerde olması nedeniyle,bankanın ödenmiş sermayesi tutarındaki zararının Fon tarafından devir alınmış hisselerin tamamı TMSF ne intikal etmiştir.İdari yargıda açılan iptal davası neticesinde yürütmeyi durdurma kararı verilmesi nedeniyle el koyma işleminden evvelki ortaklara hisselerin devri sağlanmış ise de yine BDDK nın 23.5.2002 tarihli kararı ile yeniden Fon'a devir kararı verilmiş,idari yargıda açılan davanın red ile sonuçlanması neticesinde hisselerin Fon'a devir işlemleri yenilenmiş , hukuken hisseleri elinde bulunduran TMSF tarafından hisselerin tamamı davalı ...

AŞ ye devir edilmiştir. Hisselerin TMSF ye intikalinde mali bir değeri bulunmamaktadır.Bu nedenle Fon tarafından Kanunun 14/5-a-ac alt bendi hükmü gereği banka hissedarlarına ödenmesi gereken bir hisse bedeli bulunmamaktadır. Davacıların murisi sağlığında banka hisselerinin Fon'a intikal etmesi neticesinde temettü hariç ortaklık sıfatını kaybetmiş temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon'a intikal etmiş olmakla davacıların banka hisselerinin murislerine ait olduğu iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.El koyma kararının bankanın özkaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle alındığı,kaybettiği sermaye zararının TMSF tarafından karşılandığı ,dolayısıyla talep edilebilecek temettü olmadığı ,murisin hisseleri Fon'a intikal ettiğinden davacıların davası yerinde bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/06/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.