İstinaf etmeyen ve aleyhine yeni hüküm kurulmayan tarafın temyiz hakkı ve katılma yoluyla temyizin akıbeti (HMK 348/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4754 E. 2022/8689 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İlk derece kararını istinaf etmeyen ve aleyhine yeni hüküm kurulmayan tarafın temyiz hakkı yoktur. HMK 366 yollamasıyla uygulanan HMK 348/2 uyarınca, asıl temyiz istemi esasa girilmeden reddedildiğinde katılma yoluyla temyiz istemi de reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İlk derece kararını istinaf etmeyen ve aleyhine yeni hüküm kurulmayan tarafın temyiz hakkı → ret
Gerekçe: İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve istinaf incelemesi sonucunda aleyhine yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşılan tarafın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Asıl temyiz esasa girilmeden reddedildiğinde katılma yoluyla temyizin akıbeti → ret
Gerekçe: HMK 366. madde yollamasıyla katılma yoluyla temyize kıyasen uygulanan HMK 348/2 uyarınca, istinaf yoluna başvuran talebinden feragat eder ya da talebi esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla başvuranın talebi de reddedilir. Davalının temyiz istemi esasa girilmeden reddedildiğinden, davacının katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar verilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İstinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı ve asıl temyizin esasa girilmeden reddi hâlinde katılma yoluyla temyizin akıbeti açısından bağlayıcı emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla temyiz↗ temyizde hukuki yarar↗ temyiz hakkı↗ esasa girilmeden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4754 E. , 2022/8689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2020 tarih ve 2020/668 E. - 2020/935 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.03.2021 tarih ve 2021/291 E. - 2021/280 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Odak Pazarlama İhracat İthalat Mümessillik A.Ş., Odak Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ve Focus Aksesuar Tic. A.Ş. unvanlı şirketlerde bulunan hisselerini 24.12.2015 tarihli hisse devir protokolü ile davalıya devrettiğini, ilgili protokol kapsamında davacının hisse devir bedelinin 3.989.373 USD olarak belirlendiğini, ancak hisse devir bedelinin 3.282.334 USD’lik kısmının ödendiğini, bunun üzerine öncelikle arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin de neticesiz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının icra dairesinin yetkisiyle birlikte esas yönünden itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın, Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu bakiye alacağa ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklık ilişkisi kapsamında açılan bir dava olmadığı, protokol hükümleri kapsamında hisse devir bedeli alacağına ilişkin bir dava olduğu, HMK’nın 14/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, itirazın iptali davası açılabilmesi için gerekli dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunması olduğunu, takip tarihi itibari ile yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmadığını, Bakırköy İcra Dairesi'nin takip tarihi itibari ile davacı ve davalının yerleşim yerindeki icra dairesi olmadığı gerekçesiyle davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklık ilişkisi kapsamında açılan bir dava olmadığı, protokol hükümleri kapsamında hisse devir bedeli alacağına ilişkin olduğu, yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerindeki icra dairesi olduğu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve istinaf incelemesi sonucunda aleyhine yeni hüküm kurulmadığı anlaşılan davalı ...'ın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. madde yollamasıyla katılma yolu ile temyize ilişkin kıyas yolu ile uygulama bulan 6100 sayılı HMK'nın 348/2. maddesinde, istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder ya da talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Belirtilen madde hükmü gereğince, davalı vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak esasa girilmeden temyiz isteminin reddine karar verildiğinden, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/864439100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz