6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ardiyecinin hapis hakkı, iyiniyetli zilyetlik ve iflas masasına kayıt etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1247 E. 2023/736 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Hapis Hakkının Uygulanmasına İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Saklayıcının (ardiyecinin) hapis hakkı, kural olarak borçluya ait eşyaya münhasır olsa da, üçüncü kişi malikin zilyetliğin devrine rıza göstermiş olması veya alacaklının iyiniyetli olması halinde üçüncü kişiye ait eşya üzerinde de kullanılabilir; basiretli davranması gereken bir tacirin, malının belirli bir depoda muhafaza edildiğini sevk irsaliyeleri gibi belgelerden bilebilecek durumda olması, bu hususa rızasının bulunduğunu gösterir. Alacağın, borçlunun iflas masasına kaydedilmiş olması alacaklının tatmin edildiği anlamına gelmediğinden hapis hakkını sona erdirmez. Hapis hakkı, alacak miktarıyla orantısız ve ölçüsüz biçimde, alacağın kat be kat üzerindeki mallar üzerinde kullanılmışsa, bu orantısızlık nedeniyle konusuz kalan kısım yönünden alacaklı/hak sahibi taraf haklı sayılır ve yargılama giderleri/vekalet ücreti bu yönde belirlenir. Davada iade talep edilen malın elinde bulunmadığı ve zararlara ilişkin haklar saklı tutulduğu için elinde iadeye konu mal bulunmayan davalı hakkında pasif husumet yokluğu söz konusu olup bu husus dava şartı olarak re'sen gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Davalı ...'in davacıya ait mallar üzerinde hapis hakkı kullanıp kullanamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin emtiasının davalı ...'in depolarında bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığını, bu durumu ihtilaf çıktıktan sonra öğrendiklerini, dolayısıyla davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini ileri sürerek hapis hakkının uygulanamayacağını iddia etmiştir.

Gerekçe: TBK 574/3 uyarınca ardiyeci, mallara zilyet olduğu sürece alacakları için bu mallar üzerinde hapis hakkına sahiptir. TMK 950 uyarınca hapis hakkı kural olarak borçluya ait eşyaya münhasırdır; ancak eşya sahibinin rızasının bulunması veya alacaklının iyiniyetli olması halinde üçüncü kişiye ait eşyalar üzerinde de hapis hakkı ileri sürülebilir (TMK 950/son). Üçüncü kişi malik, borçlunun eşyanın zilyetliğini alacaklıya devrine önceden rıza göstermiş veya bu devri onaylamışsa, alacaklının üçüncü kişinin malı üzerinde de hapis hakkını kullanabileceği kabul edilmelidir. Somut olayda basiretli hareket etmesi gereken davacının, 2000 ton gibi yüksek miktardaki emtiasının davalı ... nezdinde bulunduğunu bilmediği iddiası hayatın olağan akışına uygun değildir. Ayrıca davacının sunduğu sevk irsaliyelerinde sevk adresi olarak davalı ...'e ait depo gösterilmiş olması, davacının emtiasının bu depoda depolandığını başından beri bildiğini ve bu hususta rızasının bulunduğunu göstermektedir. Saklama sözleşmelerine ilişkin hapis hakkı kanunda düzenlendiğinden, basiretli davacının şartları oluşması halinde hapis hakkı kullanılabileceğini bildiği varsayılır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın borçlunun iflas masasına kaydedilmesinin hapis hakkını sona erdirip erdirmeyeceği → ret

Gerekçe: Saklayıcının hapis hakkı kanunda özel olarak düzenlenen ayni hak niteliğinde olup İİK 23 uyarınca aynı zamanda taşınır rehni kapsamında değerlendirilmiştir. Alacağın müflis firmanın iflas masasına kaydı, alacaklının tatmin edildiği anlamına gelmediğinden hapis hakkını sonlandırıcı bir etki içermez. Kaldı ki davalı ... firması hakkındaki iflas kararı Yargıtay tarafından bozularak ortadan kalkmıştır. Bu durumda alacağın iflas masasına kaydedilmiş olması, hapis hakkının kullanılmasına engel olmadığı gibi davayı konusuz hale getirmesi de mümkün değildir. Mahkemece, davalının elinde bulunan 120 ton 575 kg ürün yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hapis hakkının alacak miktarıyla orantısız kullanılması nedeniyle konusuz kalan kısımda haklılık ve yargılama gideri/vekalet ücreti → kabul

İddia: Davacı vekili, esasında ürünlerin iadesine karar verildiğini, davanın konusuz kalmadığını, taleplerinin kabul edildiğini, bu durumda kendisi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Basiretli hareket etmesi beklenen davalı ...'in, hapis hakkını kullandığı mal miktarının alacağın çok üzerinde olduğunu bildiği kabul edilmelidir. Davalı ..., hapis hakkını yedindeki davacıya ait tüm mallar üzerinde, diğer davalıdan olan alacak miktarı ile orantısız ve ölçüsüz bir şekilde kullanmıştır. Bu durumda davacının, davanın açıldığı tarih itibariyle konusuz kalan 1.885 ton 550 kg emtia yönünden haklılığı sabittir. Bu nedenle davacının haklılığına isabet eden miktar yönünden davacı yararına vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken, bu kısım yönünden davalının haklı olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ...Ltd Şti'nin (aleyhine mal iadesi talep edilen borçlu firma) davada pasif husumetinin bulunup bulunmadığı → kabul

Gerekçe: Davacının, malların iadesi dışında uğramış olduğu zararlara ilişkin haklarını saklı tuttuğu ve davalı ...Ltd Şti'nin elinde iadeye konu olabilecek davacıya ait herhangi bir mal bulunmadığı dikkate alındığında, bu davalının davada pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu husus dava şartlarından olup re'sen incelenmesi gerekir; mahkemece bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ardiyecinin/saklayıcının üçüncü kişiye ait mal üzerinde hapis hakkını kullanabilmesinin koşulları (rıza/iyiniyet), alacağın borçlunun iflas masasına kaydının hapis hakkına etkisi ve hapis hakkının alacak miktarıyla orantısız kullanılması halinde konusuz kalan kısımda haklılık değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Pasif husumet (dava şartı olarak re'sen incelenir; davalının elinde iadeye konu mal bulunmaması ve zararlara ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu tespit edilmiştir.)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hapis hakkı iyiniyetli zilyetlik ardiyeci üçüncü kişiye ait mal üzerinde hapis hakkı iflas masasına kayıt pasif husumet dava şartı konusuz kalma taşınır rehni

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 574/3 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 950TMK 950/3TMK 950/son · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 23 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1247

KARAR NO 2023/736

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/12/2021

NUMARASI 2018/1125 Esas - 2021/1014 Karar

DAVA

İstirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...Ltd Şti arasındaki 01/12/2016 tarihli sözleşme ile davalı ...Ltd Şti tarafından müvekkiline depolama, elleçleme, yükleme, boşaltma, istifleme, ürün streçleme, paletleme vb. antrepo hizmetlerinin verildiğini, davalı ...Ltd Şti'nin müvekkiline hizmet verdiği depolardan birinin diğer davalı firma ... AŞ. firmasına ait olduğunu, sözleşme konusu hizmetlerin karşılığı davalı ...Ltd Şti'ne her ay sonunda düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, son olarak davalı ...Ltd Şti firması tarafından “... Eylül ayı depolama bedeli” karşılığı olarak KDV dahil olmak üzere toplam 73.404,21-TL tutarında fatura düzenlediğini ve fatura bedelinin müvekkili tarafından gecikme olmaksızın ödendiğini, buna karşılık diğer davalı ...

...A.Ş. tarafından ...Ltd Şti'nin borcu sebebiyle depolarında bunan müvekkiline ait mallar üzerinde hapis hakkı kullanıldığını, depo ücretlerinin ödenmemesi halinde emtiaların müvekkiline teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili ile davalı ... ...AŞ. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ... ...A.Ş.'nin bahsi geçen emtiaların müvekkiline ait olduğunu bildiğini, hapis hakkı kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ... firmasının deposunda bulunan dava dilekçesinin ekindeki tutanakta yer alan 2.037,05 ton (dava tarihi itibariyle 2.010,93 ton) çeşitli ürünün ...' in mülkiyetinde olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığını, bahsi geçen ürünlerin piyasa değerinin milyonlarca lira değerinde olup ...

firmasının ... firmasından alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelin kat be kat üzerinde olduğunu, ... firması tarafından müvekkiline ait olan ürünlerin haksız olarak alıkonulduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla davalılardan ...'ye ait depoda bulunan toplam 2.010,93 ton çeşitli ürünün müvekkiline iadesine karar verilmesine, müvekkiline ait ürünlerin hukuka aykırı olarak teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararlara ilişkin tazmin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ürünlerine vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...A.Ş. vekili; müvekkilinin antrepo/serbest depo işletmecisi olarak diğer davalı ... Ltd. Şti.'ye hizmet verildiğinin dava dilekçesinde ikrar edildiğini, ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki anlaşma gereğince ... Ltd. Şti'nin davacıya ait eşyaları müvekkilinin deposunda tutmakta olduğunu, davalı ...'in son 6 aydır ödemelerini aksattığını, alacağın çok yüksek bir bedele ulaşması nedeniyle davalı ...'in 17.10.2018 tarihinde konkordato ilan ettiğini, alacağını tahsil edemeyeceğini anlayan müvekkilinin hapis hakkını kullanacağını taraflara ihtar etmesine rağmen davalı ... ve davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin yasal hakkını kullandığını, hukuka aykırı hiçbir eylem ve işleminin olmadığını, davacının davalının hapis hakkını kullanması nedeniyle bir zararı doğacak ise bu zararın muhatabının diğer davalı ...

olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ltd Şti vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasındaki ilişki çerçevesinde müvekkilinin müşterisi olan ...'e ait emtianın ... depolarında muhafaza edildiğini, diğer davalı ...'ye taraflar arasında ilişki nedeniyle bir miktar borcunun olduğunu, ancak konkordato başvurusu nedeniyle 17.10.2018 tarihinde İstanbul l. ATM'nin 2018/943 E. sayılı dosyasından 3 aylık geçici süre verildiğini, bu nedenle eşitlik ilkesi gereğince konkordato projesi kapsamında proje tasdik edilmeden ödenmesinin mümkün olmadığını, davalının bunu bilerek kötü niyetle hareket ederek davacıya ait olduğunu bildiği emtiayı davacıya teslim etmekten imtina ettiğini, davacıya ait olduğu bilinen emtianın hapis hakkı kullanıldığından bahisle tutulmasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkili tarafından müteaddit defalar haksız uygulamaya son verilmesi ve emtianın davacıya teslim edilmesi talep edilmiş ve ödeme imkanının bulunmadığını yasal dayanakları ile açıklanmaya çalışılmış ise de davalı ...'nin hukuki ihtilafın çözümü konusunda iyi niyet göstermediğini, bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacıya emtiasının teslim etmekten imtina eden tarafın davalı ...

olduğunu bildirerek, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TBK.nun 574.maddesinin 3.fıkrasında; ardiyecinin mallara zilyet bulunduğu veya eşyayı temsil eden herhangi bir senet vasıtasıyla onlar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olduğu sürece alacakları için bu malları üzerinde hapis hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, davacı ... ile davalı ... arasında akdedilmiş bir depolama sözleşmesi mevcut bulunmadığından davalı ...'nin deposunda saklanan ...'e ait ürünler üzerinde davalı ...'nin hapis hakkını kullanıp kullanamayacağının TMK.nun 950/3 maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalı ... tarafından davacı ...'e ait ürünlerin depolanması konusunda diğer davalı ...'e hizmet verildiği halde davalı ... tarafından davalı ...'ye depolama hizmeti karşılığında ödeme yapılmadığı, davalı ...'nin, deposunda bulunan davacıya ait olan mallar üzerindeki hapis hakkını ancak borçlu ...'e ait olmayan ürünlerin üzerindeki zilyetliğin iyi niyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde kullanabileceği, davalı ...'nin iyi niyetli olup olmadığının ölçütünün davacıya ait ürünlerin davalı ...

deposunda saklandığının davacı tarafından bilinip bilinmediği hususunda toplandığı, davacının cevaba cevap dilekçesinde açıklandığı üzere kendisine ait ürünlerin ...'e ait depoda bulunduğunun bilindiği, davalı ...'nin iyi niyetli zilyet durumunda bulunduğu, iyi niyetli zilyetin TMK'nın 950. maddesi uyarınca ...'e ait ürünler üzerinde hapis hakkının mevcut olduğu, dava açıldıktan sonra davacıya ait 1885 ton 550 kg malın ürünün ... tarafından davacıya teslim edildiğinden 1885 ton 550 kg ürün açısından davanın konusuz kaldığı, ...'in deposunda teslim edilen malların düşümünden sonra 120.575 ton davacıya ait ürün kaldığı, davalı ...'nin diğer davalı ...'den dava tarihine kadar dolmuş bulunan depolama alacağının tamamının davacı ...'in alacağından kaynaklanmadığı, 23.973,70-TL'lik kısmının 3.bir firmaya verilen hizmetten kaynaklandığı, bilirkişi raporuna göre dava tarihine kadar ...'nin ardiye alacağının 449.302,51-TL olduğu, yargılama sırasında davalı ...

Ltd Şti'nin iflasına karar verildiği, davalı ...'in vermiş olduğu hizmet sonucu ...'den olan alacağının iflas masasına kabulüne karar verildiği, alacağın iflas masasına kaydedilmesi nedeniyle hapis hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacıya ait 120.575 ton miktarındaki ürünün davacı ...'e iade edilmesi gerektiği, davacı ... tarafından malların iadesi dışında uğramış olduğu zararlara ilişkin haklar saklı tutulduğundan ve davalı ...alacağını ...'in iflas masasına kaydettirmiş olduğundan davalı ...'in aleyhinde hüküm oluşturulmayacağı, yine müflis ...'in elinde iadeye konu olabilecek ...'e ait herhangi bir mal bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait 1.885 ton 550 kg.

Malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... deposunda bulunan davacıya ait 120.575 ton malın davacıya iadesine, davalı ...'in alacağını ... firmasının İflas masasına kaydettirmiş olduğundan alacağın ödenmesine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, müflis ... şirketi hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin emtiaların davalı ...'nin depolarında depolanacağını bilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... ile aralarında sözleşmede böyle bir hüküm yer almadığını, bu durumu taraflar arasında ihtilaf çıktıktan sonra öğrendiklerini, bu nedenle dava dilekçesindeki beyanların bu hususun müvekkili tarafından bilindiği anlamına gelmediğini, kaldı ki müvekkilinin ürünleri davalı ...'nin depolarında muhafaza edildiğini bilmesinin de müvekkilini kötüniyetli kılmayacağını, çünkü müvekkilinin davalı ... ile sözleşme ilişkisinin bulunduğunu, dolayısıyla mahkemece davanın müvekkili tarafından açılmasına sebebiyet verildiği gerekçesinin yerinde olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, esasında ürünlerin müvekkiline de iadesine karar verildiği dikkate alındığında davanın konusuz kalmadığını, ürünlerinin iadesi taleplerinin kabulüne karar verildiğini, bu durumda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, diğer taraftan uyuşmazlığın davalı ...'nin hapis hakkını, diğer davalıdan olan alacağından kat be kat daha fazla olan emtialar üzerinde uygulamasından kaynaklandığını, davalı ...'nin bu sebeple davanın açılmasından sonra emtiaların bir kısmını müvekkiline iade ettiğini ve davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davanın açıldığı sırada davalı ...'nin haksız olduğunu, diğer davalı ...'in ise müvekkilinden aldığı depolama ücretlerini diğer davalıya ödemeyerek müvekkilinin zararına yol açtığını, emtialar üzerinde hapsedilmesine neden olduğunu, her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ...

yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hapis hakkını kanuna uygun bir şekilde kullandığını, hapis hakkının alacaklının iyiniyetli olması ya da üçüncü kişinin rızasının bulunması halinde üçüncü kişiye ait mal üzerinde hapis hakkının kullanılabileceğini, somut olayda da müvekkilinin bahsi geçen mallara borçlunun rızası ile zilyet olduğunu, borcun muaccel hale geldiğini, borç ile mallar hakkında bağlantı bulunduğunu, nesnelerin paraya çevrilir nitelikte olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, mahkemenin kararın gerekçesinde belirttiği gibi, ... tarafından düzenlenen faturanın davacı tarafından ödendiğini, davacının kendisine ait ürünlerin müvekkiline ait olan depoda bulunduğunu bildiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğu hususunun mahkemece de kabul edildiğini, mahkemece kanuni rehin hakkı olan hapis hakkının kullanılmasının engellendiğini, her ne kadar mahkemece müvekkilinin alacağını davalı ...

firmasının iflas masasına kaydettirmesi nedeniyle hapis hakkını kullanamayacağına karar verilmiş ise de bu kararın hapis hakkı müessesenin ortaya çıkış sebebine aykırı olduğunu, oysaki basiretli olarak hareket etmesi beklenen davacının zilyetliğin devri ile birlikte bir başkasının borcu için hapsedilebileceğini hesaba katmasının gerektiğini, müvekkilinin hapis hakkını kullandığı tarihte davalı ... firmasının faal olduğunu, henüz iflas etmediğini, alacağın iflas masasını kaydedilmiş olmasının hapis hakkını ortadan kaldırmayacağını, mahkemenin kararı doğrultusunda kabulün, aynı şekilde ipotek ve rehin haklarının da iflas masasına kaydı ile son bulması sonucunu doğuracağını, bu yaklaşımın hukuk mantığı ile de örtüşmediğini, davacının müvekkiline para ödemeden uzun bir süre depolama hizmeti aldığını, alacağın iflas masasına kaydedilmiş olmasının müvekkilinin tatmin edildiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olduğunu, İİK m.45 uyarınca alacaklı açısında önce rehnin paraya çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunu, borcun ifa edilmediği gibi yeterli güvence de gösterilmediğini, bu nedenle TMK m.953 uyarınca paraya çevirme koşullarının oluştuğunu, davalı ...

firmasının 17/10/2018 tarihinde konkordato ilan ettiğini ve 19/06/2019 tarihinde iflas ettiğini, davalı ...'in borçlarını ödemekte müşkül durumda olduğunu, müvekkilinin İİK'nın 23. ve 206. maddesi uyarınca taşınır rehni niteliğini haiz rüçhanlı alacak olan hapis hakkını kullandığını, bu nedenle ilk sıraya yazılması gerekirken, alacağının adi alacak olarak 4. sıraya kaydedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı ile davalı ...Ltd Şti arasında akdedilen 01/12/2016 tarihli sözleşme ile davacının ithalatını yapacağı ürünlerin ...Ltd Şti'nin maliki olduğu veya işletmesini gerçekleştirdiği gümrük müdürlüğüne bağlı gümrüklü genel antrepolarda ve gümrüksüz serbest depolarda depolanmasını sağlayacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme kapsamında davalı ... firması tarafından davacıya hizmet sunulan depolardan biri de diğer davalı ...'e ait olup, davalı ... firmasının ...'e depolama ücretini ödememesi nedeniyle bu firma tarafından davacıya ait mallar üzerinde hapis hakkı uygulanmıştır. Davacının ...'e ait depoda yer alan ürünlerine ilişkin faturalandırmanın davacıya ... firması tarafından yapıldığı ve fatura bedellerinin davacı tarafından ...

firmasına ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı eldeki dava ile davalı ...'nin kendisine ait ürünler üzerinde hapis hakkı uygulayamayacağını iddia ederek ürünlerinin iadesini talep etmekte olup; uyuşmazlık davalılar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak nedeniyle davacıya ait mallar üzerinde hapis hakkının kullanılıp kullanılamayacağı hususunda toplanmaktadır. TBK.nun 574/3. maddesinde; ardiyecinin mallara zilyet bulunduğu veya eşyayı temsil eden herhangi bir senet vasıtasıyla onlar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olduğu sürece alacakları için bu malları üzerinde hapis hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis hakkının genel olarak düzenlendiği Türk Medeni Kanunu'nun 950.

maddesinde; alacaklıya, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedilebilmesi imkanı tanınmıştır (f.1). Aynı hükmün ikinci fıkrasında ise “Zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arsında bu bağlantı var sayılır” denilmek suretiyle "ticari hapis hakkı" düzenlenmiş ve bu halde eşyanın alacakla bağlantısının olması şartı genişletilmiştir. Hükümden de anlaşılacağı üzere hapis hakkı; borçlunun taşınır mallarına ve kıymetli evrakına onun onamıyla zilyed bulunan alacaklının, muaccel olan ve bu eşya ve evrakla doğal bir bağlantısı bulunan alacağının teminatı olarak alıkoyma ve paraya çevirme yetkisi veren bir ayni haktır.

Bu hak, kural olarak borçluya ait eşyalara münhasıran kullanılabilirse de eşya sahibinin rızasının bulunması veya alacaklının iyiniyetli olması halinde üçüncü kişilere ait eşyalar üzerinde de hapis hakkının ileri sürülebilmesi mümkündür. Nitekim, aynı hükmün son fıkrasında "alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur..." denilmiştir. Üçüncü kişinin rızasının bulunup bulunmadığı veya alacaklının iyiniyetli olup olmadığının her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Üçüncü kişi malik, borçlu tarafından eşyanın zilyetliğinin alacaklıya devrine önceden rıza göstermiş veya devri onaylamış ise alacaklının üçüncü kişinin mülkiyetinde olan eşya üzerinde de hapis hakkını kullanabileceğini kabul etmek gerekir.Somut olayda;

davacı hapis hakkı uygulanan malların davalı ... yedinde bulunduğunu bilmediğini ileri sürmektedir. Ancak basiretli hareket etmekle yükümlü olan davacının 2000 ton gibi yüksek miktardaki emtiasının davalı ... firması nezdinde bulunduğunu bilmediği iddiası hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Ayrıca davacı tarafından ibraz edilen ve davalı ...'in yedinde bulunduğu eşyaların miktarının ispatı için sunduğu, dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinde sevk adresi olarak "..." adresi gösterilmiştir. Bu durumda davacı, davalı ... tarafından eşyaların diğer davalı ...'in depolarında bulunduğundan sonradan haberdar olduğu ileri sürülmekte ise de sevk irsaliyelerinde sevk adresinin davalı ...'ye ait depo gösterilmesi karşısında davacının davalı ...'e depolaması için anlaştığı emtiaların davalı ...'ye ait depolarda depolandığını en başından beri bildiği gibi bu hususta rızası bulunduğu açıktır.

Saklama sözleşmeleri ile ilgili hapis hakkı Kanunda düzenlenmiş olup, kendisinden basiretli olarak hareket etmesi beklenen davacının kendisine ait mallar üzerinde şartları oluşması halinde hapis hakkı kullanılabileceğini bildiği varsayılır. Dolayısıyla davacı vekilinin davalı ... tarafından hapis hakkının kullanamayacağına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Buna karşılık mahkemece davalı ...'nin depolama alacağının yargılama sırasında iflas eden davalı ... firmasının iflas masasına kaydedilmesi nedeniyle hapis hakkının kullanılamayacağı sonucuna varılması doğru olmamıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere saklayıcının hapis hakkı Kanunda özel olarak düzenlenen ayni hak niteliğinde olup, İİK'nın 23.

Maddesinde aynı zamanda taşınır rehni kapsamında değerlendirilmiştir. Diğer taraftan alacağın müflis firmanın iflas masasına kaydı alacaklının tatmin edildiği anlamına gelmemekte, dolayısıyla hapis hakkını sonlandırıcı bir etki içermemektedir. Kaldı ki davalı ... firması hakkındaki iflas kararı Yargıtay tarafından bozularak ortadan kalkmıştır. Bu durumda davalı ...'nin alacağının diğer davalı ...'in iflas masasına kaydedilmiş olması, davalı ...'nin hapis hakkını kullanmasına engel olmadığı gibi davayı konusuz hale getirmesi de mümkün değildir. Mahkemece davalı ...'nin hapis hakkı dikkate alınarak davalının elinde bulunan 120 ton 575 kilogram ürün yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davanın açıldığı tarih itibariyle ... nezdinde ...'e ait 2006 ton 125 kilogram ürün bulunduğu, ancak dava sırasında 1.885 ton 550 kilogramının ... tarafından teslim alındığı ve halihazırda ... nezdinde 120 ton 575 kilogram ürün bulunduğu dosyadaki belge ve taraf beyanlarıyla sabittir. Dava sırasında 1.885 ton 550 kilogramının ... tarafından teslim alındığı, bu kısım eşyalar yönünden dava konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın konusuz kalan kısmı yönünden davanın açılmasına davalı ...'nin sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerini ve vekalet ücretini davacının üzerinde bırakılmıştır. Ancak, kendisinden basiretli hareket etmesi beklenen davalı ...'nin, hapis hakkını kullandığı mal miktarının alacağın çok üzerinde olduğunu bildiği kabul edilmelidir.

Davalı ..., hapis hakkını yedindeki davacıya ait tüm mallar üzerinde, diğer davalı ... firmasından olan alacak miktarı ile orantısız ve ölçüsüz bir şekilde kullanmıştır. Bu durumda davacının davanın açıldığı tarih itibariyle 1.885 ton 550 kilogram emtia yönünden haklılığı sabittir. Davada 14.444.388,29-TL değer üzerinden harç tamamlanmış olup, davacının haklılığına isabet eden miktar yönünden (13.576.230,96-TL) davacı yararına vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken bu kısım yönünden davalı ...'nin haklı olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Buna karşılık, davacı ... tarafından malların iadesi dışında uğramış olduğu zararlara ilişkin hakların saklı tutulduğu, yine davalı ...

firmasının elinde iadeye konu olabilecek ...'e ait herhangi bir mal bulunmadığı dikkate alındığında ...A.Ş.'nin davada pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu husus dava şartlarından olup re'sen incelenmesi gerektiğinden, mahkemece davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, davalı ... firmasında bulunan 120 ton 575 kg malın davacıya iade edilmesi, 1.885 ton 550 kg. Mal yönünden konusuz kalan talep ile ilgili davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru olmadığından davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılamasına gerek bulunmadığından davalı ...Ltd.

Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacıya ait 1.885 ton 550 kg. malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kalan kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

1. 885 ton 550 kg. ürünün davacıya ön inceleme tutanağının düzenlenmesinden önce iade edilmesi nedeniyle davacı yararına AAÜT m.6/1 uyarınca tarifeye göre hesaplanan avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 Tarih 2018/1125 Esas - 2021/1014 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1- Davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2- Davacıya ait 1.885 ton 550 kg. malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3- Kalan kısım bakımından davanın reddine," İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 179,90-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 246.674,05-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 246.530,05-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 4.950-TL bilirkişi ücreti ve 341,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.291,50-TL yargı giderinin davacının haklılık durumuna göre hesaplanan 4.973,46-TL'sinin davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı...A.Ş.

tarafından yapılan 30-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 1,80-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı ...A.Ş üzerinde bırakılmasına, Davalı ...Ltd Şti tarafından yapılan 110-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ltd Şti'ne ödenmesine, Davacı lehine taktir olunan 186.881,15-TL vekalet ücretinin davalı ...A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı ...A.Ş lehine taktir olunan 113.497,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş'ye verilmesine, Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ltd.

Şti'ne ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davalı ...A.Ş tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/86437 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4426 E. 2024/6442 K. · Onandı

Alacağın iflas masasına kaydı hapis hakkını sona erdirmez

Gerekçe özeti

Depolama alacağının borçlunun iflas masasına kaydedilmiş olması alacaklının tatmin edildiği anlamına gelmediğinden depo işletmecisinin hapis hakkını sona erdirmez ve hapis hakkına konu mallara ilişkin istirdat davasını konusuz kılmaz; bu mallar yönünden dava esastan reddedilir. Buna karşılık elinde iadeye konu mal bulunmayan davalı yönünden dava, re'sen gözetilmesi gereken pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilir; davadan sonra ifa edilerek konusuz kalan kısımda ise davacı lehine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Emsal değeri

Alacağın iflas masasına kaydının hapis hakkı üzerindeki etkisini ve elinde iadeye konu mal bulunmayan davalı bakımından pasif husumetin re'sen gözetileceğini ortaya koyan, Yargıtay'ca onanmış bölge adliye mahkemesi tespitidir.

Kavramlar: hapis hakkı istirdat iflas masasına kayıt pasif husumet davanın konusuz kalması

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4426 E.  ,  2024/6442 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1247 Esas, 2023/736 Karar

HÜKÜM

Ret, Karar verilmesine yer olmadığına

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/1125 E., 2021/1014 K.

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı GLO Global Lojistik A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Global Taş. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacıya ait 1.885 ton 550 kg. malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kalan kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. arasındaki 01.12.2016 tarihli sözleşme ile davalı ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkiline depolama, elleçleme, yükleme, boşaltma, istifleme, ürün streçleme, paletleme vb. antrepo hizmetlerinin verildiğini, davalı ... Global .Taşımacılık Tic. Ltd. Şti'nin müvekkiline hizmet verdiği depolardan birinin diğer davalı firma IGL Global Lojistik A.Ş. firmasına ait olduğunu, sözleşme konusu hizmetlerin karşılığı davalı ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti'ne her ay sonunda düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, son olarak davalı ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti firması tarafından “IGL Depo Eylül ayı depolama bedeli” karşılığı olarak KDV dahil olmak üzere toplam 73.404,21 TL tutarında fatura düzenlediğini ve fatura bedelinin müvekkili tarafından gecikme olmaksızın ödendiğini, buna karşılık diğer davalı ...Ş.

tarafından ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti'nin borcu sebebiyle depolarında bunan müvekkiline ait mallar üzerinde hapis hakkı kullanıldığını, depo ücretlerinin ödenmemesi halinde emtiaların müvekkiline teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili ile davalı ...Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ...Ş.' nin bahsi geçen emtiaların müvekkiline ait olduğunu bildiğini, hapis hakkı kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...Ş. firmasının deposunda bulunan dava dilekçesinin ekindeki tutanakta yer alan 2.037,05 ton (dava tarihi itibariyle 2.010,93 ton) çeşitli ürünün müvekkilinin mülkiyetinde olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığını, bahsi geçen ürünlerin piyasa değerinin milyonlarca lira değerinde olup IGL Global Lojistik A.Ş.

firmasının ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. firmasından alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelin kat be kat üzerinde olduğunu, IGL firması tarafından müvekkiline ait olan ürünlerin haksız olarak alıkonulduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla davalılardan IGL Global Lojistik A.Ş.'ye ait depoda bulunan toplam 2.010,93 ton çeşitli ürünün müvekkiline iadesine karar verilmesine, müvekkiline ait ürünlerin hukuka aykırı olarak teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararlara ilişkin tazmin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ürünlerine vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin antrepo/serbest depo işletmecisi olarak diğer davalı ... Global Ltd. Şti.'ye hizmet verildiğinin dava dilekçesinde ikrar edildiğini, ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasındaki anlaşma gereğince diğer davalının davacıya ait eşyaları müvekkilinin deposunda tutmakta olduğunu, diğer davalının son 6 aydır ödemelerini aksattığını, alacağın çok yüksek bir bedele ulaşması nedeniyle diğer davalının 17.10.2018 tarihinde konkordato ilan ettiğini, alacağını tahsil edemeyeceğini anlayan müvekkilinin hapis hakkını kullanacağını taraflara ihtar etmesine rağmen davalı ... ve davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin yasal hakkını kullandığını, hukuka aykırı hiçbir ...

ve işleminin olmadığını, davacının davalının hapis hakkını kullanması nedeniyle bir zararı doğacak ise bu zararın muhatabının diğer davalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirket ile diğer davalı arasındaki ilişki çerçevesinde müvekkilinin müşterisi olan davacıya ait emtianın diğer davalı depolarında muhafaza edildiğini, diğer davalının taraflar arasında ilişki nedeniyle bir miktar borcunun olduğunu ancak konkordato başvurusu nedeniyle 17.10.2018 tarihinde İstanbul l. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/943 esas sayılı dosyasından 3 aylık geçici süre verildiğini, bu nedenle eşitlik ilkesi gereğince konkordato projesi kapsamında proje tasdik edilmeden ödenmesinin mümkün olmadığını, davalının bunu bilerek kötü niyetle hareket ederek davacıya ait olduğunu bildiği emtiayı davacıya teslim etmekten imtina ettiğini, davacıya ait olduğu bilinen emtianın hapis hakkı kullanıldığından bahisle tutulmasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkili tarafından müteaddit defalar haksız uygulamaya son verilmesi ve emtianın davacıya teslim edilmesi talep edilmiş ve ödeme imkanının bulunmadığını yasal dayanakları ile açıklanmaya çalışılmış ise de diğer davalının hukuki ihtilafın çözümü konusunda iyi niyet göstermediğini, bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacıya emtiasının teslim etmekten imtina eden tarafın diğer davalı olduğunu savunarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacıya ait 1.885 ton 550 kilogram malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Global Lojistik deposunda bulunan davacıya ait 120.575 ton malın davacıya iadesine, davalı ... Global Lojistik A.Ş. alacağını ... Global İflas masasına kaydettirmiş olduğundan alacağın ödenmesine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, müflis ... Global Taşımacılık Tic. Ltd. Şirketi hakkında açılmış olan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin davalı ... tarafından hapis hakkının kullanamayacağına ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, buna karşılık mahkemece davalı ...'nin depolama alacağının yargılama sırasında iflas eden davalı ... Global firmasının iflas masasına kaydedilmesi nedeniyle hapis hakkının kullanılamayacağı sonucuna varılmasının doğru olmadığı, alacağın müflis firmanın iflas masasına kaydı alacaklının tatmin edildiği anlamına gelmediği, dolayısıyla hapis hakkını sonlandırıcı bir etki içermediği, davalı ... Global firması hakkındaki iflas kararı Yargıtay tarafından bozularak ortadan kalktığı, bu durumda davalı ...'nin alacağının diğer davalı ...'in iflas masasına kaydedilmiş olmasının, davalı ...'nin hapis hakkını kullanmasına engel olmadığı gibi davayı konusuz hale getirmesinin de mümkün olmadığı, mahkemece davalı ...'nin hapis hakkı dikkate alınarak davalının elinde bulunan 120 ton 575 kilogram ürün yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru bulunmadığı, davacı tarafından malların iadesi dışında uğramış olduğu zararlara ilişkin hakların saklı tutulduğu, yine davalı ...

Global firmasının elinde iadeye konu olabilecek davacıya ait herhangi bir mal bulunmadığı dikkate alındığında ... Global ...A.Ş.'nin davada pasif husumetinin bulunmadığı, bu hususun dava şartlarından olup re'sen incelenmesi gerektiği, mahkemece davalı ... Global yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, mahkemece davalı ... firmasında bulunan 120 ton 575 kg malın davacıya iade edilmesi, 1.885 ton 550 kg. Mal yönünden konusuz kalan talep ile ilgili davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ...

Global Taş. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacıya ait 1.885 ton 550 kg. malın davadan sonra teslim edilmesi sebebi ile bu miktar mal açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kalan kısım bakımından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tacirler arasındaki depolama sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 574 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.