6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Diğer müteselsil borçlunun ifasıyla konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve vekalet ücreti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5417 E. 2022/9490 K. · · İlk derece: 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Dava konusu borç, hükümden önce müteselsilen sorumlu diğer borçlu tarafından ifa edilmişse davalı bakımından dava konusuz kalır ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir; davacı dava tarihinde haklı ise yargılama gideri davalıya yüklenir ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmez.

Ele alınan sorunlar

Hükümden önce diğer müteselsil borçlunun ifasıyla konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleri/vekalet ücreti → ret

İddia: Davalı, dava konusunun kalmaması hâlinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aynı zarardan müteselsilen sorumlu diğer borçlu (satıcı) aleyhine verilen ve düzeltilerek onanarak kesinleşen karar kapsamında davacının sözleşmeden dönmede haklı olduğu ve ayıbın sabit olduğu belirlenmiş, zarar bu borçlu tarafından karşılanmıştır. Hükümden önce borç diğer müteselsil borçlu tarafından ifa edildiğinden davalı bakımından davanın konusu kalmamış olup esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir; davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderinden davalı sorumlu tutulur ve ayıp sabit olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

Diğer müteselsil borçlunun ifasıyla konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretinin haklılığa göre belirlenmesi açısından emsaldir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece holding'i).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma müteselsil sorumluluk ayıplı mal sözleşmeden dönme vekalet ücreti haklılık ilkesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5417 E.  ,  2022/9490 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.09.2020 tarih ve 2016/262 E. - 2020/427 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/669 E. - 2021/640 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ...Ltd. Şti.'nden 25/11/2015 tarihinde Otokar marka Tempo tipi 2014 model otobüsü satın aldığını, aracın aradan geçen 3,5 aylık sürede 6 kez arıza yaparak servise götürüldüğünü, 19/03/2015 tarihinde yaptırılan tespit sonucunda aracın viteslere zor geçtiği, çekişinin zayıf olduğu, seyir halinde iken tutukluk yaptığı, seyir halinde araç içerisinde aşırı gürültü olduğu, motor bölümünün tecritinin iyi olmadığı, yağışlı havalarda havalandırmalardan içeri su girdiği, kalorifer tesisatının çalışmadığı, araç kapılarının düzgün kapanmadığının tespit edildiğini, tespit edilen bu gizli ayıplar nedeniyle müvekkilinin araçtan sürekli olarak yararlanamadığını bu nedenle müvekkilinin sözleşmeden dönerek araç bedelinin iadesini, ayıplı aracın da teslim alınmasını talep ettiğini, yine davaya konu ayıplı aracın arızalanması ve her arızada serviste parça gelmesi ve değişimi için 2 - 3 gün beklediğini, müvekkili şirketin 136 tane çalışanı olan ve vardiyalı olarak tekstil üretimi yapan bir fabrika olduğunu belirterek, satış sözleşmesinden haklı sebeple dönme hakkını kullanmaları nedeniyle ödenen araç bedeli olan 142.000.- TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek müvekkiline iadesine, ayıplı aracın davalılarca geri alınmasına, ikame araç için ödenen 2.771.-TL kira bedelinin ve 877.- TL tespit masrafının müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, aracın periyodik bakımının garanti kitapçığında belirtilen periyodlarda yaptırılmadığını, bu nedenle garanti kapsamı dışında olduğunu, yine davacı tarafın yaptırdığı delil tespitini gıyaplarında yapıldığını ve taraflarınca itiraz edildiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir arıza veya ayıbın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/676 Esas sayılı dosyasında verilen davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay'ca düzeltilerek onanmasına karar verildiği, müteselsil sorumlu ..Ltd. Şti. tarafından yapılan ödeme ile davalı Otokar ..A.Ş.'nin de borçtan kurtulduğu, davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacının dava tarihi itibarı ile dava açmakta haklı olduğundan davalının yargı giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın başlangıçta Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/676 Esas sayılı dosya ile açıldığı, davalı üretici Otokar Otomotiv..A.Ş. vekilinin yetki itirazı üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosya tefrik edildiği, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, davalı üretici ile satıcının satılan maldaki ayıptan müteselsilen sorumlu olduğu, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın kabulüne, sözleşmeden dönülmesine ilişkin kararının (Kapatılan)

Yargıtay 19. HD'nin 2018/371 Esas, 2019/5316 Karar sayılı ilamı ile “Tefrik edilerek ...Anadolu Mahkemesine yetkisizlik kararıyla gönderilen davada davalı Otokar Otomotiv A.Ş. aleyhine verilecek bir karar ile yapılacak başka bir ilamlı takiple tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla” cümlesi eklenerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği, kesinleşen karar kapsamında davacının sözleşmeden dönmede haklı olduğunun belirlendiği, zararın satıcı tarafından kesinleşen karar kapsamında karşılandığı davacı vekili tarafından da dosyaya bildirildiği, hükümden evvel borcun diğer müteselsil borçlu tarafından ifa edildiğinden davalı bakımından davanın konusunun kalmadığı, yine kesinleşen hüküm ile aracın ayıplı olduğu sabit olduğundan davalı vekilinin davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863579500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/669 E. 2021/640 K.

Müteselsil borçlulardan biri ifayla borçtan kurtulunca davanın konusuz kalması

Gerekçe özeti

Ayıplı maldan müteselsilen sorumlu satıcı ve üretici davalılardan biri hakkında verilen ve sonradan ifa edilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı, TBK 166 uyarınca diğer müteselsil borçluyu da bu oranda borçtan kurtarır; bu durumda diğer davalı aleyhine açılan dava konusuz kalır ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olup, davacının dava tarihinde haklı olduğu tespit edildiğinden konusuz kalan bu davada davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de gerekmez.

Emsal değeri

Ayıptan müteselsilen sorumlu davalılardan biri hakkındaki kesinleşen hükmün ifa edilmesi halinde, diğer müteselsil sorumlu davalı aleyhindeki davanın TBK 166 uyarınca konusuz kalacağı ve bu durumda davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: müteselsil sorumluluk ifa ile borcun sona ermesi konusuz kalma tefrik yetkisizlik kararı ayıba karşı tekeffül tahsilde tekerrür

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/669

KARAR NO 2021/640

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/09/2020

NUMARASI 2016/262 Esas 2020/427 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2021

Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin ...Ltd. Şti'nden 25/11/2015 tarihinde ... marka ... tipi 2014 model otobüsü satın aldığını, aracın aradan geçen 3,5 aylık sürede 6 kez arıza yaparak servise götürüldüğünü, 19/03/2015 tarihinde yaptırılan tespit sonucunda aracın viteslere zor geçtiği, çekişinin zayıf olduğu, seyir halinde iken tutukluk yaptığı, seyir halinde araç içerisinde aşırı gürültü olduğu, motor bölümünün tecritinin iyi olmadığı, yağışlı havalarda havalandırmalardan içeri su girdiği,kalorifer tesisatının çalışmadığı, araç kapılarının düzgün kapanmadığının tespit edildiğini, tespit edilen bu gizli ayıplar nedeniyle müvekkilinin araçtan sürekli olarak yararlanamadığını bu nedenle müvekkilinin sözleşmeden dönerek araç bedelinin iadesini, ayıplı aracın da teslim alınmasını talep ettiğini, yine davaya konu ayıplı aracın arızalanması ve her arızada serviste parça gelmesi ve değişimi için 2 - 3 gün beklediğini, müvekkili şirketin 136 tane çalışanı olan ve vardiyalı olarak tekstil üretimi yapan bir fabrika olduğunu belirterek, satış sözleşmesinin haklı sebeple sözleşmeden dönme hakkını kullanmaları nedeniyle ortadan kaldırılarak ödenen araç bedeli olan 142.000-TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek müvekkiline iadesine, ayıplı aracın davalılarca geri alınmasına,ikame araç için ödenen 2.771-TL kira bedelinin ve 877-TL tespit masrafının müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yerleşim yeri adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu,aracın periyodik bakımının garanti kitapçığında belirtilen periyodlarda yaptırılmadığını, bu nedenle garanti kapsamı dışında olduğunu, yine davacı tarafın yaptırdığı delil tespitini gıyaplarında yapıldığını ve taraflarınca itiraz edildiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir arıza veya ayıbın söz konusu olmadığını belirterek, usul itirazlarının kabulü ile ayrıca esas bakımından da haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Bursa 1. ATM nin 2015/676 Esas sayılı dosyasında verilen davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay'ca düzeltilerek onanmasına karar verildiği,müteselsil sorumlu ... Ltd. Şti tarafından yapılan ödeme ile davalı ... A.Ş'nin de borçtan kurtulduğu, davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ,davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,davacının dava tarihi itibarı ile dava açmakta haklı olduğundan davalının yargı giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; yetki itirazı üzerine tefrik kararı verildiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının hukuken hatalı olmakla birlikte bu şekilde kesinleştiğini, HMK 303.maddesi anlamında müvekkili yönünden maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki taraflar ile işbu dosyadaki tarafların farklı olduğunu, dosyanın müvekkili yönünden incelenerek karar verilmesi gerektiğini, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesi ve ikame araç kiralanması için ödenen bedelin tazminine ilişkindir. Dava başlangıçta Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/676 esas sayılı dosyada açılmış,davalı üretici ... AŞ vekilinin yetki itirazı üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosya tefrik edilmiş,yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş ve karar kesinleşerek dosyanın eldeki esasına kaydı yapılarak tefrik edilen davanın neticelenmesi beklenmiştir. Davalı üretici ve satıcı satılan maldaki ayıptan müteselsilen sorumlu olup, Bursa 1.ATM'nin davanın kabulüne, sözleşmeden dönülmesine ilişkin kararı Yargıtay 19.HD nin 2018/371 Esas, 2019/5316 Karar sayılı ilamı ile “Tefrik edilerek ...Anadolu Mahkemesine yetkisizlik kararıyla gönderilen davada davalı ...

A.Ş aleyhine verilecek bir karar ile yapılacak başka bir ilamlı takiple tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla” cümlesi eklenerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş,kara kesinleşmiş,kesinleşen karar kapsamında davacının sözleşmeden dönmede haklı olduğu belirlenmiş ve zararın satıcı tarafından kesinleşen karar kapsamında karşılandığı davacı vekili tarafından dosyaya bildirilmiştir. TBK 166 maddesi gereği " müteselsil borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse ,bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Hükümden evvel borç diğer müteselsil borçlu tarafından ifa edildiğinden davalı bakımından davanın konusu kalmamıştır.Davalı vekilinin hükmün esastan karara bağlanması gerektiği ,yine kesinleşen hüküm ile aracın ayıplı olduğu sabit olduğundan davalı vekilinin davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hükümde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/04/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.