Tapuya şerh koşuluna bağlı sözleşmenin yürürlüğe girmemesi ve cezai şart talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4404 E. 2022/8283 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yürürlüğü, kira sözleşmesinin tapuya şerhi koşuluna bağlanan alt kira ve bayilik sözleşmeleri, şerh gerçekleşmediğinden (üstelik davalı taşınmaz maliki olmadığı için şerhi sağlaması mümkün değilken) yürürlüğe girmez; yürürlüğe girmeyen bayilik sözleşmesine dayalı kâr kaybı ve cezai şart talep edilemez, taraf ancak sözleşmenin karşı tarafın kusuruyla yürürlüğe girmemesinden doğan zararının giderilmesini isteyebilir.
Ele alınan sorunlar
Tapuya şerh koşuluna bağlanan sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği ve cezai şart/kâr kaybı talebi → ret
İddia: Davacı, davalının kira sözleşmesini tapuya şerh ettirmediğini ve bayilik anlaşması kapsamında ürün tedarik etmediğini ileri sürerek bayilik sözleşmesindeki cezai şartı ve uğradığı kâr kaybını talep etmiştir.
Gerekçe: Hem alt kira hem bayilik sözleşmesinin yürürlüğü, kira sözleşmesinin tapuya şerh olgusuna bağlanmış olup, taşınmaz davalının mülkiyetinde bulunmadığından davalının şerhi sağlaması mümkün değildir ve kira sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden yürürlüğe girmemiştir; bu nedenle taraflar hiçbir edimini yerine getirmemiş, taşınmaz sözleşmeden sonra üçüncü kişiye satılmış, davacı da bir yatırım/bedel iddiası ileri sürmeden ve ifayı talep etmeden uzun süre sessiz kalmıştır. Şirketler arasında organik bağ iddiası, ticaret sicil kayıtlarına göre hisse devirleriyle payların tamamen üçüncü kişilere geçmesi karşısında yerinde görülmemiştir. Bayilik sözleşmesi yürürlüğe girmediğinden davacı bu sözleşmeye dayalı kâr kaybı ve cezai şart talep edemez; davacı ancak sözleşmelerin davalının kusuruyla yürürlüğe girmediğini ileri sürerek varsa uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Kira sözleşmesinde ise kararlaştırılmış bir cezai şart ve buna dayalı istek de bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Tapuya şerh koşuluna bağlanan sözleşmenin şerh gerçekleşmediğinde yürürlüğe girmeyeceği ve yürürlüğe girmeyen bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart/kâr kaybı istenemeyeceği yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geciktirici koşul (tapuya şerh)↗ sözleşmenin yürürlüğe girmemesi↗ cezai şart↗ kâr kaybı↗ organik bağ↗ alt kira sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4404 E. , 2022/8283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.02.2018 tarih ve 2014/1241 E- 2018/122 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/183 E- 2021/224 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kiracısı bulunduğu taşınmazın 14.07.2011 tarihinde müvekkiline alt kiracı olarak 5 yıl süre ile kiralandığını, bu sözleşmenin davalı şirket ile dava dışı Merlog ... Ltd. Şti. ile arasında düzenlenen asıl kira sözleşmesine uygun yapıldığını, davalının kira sözleşmesinin tapuya şerhini sağlamadığı gibi bayilik anlaşması kapsamında davacı şirketten ürün tedarik etmediğini, bu konuda davalı şirkete keşide edilen ihtarnameye rağmen edimini yerine getirmediğini, davalının ihtara noter marifeti ile verdiği cevapta davaya konu sözleşmenin ifa kabiliyetinin olmadığını ileri sürdüğünü, davalının kira sözleşmesi ve bayilik sözleşmesini ihlal ettiğini, davalının bayilik sözleşmesinin 18.
maddesinde belirlenen cezai şartı ve davacının uğradığı zararı ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 200.000-USD cezai şart, şimdilik 10.000-USD kâr kaybı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Merlog ... Ltd. Şti’nin dava konusu sözleşmenin imzasından sonra taşınmazı sattığını, alıcının eski malik ve kendilerinin taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanacaklarını bildirdiğini, bu hususun davacıya bildirildiğini, taşınmazın satışı ile birlikte kira kontratının infisahı ve bayilik sözleşmesinin yürütülmesi imkanını da ortadan kalktığını, davacı tarafından ayni ya da nakdi yardım, intifa bedeli ödenmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 14.07.2011 tarihli alt kira sözleşmesinin tapuya şerhinden itibaren 5 yıl süre ile devam edeceği, asıl kira sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde alt kira sözleşmesinin devam edeceğinin kararlaştırıldığı, bayilik sözleşmesinin 12 maddesinde sürenin satış yerinin kurulu bulunduğu taşınmazın BP’ye kiralanmasına ilişkin olarak asıl kiracı ile BP arasında akdedilen kira sözleşmesinin tapuya şerhinden itibaren 5 yıl olacağının düzenlendiği, taşınmazın davalının mülkiyetinde olmayıp dava dışı Merlog firmasından kiralandığı, davacı vekili davalı şirket ile dava dışı Merlog firması arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürmüş ise de, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde her iki şirketin ortakları arasında önceleri benzerlik mevcut iken Merlog firmasının hissedarlarının 06.02.2012 tarihli hisse devir sözleşmeleri ile paylarını şirket dışı kişilere devrettiği, bu devirler ile birlikte şirket paylarının tamamen üçüncü şahıslara geçtiği anlaşılmakla davalı vekilinin organik bağa ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği, her iki sözleşmenin yürürlüğü kira sözleşmesinin tapuya şerh olgusuna bağlandığından kira sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden yürürlüğe girmediği, bu sebeple davacı dahil tarafların hiç bir edimini yerine getirmediği, taşınmazın malik tarafından sözleşmenin imzasından sonra 16.12.2011 tarihinde 3.
şahsa satıldığı, bu süre içinde davacının edimin ifasını istemediği, mahkemece celp edilen tapu kaydından asıl kiracı davalı ile malik arasındaki kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmediğinin anlaşıldığı, davalı taşınmaz maliki olmadığından kira sözleşmesinin tapuya şerhini sağlamasının da mümkün bulunmadığı, kira sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden yürürlüğe girmediği, davacının da davalıya bir yatırım yaptığı, bedel ödediği yolunda bir iddia ileri sürmediği, 09.10.2013 tarihli ihtara kadar sessiz kaldığı, kira sözleşmesi ve bayilik sözleşmesinin yürürlüğünü davalıdan talep etmediği, ihtar tarihi itibariyle de taşınmazın 3.şahsın mülkiyet ve işletmesinde bulunduğu, bayilik ve kira sözleşmesi yürürlüğe girmediğinden davacının bayilik sözleşmesine dayalı bir talepte bulunamayacağı, ancak sözleşmelerin davalının kusuruyla yürürlüğe girmediğini ileri sürerek varsa uğradığı zararının giderilmesini isteyebileceği, yürürlüğe girmeyen sözleşme nedeniyle kâr kaybı ve bayilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istenemeyeceğinden davanın bu sebeple reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, kira sözleşmesinde bir cezai şart kararlaştırılıp buna dayalı bir istek de bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/859836400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz