Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4046 E. 2022/7978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kurumu↗ mevduat hesabı↗ eş rızası↗ dolandırıcılık↗ tbk 99↗ kusur↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu işlemlerin olduğu dönemlerde davacının Türkiye'de olduğunu ve onun bilgisi dahilinde bu işlemlerin gerçekleştirildiğini kanıtlayamadığı gibi; işlemlere ilişkin kamera kayıtlarının sunulmaması ve boşa atılan imzalı dekontlarla müşteri de güven yaratılarak işlemler yapılması karşısında, bankanın boşa imza alınmasına izin vererek banka çalışanın müşteriyi dolandırma ihtimalini arttırması, bu uygulamasının bankanın kusuru ile müşterinin dolandırılması işleminin gerçekleştirmesi sebebiyle güven kurumu olan banka hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davalı banka tarafından tüm tedbirlerin alındığı ve davacının bilgisi dahilinde bu işlemlerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 255.000 Euro'nun TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına ödediği 08.09.2016 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan EURO ve USD vadeli hesaplarının bilgisi ve rızası dışında çekilmek suretiyle zarara uğratıldığından bahisle hesaplarından rızası dışında alınan paraların faizleri ile iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında kabul edilen 01.09.2008 tarihli 60.000,00 Euro bakımından, İl Emniyet Müdürlüğü’nün 05.04.2016 tarihli ...’ın yurt içine giriş ve çıkış yaptığının gösterir kayıtlarda, ilgilinin anılan tarihte yurt içinde olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü’nün 03.03.2016 tarihli davacının yurt içine giriş ve çıkış yaptığının gösterir kayıtlarda ise davacının 01.01.2010 tarihinde giriş yaptığı, 05.02.2010 tarihinde çıkış yaptığı buna göre, davacının 29.01.2010 tarihinde çekilen 70.000,00 EURO bakımından yurt içinde olduğu, keza 18.03.2013 tarihinde çekilen 125.000 EURO bakımından ise 01.03.2013 tarihinde giriş yaptığı ve 22.03.2013 tarihinde çıkış yaptığı değerlendirildiğinde davacının imzasının olduğu söz konusu dekont tarihlerinde yurt içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilke olarak davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir güven kurumu olması dolayısıyla en hafif kusurlarından bile sorumlu ise de, davacının da daha önceden boşa imza atarak banka görevlisine imzalı boş dekont vermiş olmasının olayda müterafik kusurlu olduğuna delâlet edebileceğinden bu yönde değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6327 E. 2024/3893 K.
Ortak:güven kurumu · mevduat hesabı · eş rızası · dolandırıcılık · kusur · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… ı ve boşa atılan imzalı dekontlarla müşteri de güven yaratılarak işlemler yapılması karşısında, bankanın boşa imza alınmasına izin vererek banka çalışanın müşteriyi «dolandırma» ihtimalini arttırması, bu uygulamasının bankanın «kusuru» ile müşterinin dolandırılması işleminin gerçekleştirmesi sebebiyle «güven kurumu» olan banka hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davalı banka tarafından tüm tedbirlerin alındığı ve davacının bilgisi dahilinde bu işlemlerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 255.000 Euro'nun TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği 08.09.2016 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararı tar …
Bu durumda, ilke olarak davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir «güven kurumu» olması dolayısıyla en hafif kusurlarından bile sorumlu ise de, davacının da daha önceden boşa imza atarak banka «görevlisine» imzalı boş dekont vermiş olmasının olayda müterafik kusurlu olduğuna delâlet edebileceğinden bu yönde değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
1- Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan EURO ve USD vadeli hesaplarının bilgisi ve «rızası» dışında çekilmek suretiyle zarara uğratıldığından bahisle hesaplarından rızası dışında alınan paraların faizleri ile iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ve boşa atılan imzalı dekontlarla müşteride güven yaratılarak işlemler yapılması karşısında, bankanın boşa imza alınmasına izin vererek banka çalışanının müşteriyi «dolandırma» ihtimalini artırdığı, «güven kurumu» olan bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davalı banka tarafından tüm tedbirlerin alındığı ve davacının bilgisi dahilinde bu işlemlerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 255.000,00 Euro'nun fiili ödeme gününde Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası ile ödenmesi kaydıyla 08.09.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… karıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ve eşi Nevristan Atak adına davalı bankada Euro ortak hesapları açıldığı, söz konusu hesapların bir kısmının «virman» yapılmak suretiyle bir kısmının ise çekilmek suretiyle davalı banka çalışanı tarafından usulsüz işlemler yapılarak boşaltıldığı, davacının davalı banka tarafından kendisine iade edilen miktarlar düşüldükten sonra ödenmeyen (60.000,00 Euro + 125.000,00 Euro + 70.000,00 Euro= ) 255.000,00 Euro bulunduğu, davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir «güven kurumu» olması dolayısıyla en hafif kusurundan bile sorumlu ise de, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde kesinleşen miktar üzerinden davacının da daha önceden boşa imza atarak banka «görevlisine» imzalı boş dekont vermiş olmasından dolayı olayda %20 müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 204.000,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirtilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası ile ödenmesi kaydıyla 08.09.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… söz konusu dekont tarihlerinde yurt içinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, ilke olarak davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir «güven kurumu» olması dolayısıyla en hafif kusurundan bile sorumlu ise de, davacının da daha önceden boşa imza atarak banka «görevlisine» imzalı boş dekont vermiş olmasının olayda müterafik kusurlu olduğuna delalet edebileceğinden bu yönde değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmuş olmasının doğru ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:virman · müterafik kusur · gerçek zarar · kusur oranı · ziya · kazanılmış hak · kâr kaybı · ihtarname
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «gerçek zararının» 363.700,00 Euro ve 23.350,00 USD olduğu halde banka çalışanının uzun uzun yıllar hesapları karıştırarak içinden çıkılmaz hale getirdiğinden müvekkilinin alacağının tam olarak ispat edilemediğini, devlet bankasına güvenmekten başka «kusuru» olmayan müvekkilinin %20 müterafik kusurlu sayılmasının adaletli olmadığını, «müterafik kusur oranının» %5'e düşürülmek suretiyle kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
… ından "para çekme" işlemi olarak yapıldığı belirtilen dava konusu işlemler bölümünde 75.804,00 Euro tutarlı işlemin esas itibariyle müşteriye nakit ödeme işleminden «ziyade» «virman» nitelikli bir işlem olduğunu, müşterinin hesapları arasında gerçekleşen bir transfer olup müşteri hesaplarından bir para çıkışı niteliğinde olmadığını, dolayısıyla bu işlemde hak «kaybı» veya zarar oluşmadığını, 75.804,00 Euro'luk işlemin hatalı değerlendirilerek Mahkemece aleyhlerine hükmedilen toplam miktarın içinde bu kısım için de aleyhlerine h …
… rdığı paraları çekmek için gittiğinde hesapta para bulunmadığının bildirildiğini, banka yetkililerinin çalışanın eyleminden kuşkulandıklarını belirttiğini, davalıya «ihtarname» çekerek bedelin ödenmesini istediği halde ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.350,00 USD ile 363.700,00 Euro'nun yabancı pa …
… karıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ve eşi Nevristan Atak adına davalı bankada Euro ortak hesapları açıldığı, söz konusu hesapların bir kısmının «virman» yapılmak suretiyle bir kısmının ise çekilmek suretiyle davalı banka çalışanı tarafından usulsüz işlemler yapılarak boşaltıldığı, davacının davalı banka tarafından kendisine iade edilen miktarlar düşüldükten sonra ödenmeyen (60.000,00 Euro + 125.000,00 Euro + 70.000,00 Euro= ) 255.000,00 Euro bulunduğu, davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir «güven kurumu» olması dolayısıyla en hafif kusurundan bile sorumlu ise de, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde kesinleşen miktar üzerinden davacının da daha önceden boşa imza atarak banka «görevlisine» imzalı boş dekont vermiş olmasından dolayı olayda %20 müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 204.000,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirtilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası ile ödenmesi kaydıyla 08.09.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3262 E. 2010/9493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · hile · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu kararda… rmak suretiyle de hesaplardan para çektiğinin tespit edilmiş olmasına göre mahkemece ceza dosyasındaki ifade ve deliller de nazara alınarak gerektiğinde bankaya ait «defter», kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılması ile davaya konu paranın ne şekilde çekilmiş olduğu, dekontun hangi banka çalışanı tarafından düzenlendiği gibi hususlar da araştırılarak sonucuna göre davalı bankanın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
… ra çektiği hususunda taraflar arasında bir çekişme sözkonusu olmayıp, bu konuda açılan ceza davası sonucu usulsüz işlemlerde bulunan banka çalışanı dava dışı ...’ın «zimmet» suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalı bankanın imzası taklit edilmek suretiyle hesaptan çekilen parayı ödediğini, fakat «hile» ile kendisine imzalatılan boş dekontlar kullanılmak suretiyle çekilen parayı ödemediğini ileri sürerek, davada kendisi tarafından boş olarak imzalanmış dekontlar k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4046 E. , 2022/7978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Tüketici Mahkemesince verilen 18.06.2019 tarih ve 2017/197 E- 2019/209 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/1616 E- 2021/421 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankaya yatırdığı paraları çekmek için gittiğinde hesapta para bulunmadığının bildirildiğini, banka yetkililerinin, çalışanın eyleminden kuşkulandıklarını belirttiğini, davalıya ihtarname çekerek bedelin ödenmesini istediği halde ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 23.350$ ile 363.700€'nun yabancı paralara uygulanan en yüksek faiz oranı birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, davacı alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu işlemlerin olduğu dönemlerde davacının Türkiye'de olduğunu ve onun bilgisi dahilinde bu işlemlerin gerçekleştirildiğini kanıtlayamadığı gibi; işlemlere ilişkin kamera kayıtlarının sunulmaması ve boşa atılan imzalı dekontlarla müşteri de güven yaratılarak işlemler yapılması karşısında, bankanın boşa imza alınmasına izin vererek banka çalışanın müşteriyi dolandırma ihtimalini arttırması, bu uygulamasının bankanın kusuru ile müşterinin dolandırılması işleminin gerçekleştirmesi sebebiyle güven kurumu olan banka hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davalı banka tarafından tüm tedbirlerin alındığı ve davacının bilgisi dahilinde bu işlemlerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 255.000 Euro'nun TBK'nın 99.
maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına ödediği 08.09.2016 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan EURO ve USD vadeli hesaplarının bilgisi ve rızası dışında çekilmek suretiyle zarara uğratıldığından bahisle hesaplarından rızası dışında alınan paraların faizleri ile iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında kabul edilen 01.09.2008 tarihli 60.000,00 Euro bakımından, İl Emniyet Müdürlüğü’nün 05.04.2016 tarihli ...’ın yurt içine giriş ve çıkış yaptığının gösterir kayıtlarda, ilgilinin anılan tarihte yurt içinde olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü’nün 03.03.2016 tarihli davacının yurt içine giriş ve çıkış yaptığının gösterir kayıtlarda ise davacının 01.01.2010 tarihinde giriş yaptığı, 05.02.2010 tarihinde çıkış yaptığı buna göre, davacının 29.01.2010 tarihinde çekilen 70.000,00 EURO bakımından yurt içinde olduğu, keza 18.03.2013 tarihinde çekilen 125.000 EURO bakımından ise 01.03.2013 tarihinde giriş yaptığı ve 22.03.2013 tarihinde çıkış yaptığı değerlendirildiğinde davacının imzasının olduğu söz konusu dekont tarihlerinde yurt içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilke olarak davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir güven kurumu olması dolayısıyla en hafif kusurlarından bile sorumlu ise de, davacının da daha önceden boşa imza atarak banka görevlisine imzalı boş dekont vermiş olmasının olayda müterafik kusurlu olduğuna delâlet edebileceğinden bu yönde değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/858945600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz