Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1401 E. 2022/7802 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fer'i müdahil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulü ile, 229.058,76 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13343 E. 2012/18850 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/229 Karar sayılı kararın «kesin» hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/820 E. 2021/2672 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaSomut olayda «kamu düzenine aykırılık» da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, davalı ... hakkında verilen «hükmün kesinleşmiş» olduğu gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince «istinaf incelemesi», «kamu düzenine aykırılık» halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 21.058,00 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11325 E. 2016/5414 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ıslah
Benzer bu karardaU.. yönünden 9.229,67 TL alacağın dava dilekçesinde belirtilen kısım yönünden dava tarihinden, «ıslah» dilekçesi ile arttırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1401 E. , 2022/7802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 18/12/2018 tarih ve 2018/511 E. - 2018/795 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş. Şubesi'ne banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, 229.058,76 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu 448.000.00 DEM 22.12.1999 tarihinde Egebank off-shore hesabına aktarılmış,
Dava 11.03.2015 tarihinde açılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih ve 2021/7 esas, 2022/2 karar sayılı kararı ile "mudilerin off-shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tesbitinde off-shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması" gerektiği içtihat edilmiştir.
Eldeki davanın hukuki dayanağının Haksız Fiil sorumluluğu olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 72 maddesinde "tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüğünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması durumunda bu zamanaşımını uygulanacağı" öngörülmüştür.
22.04.2022 tarihli Y.İ.B.K ile zamanaşımın başlangıcının ne şekilde belirleneceği içtihat edildiğinden, uyuşmazlıkta artık TBK 72.maddesinde düzenlenen azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Egebank A.Ş yöneticilerinin off-shore bankacılığından kaynaklanan eylemleri nedeniyle ceza davalarının açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde somut uyuşmazlıkta, zamanaşımı yönünden eylem suç teşkil ettiği için ceza zamanaşımının uygulanması gerekmektedir.
Banka yöneticilerinin yargılandıkları davalara ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararlarının getirtilerek suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı TCK 102 ve 104/2 maddesi hükümlerine göre hukuk davası zamanaşımının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı Banka yanında Fer'i müdahil olarak davaya katılan TMSF ve davalı banka cevap dilekçelerinde zamanaşımı def'ini ileri sürdükleri gibi, davanın kabulü üzerine kararı davalı banka yanında temyiz eden fer'i müdahil temyiz dilekçesinde zamanaşımı def'ini tekrarla kararı temyiz etmiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazının 22.04.2022 tarihli İ.B.K kapsamında değerlendirilerek yerel mahkeme kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi isabetli değildir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/858943400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz