Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6479 E. 2022/7660 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ fesih↗ sebepsiz zenginleşme↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından iş sözleşmesinin davacının kusuru sebebiyle haklı sebeple feshedildiğinden bahisle ödeme yapılmadığı ancak davacı tarafından açılan işe davasında fesih gerekçesinin haksız olduğu tespit edilerek davacının işe iadesine karar verildiği, davacının işe iade kararı sonrası işveren tarafından işe geri alınmadığı ve 02.06.2015 tarihinde başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, poliçeyle öngörülen 1 aylık bekleme süresi gözetildiğinde davacının işsiz kaldığı 01.01.2015 ve 02.06.2015 tarihleri arası için talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.247,60 TL'nin 19/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gelir koruma sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacının eski işverenine karşı açtığı işe iade davasının kabulüne karar verilmiş, davacı işe tekrardan başlatılmak için süresinde başvuru yapması şartıyla 5 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına, 4 aylık ücreti tutarında ise boşta geçen sürelere ilişkin tazminata hak kazanmıştır. Davalı, yukarıda zikredilen tazminatlardan bahsederek, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacının işsiz geçirdiği sürelere ilişkin olarak hem sigorta tazminatı hem de boşta geçen zamanlara ilişkin tazminat almış olacağını, bu durumun sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamından davacının işe tekrardan başlatılmak için işverenine başvurup başvurmadığı ve dolayısıyla bu şartla hak kazandığı tazminatları tahsil edip etmediği anlaşılamadığı gibi mahkemece de bu husus araştırılmamış ve davalının belirtilen savunması değerlendirilmemiştir. Bunun yanında davalı, davacının poliçeye göre tazminata hak kazanabilmesi için Türkiye İş Kurumuna iş aramak için kayıt olması gerektiğini, bu şartı yerine getirmediğini savunmuş olup, mahkemece bu husus da araştırılmamıştır. Bu itibarla, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12319 E. 2018/3585 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından iş sözleşmesinin davacının «kusuru» sebebiyle haklı sebeple feshedildiğinden bahisle ödeme yapılmadığı ancak davacı tarafından açılan işe davasında «fesih» gerekçesinin haksız olduğu tespit edilerek davacının işe iadesine karar verildiği, davacının işe iade kararı sonrası işveren tarafından işe geri alınmadığı ve 02.06.2015 tarihinde başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, poliçeyle öngörülen 1 aylık bekleme süresi gözetildiğinde davacının işsiz kaldığı 01.01.2015 ve 02.06.2015 tarihleri arası için talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.247,60 TL'nin 19/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının uzun yıllar genel müdürlük yaptığı, «fesih» işlemlerini tamamen davalının inisiyatifine bırakılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, feshin «geçersizliğine» ve işe iadeye ilişkin mahkeme kararı ile davacının feshin geçersizliğinden bilgi sahibi olduğu, çok sayıda verilen işe iade kararlarının gereği yerine getirilerek işçinin işe iade imkanının bulunduğu, bunun yerine tazminat ödenmesi yolunun seçildiği, «işçilik alacaklarından» işverenin sorumlu olduğu, bu tutarların işveren vekilinden istenilmesinin söz konusu olamayacağı, davacının işçilik ve diğer tazminat ödemelerinin davalıdan talep …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının uzun yıllar genel müdürlük yaptığı, «fesih» işlemlerini tamamen davalının inisiyatifine bırakılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, feshin «geçersizliğine» ve işe iadeye ilişkin mahkeme kararı ile davacının feshin geçersizliğinden bilgi sahibi olduğu, çok sayıda verilen işe iade kararlarının gereği yerine getirilerek işçinin işe iade imkanının bulunduğu, bunun yerine tazminat ödenmesi yolunun seçildiği, «işçilik alacaklarından» işverenin sorumlu olduğu, bu tutarların işveren vekilinden istenilmesinin söz konusu olamayacağı, davacının işçilik ve diğer tazminat ödemelerinin davalıdan talep …
Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» ilişkindir.
… ine göre sorumluluğu olup olmadığının belirlenerek karar verilmesi gerekirken, bu hususta her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın davalının işveren vekili olduğu, «işçilik alacaklarından» işverenin sorumlu olduğu gerekçeleriyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3041 E. 2010/6005 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, bir yıllık «zamanaşımının» geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, ”taraflar arasındaki ilişki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığından davanın BK'nun 125. maddesi hükmüne göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yap …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6479 E. , 2022/7660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.02.2021 tarih ve 2016/630 E. - 2021/151 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 18.03.2014 tarihinde Gelir Koruma Sigorta Poliçesi imzaladığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından 01.12.2014 tarihinde feshedilmesi üzerine poliçede yer alan istek dışı işsizlik teminatının ödenmesi için davalıya başvuruda bulunduklarını, davalının iş sözleşmesinin müvekkilinin kusuru sebebiyle feshedildiğinden bahisle ödeme yapmayı reddettiğini, ret gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 18.000,00 TL sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından iş sözleşmesinin davacının kusuru sebebiyle haklı sebeple feshedildiğinden bahisle ödeme yapılmadığı ancak davacı tarafından açılan işe davasında fesih gerekçesinin haksız olduğu tespit edilerek davacının işe iadesine karar verildiği, davacının işe iade kararı sonrası işveren tarafından işe geri alınmadığı ve 02.06.2015 tarihinde başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, poliçeyle öngörülen 1 aylık bekleme süresi gözetildiğinde davacının işsiz kaldığı 01.01.2015 ve 02.06.2015 tarihleri arası için talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.247,60 TL'nin 19/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gelir koruma sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacının eski işverenine karşı açtığı işe iade davasının kabulüne karar verilmiş, davacı işe tekrardan başlatılmak için süresinde başvuru yapması şartıyla 5 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına, 4 aylık ücreti tutarında ise boşta geçen sürelere ilişkin tazminata hak kazanmıştır. Davalı, yukarıda zikredilen tazminatlardan bahsederek, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacının işsiz geçirdiği sürelere ilişkin olarak hem sigorta tazminatı hem de boşta geçen zamanlara ilişkin tazminat almış olacağını, bu durumun sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamından davacının işe tekrardan başlatılmak için işverenine başvurup başvurmadığı ve dolayısıyla bu şartla hak kazandığı tazminatları tahsil edip etmediği anlaşılamadığı gibi mahkemece de bu husus araştırılmamış ve davalının belirtilen savunması değerlendirilmemiştir.
Bunun yanında davalı, davacının poliçeye göre tazminata hak kazanabilmesi için Türkiye İş Kurumuna iş aramak için kayıt olması gerektiğini, bu şartı yerine getirmediğini savunmuş olup, mahkemece bu husus da araştırılmamıştır. Bu itibarla, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/856680500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz