6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İlk talepte ödemeli teminat mektubunda tazmin şartının muhatabın beyanı olması ve bankanın belge üzerinden inceleme yükümü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3137 E. 2022/8231 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

İlk talepte ödeme kayıtlı teminat mektubunda tazmin şartı, malların sözleşmeye uygun teslim edilmiş olması değil, teslim edildiğinin muhatap tarafından beyan edilmesidir; banka belgeler üzerinden inceleme yapar, işin/malın gerçekten teslim edilip edilmediğini araştırmakla yükümlü değildir. Teminat mektubu sebep-sonuç ilişkisinden bağımsız (soyut) olduğundan, muhatabın uygun beyanla talebi üzerine yapılan ödeme hukuka aykırı sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

İlk talepte ödemeli (şartlı) teminat mektubunda bankanın ödeme yükümlülüğü ve inceleme kapsamı → ret

İddia: Davacı (lehtar), dava dışı muhatabın sözleşmedeki teslim şartlarına uymadığını, buna rağmen davalı bankanın teminat mektubunu kayıtsız ve şartsız nakde çevirerek muhataba ödemesinin kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek ödenen bedelin tazminini istemiştir.

Gerekçe: Teminat mektubunda ilk talepte ödeme kaydı yer almakta olup, tazmin için getirilen şart, malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olması değil, malların sözleşmeye uygun teslim edilmiş olduğunun muhatap tarafından beyan edilmesidir. Davalı banka, belgelerin ilgili olduğu işin yapılıp yapılmadığı veya malın teslim edilip edilmediği yönünde geçerlilik/gerçeklik/doğruluk araştırmasıyla yükümlü değildir. Teminat mektubu sebep-sonuç ilişkisinden bağımsız (soyut) olup, ticari ilişkide taraf olmayan bankaca muhataba ödenmesi gereken bir kıymetli evraktır; taraflar arasındaki temel ilişki bankayı bağlamaz. Muhatap sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyan ederek talepte bulunduğundan bankanın ödemesinde hukuka aykırılık yoktur (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

İlk talepte ödemeli teminat mektubunda tazmin şartının muhatabın beyanı olması ve bankanın yalnız belge üzerinden inceleme yükümü yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk talepte ödemeli teminat mektubu şartlı teminat mektubu URDG 758 belge üzerinden inceleme soyutluk (sebep-sonuçtan bağımsızlık) muhatabın beyanı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3137 E.  ,  2022/8231 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.10.2018 tarih ve 2016/945 E- 2018/863 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.02.2021 tarih ve 2018/2583 E- 2021/106 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin DSİ ile imzalamış olduğu 27.04.2014 tarihli sözleşme çerçevesinde Kıbrıs Gazimağusa Bölgesindeki içme suyu isale hattı yapım işini üstlendiğini ve içme suyu isale hattında döşenecek olan boruların temini işi için Çin’de bulunan dava dışı Angang Group ile 24.05.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı bankadan alınan 01.07.2014 tarihli ve 3.000.000 USD meblağlı ve şartlı teminat mektubunu dava dışı Angang Group isimli bu şirkete verdiğini, bir süre sonra Angang Group isimli şirketin sözleşmeye konu taahhütlerini gereği gibi yerine getirmemesine rağmen 01.07.2014 tarihli teminat mektubunun irat kayıt edilmesi için davalı bankadan talepte bulunduğunu, davalı bankanın da bu talep üzerine şartsız, sorgusuz ve en önemlisi de müvekkili şirketin tüm uyarı ve karşı çıkmalarına rağmen söz konusu teminat mektubunu nakde dönüştürerek dava dışı şirkete ödediğini, dava konusu teminat mektubunun içeriğine bakıldığında dava dışı şirketin sözleşmeye uygun olarak malları alıcıya yani müvekkiline teslim etmiş olması, konşimento tarihinden itibaren 85 günün geçmiş olması, ödenmemiş faturaların ve nakliye belgesinin sunulmuş olması gerektiğini, dava dışı/satıcı Angang Group’un ise taraflar arasındaki 24.05.2014 tarihli sözleşmede belirtilen teslim şartlarına uygun hareket etmediğini, teminat mektubunun davalı banka tarafından kayıtsız ve şartsız bir şekilde ödenmiş olmasının müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 1.553.000 USD'nin irat kayıt edilme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu teminat mektubunun şarta bağlı bir teminat mektubu olmadığını, teminat mektubunun tazmini için aranan şartın malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmesi değil malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olduğunun muhatap tarafından beyan edilmesi olduğunu, muhatap Angang’in tazmin talebinde bütün bu hususları yerine getirmiş olması nedeniyle bankanın garanti metnine uygun olarak ödeme yaptığını, teminat mektubundaki açık kloz gereği muhatap Angang’a verilen teminat mektubunun URDG 758’e tabi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre garantörlerin mal ve hizmetle ilgilenemeyeceğini, sadece belgeler üzerinden inceleme yapmakla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; teminat mektubunda ilk talepte ödeme kaydının yer aldığı, dava konusu teminat mektubunda tazmin için getirilen şartın, malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olması değil, malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olduğunun muhatap tarafından beyan edilmesi olduğu, davalı bankanın, belgelerin ilgili olduğu işin yapılıp yapılmadığı veya malın teslim edilip edilmediği veya hizmetin yerine getirilip getirilmediği yönünde geçerlilik, gerçeklik, doğruluk araştırması ile yükümlü olmadığı, teminat mektubunun sebep-sonuç ilişkinden ari olup ticari ilişkide taraf olmayan banka tarafından muhataba ödenmek zorunda olunan kıymetli evrak olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin bankayı bağlayıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; dava dışı muhatabın sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu ve teminat mektubunun da ilk talepte ödeme kaydını içerdiği, davalı banka tarafından teminat mektubu bedelinin muhataba ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849875300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2583 E. 2021/106 K.

İlk talepte ödeme kayıtlı teminat mektubunda bankanın ödeme yükümlülüğü

Gerekçe özeti

İlk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında risk lehdar üzerindedir; banka, muhatabın ödeme talebi halinde kural olarak esasa ilişkin bir inceleme yapmaksızın ödeme yapmak zorundadır. Banka ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait def'ileri ileri sürebilir, ödemeyi durduran bir mahkeme kararı varsa ödemekten kaçınabilir veya lehdarın sunduğu, bankanın yorum yapmasına gerek bırakmayan likit delillerle tazmin talebinin dürüstlük kuralına aykırı/hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ortaya konulmuşsa ödemeyi reddedebilir. Taraflar arası temel sözleşmeden kaynaklanan ve yorum gerektiren, tarafların sorumluluğunun tartışılmasını gerektiren hasar/gecikme iddialarına ilişkin belgeler likit delil sayılmaz; bu hâlde bankanın muhataba yaptığı ödeme hukuka aykırı değildir.

Emsal değeri

İlk talepte ödeme kayıtlı teminat mektuplarında bankanın ödeme yükümlülüğünün kapsamı ile bu yükümlülükten kaçınmayı haklı kılacak 'likit delil' kavramının somut olayda nasıl değerlendirileceğine ilişkin daire içtihadı niteliğindedir; bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.

Kavramlar: banka teminat mektubu ilk talepte ödeme kaydı garanti sözleşmesi likit delil def'i ileri sürme yasağı URDG 758 hakkın kötüye kullanılması

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2583

KARAR NO 2021/106

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/10/2018

NUMARASI 2016/945 Esas - 2018/863 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin DSİ ile imzalamış olduğu 27.04.2014 tarihli sözleşme çerçevesinde Kıbrıs Gazimağusa Bölgesindeki içme suyu isale hattı yapım işini üstlendiğini ve içme suyu isale hattında döşenecek olan boruların temini işi için Çin’de bulunan dava dışı ... ile 24.05.2014 tarihli sözleşmenin bağıtlandığını, davalı bankadan alınan 01.07.2014 tarihli ve 3.000.000-USD meblağlı ve şartlı teminat mektubunu dava dışı ... isimli bu şirkete verdiğini, bir süre sonra ... isimli şirketin sözleşmeye konu taahhütlerini gereği gibi yerine getirmemesine rağmen 01.07.2014 tarihli teminat mektubunun irat kayıt edilmesi için davalı bankadan talepte bulunduğunu, davalı bankanın da bu talep üzerine şartsız, sorgusuz ve en önemlisi de vekiledeni şirketin tüm uyarı ve karşı çıkmalarına rağmen söz konusu teminat mektubunu nakde dönüştürerek dava dışı Çinli şirkete ödediğini, davalı bankanın dava dışı Çinli şirketin haksız ve hukuka aykırı talebini yerine getirmesi nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin ödenmesine karşı çıktığı 1.553.000.00 USD bedelin dava dışı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde uğradığı zararın miktarı olduğunu, dava konusu teminat mektubunun içeriğine bakıldığında dava dışı ...

söz konusu talebinin yerine getirebilmesi için (teminatın bedelini ödeyebilmesi) gerekli şartların, dava dışı şirketin sözleşmeye uygun olarak malları alıcıya yani vekil vekiledenine teslim etmiş olması, konşimento tarihinden itibaren 85 günün geçmiş olması, ödenmemiş faturaların ve nakliye belgesinin sunulmuş olması gerektiğini, dava dışı/satıcı ... ise taraflar arasındaki 24.05.2014 tarihli sözleşmede belirtilen teslim şartlarına uygun hareket etmediğini, teslimatta gecikmelerin yaşandığını, yanlış yükleme nedeni ile gönderilen borcuların büyük bir kısmının hasar gördüğünü ve yine ayrıştırma işleminin taahhüt edilmiş olmasına rağmen bunu da yapmayarak bir çok noktada sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, tüm bu olumsuzluklara karşı vekiledeni şirketin basiretli tacir olmanın gereklerine uygun hareket ederek kısmi ifa dolaysıyla dava dışı şirkete 5.747.000.-USD ödeme yaptığını, vekiledeni şirketin ödemekten imtina ettiği kısmın ise hasarlı borulardan dolayı uğradığı zarar miktarının 1.553.000-USD olduğunu, vekiledeni şirket tarafından davalı banka aleyhine Bakırköy ....

Noterliğinin 22.10.2014 tarih ve ... yevmiye ile , Bakırköy .... Noterliğinin 05.01.2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnameleri keşide edilerek anılan teminat mektubunun bozdurulmaması ve neticede bu kısmın ödenmemesinin ihtar olunduğunu, söz konusu ihtarnamelere rağmen davalı banka tarafından 01.07.2014 tarihli 3.000.000.-USD bedelli teminat mektubunun 1.553.000.-USD'lık kısmının nakde dönüştürülerek dava dışı satıcı ...ismli firmaya ödendiğini, vekiledeni şirketin talebi çerçevesinde davalı banka tarafından içeriği ve ödenme koşulu şarta bağlanmış olarak hazırlanmış bulunan bu teminat mektubunun davalı banka tarafından kayıtsız ve şartsız bir şekilde ödenmiş olmasının vekiledeninin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının bu eyleminin ağır iradi kusurlu bir davranış olduğunu, davalı aleyhine bu defa Bakırköy ....

Noterliği'nin 07.04.2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname ile uğranılan zararın tazminin istendiğini, iş bu ihtarnamenin 09.04.2015 tarihinde davalı bankaya tebliğ edilmiş ise de davalı banka tarafından herhangi bir zarar giderimi yapılmadığını belirterek, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için alacak belirli halde geldiğinde arttırılmak kaydıyla şimdilik 1.553.000-USD'nin irat kayıt edilme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu teminat mektubunun şarta bağlı bir teminat mektubu olmadığını, garantör sıfatını taşıyan vekiledeni bankanın asıl borçluya ait defileri ileri sürme hakkına sahip olmadığını, muhatap ... ile lehtar ... arasında bağıtlanan dava konusu teminat mektubu metninde “sözleşmeye uygun olarak teslimini taahhüt ettiği malları teslim ettiğini “ ve "konşimento tarihinden itibaren 85 gün içinde malların bedelini almadığını “ beyanını içeren ilk yazılı talebinde teminat mektubunun tazmin edileceğinin belirtildiğini, teminat mektubunun tazmini için aranan şartın “malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmesi” değil “malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olduğunun muhatap tarafından beyan edilmesi" olduğunu ve sözleşmeye uygun olarak muhatap tarafından garantör bankaya malları teslim ettiğini ve konşimento tarihinden itibaren 85 gün içinde malların bedelini almadığını beyan etmesi ve tazmin talebi ekine teminata konu ödenmemiş faturaların ve taşıma belgelerinin kopyalarının eklenmesi üzerine, vekiledeni garantör bankanın teminat mektubunu usulüne uygun bir şekilde tazmin ettiğini, muhatap ...’in tazmin talebinde bulunan bütün hususları yerine getirmiş olması nedeniyle vekiledeni bankanın garanti metinine uygun olarak gelen tazmin talebini ödediğini, vekiledeni bankanın bu ödemeyi gerçekleştirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, taraflar arasında bağıtlanmış bulunan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin teminat mektubunu düzenleyen 9.10 nolu " Teminat Mektubu, Garanti ve Kontrgaranti Kredisi Kullandırılması" maddesinin de bu hususu doğruladığını, taraflarca mutabık kalınarak bağıtlanan sözleşme maddesine göre;

davacı lehdarın açık bir şekilde taahhüdün yerine getirilip getirilmediğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını kabul ettiğini, garantör sıfatına haiz bankanın asıl borçluya ait defileri ileri sürme hakkına sahip olmadığını, teminat mektubundaki açık kloz gereği muhatap ...’a verilen teminat mektubunun URDG 758’e tabi olduğunu, URDG’ye ve taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre garantörlerin mal ve hizmetle ilgilenemeyeceğini, sadece belgeler üzerinden inceleme yapmakla yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; teminat mektubunda “ilk talepte” ödeme kaydının yer aldığı, dava konusu teminat mektubunda tazmin için getirilen şartın, malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olması değil, malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş olduğunun muhatap tarafından beyan edilmesi olduğu, davalı bankanın, belgelerin ilgili olduğu işin yapılıp yapılmadığı veya malın teslim edilip edilmediği veya hizmetin yerine getirilip getirilmediği yönünde geçerlilik, gerçeklik, doğruluk araştırması ile yükümlü olmadığı, teminat mektubunun sebep-sonuç ilişkinden ari olup ticari ilişkide taraf olmayan banka tarafından muhataba ödenmek zorunda olunan kıymetli evrak olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin bankayı bağlayıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, dosyaya sundukları bilimsel görüş ile rapor arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, sözleşmeye konu boruların taşıma sözleşmesi ve istiflenmesinin dava dışı satıcı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın yanlış istifleme sebebiyle hasara uğradığının üç adet rapor ile tespit edildiğini, bu hususların bilirkişi raporu ve mahkeme kararında dikkate alınmadığını, bu durumun ihtilafa etkisinin değerlendirilmediğini, teminat mektubunun URDG 758'e tabi olduğunu, dolayısıyla URDG kurallarının uygulanması gerektiğini, URDG'nin 7. maddesine göre teminat mektubuna konulan şartların belgeye bağlanması gerektiğini, teminat mektubunda da riskin gerçekleşmesi şartlara bağlanmışken bilirkişi raporunda araştırılmadığını, teminat mektubunda ilk talepte ödeme kaydının yanında emtianın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin bankaya bildirilmesi zorunluluğu bulunduğunu, bu durumda muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu bilen bankanın ödeme yapmaktan kaçınması gerektiğini, en baştan itibaren emtianın satıcının kusuruyla hasara uğradığı ilişkin tüm belgelerin davalıyla paylaşıldığını, buna rağmen teminat mektubunun nakte çevrildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının lehtarı bulunduğu teminat mektubunun paraya çevrilerek muhataba ödenmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Garanti veren banka, muhatabın ödeme talebi halinde ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait olan def’ileri ileri sürebilir veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabilir. Bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, banka ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebilir.

Likit delil ile kastedilen ise, bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delildir. Banka ödeme talebini aldığında durumu derhal lehdara bildirmelidir ki, lehdar talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilsin. İlk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında ise risk banka üzerinde değil, lehdar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerekir. Somut olayda; davacının DSİ ile imzalamış olduğu 27.04.2014 tarihli sözleşme çerçevesinde Kıbrıs Gazimağusa Bölgesindeki içme suyu isale hattı yapım işini üstlendiği, içme suyu hattında döşenecek olan boruların temini için davacı ile Çin’de bulunan dava dışı ...

arasında 24.05.2014 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, satış sözleşmesinde satış bedeli teminatı olarak teminat mektubu verileceğinin, ürünlerin sözleşmeye aykırılığı durumunda alıcının bir inceleme raporu düzenleterek itirazda bulunabileceğinin, geç teslim halinde satıcının cezai şart ödeyeceğinin, alıcı veya satıcının sözleşmede kararlaştırılan koşulları yerine getirmemesi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, satış bedelinin teminatı olarak davalı banka tarafından düzenlenen 01.07.2014 tarihli ve 3.000.000-USD bedelli teminat mektubunu dava dışı ... şirketine verildiği, dava dışı ... tarafından sevk edilen boruların yanlış istifleme sonucu hasarlandığı hususunda taşımayı yapan gemi kaptanı tarafından rapor düzenlendiği, yine davacının talebiyle Lefkoşa Tasdik Memurluğu ve makine mühendisi uzman raporunda, yanlış yükleme sonucu borularda hasar oluştuğu, iç içe olan boruların hasarsız olarak ayrıştırma işleminin satıcı tarafından yerine getirilmediği hususlarının tespit edildiği, davacı tarafından davalı bankaya keşide edilen 22.10.2014 ve 05.01.2015 tarihli ihtarnamelerle hasara ilişkin tutanaklar eklenerek ödeme yapılmamasının talep edildiği, buna rağmen dava dışı şirketin 19.12.2014 tarihli tazmin talebi üzerine davalı banka tarafından teminat mektubu nakte çevrilerek dava dışı muhataba ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Teminat mektubunun incelenmesinde; ilk talepte ödeme kaydının bulunduğu, ödeme için, malların sözleşmeye uygun olarak alıcıya teslimi, konşimento tarihinden itibaren 85 gün içinde ödeme yapılmamış olması, ödenmemiş faturalar ve taşıma belgelerinin kopyasının eklenmesi hususlarının gerektiği, bu halde ilk yazılı talep üzerine ödeme yapılacağının, teminat mektubunun ICC yayını 758'e tabi olduğunun belirtildiği görülmüştür. Uyuşmazlık, davacının ihtarname ve ekinde sunduğu hasar evraklarının ödeme yapılamaması bakımından likit delil niteliğinde olup olmadığı, buna bağlı olarak davalı bankanın ödeme yapmış olmasının yerinde olup olmadığı hususundadır.Teminat mektubu içeriğinden de anlaşılacağı üzere, mektupta ödeme yapılması için gerekli koşullar ve tazmin talebine eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu koşullar nedeniyle mektubun şarta bağlı teminat mektubu olarak nitelendirilmesi olanaksızdır.

Teminat mektubu ilk talepte ödeme kaydını içerdiğinden, ilk talepte ödeme yükümlülüğü bulunan bankanın kural olarak herhangi bir araştırma yağmaksızın ödeme yapması gerekir. Ancak lehdar tarafından sunulan likit delillerle riskin gerçekleşmediğinin kanıtlanması veya tazmin talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunması hallerinde banka tarafından ödeme yapılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından keşide edilen ihtarnameler ekinde sunulan hasar ve gecikmeye ilişkin rapor ve tutanakların riskin gerçekleşmediğine dair likit delil olarak kabulü mümkün değildir. Zira sözleşme konusu mallar deniz yoluyla taşıma sırasında hasara uğramış olup, hasar nedeniyle sorumluluğun dava dışı taşıyıcıya ait olduğu açıktır.

Dava dışı muhatabın sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu anlaşılmasına ve teminat mektubunun da ilk talepte ödeme kaydını içermesine göre, davalı banka tarafından teminat mektubu bedelinin muhataba ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 23.40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.