6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5909 E. 2022/7380 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
bir yıl

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamların icrası itirazın kaldırılması müşterek borçlu müteselsil kefil itirazın iptali davası bsmv ilamsız icra takibi sözleşmeden doğan dava müteselsil kefil genel kredi sözleşmesi iptal davası işlemiş faiz kefil kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı zamanaşımı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı şirket ile dava dışı Akbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı şirketin, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu ticari artı para kredisi sebebiyle, 28.08.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre 6.346,48 TL asıl alacak, 2.189,53 TL işlemiş faiz, 109,47 TL gider vergisi, 76,28 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 8.721,76 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, davalının Marmaris 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/98 Esas sayılı icra dosyasında 6.339,28 TL asıl alacak, 144,06 TL işlemiş faiz ve dava dilekçesinde talep edilmiş BSMV ve masraflar toplamı 6.490,54 TL’ye itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece 6.490,54 TL'ye yönelik itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 67 maddesine göre itirazın iptali davası açılması için: İlamsız icra takibi yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmiş olması, alacaklının, itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvurmamış olması ve bu davanın davacısının itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması lazımdır. Oysa, tahsil davası açılabilmesi için bu koşullara gerek yoktur. Bu bir yıl içinde de tahsil davası açılabileceği gibi bir yıldan sonra da zamanaşımı süresi içinde her zaman tahsil davası açabilir. Ancak bu bir yıl geçtikten sonra ise itirazın iptali davası açılamaz. İtirazın iptalı davası sonuçları bakımından da farklıdır. Şöyle ki: İtirazın iptali davasında hakim itirazın iptali ile yetinir. Ayrıca alacağın ve faizin tahsiline karar vermez. Tahsil davasında ise tahsile ilişkin hüküm kurar. Yine hakim itirazın iptali davasında istem varsa alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmeder. Alacağın tahsili davasında böyle bir tazminat söz konusu değildir. İtirazın iptali davasında, yaptığı takipte alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığı takdirde, davalının talebi üzerine, alacaklıdan tazminata karar verilir. Bu tazminat alacak davasında yoktur. Nihayet itirazın iptali kararı alan alacaklı, bu ilamı icra memuruna ibraz ile borçlunun itirazı ile durmuş olan ilamsız icra takibine devam edecektir. Tahsil davasında ise davacının aldığı tahsil kararı üzerine ilamların icrası yolu ile takip yapacaktır.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının istemi göz önüne alındığında tahsil davası açtığı anlaşılmaktadır. Tahsil davası ile itirazın iptali davası sonuçları bakımından farklıdır. Bu nedenle davacının tahsil davası açtığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın yanılgılı değerlendirme ile itirazın iptali davası olduğu değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borcun üstlenilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10357 E. 2014/15733 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5909 E.  ,  2022/7380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.11.2020 tarih ve 2019/552 E. - 2020/293 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket ile temlik eden […]A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerinde yaşanan gecikme sebebiyle hesabın kat edildiğini ve hesap kat ihbarnamesinin davalılara tebliğ edildiğini ancak, davalılarca ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 6.339,28 TL ana para, 144,06 TL işlemiş faiz, 7,20 TL KKDF ve BSMV’nin asıl alacağa 28.09.2007 tarihinden işleyecek %108 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı şirket ile dava dışı Akbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı şirketin, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu ticari artı para kredisi sebebiyle, 28.08.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre 6.346,48 TL asıl alacak, 2.189,53 TL işlemiş faiz, 109,47 TL gider vergisi, 76,28 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 8.721,76 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, davalının Marmaris 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/98 Esas sayılı icra dosyasında 6.339,28 TL asıl alacak, 144,06 TL işlemiş faiz ve dava dilekçesinde talep edilmiş BSMV ve masraflar toplamı 6.490,54 TL’ye itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece 6.490,54 TL'ye yönelik itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 67 maddesine göre itirazın iptali davası açılması için: İlamsız icra takibi yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmiş olması, alacaklının, itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvurmamış olması ve bu davanın davacısının itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması lazımdır. Oysa, tahsil davası açılabilmesi için bu koşullara gerek yoktur. Bu bir yıl içinde de tahsil davası açılabileceği gibi bir yıldan sonra da zamanaşımı süresi içinde her zaman tahsil davası açabilir. Ancak bu bir yıl geçtikten sonra ise itirazın iptali davası açılamaz.

İtirazın iptalı davası sonuçları bakımından da farklıdır. Şöyle ki: İtirazın iptali davasında hakim itirazın iptali ile yetinir. Ayrıca alacağın ve faizin tahsiline karar vermez. Tahsil davasında ise tahsile ilişkin hüküm kurar. Yine hakim itirazın iptali davasında istem varsa alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmeder. Alacağın tahsili davasında böyle bir tazminat söz konusu değildir. İtirazın iptali davasında, yaptığı takipte alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığı takdirde, davalının talebi üzerine, alacaklıdan tazminata karar verilir. Bu tazminat alacak davasında yoktur. Nihayet itirazın iptali kararı alan alacaklı, bu ilamı icra memuruna ibraz ile borçlunun itirazı ile durmuş olan ilamsız icra takibine devam edecektir.

Tahsil davasında ise davacının aldığı tahsil kararı üzerine ilamların icrası yolu ile takip yapacaktır.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının istemi göz önüne alındığında tahsil davası açtığı anlaşılmaktadır. Tahsil davası ile itirazın iptali davası sonuçları bakımından farklıdır. Bu nedenle davacının tahsil davası açtığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın yanılgılı değerlendirme ile itirazın iptali davası olduğu değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849109500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.