6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aynı alacağa dayalı derdest takip varken ikinci takipte hukuki yarar (dava şartı) yokluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3719 E. 2022/7975 K. · · İlk derece: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Aynı ipotek, çek ve alacağa dayalı derdest (mükerrer) takip varken aynı borçlu hakkında ikinci kez takip başlatmakta alacaklının hukuki yararı yoktur; hukuki yarar dava şartı olduğundan itirazın iptali davası dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı istemi ise reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Aynı alacağa dayalı derdest (mükerrer) takip varken hukuki yarar yokluğu → ret

İddia: Davalı, davacının aynı alacak iddiası ile aynı ipoteğe ilişkin mükerrer takipler yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davacı alacaklı tarafından aynı ipotek belgesi, aynı çek ve alacağa istinaden, dava konusu takipten önce başlatılan ve derdest olan bir takip bulunmaktadır. Aynı talepli derdest takip varken davalı hakkında ikinci kez takip başlatılmasında davacının hukuki yararı yoktur; hukuki yarar dava şartı olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).

Kötüniyet tazminatı istemi → ret

İddia: Davalı, takibin/davanın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatı talep etmiştir.

Gerekçe: Davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları bulunmadığından istemin reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).

Emsal değeri

Aynı alacağa dayalı derdest takip varken ikinci takipte hukuki yarar (dava şartı) yokluğundan ret yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar (aynı alacağa dayalı derdest/mükerrer takip halinde ikinci takipte bulunmaz)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer takip derdestlik hukuki yarar dava şartı kötüniyet tazminatı itirazın iptali

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3719 E.  ,  2022/7975 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.07.2018 tarih ve 2017/860 E- 2018/841 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2019/146 E- 2021/178 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ipotek veren davalı ...'in, As Yüksel Yapı Ltd. Şti'nin keşideci, aval veren ve kefil sıfatıyla imzaladığı veya imzalayacağı kambiyo senetlerinden doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olmak üzere, maliki olduğu taşınmaz üzerinde 18.10.2012 tarihli ipotek belgesi ile müvekkili şirket lehine 1. derecede 200.000-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, söz konusu çekin karşılıksız çıkması üzerine, çeke dayalı olarak 600.000-TL tutarında bir borç doğduğunu, bunun üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine icra takibine girişilmiş ise de davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile davalı aleyhine takip miktarının en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının aynı alacak iddiası ile aynı ipoteğe ilişkin olarak yaptığı mükerrer takiplerin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklı tarafından aynı ipotek belgesi, aynı çek ve alacağa istinaden hem ipotek borçlusu davalı ..., hem de senet borçlusu As Yüksel Yapı Ltd. Şti. aleyhine dava konusu takip tarihinden önce 02.02.2017 tarihinde İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2216 esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, takibin derdest olduğu, davacı alacaklının aynı talepli başlatmış olduğu takip dosyası derdest iken, davalı hakkında ikinci kez takip başlatmasında hukuki yararı bulunmadığından, dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, dava konusu takip mükerrer olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı istemi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün kaldırılarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine davalının koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848811800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/146 E. 2021/178 K.

Derdest ilk takip nedeniyle mükerrer takipte hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Aynı alacaklı tarafından, aynı ipotek, aynı alacak ve aynı taşınmaza dayalı olarak daha önce derdest bir icra takibi bulunmasına rağmen, bu takipten vazgeçilmeden aynı borçlu hakkında ikinci bir ipoteğin paraya çevrilmesi takibi başlatılması halinde, ilk takip derdest olduğu sürece ikinci takip için hukuki yarar bulunmaz ve buna dayalı itirazın iptali davası dava şartı noksanlığından reddedilir. İpotek hakkının bölünmezliği ilkesi gereğince alacaklı, ipotekle teminat altına aldığı tüm alacağını tek takip dosyasından talep etmelidir; tahsilde tekerrür olmamak kaydının ileri sürülmüş olması bu sonucu değiştirmez. İtirazın iptali davasında alacağın esasına girilmeden dava şartı yokluğundan ret kararı verilmişse ve alacaklının kötü niyetli olduğu kanıtlanamamışsa, kötü niyet tazminatı koşulları oluşmaz; bu husus talep varsa mahkemece olumlu ya da olumsuz karara bağlanmalıdır. Dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilen davalarda davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Emsal değeri

Aynı ipoteğe ve aynı alacağa dayalı olarak derdest bir takip varken ikinci bir takip başlatılmasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığı oluşturacağı ve ipotek hakkının bölünmezliği ilkesinin bu sonucu doğurduğu yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: itirazın iptali ipoteğin paraya çevrilmesi hukuki yarar dava şartı derdestlik ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi tahsilde tekerrür kötü niyet tazminatı maktu vekalet ücreti

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/146

KARAR NO 2021/178

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/07/2018

NUMARASI 2017/860 Esas 2018/841 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/02/2021

Hukuki yarar bulunmadığından dava şartı noksanlığından davanın reddine ilişkin hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ipotek veren davalı ..., ... Ltd. Şti'nin keşideci, aval veren ve kefil sıfatıyla imzaladığı veya imzalayacağı kambiyo senetlerinden doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olmak üzere, maliki olduğu taşınmaz üzerinde 18.10.2012 tarihli ipotek belgesi ile müvekkili şirket lehine 1. derecede 200.000-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ... tarafından aval veren sıfatıyla imzalanan ... Çevreyolu/Alanya Şubesinden verilme 31.12.2016 keşide tarihli, ... çek nolu ve 600.000-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine, çeke dayalı olarak 600.000-TL tutarında bir borç doğduğunu, davalıya borcun ödenmesi, aksi taktirde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçileceği hususunda Bakırköy ....

Noterliği’nden 23.01.2017 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ilgili ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/4620 esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş ise de, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkili nezdinde alacak doğduğunu, davalının aval veren olarak imzaladığı çekten ötürü doğan borcun tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, ipotek belgesinde İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili kılınması nedeniyle icra takibinin yetkili yerde yapıldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine takip miktarının en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; icra takibinin, genel yetki kuralları gereği taşınmazın bulunduğu yer olan Antalya ilinde veya müvekkilinin ikamet adresi itibariyle Alanya ilçesinde yapılması gerekirken, alacaklının ikametinde yapılması hatalı olup yetkiye itiraz ettiklerini, davacı tarafça 600.000-TL bedelli çek ile dava dışı ...Ltd.Şti. ile davacı arasında bulunduğu iddia edilen cari hesap ilişkisi dayanak gösterilmemiş ise de, cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi takibe dayanak gösterilen cari hesap sözleşmesi varsa taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının, müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı ...Ltd.Şti. kayıtlarında bulunmayan ancak her nasılsa davacı tarafa eline geçmiş kıymetli evraka ilişkin de birçok icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmaya çalıştığını, davacının aynı alacak iddiası ile aynı ipoteğe ilişkin olarak İstanbul ....

İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı dosyalarında başlattığı takiplere itiraz üzerine aynı alacak ve ipoteğe dayalı olarak bu kez İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı dosyalarında takip başlattığını, takiplerin mükerrer olduğunu, kabul etmemekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı da istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı alacaklı tarafından aynı ipotek belgesi, aynı çek ve alacağa istinaden hem ipotek borçlusu davalı ... hem de senet borçlusu ....Şti. aleyhine dava konusu takip tarihinden önce 02.02.2017 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, takibin derdest olduğu, davacı alacaklının aynı talepli başlatmış olduğu takip dosyası derdest iken, davalı hakkında ikinci kez takip başlatmasında hukuki yararı bulunmadığından, dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; tahsilde tekerrür olmamak üzere aynı alacak için birden fazla takip yapılmasının mümkün olduğunu, kaldı ki ... esas sayılı takip dosyasında, ... esas sayılı takipten farklı olarak ... şirketinin de borçlu olarak adının geçtiğini, bu nedenle mükerrer takipten dolayı davanın reddinin hatalı olduğunu, davalının aval veren olarak imzaladığı çekten dolayı ipoteğin paraya çevrilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalı vekili; davacının aynı alacağa yönelik mükerrer takip yaptığı, haksız ve kötü niyetli olduğu belli iken takibin iptal edilerek davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili lehine dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücrete hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak takibin iptali ile kötü niyet tazminatına ve nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün 2017/4620 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 31.12.2016 keşide tarihli ve 600.000-TL bedelli çeke dayalı olarak, 200.000-TL alacak bakımından Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel 9 no.lu bağımsız bölüme ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ise, yine dosyamız davacısı tarafından aynı çek ve aynı taşınmaza ilişkin olarak, bu kez ilaveten ... şirketi ile birlikte yine dosyamız davalısı hakkında yine aynı alacak miktarı için ve aynı taşınmaz bakımından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı;

her iki takibin dosyamız davalısı ... bakımından mükerrer olduğu anlaşılmaktadır. İncelenen takip dosyası içeriklerinden anlaşılacağı üzere, her iki takibin de tarafları, alacak dayanağı ve miktarı ile ipoteğin paraya çevrilmesi istenen taşınmaz aynı olup, ilk takip olan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası derdesttir. Söz konusu ilk takipten vazgeçilmeden, aynı alacaklı ilgili olarak yeniden takip yapılması mümkün değildir. Ayrıca ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi gereğince alacaklı, ipotek ile teminat altına almak istediği tüm alacağını aynı takip dosyasından talep ederek ipoteğin paraya çevrilmesini talep etmelidir; zira takip konusu taşınmazın satışı gerçekleştiğinde taşınmazda yer alan ipotek çözülmekle, teminat oluşturmaktan çıkacaktır.

İpotek bir kez kullanılmakla artık aynı ya da farklı bir borcun teminatını oluşturamayacaktır. Bu nedenle sırf ipotek şerhinin tapudan fek edilmemesi nedeniyle aynı ipotek, borçlunun alacaklı nezdinde doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturmayacağı gibi, tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatılmış olması da sonucu değiştirmeyecektir. (Yargıtay 12 HD 2018/11511 esas, 2019/18415 karar sayılı ilamı). Dolayısıyla ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Öte yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın  iptali davasında, alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunun belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.

Bu kapsamda somut olayda, itirazın iptali davasında alacağın esasına yönelik bir inceleme yapılmadığı,itirazın iptali isteminin mükerrer takip gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması ve davacının da takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamamasına göre, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır. Ancak mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.İlk derece mahkemesince davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup, davalı vekilince vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde, tarifenin 2. kısmının 2.

bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda da davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi nedeniyle, davalı lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesin de isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle; başlatılan takip mükerrir olduğundan davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin kötüniyet tazminatı istemi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün kaldırılarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine davalının koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2018 Tarih 2017/860 Esas 2018/841 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMK 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın reddine, Davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar harcının yatırılan 2.415,50-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 2.356,20-TL'nin talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 2.180-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.