6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1786 E. 2022/5825 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ibrazı birim fiyat muhtıra kişilik hakları ticari defter ve kayıtlar tescilsiz tasarım 818 sayılı borçlar kanunu maddi ve manevi tazminat ticari defter maddi tazminat ilan ibraz hmk 353(1)b-2 kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353 · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; davalının fiilinin davacının tescilli markasına tecavüz teşkil ettiği, maddi tazminat ve B.K.'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ancak davalı eylemlerinin davacıya ait endüstriyel tasarımlarının değerini azaltıcı sonuç doğurduğu ispatlanamadığından itibar tazminatı(30.000,00TL) isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı adına TPMK nezdinde 2010/04590 ve 2012/03018 tescil nolu endüstriyel tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün tespitine, tecavüzün önlenmesine, internet sitesindeki sayfasından çıkarılmasına, davalıya ait tecavüz teşkil edecek nitelikteki ürünlerinin şekillerinin değiştirilmesine, olmadığı takdirde imhasına, maddi tazminat (10.000,00TL) istemi yönünden B.K.'nın 42. ve 43. md. dikkate alınarak takdir edilen 10.000,00TL maddi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat (40.000,00TL) istemi yönünden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, manevi tazminatın mal varlığı zararının karşılanması amacını taşımaması gerektiği dikkate alınarak davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat takdirine, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve diğer istemlerin reddine, karar kesinleştiğinde gerekçe ve hüküm özetinin yurt çapında satışı yapılan ulusal bir gazetede ilan edilmek suretiyle kamuya duyurulmasına karar verilmiş, birleşen dava yönünden de; davalı şirket adına tescilli 2013/05915 nolu çoklu tasarımın 31, 32, 33 sayılı tasarımlarının tescil edildiği tarih itibariyle yenilik unsuru taşımadığı, bu suretle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2013/05915 nolu çoklu tasarımın 31 (31.1, 31.2), 32 ve 33 sayılı tasarımlarının hükümsüzlüğüne, TPMK nezdindeki sicilinden terkinine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle usûl ve yasaya uygun Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/06/2017 tarih ve 2013/859 E. 2017/170 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Birleşen dava yönünden, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Asıl dava yönünden, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından asıl dava yönünden davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.

3- Asıl dava, davacı şirkete ait endüstriyel tasarımlara tecavüzün tespiti, meni ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının fiillerinin tecavüz teşkil ettiği, Eski Borçlar Kanunu 42.,43, ve 49. maddeleri uyarınca da maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, itibar tazminatı yönünden de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

554 sayılı KHK'nın 52. maddesine göre tasarıma tecavüz halinde davacı seçimlik hakka sahip olup, buna göre tecavüz edenin elde ettiği kazanca veya tecavüz eylemi nedeniyle yoksun kaldığı gelire, ya da emsal lisans bedeline hükmedilmesini talep edebilir. Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesinin incelendiğinde, 554 sayılı KHK'nın 52-b kapsamında şimdilik 10.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi ve 30.000.- TL itibar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği ve haksız elde ettiği kazancın tespiti içinde, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına dayanmasına rağmen, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında dava konusu ürünlerin piyasa şartlarına göre belirlenmiş sadece birim fiyatlarının bildirildiği ayrıntılı tespit için davalı ticaret defter ve kayıtlarının uzman mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirilmesine rağmen, mahkemece gerekli defter ve kayıtlar tetkik edilmeksizin uğranılan maddi zarar kesin olarak hesaplanamaması nedeniyle, davanın açıldığı tarih olan 23.07.2013 tarihinde yürürlükte bulunmayan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddeleri gereğince takdiren maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda öncelikle davalı şirketin ticari defterler ve kayıtlarına dayandığından davalı tarafın ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesi ve içerisinde mali müşavir ile dava konusu ile ilgili alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle maddi tazminat istemleri yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Öte yandan, manevi tazminat istemi yönünden de, mahkemece davacının tescilli tasarımlarına tecavüzün bulunması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiş ise de, davalının davacının kişilik haklarına ne suretle ihlal ettiği yönünden hiçbir gerekçeye yer vermeksizin hükmedilmesi doğru olmamış, bu yönden de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1786 E.  ,  2022/5825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06.06.2017 tarih ve 2013/859 E. - 2017/170 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.12.2020 tarih ve 2020/156 E. - 2020/362 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirketin kendi yatırım ve emeği sonucu tasarladığı eğitim mobilyalarını endüstriyel tasarım olarak TPMK nezdinde 2010/04590 ve 2012/03018 tescil noları ile adına tescil ettirdiğini, davacı şirketin davaya konu okul sıralarını TPMK nezdinde tescilli hale getirebilmek için ar-ge çalışmaları, sıraların kalıpları için alınan hizmetler, üretim için alınan araç makineleri, tescil harç ve hizmet bedelleri v.s. masraflar için 170.000,00TL'nin üzerinde hatırı sayılır bir harcama yaptığını, işbu tasarımlarla davacı şirketin 554 sayılı End. Tas. KHK ile yasal olarak koruma altına alınan inhisari hakları mevcut olduğunu, davalının ise davacının bu tasarımlarını taklit ettiğini, bu durumun tespiti için Düzce 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/121 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduklarını, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucu davacı şirket tarafından üretilen OK-1150 ve OK-1160 kod numaralı sıraların incelendiğini, ancak delil tespiti talebinde inceleme yapan bilirkişi Orman Endüstri Mühendisinin davacı ve davalıya ait ürünleri kıyaslama yapacak teknik donanıma sahip olmaması, bu suretle görüşlerine itibar edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle işbu rapora itiraz ettiklerini ve bunun üzerine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden 2013/5 Tal. sayılı dosya üzerinden Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Öğretim

Üyesi bilirkişi Yrd. Doç. Dr. ...'den rapor temin edildiğini, bu bilirkişinin sunduğu raporu ile de davalıya ait ürünlerin davacıya ait 2010/04590-Masa 1.1 ve 2012/0318-9 ve 12 numaralı tescilli tasarım ürünlerine tecavüz teşkil ettiğinin açığa çıktığını, davacı şirketin ciddi yatırımlar sonucu meydana getirdiği tasarımların davalının tecavüzleri ile kötü şekilde üretilerek piyasaya sürülmesi sonucunda tescilli, ödüllü, lüks tasarımlarının itibarının zarara uğratıldığını ileri sürerek asıl dava yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirket adına tescilli endüstriyel tasarımlarına davalının yaptığı tecavüzün tesbiti ile önlenmesine, davalı taraftan el konulan ürün ve araçların öncelikle imhası, bu mümkün olmazsa bu ürün ve araçların şekillerinin değiştirilmesine, uğranılan zararlarla ilgili şimdilik 10.000,00TL maddi tazminat ile 40.000,00TL manevi tazminat ve 30.000,00TL itibar tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 80.000,00TL alacağın işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan hüküm altına alınmasına, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere verilecek hükmün ulusal bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava yönünden de, 2010/04590 ve 2012/03018 tescil nolu endüstriyel tasarımlarının davalı tarafından yenilik unsuru ve ayırt edicilik unsuru taşımaksızın 2013/05915 nolu çoklu tasarım ile adına tescil edildiğini, bu tasarım belgesinin hükümsüzlüğünün gerektiğinden davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2013/05915 nolu çoklu tasarımın 31, 32 ve 33.

sıralarındaki masa tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere verilecek hükmün ulusal bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, hem asıl dava hem de birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; davalının fiilinin davacının tescilli markasına tecavüz teşkil ettiği, maddi tazminat ve B.K.'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ancak davalı eylemlerinin davacıya ait endüstriyel tasarımlarının değerini azaltıcı sonuç doğurduğu ispatlanamadığından itibar tazminatı(30.000,00TL) isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı adına TPMK nezdinde 2010/04590 ve 2012/03018 tescil nolu endüstriyel tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün tespitine, tecavüzün önlenmesine, internet sitesindeki sayfasından çıkarılmasına, davalıya ait tecavüz teşkil edecek nitelikteki ürünlerinin şekillerinin değiştirilmesine, olmadığı takdirde imhasına, maddi tazminat (10.000,00TL) istemi yönünden B.K.'nın 42.

ve 43. md. dikkate alınarak takdir edilen 10.000,00TL maddi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat (40.000,00TL) istemi yönünden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, manevi tazminatın mal varlığı zararının karşılanması amacını taşımaması gerektiği dikkate alınarak davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat takdirine, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve diğer istemlerin reddine, karar kesinleştiğinde gerekçe ve hüküm özetinin yurt çapında satışı yapılan ulusal bir gazetede ilan edilmek suretiyle kamuya duyurulmasına karar verilmiş, birleşen dava yönünden de;

davalı şirket adına tescilli 2013/05915 nolu çoklu tasarımın 31, 32, 33 sayılı tasarımlarının tescil edildiği tarih itibariyle yenilik unsuru taşımadığı, bu suretle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2013/05915 nolu çoklu tasarımın 31 (31.1, 31.2), 32 ve 33 sayılı tasarımlarının hükümsüzlüğüne, TPMK nezdindeki sicilinden terkinine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle usûl ve yasaya uygun Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/06/2017 tarih ve 2013/859 E. 2017/170 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Birleşen dava yönünden, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Asıl dava yönünden, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından asıl dava yönünden davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.

3- Asıl dava, davacı şirkete ait endüstriyel tasarımlara tecavüzün tespiti, meni ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının fiillerinin tecavüz teşkil ettiği, Eski Borçlar Kanunu 42.,43, ve 49. maddeleri uyarınca da maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, itibar tazminatı yönünden de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

554 sayılı KHK'nın 52. maddesine göre tasarıma tecavüz halinde davacı seçimlik hakka sahip olup, buna göre tecavüz edenin elde ettiği kazanca veya tecavüz eylemi nedeniyle yoksun kaldığı gelire, ya da emsal lisans bedeline hükmedilmesini talep edebilir. Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesinin incelendiğinde, 554 sayılı KHK'nın 52-b kapsamında şimdilik 10.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi ve 30.000.- TL itibar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği ve haksız elde ettiği kazancın tespiti içinde, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına dayanmasına rağmen, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında dava konusu ürünlerin piyasa şartlarına göre belirlenmiş sadece birim fiyatlarının bildirildiği ayrıntılı tespit için davalı ticaret defter ve kayıtlarının uzman mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirilmesine rağmen, mahkemece gerekli defter ve kayıtlar tetkik edilmeksizin uğranılan maddi zarar kesin olarak hesaplanamaması nedeniyle, davanın açıldığı tarih olan 23.07.2013 tarihinde yürürlükte bulunmayan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42.

ve 43. maddeleri gereğince takdiren maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda öncelikle davalı şirketin ticari defterler ve kayıtlarına dayandığından davalı tarafın ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesi ve içerisinde mali müşavir ile dava konusu ile ilgili alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle maddi tazminat istemleri yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Öte yandan, manevi tazminat istemi yönünden de, mahkemece davacının tescilli tasarımlarına tecavüzün bulunması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiş ise de, davalının davacının kişilik haklarına ne suretle ihlal ettiği yönünden hiçbir gerekçeye yer vermeksizin hükmedilmesi doğru olmamış, bu yönden de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan birleşen davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 312,30 TL harcın temyiz eden birleşen davada yönünden-birleşen davada davalıya iadesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848501700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.