6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Davadan feragat üzerine dosyanın ek karar için İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3399 E. 2022/7818 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir ve yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur; temyiz aşamasında feragat halinde vekilin feragat yetkisi varsa dosya, temyiz incelemesi yapılmaksızın ek karar için İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iade edilir (HMK 310/3).

Ele alınan sorunlar

Davadan feragatin sonucu ve dosyanın ek karar için iadesi → kabul

Gerekçe: Taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusunda davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir; karşı tarafın kabulüne bağlı olmayıp yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin vekâletnamesinde HMK 74 gereği feragat yetkisi bulunduğundan, HMK 310/3 uyarınca dosyanın temyiz incelemesi yapılmaksızın feragate ilişkin ek karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iadesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz aşamasında davadan feragatin usuli sonucu ve dosyanın ek karar için tetkiksiz iadesi yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat davaya son veren taraf işlemi kesin hüküm vekilin özel yetkisi tetkiksiz iade

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 74HMK 310/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3399 E.  ,  2022/7818 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2018 tarih ve 2017/1281 E. - 2018/1097 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.03.2022 tarih ve 2019/2186 E. - 2022/346 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, UYAP sistemi üzerinden 01.11.2022 tarihinde davacı vekili tarafından verilen davadan ve temyizden feragat dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacının vekili marifetiyle davadan feragatine ilişkin beyanı davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup, davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesi gereğince feragate ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK’nın 310/3. maddesi uyarınca dosyanın temyiz incelemesi yapılmaksızın feragate ilişkin ek karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iade edilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava dosyasının davadan feragate ilişkin ek karar verilmek üzere HMK’nın 310/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848488900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Diğer usuli işlem

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2186 E. 2022/346 K.

Aile konutu olmayan taşınmazda ipotek tesisinde eş rızası aranmaz

Gerekçe özeti

İpotek, TBK 603 kapsamında kişisel güvence niteliğinde bir işlem olmayıp ayni bir teminat olduğundan, ipotek tesisi için eşin rızasının alınması TMK 194 uyarınca yalnızca ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması halinde gereklidir. Taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmuyor ve davacı taşınmazın aile konutu olduğunu da iddia etmemişse, eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle ipoteğin geçersizliği ileri sürülemez; bu durumda muvafakatnamedeki imzanın gerçekliğinin araştırılması da sonuca etkili değildir.

Emsal değeri

İpoteğin TBK 603 kapsamında kişisel güvence sayılmayıp ayni teminat niteliğinde olduğu ve bu nedenle eş rızasının yalnızca TMK 194 kapsamında aile konutu olan taşınmazlarda aranacağı yönündeki değerlendirme, benzer ipoteğin kaldırılması davalarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: aile konutu eş rızası ipotek ayni teminat kişisel güvence muvafakatname

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2186

KARAR NO 2022/346

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/11/2018

NUMARASI 2017/1281 Esas - 2018/1097 Karar

DAVA

İpoteğin Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin İst. Üsküdar İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmazda yer alan ... ve ... nolu dairelerin sahibi olan ...’in eşi olduğunu, müvekkilininin muvafakati ve bilgisi olmadan bugün itibariyle öğrendiği üzere taşınmazlara davalı banka tarafından ipotek konulduğunu, müvekkilinin eşinin kefaletinden de habersiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin bilgisi ve onayı alınmadan kendisi adına bankada imza atıldığını ve bu imzaların kendisine ait olmadığını öğrendiğini, müvekkilinin hazır bulunmadığı ve kimin attığı belli olmayan imza ile kefil durumuna getirilip muvafakat alınmış gibi gösterilerek eşinin taşınmazına ipotek konulduğunu, bu durumun TBK’nın 584/1. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin yapılan işleme ilişkin rızasının bulunmadığını, eş rızası alınmaksızın ve sahte imza ile oluşturulan ipoteğin kaldırılması gerektiğini belirterek, dava konusu bağımsız bölümler üzerine konulan ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı banka vekili; davacı tarafın aile konutu iddiasına dayalı olarak dava açması nedeniyle davaya bakma görevinin aile mahkemesine ait olduğunu, ipoteğin tesis edildiği tarihte taşınmazların kaba inşaat halinde ve boş olması nedeniyle aile konutu olmasının mümkün olmadığını, müvekkili bankanın davacının eşi üzerine kayıtlı olan taşınmazlar üzerine kullandıracağı kredinin teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis ettiğini ve ipotek güvencesine dayalı olarak davadışı borçlu ...Şti'ne kredi kullandırdığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi yapıldığını, davacının, eşinin borçlu şirket ile iş ilişkisini ve organik bağını çok iyi bilmesine ve esasen kredi kullandırılması için ipotek tesisine en baştan beri muvafakat etmesine rağmen sırf alacağın tahsilini geciktirme amaçlı olarak kötüniyetli dava açtığını, tapu siciline güvenerek iyi niyetle aynî hak iktisap eden müvekkili bankanın bu hakkı muteber olup yasanın koruduğu ipotek hakkının terkinine karar verilemeyeceğini, ipotek tesis edilirken tapu kaydında taşınmazların aile konutu olduğuna dair bir şerh bulunmadığını, müvekkili bankanın bu durumu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ...Şirketi ile davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; 31/12/2015 tarihli muvafakatname başlıklı yazının kredi kullanan şirket ya da ipotek veren davalı ... tarafından diğer belgelerle birlikte davalı bankaya teslim edildiği, kefalete ya da aile konutunun ipotek verilmesine ilişkin muvafakatnamenin işlem sırasında veya resmi memur önünde beyan edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bununla birlikte lehine ipotek tesis edilen bankanın kendisine sunulan muvafakatname altındaki imzanın rızası gereken eşe ait olup olmadığını araştırma yükümlülüğü de bulunmadığı, dava konusu bağımsız bölümlerin ipoteğin tesis edildiği tarihte aile konutu olmadıkları, kaba inşaat halinde bulundukları, muvafakatnamenin banka yetkilisinin el ve iş birliği ile sahte olarak düzenlendiği veya banka yetkilisinin bilgisi dahilinde ilgilisine ait olmayan imza kullanıldığı iddiasının ispatlanmadığı sürece bankanın gerekli özeni göstermiş olduğunu kabul etmek gerektiği, banka dışındaki davalıların ipotek tesis edilen sıfatına sahip olmadığı, pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın esastan, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; İpoteğe ilişkin eş muvafakatinin birebir müvekkilinden alınması gerektiği halde muvafakatnamenin işlem sırasında veya resmi memur önünde beyan edilmesi zorunluluğu bulunmadığı gerekçesiyle bankanın sorumluluğun olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, muvafakatnamenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, mahkemece imzaya ilişkin itirazların dikkate alınmadığını ve imza incelemesi yaptırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı yan,davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine dayanak ipotek aktinde muvafakatinin bulunmadığını, ipoteğin geçersiz olduğunu iddia etmiş, davalı banka ise ipotekli taşınmazın aile konutu olmadığını, ipotek tesisi için eş rızasının aranmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda aile konutu olmayan taşınmaz üzerinde ipotek tesisi sırasında eş rızasının aranmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... adına kayıtlı İst.Üsküdar İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmazda yer alan ... ve ... nolu daireler üzerinde 31/12/2015 tarihinde davalı banka lehine davalı ...Ltd Şti şirketinin borçlarının teminatını oluşturmak üzere 500.000-TL limit ile ipotek tesis edildiği, ipotek akit tablosunda eş rızasının bulunmadığı dosya içeriğiyle sabittir.

İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyası ile alacaklı davalı banka tarafından toplam 619.247-TL alacağın tahsili talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Taraflar arasında davacının eşi olan davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı şirketin borçlarının teminatı olmak üzere davalı banka yararına ipotek tesis edildiği, davalı bankanın anılan şirketlerden genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ipotek tesisi sırasında eş rızasının aranıp aranmayacağı, davacı eşin rızasının bulunmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, TMK'nun 194. maddesindeki özel düzenleme uyarınca ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması halinde eşin rızasının alınması gerekmektedir. Dosya içerisinde yer alan tapu kaydından ipoteğe konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı yan iş bu davada dava konusu ipotekli taşınmazın aile konutu olduğuna ilişkin herhangi bir iddia ileri sürmeden ipotek tesis aşamasında eş rızasının alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğu iddiasına dayanmıştır. 4721 sayılı TMK. madde 881; "Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir." hükmünü amirdir.

TBK'nun 603. Maddesi "Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır." hükmünü içermektedir. İpotek ile verilen teminat ise kişisel bir teminat olmayıp ayni bir teminattır. Bir başka anlatımla ipotek TBK'nun 603. Maddesi kapsamında olmadığından eş rızasının alınmasına gerek yoktur. Bu itibarla ipotek tesisi için düzenlenen muvafakatnamedeki imzanın davacının el ürünü olup olmadığının araştırılması da sonuca etkili olmayacaktır. Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 24,38-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/03/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.