6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5225 E. 2022/6780 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas mahsup defi takas-mahsup takas ispat külfeti kötü niyet tazminatı mahsup kötü niyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438 · İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi raporunda davalı karşı davacının karşı davada ileri sürdüğü alacak miktarından daha yüksek miktara tekabül gelecek iş yapmış olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu ile ortaya çıkan davalı alacağının davacı-karşı davalı tarafından ödendiğine dair ispat külfeti üzerine bulunan davacı karşı davalının bu durumu ispat edemediği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde yapılan işler karşılığı davalı karşı davacının icra dosyasının borcunu ödediği anlaşıldığından asıl davanın reddinin, karşı davanın ise kabulünün gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, asıl alacağın %20 oranı olan 2.329,88 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınark davalı ...'e verilmesine, karşı davanın kabulüne, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıdan 13.000.- TL alacağı olduğunun tespitine ve 13.000.- TL'den icra takibinde bulunulan miktar olan 11.649,41 TL'nin mahsubu ile arta kalan 1.350,49 TL'nin 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Karşı dava yönünden, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Asıl davaya gelince, İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrasına göre, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli görülmesi halinde red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği belirtilmiş olup, dava konusu meblağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, açılan karşı dava ile borçlu tarafından takas mahsup definin ileri sürülmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi karşısında asıl davanın davacısının takibe girişmesinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamamasına göre, mahkemece asıl davada davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesine göre hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5225 E.  ,  2022/6780 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2020 tarih ve 2018/440 E. - 2020/125 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı mallara istinaden düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı, faturaya konu malları teslim aldığını, karşılığında da davacıya inşaat işleri yaptığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davası ile de yaptığı işlerin bedeli olarak 13.000.- TL alacağını talep etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi raporunda davalı karşı davacının karşı davada ileri sürdüğü alacak miktarından daha yüksek miktara tekabül gelecek iş yapmış olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu ile ortaya çıkan davalı alacağının davacı-karşı davalı tarafından ödendiğine dair ispat külfeti üzerine bulunan davacı karşı davalının bu durumu ispat edemediği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde yapılan işler karşılığı davalı karşı davacının icra dosyasının borcunu ödediği anlaşıldığından asıl davanın reddinin, karşı davanın ise kabulünün gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, asıl alacağın %20 oranı olan 2.329,88 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınark davalı ...'e verilmesine, karşı davanın kabulüne, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıdan 13.000.- TL alacağı olduğunun tespitine ve 13.000.- TL'den icra takibinde bulunulan miktar olan 11.649,41 TL'nin mahsubu ile arta kalan 1.350,49 TL'nin 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Karşı dava yönünden, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Asıl davaya gelince, İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrasına göre, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli görülmesi halinde red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği belirtilmiş olup, dava konusu meblağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, açılan karşı dava ile borçlu tarafından takas mahsup definin ileri sürülmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi karşısında asıl davanın davacısının takibe girişmesinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamamasına göre, mahkemece asıl davada davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7.

maddesine göre hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının A bendinin 2. fıkrasının tamamen çıkarılmak suretiyle, kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 666,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı dava yönünden-karşı davada davalıdan alınmasına, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848420900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.