6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2456 E. 2022/6555 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği talep aşımı hesap kat ihtarı ticari kredi sözleşmesi kat ihtarı imzaya itiraz bankacılık işlemi hesap kat ticari kredi i̇i̇k 265 bsmv müteselsil kefil denetime elverişlilik genel kredi sözleşmesi işlemiş faiz kefil temerrüt faizi ihtar bilirkişi incelemesi kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı dava sebebi temerrüt hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı... arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesine davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle 14.08.2015 tarihinde hesabın kat edilerek 199.486,72 TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde bankaya ödenmesi gerektiğinin borçlulara ihtar edildiği, hesap kat ihtarının borçluların kredi sözleşmelerinde bildirilen adreslerine tebliğ olunduğu, belirtilen süre içerisinde borcun ödenmediği, her ne kadar davalı borçlu imzaya itiraz etmiş ise de mahkememizce aldırılan ATK raporuna göre söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV ücreti olmak üzere toplamda 181.838,77 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Rize İcra Müdürlüğü' nün 2016/1853 esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazının 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV masrafı olmak üzere toplamda 181.838,77 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %36,00 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olup, davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve bankacılık işlemi olması sebebiyle Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinin anlaşıldığı ancak bu hususun tek başına kaldırma sebebi yapılmayıp eleştiri konusu yapılmakla yetinilmesine, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, faiz başlangıç ve miktarlarını tam olarak hesap edilmiş olduğu, mahkemece kök ve ek rapora dayanılmasında hukuka aykırılık tespit edilmediği, ATK'dan alınan rapor ile kredi sözleşmesindeki ve ekinde kefil olunan miktarın arttırılmasına ilişkin bölümdeki imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği, icra takibinde borçlu ve kefil davalı yönünden 180.322,16 TL asıl alacak, 17.851,89 TL faiz, 1.265,26 TL BSMV olmak üzere toplam 199.439,31 TL üzerinden takip yapılmış ise de bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan raporda davalı kefilin 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV olmak üzere toplam 181.838,77 TL olarak davalı borcunun hesap edildiği, bu haliyle hükümde faiz ve BSMV yönünden talebin aşıldığı görülmüş ise de bu yönde herhangi bir istinaf talebi olmadığından bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, alınan ATK raporuna, genel kredi sözleşmesi içeriğine, kat ihtarlarına ve verilen sürelere, bilirkişi bankacı ...'dan alınan kök ve ek raporun içeriği de dikkate alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı banka, takip talebinde işlemiş faiz olarak 17.851,89 TL talep etmiştir.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda işlemiş faizin 30.055,99 TL olduğu belirlenmiş, işlemiş faiz kaleminin daha yüksek bir miktara tekabül ettiğinin anlaşılması halinde taleple bağlı kalınarak takip talebinde gösterilen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep aşımı yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1734 E. 2019/6686 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/2456 E.  ,  2022/6555 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.03.2020 tarih ve 2016/378 E. - 2020/53 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2020/962 E. - 2021/44 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca ticari kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmede kefil sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek ititazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında sözleşmenin 30.000,00 TL’sinde imzasının bulunduğunu, bu miktarın da ödendiğini, 150.000,00 TL’sine imza atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı... arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesine davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle 14.08.2015 tarihinde hesabın kat edilerek 199.486,72 TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde bankaya ödenmesi gerektiğinin borçlulara ihtar edildiği, hesap kat ihtarının borçluların kredi sözleşmelerinde bildirilen adreslerine tebliğ olunduğu, belirtilen süre içerisinde borcun ödenmediği, her ne kadar davalı borçlu imzaya itiraz etmiş ise de mahkememizce aldırılan ATK raporuna göre söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV ücreti olmak üzere toplamda 181.838,77 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Rize İcra Müdürlüğü' nün 2016/1853 esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazının 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV masrafı olmak üzere toplamda 181.838,77 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %36,00 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olup, davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve bankacılık işlemi olması sebebiyle Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinin anlaşıldığı ancak bu hususun tek başına kaldırma sebebi yapılmayıp eleştiri konusu yapılmakla yetinilmesine, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, faiz başlangıç ve miktarlarını tam olarak hesap edilmiş olduğu, mahkemece kök ve ek rapora dayanılmasında hukuka aykırılık tespit edilmediği, ATK'dan alınan rapor ile kredi sözleşmesindeki ve ekinde kefil olunan miktarın arttırılmasına ilişkin bölümdeki imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği, icra takibinde borçlu ve kefil davalı yönünden 180.322,16 TL asıl alacak, 17.851,89 TL faiz, 1.265,26 TL BSMV olmak üzere toplam 199.439,31 TL üzerinden takip yapılmış ise de bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan raporda davalı kefilin 150.279,99 TL asıl alacak, 30.055,99 TL işlemiş faiz, 1.502,79 TL BSMV olmak üzere toplam 181.838,77 TL olarak davalı borcunun hesap edildiği, bu haliyle hükümde faiz ve BSMV yönünden talebin aşıldığı görülmüş ise de bu yönde herhangi bir istinaf talebi olmadığından bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, alınan ATK raporuna, genel kredi sözleşmesi içeriğine, kat ihtarlarına ve verilen sürelere, bilirkişi bankacı ...'dan alınan kök ve ek raporun içeriği de dikkate alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı banka, takip talebinde işlemiş faiz olarak 17.851,89 TL talep etmiştir.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda işlemiş faizin 30.055,99 TL olduğu belirlenmiş, işlemiş faiz kaleminin daha yüksek bir miktara tekabül ettiğinin anlaşılması halinde taleple bağlı kalınarak takip talebinde gösterilen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep aşımı yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848385100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.