6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka iptali ve tescili | Ortaklıktan çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6129 E. 2022/7837 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası muvazaa şirket müdürü davadan feragat tbk 99 alacak davası usulden reddi feragat limited şirket ıslah yetkisizlik kararı eksik inceleme avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 123 · TBK — TBK 166

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının davalılardan ...'in vefatı nedeniyle sadece kendisine yönelik davadan feragat ettiklerini belirttiği, vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin olduğu, bu nedenle bu davalıya yönelik davanın feragat nedeniyle reddinin gerektiği, bu feragatin diğer davalıya sirayet etmediği, bu nedenle diğer davalı yönünden yargılamaya devam edildiği, dava konusu dairelerin 06.09.2013 tarihindeki değerleri toplamının 446.013,34 TL olduğu, aynı tarih itibariyle şirketin toplam borç tutarının ise 372.635,20 TL olduğu, dava konusu dairelerin muvazaalı olarak devrinin yapılması nedeni ile İlkent Ltd. Şti.’nin 06.09.2013 dava tarihi itibariyle (446.011,34 - 372.635,20 ) = 73.376,14 TL zarara uğratıldığı, davacı tarafından ıslah dilekçesinin 11/06/2014 tarihinde verildiği göz önünde bulundurulduğunda, 73.376,14 TL'sinin 11/06/2014 ıslah tarihi itibariyle değeri 79.327,24 TL olarak hesaplandığı, bu zarardan davalı ...'un sorumlu olduğu, ancak davacı vekilinin 02/10/2020 tarihli dilekçesi ile yaptığı ıslah işleminden sonra talep artırımda bulunarak 10.000,00 TL olan dava değerinin 79.327,24TL'ye çıkartılmasını talep ettiği, fakat davacı vekilinin tamamen ıslah dilekçesinde belirsiz alacak davası açmayıp, kısmi dava açtığından 02/10/2020 tarihli dilekçesi ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edileceği ve hangi ıslah türüne gidilmiş olduğuna bakılmaksızın, ıslah hakkını kullanan tarafın ikinci kez ıslah yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle davacı tarafın ikinci ıslah niteliğindeki 05/10/2020 tarihli dilekçesi 6100 sayılı Kanunun 176/2. maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının davalı ... hakkında açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, davacının ... hakkında 12/06/2014 tarihli tamamen ıslah dilekçesi ile açtığı tazminat davasının kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 12.06.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak İlkent İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı tarafın ikinci ıslah niteliğindeki 05/10/2020 tarihli dilekçesi 6100 sayılı Kanunun 176/2. maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davalı ...'un temyizi yönünden, mahkemece Dairemizin 10.12.2018 tarihli ve 2017/2343 Esas ve 2018/7778 Karar sayılı ilamına uyularak yargılamaya devam edildikten sonra, davacı tarafından dosyaya sunulan 02.10.2020 tarihli dilekçeyle, şirket müdürü davalı ...'in vefat etmesi nedeniyle sadece bu davalıya yönelik davadan feragat edildiği, diğer şirket müdürü olan davalı ...'a yönelik davanın ise kaldığı yerden devamının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar yargılamaya davalı ... yönünden devam edilmiş ve mahkemece aleyhine hüküm kurulmuşsa da, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmiş olmasının, TBK’nın 166 vd. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalıya da sirayet edip etmeyeceği, feragat beyanının bu davalıyı da kapsayıp kapsamadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu nedenle mahkemece HMK'nın 123. maddesi de göz önüne alınarak, davacı tarafa feragat beyanının açıklattırılması gerekmektedir.

Mahkemece davacının feragat beyanının açıklattırılarak, davalı ... hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalı bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6654 E. 2013/9903 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6129 E.  ,  2022/7837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/112 E. - 2021/184 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ... Ltd. Şti.'nin ortağı, davalılar ... ve ...'in şirket müdürü, diğer davalıların ise şirketin bir kısım taşınmazlarının tapuda alımını gerçekleştiren kişiler olduğunu, davalı şirkete ait üç adet dairenin şirket ortaklık payının küçültülmesi amacıyla davalı şirket ortaklarınca diğer davalılara satışının yapıldığını, yapılan işlemlerle ilgili olarak tarafına bilgi verilmediğini ve onayının alınmadığını ileri sürerek, yapılan satışın ve davalılar ..., ... ve ... adına oluşan kayıtların muvazaa nedeniyle iptaliyle tekrar şirket adına tesciline ve müvekkili davacının şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında davalılar ..., ..., ...

ve davalı şirket yönünden davadan feragat etmiştir.

Davacı vekili 11.06.2014 tarihli dilekçesiyle davayı tam ıslah ederek, davalı müdürlerin, davalı şirketin alacaklıları dava dışı Olga Ltd. Şti. ve Zümrüt Ltd. Şti.’ye olan borçlarını aralarında akdedilen sözleşmeler uyarınca zamanında birer daire veya bedelleri ödenerek sonlandırmayıp davalı şirket aleyhine alacağın tahsili davalarının açılmasına sebebiyet verdiklerini ve mezkur Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/115 E.- 2011/112 K. ve 2010/67 E.- 2011/132 K. sayılı dava dosyaları sonuçlandığında ilgili mahkeme ilamları uyarınca yargılama giderleriyle borcu yine derhal ödemeyip 17.09.2013 tarihinde 432.652,60 TL’ye yükselmesine yol açarak bu bedel üzerinden alacaklılarla tasfiyeye giriştiklerini, anılan tasfiye tarihinde borcun üç daire verilmek suretiyle tasfiye edildiğini ancak, dairelerin bedellerinin tasfiye anında artmış olduğu dikkate alınarak iki daire verilmek suretiyle borcun tasfiyesine gidilebilecekken dairelerin değeri olduğundan daha düşük gösterilerek iki daire yerine üç daire vermek suretiyle mahsuplaşıldığını ve böylelikle bir dairenin fazladan verildiğini, ayrıca davalılar ...

ve ...’in şirkete ait bir kısım daireleri muvazaalı olarak yakınlarına vermek suretiyle şirket özkaynaklarını yetersiz kıldıklarını, nitekim bu dairelerin açılan muvazaa davası sonucunda Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/205 E. - 2013/223 K. sayılı kesinleşmiş ilamıyla şirkete döndüğünü, esasen davalı müdürlerin söz konusu muvazaa işlemine girişmeselerdi zamanında şirket borçlarını, borcun yükselmesine yol açmaksızın alacak davaları sonuçlandığında şirkete dönen bu dairelerle rahatlıkla ödeyebilecekken anılan muvazaalı işlemler nedeniyle şirket borcunun daha da artmasına ve şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek davalı şirket müdürlerinin şahsi sorumlulukları nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davalı şirkete ödenmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının davalılardan ...'in vefatı nedeniyle sadece kendisine yönelik davadan feragat ettiklerini belirttiği, vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin olduğu, bu nedenle bu davalıya yönelik davanın feragat nedeniyle reddinin gerektiği, bu feragatin diğer davalıya sirayet etmediği, bu nedenle diğer davalı yönünden yargılamaya devam edildiği, dava konusu dairelerin 06.09.2013 tarihindeki değerleri toplamının 446.013,34 TL olduğu, aynı tarih itibariyle şirketin toplam borç tutarının ise 372.635,20 TL olduğu, dava konusu dairelerin muvazaalı olarak devrinin yapılması nedeni ile İlkent Ltd. Şti.’nin 06.09.2013 dava tarihi itibariyle (446.011,34 - 372.635,20 ) = 73.376,14 TL zarara uğratıldığı, davacı tarafından ıslah dilekçesinin 11/06/2014 tarihinde verildiği göz önünde bulundurulduğunda, 73.376,14 TL'sinin 11/06/2014 ıslah tarihi itibariyle değeri 79.327,24 TL olarak hesaplandığı, bu zarardan davalı ...'un sorumlu olduğu, ancak davacı vekilinin 02/10/2020 tarihli dilekçesi ile yaptığı ıslah işleminden sonra talep artırımda bulunarak 10.000,00 TL olan dava değerinin 79.327,24TL'ye çıkartılmasını talep ettiği, fakat davacı vekilinin tamamen ıslah dilekçesinde belirsiz alacak davası açmayıp, kısmi dava açtığından 02/10/2020 tarihli dilekçesi ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edileceği ve hangi ıslah türüne gidilmiş olduğuna bakılmaksızın, ıslah hakkını kullanan tarafın ikinci kez ıslah yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle davacı tarafın ikinci ıslah niteliğindeki 05/10/2020 tarihli dilekçesi 6100 sayılı Kanunun 176/2.

maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının davalı ... hakkında açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, davacının ... hakkında 12/06/2014 tarihli tamamen ıslah dilekçesi ile açtığı tazminat davasının kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 12.06.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak İlkent İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı tarafın ikinci ıslah niteliğindeki 05/10/2020 tarihli dilekçesi 6100 sayılı Kanunun 176/2. maddesine aykırı olduğundan anılan dilekçesi ile talep edilen miktarın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davalı ...'un temyizi yönünden, mahkemece Dairemizin 10.12.2018 tarihli ve 2017/2343 Esas ve 2018/7778 Karar sayılı ilamına uyularak yargılamaya devam edildikten sonra, davacı tarafından dosyaya sunulan 02.10.2020 tarihli dilekçeyle, şirket müdürü davalı ...'in vefat etmesi nedeniyle sadece bu davalıya yönelik davadan feragat edildiği, diğer şirket müdürü olan davalı ...'a yönelik davanın ise kaldığı yerden devamının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar yargılamaya davalı ... yönünden devam edilmiş ve mahkemece aleyhine hüküm kurulmuşsa da, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmiş olmasının, TBK’nın 166 vd. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalıya da sirayet edip etmeyeceği, feragat beyanının bu davalıyı da kapsayıp kapsamadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu nedenle mahkemece HMK'nın 123. maddesi de göz önüne alınarak, davacı tarafa feragat beyanının açıklattırılması gerekmektedir.

Mahkemece davacının feragat beyanının açıklattırılarak, davalı ... hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalı bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ile davalı ...'a iadesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848140700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.