6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6026 E. 2022/7931 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borca batıklık cari hesap ekstresi yetkisiz temsil yönetim kurulu üyeliği temsil yetkisi cari hesap mirasçılık def'i havale yetki yönetim kurulu kararı dosya masrafı yetkisizlik kararı dahili dava temsil teslim e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; Soma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/107 Esas 2010/671 karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında '' T.K.İ çalışanları sosyal yardımlaşma vakfının iktisadı işletme kısmında görevliydim ve büro elemanı olarak çalışıyordum. İktisadi işletmenin kömür alım satımını ve banka ile olan tüm gelir giderleri ben takip ediyordum.'' şeklinde beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise savcılık beyanındaki ifadelerini ve yazılı savunmasını aynen tekrar ettiğini ve vakfın yöneticisi olmadığından üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, yazılı beyanında ise vakfın çalışanı olarak yönetim kurulu tarafından bankamatik kartının tarafına teslimi ve para çekme konusunda usul ve yasaya uygun bir şekilde verilmiş bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiş, diğer davalı ... ise soruşturma aşamasında alınan beyanında'' suç tarihlerinde E.L.İ Hukuk Müşavirliği'nde memur olarak çalışıyordum, aynı zamanda söz konusu vakıftaki görevim ise yönetim kurulu üyeliği idi'' şeklinde beyanda bulunmuş ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş olup kovuşturma aşamasında ise talimat yolu ile alınan beyanında vakıfta aktif bir görevinin bulunmadığını, para alıp verme veya muhasebe işleri ile hiç ilgilenmediğini sadece yönetim kurulu üyesi olarak adının yazıldığını, üzerine atılı suçlamaların kendisi emekli olduktan sonra ortaya çıktığını savunmuş, dosyaya sunulan 10.07.2006 tarihli müfettiş raporu, davalılar ... ve ...'in ceza yargılaması savunma ve beyanları, Vakfa ait muhasebe defteri, bankamatik kartına ait hesap ekstresi, Soma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/107 Esas 2010/671 Karar sayılı dosyası ve 07.04.2015 havale tarihli talimat yolu ile İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi heyet raporu gözetilerek davalı ... A.Ş.'nin dava konusu banka kartı ile yapılan işlemlere dair kart sözleşmesini vakfın yöneticisi olan diğer davalı ... ile yapmış olması, sözleşme tarihinde davalı ...'ın vakfın yöneticisi olduğu ve dolayısı ile yetkisiz temsilden söz edilemeyeceğinden müfettiş raporunda tespit olunan zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalı ...'ın ise her ne kadar kendisinin kartı teslim aldıktan sonra emekli olduğunu ve kartı vakfın sekreterine teslim ettiğini bu sebeple sorumluluğunun bulunmayacağını savunmuş ise de ceza yargılaması beyanlarında vakfım yönetim kurulunda yer aldığını beyan etmiş olduğu dolayısıyla 2003-2004 yılları arasında vakfı temsil yetkisini kullanarak diğer davalı banka ile sözleşme imzaladığı ve emekli olduğu dönemde kartı diğer davalı ...'e teslim ettiği ve davalı ...'in temsil yetkisi bulunmamasına rağmen teftişe konu işlemleri gerçekleştirdiğinden bu işlemler sonucu vakfın uğramış olduğu 16.386,31 TL zarardan diğer davalı ... ile birlikte sorumlu tutulması gerekeceği, davalı ...'in ise ceza dosyasındaki beyanında vakfın iktisadi işletme bölümünde büro personeli olarak görev yaptığını mali konularda işlerin kendisi tarafından takip edildiğini beyan etmesi karşısında vakıf temsile yetkisinin bulunmadığı şeklindeki savunmasına dava konusu işlemlerin vakfı temsile yetkisi olan diğer davalı ... tarafından kendisine verilen kart ile yapıldığı ve muhasebe defterleri ile karta ait cari hesap ekstresinin incelenmesinde işlemlerin ... tarafından gerçekleştirildiği, bu işlemlerin takibinin ve heyet raporunda da kaynağı belirli olmayan ve davalı tarafından açıklanamayan, delillendirilmeyen masraflar olan 5.758,68 TL'den sorumlu tutulması gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen diğer tazmin kalemleri yönünden ise davacı tarafça sunulup toplanan delillerden ve ceza dosyası içeriğinden davalıların sorumlu tutulmasını gerektiğine dair bir belge bulunmadığından fazlaya ilişkin istemin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; 07.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 16.386,31 TL tazminat alacağının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve tespit edilen 5.758,68 TL tazminat alacağının davalılar ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davalı ... yönünden açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

I-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vakıf vekili ve davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

II-) Dava, şirkete ait kredi kartının usulsüz kullanımı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı yönetim kurulu üyesi ... davanın devamı sırasında 07.07.2018 tarihinde ölmüş mirasçılarına davanın yöneltilmesi üzerine mirasçılardan davalı ... tarafından mirasın borca batık olduğunu ileri sürülerek mirasın hükmen reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Terekenin borca batıklığı nedeniyle hükmen reddi herhangi bir süreye tabi değildir. Ayrıca terekenin borca batık olduğu def'i yoluyla da ileri sürülebilir ve her türlü delille kanıtlanabilir. Taraflara bu konuda delillerini sunmaları için imkan tanınmadan, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve miras bırakanın ölüm tarihindeki mal varlığı değerlerinin tespiti ile miras bırakanın borcunu karşılayabilecek yeterlilikte olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle temyiz eden dahili davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

III-) Bozma sebep ve şekline göre davalı ...’ın mirasçısı davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6026 E.  ,  2022/7931 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.02.2021 tarih ve 2018/351 E. - 2021/52 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının tasfiye halinde olduğunu, 11.01.2005 tarihinde yeni tasfiye kurulunun göreve başladığını, Mayıs 2005 tarihinde vakfa ait hesaplarının incelenmesi sonucunda vakfın davalı ... Bankasında bulunan yatırım hesabından bankamatik kartı ile para çekildiğinin tespit edildiğini, önceki dönem yönetim kurulu üyelerinin banka kartı talebinde bulunmadığını, davalı bankadan bu durumun sorulduğunu ve verilen cevapta banka kartının 03.10.2003 tarihinde davalı ...'a teslim edildiğinin bildirildiğini, banka kartı ve avans yoluyla çekilen meblağlara ilişkin gider belgelerinin bulunmadığını, hesaplarda açık bulunduğunun anlaşılması üzerine müfettiş incelemesi yapıldığını, davacı tarafın yetkili kurullarının bankamatik alma konusunda bir irade beyanı ve müracaatı olmamasına rağmen kartı alan ...

ve kartı veren bankanın kusuru olduğunu ileri sürerek müfettiş raporuna göre belirlenen toplam 28.138,72 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'ne istinaden davacı lehine banka kartı düzenlenerek davacı vakıf yöneticilerinin bilgisi dahilinde 2003 yılında ...'a teslim edildiğini, banka kartı ile 2003 yılından bu yana davacı tarafından defalarca para çekildiğini ve yapılan işlemlerin davacı tarafından hesap cüzdanına işletildiğini, ...'ın davacının idari işlerinin yürütülmesinde yardımcı olan kişi olduğunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre yetkisiz temsilci olduğunu, yetkisiz temsilci tarafından yapılan işlemlerinin adına işlem yapılanın açık veya zımni icazeti ile geçerli hale geldiğini, bankamatik kartının ...'a verilmesi davacı tarafından zımmı icazet verildiğinin göstergesi olduğunu, zımmı icazetin bir diğer göstergesinin ise şirket yetkililerinin haberi olmadan toplam 30.000,00 TL üç yıl boyunca nasıl çekildiğinin açıklanamadığını savunarak bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ..., davacının dava konusu bankamatik kartı ile 2005 yılı mayıs ayında bir takım harcamalar yapıldığını fakat kendisinin davacı şirketten 16.12.2004 tarihinde emekli olduğunu, davacının beyan ettiği harcamalarla bir ilgisi olmadığını, banka kartının alınması dönemindeki yönetim kurulu başkanının talimatı üzerine bulunduğu yerin yakın olması nedeniyle söz konusu kartı aldığını ve vakfın sekreteri ...'a teslim ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ..., yönetim kurulunca kendisine verilen talimatlar çerçevesinde görevlerini yerine getirdiğini, bilgileri haricinde hiç bir şey yapmadığını ayrıca vakfın Denetim Kurulunun belirli zamanlarda vakfı denetlediğini, tamamen her şeyin bilgileri dahilinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; Soma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/107 Esas 2010/671 karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında '' T.K.İ çalışanları sosyal yardımlaşma vakfının iktisadı işletme kısmında görevliydim ve büro elemanı olarak çalışıyordum. İktisadi işletmenin kömür alım satımını ve banka ile olan tüm gelir giderleri ben takip ediyordum.'' şeklinde beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise savcılık beyanındaki ifadelerini ve yazılı savunmasını aynen tekrar ettiğini ve vakfın yöneticisi olmadığından üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, yazılı beyanında ise vakfın çalışanı olarak yönetim kurulu tarafından bankamatik kartının tarafına teslimi ve para çekme konusunda usul ve yasaya uygun bir şekilde verilmiş bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiş, diğer davalı ...

ise soruşturma aşamasında alınan beyanında'' suç tarihlerinde E.L.İ Hukuk Müşavirliği'nde memur olarak çalışıyordum, aynı zamanda söz konusu vakıftaki görevim ise yönetim kurulu üyeliği idi'' şeklinde beyanda bulunmuş ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş olup kovuşturma aşamasında ise talimat yolu ile alınan beyanında vakıfta aktif bir görevinin bulunmadığını, para alıp verme veya muhasebe işleri ile hiç ilgilenmediğini sadece yönetim kurulu üyesi olarak adının yazıldığını, üzerine atılı suçlamaların kendisi emekli olduktan sonra ortaya çıktığını savunmuş, dosyaya sunulan 10.07.2006 tarihli müfettiş raporu, davalılar ... ve ...'in ceza yargılaması savunma ve beyanları, Vakfa ait muhasebe defteri, bankamatik kartına ait hesap ekstresi, Soma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/107 Esas 2010/671 Karar sayılı dosyası ve 07.04.2015 havale tarihli talimat yolu ile İzmir 10.

Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi heyet raporu gözetilerek davalı ... A.Ş.'nin dava konusu banka kartı ile yapılan işlemlere dair kart sözleşmesini vakfın yöneticisi olan diğer davalı ... ile yapmış olması, sözleşme tarihinde davalı ...'ın vakfın yöneticisi olduğu ve dolayısı ile yetkisiz temsilden söz edilemeyeceğinden müfettiş raporunda tespit olunan zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalı ...'ın ise her ne kadar kendisinin kartı teslim aldıktan sonra emekli olduğunu ve kartı vakfın sekreterine teslim ettiğini bu sebeple sorumluluğunun bulunmayacağını savunmuş ise de ceza yargılaması beyanlarında vakfım yönetim kurulunda yer aldığını beyan etmiş olduğu dolayısıyla 2003-2004 yılları arasında vakfı temsil yetkisini kullanarak diğer davalı banka ile sözleşme imzaladığı ve emekli olduğu dönemde kartı diğer davalı ...'e teslim ettiği ve davalı ...'in temsil yetkisi bulunmamasına rağmen teftişe konu işlemleri gerçekleştirdiğinden bu işlemler sonucu vakfın uğramış olduğu 16.386,31 TL zarardan diğer davalı ...

ile birlikte sorumlu tutulması gerekeceği, davalı ...'in ise ceza dosyasındaki beyanında vakfın iktisadi işletme bölümünde büro personeli olarak görev yaptığını mali konularda işlerin kendisi tarafından takip edildiğini beyan etmesi karşısında vakıf temsile yetkisinin bulunmadığı şeklindeki savunmasına dava konusu işlemlerin vakfı temsile yetkisi olan diğer davalı ... tarafından kendisine verilen kart ile yapıldığı ve muhasebe defterleri ile karta ait cari hesap ekstresinin incelenmesinde işlemlerin ... tarafından gerçekleştirildiği, bu işlemlerin takibinin ve heyet raporunda da kaynağı belirli olmayan ve davalı tarafından açıklanamayan, delillendirilmeyen masraflar olan 5.758,68 TL'den sorumlu tutulması gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen diğer tazmin kalemleri yönünden ise davacı tarafça sunulup toplanan delillerden ve ceza dosyası içeriğinden davalıların sorumlu tutulmasını gerektiğine dair bir belge bulunmadığından fazlaya ilişkin istemin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle;

07. 04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 16.386,31 TL tazminat alacağının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve tespit edilen 5.758,68 TL tazminat alacağının davalılar ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davalı ... yönünden açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

I-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vakıf vekili ve davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

II-) Dava, şirkete ait kredi kartının usulsüz kullanımı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı yönetim kurulu üyesi ... davanın devamı sırasında 07.07.2018 tarihinde ölmüş mirasçılarına davanın yöneltilmesi üzerine mirasçılardan davalı ... tarafından mirasın borca batık olduğunu ileri sürülerek mirasın hükmen reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Terekenin borca batıklığı nedeniyle hükmen reddi herhangi bir süreye tabi değildir. Ayrıca terekenin borca batık olduğu def'i yoluyla da ileri sürülebilir ve her türlü delille kanıtlanabilir. Taraflara bu konuda delillerini sunmaları için imkan tanınmadan, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve miras bırakanın ölüm tarihindeki mal varlığı değerlerinin tespiti ile miras bırakanın borcunu karşılayabilecek yeterlilikte olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle temyiz eden dahili davalı ...

yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

III-) Bozma sebep ve şekline göre davalı ...’ın mirasçısı davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vakıf vekiliyle davalı ...'in bütün temyiz itirazlarının reddiyle, (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ... yararına BOZULMASINA, (III) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1,134,53 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 08.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848015700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.