Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3087 E. 2022/7157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uzamış ceza zamanaşımı↗ ceza zamanaşımı↗ sorumluluk sigortası↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ istinaf incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ zamanaşımı↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihi olan 05/07/2011 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinin, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her halde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı, işbu davanın 13/04/2018 tarihinde açıldığı, Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kararda olayda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği, davacılar tarafından da bu karara karşı itiraz edilmediği, bu kapsamda dava konusu olayın suç teşkil eden bir eylemden kaynaklanmadığı, dava konusu tazminat talepleri hakkında uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, bir yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinde tüm dosya kapsamına göre; adam çalıştıranların (imalatçı) özen sorumluluğuna dayalı tazminat taleplerinde, adam çalıştıranların istihdam ettiklerinin suç oluşturan eylemlerinden sadece hukuken sorumlu oldukları, Borçlar Kanunun 60/2. maddesinde öngörülen ceza zaman aşımı sürelerinin bunlar hakkında uygulanmasına olanak bulunmadığı, olay ve dava tarihi itibarıyla zaman aşımı süresinin dolduğu, davalıların süresinde zaman aşımı itirazında bulundukları gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, tüpgaz sorumluluk sigortasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımına uğradığı, olay suç teşkil etmediğinden ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise özen sorumlusu olan 3. kişilerin suç oluşturan eylemlerden ancak hukuki olarak sorumlu olabileceği ve bu nedenle uzamış zamanaşımının her halükarda işbu davalılara uygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak 6100 sayılı HMK’nın karar tarihinde ve halen yürürlükte olan 353/1-b-2 maddesinde; "b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, yeni ve farklı bir gerekçe ile reddedilmesi gerektiği sonucuna varılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3087 E. , 2022/7157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.02.2019 tarih ve 2018/337 E- 2019/100 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/985 E- 2021/94 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın eşi, diğer müvekkillerinin babası olan ...'ın 05/07/2011 tarihinde annesinin evinin banyosunda ölü bulunduğunu, müveteffanın vefatı hakkında Göksun Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/752 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmanın neticesinde vefat sebebinin zehirlenmeye bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın vefat ettiği banyoda, zehirlenmek suretiyle ölümüne neden olabilecek unsurlardan gaz sızıntısı yaratan ve davalı ...Ş. tarafından imal edilen Arçelik marka ... model şofben ile bu şofbene bağlanmak suretiyle besleyen ve diğer davalı ...Ş. tarafından imal edilen 12 kg hacimli Lipetgaz markalı tüpün olduğunu, davalı ...Ş.'nin de davalı ...Ş.
tarafından üretilen tüpler nedeniyle oluşabilecek riskleri Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi çerçevesinde garanti eden sigorta şirketi olduğunu, bu itibarla müvekkillerinin murisi olan ...'ın vefatına neden olan olayda imalatçı sıfatı ile davalılar Arçelik A.Ş. ve Aygaz A.Ş.'nin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffanın vefatından önce aylık 2.000,00 TL kazanç elde ettiğini, müvekkili ...'ın ev hanımı olduğunu, eşinin vefatı nedeniyle kızının yanına yerleşmek amacıyla şehir değiştirdiğini, hem eşinin desteğinden yoksun kaldığını, hem de yeni bir ev kiralamak, taşınmak suretiyle zarara uğradığını, kızı ... ...'ın eğitim masraflarını tek başına karşılamak zorunda kaldığını, tüm müvekkillerinin yaşanan ölüm nedeniyle büyük acılar çektiklerini, manevi açıdan zarara uğradıklarını beyanla ıslaha ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili davacı ...
için 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 41.000,00 TL tazminat, müvekkili davacı ... için 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000,00 TL tazminat, müvekkili davacı ... (...) ve ... için 20.000,00’er TL manevi tazminatın zarar (vefat) tarihi olan 05/07/2011 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunup davanın reddini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihi olan 05/07/2011 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinin, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her halde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı, işbu davanın 13/04/2018 tarihinde açıldığı, Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kararda olayda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği, davacılar tarafından da bu karara karşı itiraz edilmediği, bu kapsamda dava konusu olayın suç teşkil eden bir eylemden kaynaklanmadığı, dava konusu tazminat talepleri hakkında uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, bir yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinde tüm dosya kapsamına göre; adam çalıştıranların (imalatçı) özen sorumluluğuna dayalı tazminat taleplerinde, adam çalıştıranların istihdam ettiklerinin suç oluşturan eylemlerinden sadece hukuken sorumlu oldukları, Borçlar Kanunun 60/2. maddesinde öngörülen ceza zaman aşımı sürelerinin bunlar hakkında uygulanmasına olanak bulunmadığı, olay ve dava tarihi itibarıyla zaman aşımı süresinin dolduğu, davalıların süresinde zaman aşımı itirazında bulundukları gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, tüpgaz sorumluluk sigortasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımına uğradığı, olay suç teşkil etmediğinden ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise özen sorumlusu olan 3. kişilerin suç oluşturan eylemlerden ancak hukuki olarak sorumlu olabileceği ve bu nedenle uzamış zamanaşımının her halükarda işbu davalılara uygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak 6100 sayılı HMK’nın karar tarihinde ve halen yürürlükte olan 353/1-b-2 maddesinde; "b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, yeni ve farklı bir gerekçe ile reddedilmesi gerektiği sonucuna varılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847718900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz