6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyiz incelemesi için eksik belgelerin temini amacıyla geri çevirme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3375 E. 2022/7318 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Temyiz incelemesi için zorunlu görülen belgeler dosyada yoksa, Yargıtay esasa girmeden dosyayı, belgelerin ilgili resmi mercilerden temini amacıyla geri çevirir.

Ele alınan sorunlar

İnceleme için gerekli belgelerin temini amacıyla geri çevirme → tartışılmadı

Gerekçe: Heyetçe incelenmesine gerek duyulan, davalı şirketin genel kurul toplantı tutanaklarının aslı ya da onaylı fotokopilerinin ilgili resmi mercilerden (Ticaret Bakanlığı il müdürlüğü ve ticaret sicili) ayrı ayrı sorularak dosyaya kazandırılması için dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Esasa ilişkin bir tespit içermeyen, salt usuli (belge temini) geri çevirme kararıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geri çevirme delil/belge temini temyiz incelemesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3375 E.  ,  2022/7318 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.09.2018 tarih ve 2016/1256 E. - 2018/873 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/252 E. - 2021/255 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Heyetçe incelenmesine gerek duyulan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 10.10.2016 tarih 9172 sayısında yer alan davalı İMC Yapı Grubu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 30.09.2016 tarihli ortaklar genel kurulu toplantı tutanaklarının aslı ya da onaylı fotokopilerinin Ticaret Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ve Ticaret Sicilinden ayrı ayrı sorularak dosyaya kazandırılması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/843622800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Diğer usuli işlem

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/252 E. 2021/255 K.

Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının varlığı ispatlanamadı

Gerekçe özeti

Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan bir ilanın içeriği, sermaye artırımına ilişkin alınmış bir genel kurul kararı gibi kaleme alınmış olsa da, ilanın esasen bir olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı niteliğinde olduğu ve söz konusu genel kurulun toplanıp karar aldığına dair tescil veya sicil kaydı bulunmadığı hallerde, davacının dayandığı sermaye artırımı kararının varlığı ispatlanamamış olacağından, bu karara ilişkin batıllık tespiti ve iptal talebi reddedilir.

Emsal değeri

Ticaret Sicil Gazetesi ilanının içerik olarak alınmış bir karar gibi kaleme alınmasının, o ilanın hukuken bir genel kurul çağrısından ibaret olup olmadığının incelenmesi ve tescil/sicil kaydı yokluğunun karar varlığının ispatı açısından değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: genel kurul kararının butlanı genel kurul kararının iptali sermaye artırımı olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı ticaret sicili tescili ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/252

KARAR NO 2021/255

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/09/2018

NUMARASI 2016/1256 Esas - 2018/873 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/02/2021

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin bilgi alma, şirket defterlerini inceleme ve denetleme hakkının şirketi münferiden temsile yetkili olan müdürü tarafından engellendiğini, davalı şirketin halihazırda herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, şirket yöneticisi diğer ortak ... tarafından şirketin içinin boşaltılması ve müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkının engellenmesi nedenleri ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/871 Esas sayılı dosyası ile davalı şirketin feshi istemli dava açtıklarını, şirket yöneticisi hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2016/102404 soruşturma numarası ile şikayette bulunduklarını, davalı şirket yöneticisinin savcılık soruşturma dosyasındaki ifadesinde şirket sermayesinin artışına başvurduğuna yönelik beyanda bulunduğunu, bunun üzerine yapılan incelemede şirket sermayesinin 31/10/2016 tarihinde 50.000-TL'den 3.000.000-TL'ye arttırıldığının öğrenildiğini, müvekkilinin bilgisi ve katılımı olmaksızın yasanın aradığı bildirim ve çağrı usullerine uyulmadan yapılan olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artış kararının kabul edilemez olduğunu, bu durumun açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, olağanüstü genel kurulun hakim ortağın katılımı ile yapıldığını, azınlık pay sahibi durumundaki müvekkilinin şirket üzerindeki hak ve gücünün kötü niyetli olarak azaltılmaya çalışıldığını, alınan kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, sermayenin arttırılmasında kullanıldığı iddia olunan 2.950,000-TL'nin ortaklara borçlar hesabından karşılandığı ve söz konusu borcun ortak ...

tarafından şirkete nakit olarak verildiğinin beyan edildiğini, bu beyanın gerçeği yansıtmadığını, borç olarak verildiği iddia olunan paranın zaten şirkete ait olduğunu, şirket malvarlıklarının usulsüz ve muvazaalı bir şekilde satılması yolu ile elde edilen paranın şirket hesaplarına yatırılmak yerine doğrudan ...'in kendi hesaplarına yatırılıp sonrasında da şirket hesaplarına aktarıldığını, bu şekilde şirkete nakden borç verilmiş gibi bir durum yaratılmaya çalışıldığını, bu hususta şirket yöneticisi aleyhine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1245 esas sayılı dosyası ile şirket yöneticisinin sorumluluğu ve şirkete vermiş olduğu zararların şirkete ödenmesi talepli dava açıldığını, şirket yöneticisi tarafından yapılan taşınmazların satışına konu tüm işlemlerin muvazaalı ve yasaya aykırı olduğunu, hakim ortağın hisselerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde %99,5 oranına yükseltildiğini iddia ederek, 31/10/2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına yönelik batıl kararın tespit ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı tarafın müvekkili şirketin %30 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, defter ve belgeleri inceleme hakkının engellenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacıya ulaşılamadığını ve genel kurul davetiyelerinin geri döndüğünü, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, şirket belge ve defterlerine ulaşamadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirketin tüm gayrimenkullerini ve banka kayıtlarını bildiği gibi diğer ortağın şahsi hesaplarını ve gayrimenkullerini bilebilecek kadar da olaylara vakıf olduğunu, şirketin başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin malik olduğu bir gayrimenkul satıldığında satış bedelinin şirket hesabına gireceğinin aşikar olduğunu, davacının mahkemeyi yanıltmaya yönelik gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacı tarafın yetkisi olmadığı halde şirkete ait 90.000-TL bedelli çeki sahte imza ile şahsi hesabına tahsil ettiğini, bununla ilgili soruşturmanın devam etmekte olduğunu, sermaye artırımı ile ilgili işlemlere başlanılıp gerekli ilanların yapıldığını ancak davacıya gönderilen tebligat geri döndüğünden genel kurulun yapılamadığını, davacı tarafın delil olarak gösterdiği 10/10/2016 tarih ve 9172 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde genel kurul toplantı çağrısının yapıldığını, fakat yapılmış bir genel kurul toplantısının bulunmadığını, davanın mahkemeyi yanıltmak sureti ile açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı vekilinin iddia ettiği şekilde tescil edilmiş bir sermaye artırımının olmadığı, bu konuda bir genel kurul kararı metninin dosyaya sunulmadığı, davalı şirketin sermaye artırımı yaptığına dair 31/10/2016 tarihli bir genel kurul kararının dosyadaki bilgilere ve belgelere göre bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, bilirkişi tarafından şirket defterleri üzerinde hiç bir inceleme yapılmadığını, davalının hem bu davada hem de taraflar arasında görülmekte olan diğer davalarda kötüniyetli bir şekilde şirketin defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını ve müvekkilinden gizlemekte olduğunu, oysa davanın aydınlatılması için her iki tarafın da delil olarak dayandığı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinin şart olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/102404 soruşturma sayılı dosyasında ve taraflar arasında görülmekte olan diğer davalarda genel kurul toplantısının yapıldığının davalı tarafça ikrar edildiğini, davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmeksizin yapılan bilirkişi incelemesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin karşı tarafın ticari defter ve belgelerine hasredildiği halde karşı tarafça dava konusunu ilgilendiren şirket pay defteri, hazirun cetvelleri, toplantı tutanakları, genel kurul karar defteri gibi tüm şirket defter kayıt ve defterlerinin meşruhatlı davetiye gönderilerek ibrazı sağlanmadan karar verilmesini usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının batıl olduğunun tespitine ve iptaline ilişkindir. Davacı taraf, dava ile 2016 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiş; davalı ise Ticaret Sicil Gazetesi ile ilanı yapılan hususun genel kurul kararı olmadığını, şirket merkezinin değiştirilmesi ve sermayenin artırılması gündemi ile 31/10/2016 tarihinde yapılması kararlaştırılan olağanüstü genel kurul toplantı çağrısı olduğunu, şirkette herhangi bir sermaye artışı yapılmadığını ifade etmiş ve bununla ilgili olarak şirketin durumunu gösteren oda kaydını ibraz etmiştir. Mahkemece, tescil edilmiş sermaye artırımı olmaması, bu konuda bir genel kurul kararı metninde dosyada mevcut bulunmaması, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, dava dilekçesinin ekinde sunulan 10/10/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde, davalı şirket tarafından şirket merkezinin değiştirilmesi ve sermaye artırılması gündemi ile olağanüstü genel kurulun toplanması için çağrı kararının ilan edildiği görülmektedir. Kararda 50.000-TL olan şirket sermayesinin 3.000.000-TL’ye artırıldığı, davacıya ait 5 hisse karşılığı 15.000-TL aynı kalmak kaydıyla, diğer ortak ...’in şirketteki hissesinin 995 hisse karşılığı 2.985.000-TL’ye yükseltildiği artırılan 2.950.000-TL’nin ortaklara borçlar hesabından karşılandığı söz konusu borcun diğer ortak ... tarafından şirkete nakit olarak verildiği şeklinde ilan, genel kurulda alınmış bir karar varmış kaleme alınmış ise de, ilanın başında olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için çağrıda bulunulduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Öte yandan Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/01/2017 tarihli yazı cevabında da şirket sermayesi 50.000-TL görünmekte olup, şirketin en son tescilini 20/12/2016 tarihinde yaptırdığı, 31/10/2016 tarihli genel kurul kararının tescil ediliğine dair şirket dosyasına intikal eden sicil kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.