6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sürekli ticari ilişkiyle temsilci bilinen çalışan ve davacının basiretli tacir sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3384 E. 2022/7444 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Geçmişten gelen sürekli ticari ilişki nedeniyle bir şirket çalışanını o şirketin temsilcisi olarak bilen ve tanıyan alacaklının, sırf çalışanın borçlandırma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle basiretsiz sayılması ve alacağının reddi doğru değildir; çalışanın şirket adına iş ve işlem yaptığı, alacaklı ile çalışanın el ve işbirliği (muvazaa) içinde olduğunun ise ispatlanamadığı hâllerde faturaya dayalı alacak talebi reddedilemez.

Ele alınan sorunlar

Şirket çalışanının temsil yetkisi ve davacının basiretli tacir gibi hareket edip etmediği → kabul

Gerekçe: Ceza yargılamasında tanıkların, dava dışı çalışanın davalı şirket faturalarını düzenleyip verdiği, tahsilat makbuzu düzenlediği ve kendisini davalı şirketin temsilcisi olarak tanıttığını beyan ettikleri; davacı şirket temsilcisinin ise beraat ettiği anlaşılmaktadır. Aralarındaki geçmişten gelen sürekli ticari ilişki nedeniyle dava dışı çalışanı davalı şirketin temsilcisi olarak bilen ve tanıyan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğinden söz edilemez; dosya belgelerinden çalışanın davalı adına yapılan alışverişlerde şirket adına iş ve işlemlerde bulunduğu, ayrıca davacı ile çalışanın el ve işbirliği (muvazaa) içinde olduğunun ispatlanamadığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir; hüküm bozulur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sürekli ticari ilişkiyle temsilci bilinen çalışanın işlemlerinin şirketi bağlaması ve alacaklının basiretli tacir sayılıp sayılmayacağı yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil yetkisi zımni temsil basiretli tacir muvazaa / işbirliği faturaya dayalı alacak

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12370 E. 2018/5499 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaktan çıkarılması | Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11867 E. 2014/15911 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3384 E.  ,  2022/7444 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.06.2018 tarih ve 2014/107 E. - 2018/784 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.02.2021 tarih ve 2018/2473 E. - 2021/111 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı şirketin satın alma ve muhasebe sorumlusu ...'ın şirketi temsilen davacı şirkete yüklü mal siparişi verdiğini, bu satın alınacak malların tutarı ile ilgili olarak siparişin güvencesi olarak da 264.000.- TL bedelli 3 senedin (bono) imzaları ve kaşeleri atılmış şekilde davacıya teslim edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından toplam 245.000.- TL bedelli muhtelif baharat ve kahve vs. üründen oluşan dava konusu fatura ve irsaliyede belirtilen malların hazır edildiğini ve davalı borçlu şirket tarafından satın alma ve muhasebe sorumlusu ... vasıtasıyla malların satın alındığını, fakat satın alınan malların bedelinin ödenmediğini, mal bedelinin tahsili için önce ihtarname gönderildiğini fakat borçlu şirketin inkar yoluna gittiğini, bu sebeple ...

2. İcra Dairesi'nin 2013/6572 E. sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve bu takibe de haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; ...'ın 03/03/2010-06/06/2013 tarihleri arasında davalı şirkette ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını, fakat 06/06/2013 tarihinde usulsüzlükten dolayı işten çıkarıldığını, bu usulsüzlüğün en kapsamlısının Giza Tic. Ltd. Şti. tarafından dava konusu faturanın düzenlenmiş olması olduğunu, irsaliyenin üzerindeki imzanın ...'a ait olup, şirket yetkilisine ait olmadığını, borca ve imzaya itiraz ettiklerini, davacının kestiği faturanın ...'ın şirket aracında bulunduğunu, Bakırköy 40. Noterliği nin 12.06.2013 tarih 14690 yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya iade edildiğini, zira bu faturaya dayalı malların davacı şirkete teslim edilmediğini, aslen faturaya bağlı alacak icraya konulmuşken aynı alacağa ilişkin bonoların mükerrer olarak takibe konu yapıldığını, bonolar nedeniyle İstanbul 37.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/41 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını savunarak, davanın reddine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 31/05/2013 tarihli 245.006,76 TL'lik fatura borcu için, davacı şirketin üçe bölerek 90.000.- TL, 88.000.- TL ve 88.000.- TL olarak ...'a 3 adet bono düzenlediği, faturada ve senetlerdeki imzanın ...'a ait olduğu, dava konusu 31/05/2013 tarihli 245.006,76 TL tutarındaki faturanın açık fatura olarak kesildiği, bu faturaya ait 31/05/2013 tarihli A-001281 nolu sevk irsaliyesinin ... tarafından imzalandığı anlaşılmış ise de, ...

3. Noteri 27/02/2013 tarihli 05520 yevmiye numaralı vekaletnamede davalı şirket çalışanı ...'a, davalı şirket Erka Kahve A.Ş.'yi borçlandırma yetkisi verilmediği, ...'ın 03/03/2010 tarihi ile 06/06/2013 tarihleri arasında davalı şirketde sigortalı olarak çalıştığı, davalı şirketin ... hakkındaki 19/03/2014 tarihli şikayeti üzerine Ağır Ceza Mahkemesince hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ceza tayin edildiği dikkate alınarak davaya konu fatura tarihinde davalı şirket çalışanı olan ...'ın yetkisini aşan davalı şirketi borçlandırıcı işlemlerden biri olarak düzenlediği dava konusu faturayı davalı şirketin bilgisi dışında davacıya verdiği, fatura davalı şirket tarafından noter aracılığı ile davacıya iade edildiğinden bu faturaya dayalı malların davacı şirkete teslim edilmediği, davacının dava konusu faturaya dayalı olarak davalı şirketten alacaklı olmadığı, davalı şirketin itirazında haklı olduğu gerekçesi ile, davanın reddine, davacının kötü niyetle takip başlattığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı çalışanı ...'ın ceza yargılamasında belirlendiği üzere, dinlenen tanık beyanlarına göre davalıdan kendi adına bir seferde bir kaç kamyon kadar yüksek miktarda mal satın aldığı, ancak mal satışının davalı şirketi temsile yetkililer araştırılmadan yapıldığı, açıkça şirket adına mal teslimi yapıldığının irsaliyede yazılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, satış aşamasında ödeyecek veya aval veren kısmının şirket çalışanı tarafındanimzalandığı, umuma açık olan sicil kayıtlarında gerekli araştırmayı yapmadığından davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, çalışanın şirketin bilgisi olmadan aynı zamanda suç teşkil eden eyleminden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, davalı şirket çalışanının düzenlediği faturaların ağırlıklı olarak satış faturaları olduğu ve esasen bu hususta zımnen temsil yetkisinin çalışanlara verildiği, ancak faturaların miktarları gözönüne alındığında davacının çalışana mal alımı hususunda zımni temsil yetkisi verildiği iddialarına itibar edilemeyeceği, çalışanın davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı, sınırlı işlemlerde yetkili olmak üzere vekalet verildiği, şirket adına temsil yetkisi ve borçlandırma yetkisi bulunmadığı, fatura tarihinde davalı şirket çalışanı olan ...'ın dava konusu faturayı davalı şirketin bilgisi dışında davalı şirket adına düzenlettiği, davacının çalışan ile işbirliği kabul edilmese de ağır kusurlu bulunduğu kabul edilerek satışı yapılan malların bedelinden davalının sorumlu tutulmayacağı, dolayısıyla davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafça, dava konusu malların, davalı şirketin satın alma ve muhasebe sorumlusu ... vasıtasıyla şirket adına satın alındığı, fakat malların bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş; davalı taraf ise şirket çalışanı olan ...’ın kendi nam ve hesabına işlem yaptığını, dava konusu faturanın da bu kapsamda olduğunu, davacı şirket ile ticari münasebetinin bulunmadığını ve faturaya konu malları teslim almadığı için davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.

Davalı şirket tarafından şirket çalışanı olan ... hakkında yapılan şikayet sonucu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; ...’ın davalı şirket adına hareket eden temsilcisi olarak piyasada tanındığı, ceza yargılamasında tanıklar, ...’ın davalı şirket faturalarını düzenleyip verdiği, ödeme yaptıklarında tahsilat makbuzunu düzenleyip teslim ettiği, kendisini davalı şirketin temsilcisi olarak tanıttığını beyan etmişlerdir. Bu davada davalı şirket çalışanı olan ...’ın müsnet suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ve cezası kesinleşmiştir. Aynı davada fikir ve eylem birliği içinde oldukları iddiasıyla yargılanan davacı şirket temsilcisi ...

ise; davalı şirketin sorumlusu olarak ...’ı bildiği, geçmiş tarihlerdeki ticari ilişki de gözönüne alındığında, sözkonusu malları ...’a verdiği ve karşılığında yargılama konusu 245.000.- TL’lik bonoları kendisinden aldığı, davacı şirket temsilcisi ... ile davalı şirket çalışanı ...’ın muvazaalı olarak davalı şirketi borçlandırıcı bir işe giriştikleri yönünde hiçbir delil bulunmadığı, dolayısıyla müşteri olarak kendisinden mal talep edenin bu talebinin kabulü ile malı verdikleri ve bonoları aldıkları dışında isnad edilen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.

Bu durumda, aralarındaki geçmişten gelen sürekli ticari ilişki nedeniyle dava dışı ...’ı davalı şirketin temsilcisi olarak bilen ve tanıyan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğinden söz edilemeyeceği, dosyadaki belgelerden dava dışı ...’ın davalı adına yapılan alışverişlerde şirket adına iş ve işlemlerde bulunduğu, ayrıca davacı ile dava dışı ...’ın el ve işbirliği içinde olduğunun ispatlanamadığı hususu gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/843602300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2473 E. 2021/111 K.

Temsil yetkisi olmayan çalışanın işlemlerinden şirketin sorumluluğu

Gerekçe özeti

Bir şirket çalışanının, şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi bulunmaksızın ve şirketin bilgisi dışında düzenlettiği fatura ve buna bağlı senetler nedeniyle şirket sorumlu tutulamaz; satıcı tarafın, karşı tarafın temsile yetkili kişilerini sicil kayıtlarından araştırmadan yüksek tutarlı mal satışı yapması basiretli tacir yükümlülüğüne aykırılık oluşturur ve bu durumda satış bedelinden şirketin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılır; çalışanın münferit işlemlerde zımni temsil yetkisi bulunduğunun kabulü, o yetkinin mal alımı gibi farklı nitelikte ve yüksek tutarlı işlemlere teşmil edilmesini haklı kılmaz.

Emsal değeri

Şirket çalışanının temsil/borçlandırma yetkisi bulunmaksızın ve şirketin bilgisi dışında gerçekleştirdiği işlemlerden şirketin sorumlu tutulamayacağı ve karşı tarafın basiretli tacir gibi davranıp sicil kayıtlarını araştırması gerektiği yönündeki değerlendirme, temsil yetkisi ihtilaflı ticari alacak davalarına emsal oluşturabilecek niteliktedir.

Kavramlar: temsil yetkisi borçlandırma yetkisi zımni temsil basiretli tacir itirazın iptali icra takibine itiraz resmi belgede sahtecilik görevi kötüye kullanma

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2473

KARAR NO 2021/111

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/06/2018

NUMARASI 2014/107 Esas - 2018/784 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİH 02/02/2021

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili , davalı şirketin satın alma ve muhasebe sorumlusu ... şirketi temsilen davacı şirkete yüklü mal siparişi verdiğini, bu satın alınacak malların tutarı ile ilgili olarak siparişin güvencesi olarak da 264.000-TL bedelli 3 senedin (bono) imzaları ve kaşeleri atılmış şekilde davacıya teslim edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından toplam 245.000-TL bedelli muhtelif baharat ve kahve vs. üründen oluşan dava konusu fatura ve irsaliyede belirtilen malların hazır edildiğini ve davalı borçlu şirket tarafından satın alma ve muhasebe sorumlusu ... vasıtasıyla malların satın alındığını, fakat satın alınan malların bedelinin ödenmediğini, mal bedelinin tahsili için önce ihtarname gönderildiğini fakat borçlu şirketin inkar yoluna gittiğini, bu sebeple Gaziosmanpaşa ....

İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve bu takibe de itiraz edildiğini belirterek, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... 03/03/2010- 06/06/2013 tarihleri arasında davalı şirkette ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını, fakat 06/06/2013 tarihinde usulsüzlükten dolayı işten çıkarıldığını, bu usulsüzlüğün en kapsamlısının ... Tic. Ltd. Şti tarafından dava konusu faturanın düzenlenmiş olması olduğunu, irsaliyenin üzerindeki imzanın ... ait olup, şirket yetkilisine ait olmadığını, borca ve imzaya itiraz ettiklerini, davacının kestiği faturanın ... şirket aracında bulunduğunu, Bakırköy .... Noterliği nin 12.06.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya iade edildiğini, zira bu faturaya dayalı malların davacı şirkete teslim edilmediğini, aslen faturaya bağlı alacak icraya konulmuşken aynı alacağa ilişkin bonoların mükerrer olarak takibe konu yapıldığını, bonolar nedeniyle İst.

37. ATM nin 2014/41 E sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını belirterek, davanın reddine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu 31/05/2013 tarihli 245.006,76-TL lik fatura borcu için, davacı şirketin üçe bölerek 90.000-TL, 88.000-TL ve 88.000-TL olarak ... 3 adet bono düzenlediği, faturada ve senetlerdeki imzanın Şerafettin İnan'a ait olduğu, dava konusu 31/05/2013 tarihli 245.006,76-TL tutarındaki faturanın açık fatura olarak kesildiği, bu faturaya ait 31/05/2013 tarihli... nolu sevk irsaliyesinin ... tarafından imzalandığı anlaşılmış ise de, Gaziosmanpaşa .... Noteri 27/02/2013 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamede davalı şirket çalışanı ..., davalı şirket ....A.Ş.'yi borçlandırma yetkisi verilmediği, ... 03/03/2010 tarihi ile 06/06/2013 tarihleri arasında davalı şirketde sigortalı olarak çalıştığı, davalı şirketin ...

hakkındaki 19/03/2014 tarihli şikayeti üzerine Ağır Ceza Mahkemesince hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ceza tayin edildiği dikkate alınarak davaya konu fatura tarihinde davalı şirket çalışanı olan Şerafettin İnan'ın yetkisini aşan davalı şirketi borçlandırıcı işlemlerden biri olarak düzenlediği dava konusu faturayı davalı şirketin bilgisi dışında davacıya verdiği, fatura davalı şirket tarafından noter aracılığı ile davacıya iade edildiğinden bu faturaya dayalı malların davacı şirkete teslim edilmediği, davacının dava konusu faturaya dayalı olarak davalı şirketten alacaklı olmadığı, davalı şirketin itirazında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyetle takip başlattığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkeme huzurunda dinlettikleri kahve gıda baharat piyasası özellikle de ... de toptancılık yapan veya baharat ticareti ile iştigal eden tüm tanıkları açıkça davalı çalışanı ... 'ı davalı şirketin alım satımdan sorumlu müdürü ve yetkilisi olarak bildiklerini ve tanıdıklarını ve mal alım satımında bizzat kendisi ile pazarlık dahi yaptıklarını beyan ettiklerini, kaldı ki müvekkili şirketin de dava konusu alım satımdan önce mahkeme dosyasına sundukları fatura ile yine aynı şirket çalışanı vasıtasıyla mal satımında bulunduğunu, bu alım satım ile ilgili fatura alacağının şirket tarafından ödendiğini, önceki alım satıma binaen de müvekkili şirket yetkilisinde oluşan güven neticesinde dava konusu alım satımın söz konusu olduğunu, 27/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkili şirket defterlerinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu alacak kalemlerinin usulüne uygun bir şekilde defterlerinde kayıtlı olduğu tespitinin yapıldığını, davalının müvekkili şirket gibi ticaret yaptığı ...

dosyada mübrez olan ... baharat ve kahve satışına ilişkin fatura üzerinde de Alıcı ... namına şirket çalışanı olarak ... kabul imzası bulunduğunu, bu durumun yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ... alım -satım yapılan şirketler nazarında mal kabulüne, fatura kabulüne yetkili olduğunu gösterdiğini, tarafların tanıklarının iddialarını ispatlar yönde beyanda bulunduklarını bildirerek,kararın kaldırılarak, "davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı; davalı borçlu şirket tarafından satın alma ve muhasebe sorumlusu ... vasıtasıyla dava konusu malların davalı şirket adına satın alındığını, fakat malların bedelinin ödenmediğini, bu sebeple davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinde haksız itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı; Gaziosmanpaşa .... Noterliği aracılığı ile 31.05.2013 tarih ... nolu 245.006,76-TL tutarlı fatura ile ilgili olarak; davalı şirkette çalışan ... kendi nam ve hesabına işlem yaptığını ve işbu faturanın da bu hususta olduğunu, bu nedenle davacı şirket ile hiçbir ticari ilişkinin olmadığını, faturaya konu malları teslim almadığı için davacıya hiçbir borcu bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.Takip konusu 31/05/2013 tarihli 245.006,76-TL'lik fatura borcu için, davacı şirketin 90.000-TL, 88.000-TL ve 88.000-TL olmak üzere ödeyecek ve aval veren kısımları ...

tarafından imzalanan 3 adet bono kabul ettiği, adı geçenin davalı şirketi yükümlülük altına sokma ve temsil etme yetkisi olmadan ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığı, yine şirket adına temsil yetkisi yok iken ... tarafından sevk irsaliyesinde de davalı şirket adına teslim aldığının açıkça yazıldığı, davalı şirketin şikayeti üzerine; İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesi 2015/234 E sayılı dosyasında görülen ceza davası sonucunda verilen 17/10/2017 tarihli karar ile, davalı şirket çalışanı ...hakkında hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı hapis cezası verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından 31/05/2013 tarihli, ... nolu, 245.006,76-TL'lık fatura tanzim edilmiş olduğu, ancak tebliğ edilmeyen faturanın Bakırköy ....

Noterliği nin 12/06/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Ancak; söz konusu faturaya ait 31/05/2013 tarihli ... nolu sevk irsaliyesi ... tarafından temsil yetkisi yok iken davalı şirket adına teslim aldığı açıkça beyan edilerek imzalanmış ise de, şirketi temsil eden kişiler tescil ve ilan edildiğinden, burada satıcı tarafın da iyiniyetli olduğu söylenemez. Aynı zamanda tacirlerin basiretli bir tacir gibi davranma zorunluluğu da vardır.Bilirkişi raporu ile; davacı şirketin dava konusu olan 245.006,76-TL'lık alacağını, 24/06/2013 tarihinde ... nolu şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydettiği, 2013 Mayıs ayı BS bildirimlerinde bu faturanın bildirilmiş olduğu, ancak öncesindeki 21/03/2013 tarihli 6.358,04-TL tutarlı faturanın bildirilmediği belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre; davalı çalışanı ... ceza yargılamasında belirlendiği üzere kendi adına davalıdan mal satın aldığı bir seferde bu kadar yüksek miktarda ,ki dinlenen tanık beyanlarına göre bir kaç kamyon teşkil ettiği bildirilmiş olup, davalı şirketi temsile yetkililer araştırılmadan mal satışı yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıkça şirket adına mal teslimi yapıldığının irsaliyede yazılması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi , satış aşamasında çalışanın ödeyecek veya aval veren kısmını imzaladığı , şahsi sorumluluğunun bulunduğu senetler alınması , ... beyanı birarada değerlendirildiğinde, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı,umuma açık olan sicil kayıtlarında gerekli araştırmayı yapmadığı çalışanın şirketin bilgisi olmadan aynı zamanda suç teşkil eden eyleminden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmaktadır.

Davalı şirket çalışanının düzenlediği faturaların ağırlıklı olarak satış faturaları oldukları ,esasen bu hususta zımnen temsil yetkisinin çalışanlara verildiği ,faturaların miktarları gözönüne alındığında davacının çalışana mal alımı hususunda zımni temsil yetkisi verildiği iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.Çalışanın davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı,sınırlı işlemlerde yetkili olmak üzere vekalet verildiği , şirket adına temsil yetkisi ve borçlandırma yetkisi bulunmadığı,fatura tarihinde davalı şirket çalışanı olan ... dava konusu faturayı davalı şirketin bilgisi dışında davalı şirket adına düzenlettiği ,davacının çalışan ile işbirliği kabul edilmese de ağır kusurlu bulunduğu kabul edilerek satışı yapılan malların bedelinden davalının sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL nin mahsubu ile bakiye 23.40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.