6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ödeme emri tebliğinin sonradan iptaliyle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6168 E. 2022/7353 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında borçluya ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve süresinde itiraz edilmiş olması özel bir dava şartıdır. Dava açıldıktan sonra ödeme emrinin tebliğ işlemi şikayetle iptal edilip kesinleşirse bu dava şartı ortadan kalkar ve dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında geçerli icra takibi dava şartının sonradan ortadan kalkması → ret

İddia: Davacı, davalı hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir; davalı ise ödeme emri tebliğinin iptal edildiğini ileri sürerek davanın usulden reddini istemiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davasında, icra takibinde borçluya ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve süresinde ödeme emrine itiraz edilmiş olması özel bir dava şartıdır. Somut olayda davalı borçlunun şikayeti üzerine ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda dava açıldıktan sonra takip hukukuna ilişkin dava şartı ortadan kalktığından, davanın dava şartı yokluğundan (usulden) reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İtirazın iptali davasında geçerli icra takibinin özel dava şartı olması ve dava sırasında bu şartın ortadan kalkmasının usulden redde yol açması yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davasında borçluya ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve süresinde itiraz edilmiş olması özel bir dava şartıdır; ödeme emrinin tebliği sonradan şikayetle iptal edilip kesinleşirse bu dava şartı ortadan kalkar ve dava usulden (dava şartı yokluğundan) reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali dava şartı ödeme emri tebliği şikayet usulden ret

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6168 E.  ,  2022/7353 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.07.2020 tarih ve 2018/140 E- 2020/127 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.12.2020 tarih ve 2020/1403 E- 2020/1270 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının toplam 29 adet muhtelif tipte patlayıcı madde yüklü konteynerlerin Mersin'den Djibouti Limanı'na taşınması konusunda Contchart Commodities Co. Ltd. firmasının Lübnan yetkilisi olan Navitrade Denizcilik ile anlaşma yapıldığını, taşıma navlun bedelinin Contchart faturasına istinaden davalının hesabına yatırıldığını ancak karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak davacının taşınmasına aracılık ettiği yükü açık denizlerde meçhule kaçırdığını, davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, ödenen navlunun iadesi için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından başlatılan icra takibine karşı şikayet yoluna gidildiğini, Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/53 esas ve 2018/167 karar sayılı kararıyla ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, bu nedenle davanın usulden reddini gerektiğini, Yunanistan mahkemelerinin yetkili olduğunu ve ayrıca davanın esastan reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; itirazın iptali davasında, icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve süresinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasının özel bir dava şartı olduğu, davalı borçlunun icra takibine ilişkin şikayette bulunduğu, Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/53 esas ve 02/05/2018 tarihli kararı ile ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 19/04/2019 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava açıldıktan sonra takip hukukuna ilişkin dava şartı ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; icra müdürlüğünce davalı borçluya gönderilen ödeme emri 06/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 13/02/2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve dayanak belgenin kendisine gönderilmediğini belirttiği, davalı tarafça ayrıca şikayet yoluna gidildiği ve sonucunda davacı borçluya yapılan ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 19/04/2019 tarihinde kesinleştiği, ilk derece mahkemesince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/843551100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1403 E. 2020/1270 K.

Ödeme emri tebliğinin iptali halinde itirazın iptali davasında hukuki yarar

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasının açılabilmesi, borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilmiş olmasına bağlıdır. Ödeme emrinin tebliğ işleminin icra hukuk mahkemesi kararıyla iptal edilip kesinleşmesi halinde, dava açıldıktan sonra bu dava şartı ortadan kalkar; borçluya yeniden ödeme emri tebliği ve yeniden itiraz süreci gerekeceğinden, davacının o anki itirazın iptali davasını sürdürmesinde hukuki yararı kalmaz ve dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Emsal değeri

İcra hukuk mahkemesince ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verilip bu kararın kesinleşmesi halinde, aynı takibe dayalı itirazın iptali davasının hukuki yarar yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğine ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: itirazın iptali davası dava şartı hukuki yarar ödeme emri tebliğinin iptali takip hukukuna ilişkin dava şartı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1403

KARAR NO 2020/1270

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/07/2020

NUMARASI 2018/140 Esas 2020/127 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/12/2020

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile ... AŞ arasında 16 adet muhtelif tipte patlayıcı madde yüklü konteynerlerin Mersin'den Djibouti Limanına taşınması konusunda 13/11/2017 tarihinde anlaşma imzalandığını, yine müvekkili ile ...Ltd Şti arasında 13 adet muhtelif tipte patlayıcı madde yüklü konteynerlerin aynı güzergahta taşınması konusunda anlaşıldığını, ... Ltd firmasının Lübnan yetkilisi olan ... Denizcilik ile müvekkili arasında ... isimli gemi ile toplam 29 adet konteynerin Mersin'den Djibouti Limanına parsiyel şekilde taşınması konusunda anlaşma imzalandığını, 24/11/2017 tarihinde bahse konu taşımayla alakalı navlun bedelinin Contchart faturasına istinaden Contchart'ın ...

Bankası hesabına yatırıldığını ancak karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili firmanın taşınmasına aracılık ettiği yükü açık denizlerde mechule kaçırdığını, suç teşkil eden bu eylemle ilgili olarak İst..C.Başsavcılığının 2018/17117 hazırlık numaralı dosyası üzerinden başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, sözleşmeye konu taşıma karşı tarafın hukuka aykırı eylemleri sebebiyle gerçekleşmediğinden ödenen navlunun iadesi gerektiğini, bu nedenle navlun ücretinin iadesi için Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak ödeme emrine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle icra takibine itiraz ettiğini, ayrıca ödeme emrinin İİK hükümlerine aykırı olmasından dolayı Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden ödeme emrinin iptali ile dava ikame edildiğini, mahkemenin 02/05/2018 tarihli kararı ile bu yöndeki şikayetin kabul edildiğini, ödeme emrinin iptal edilmiş olduğundan davanın öncelikle usulden reddedilmesini, dava konusu uyuşmazlık yönünden Yunanistan Mahkemelerinin yetkili olup İngiliz Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, öte yandan müvekkilinin dava konusu taşıma işiyle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, charter party de müvekkilinin adının geçmediğini, taşımanın ...

tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili hesabına yatan navlun ücretinin Yunanistan'da mukim ... adlı şirketin hesabına gönderildiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını savunarak davanın ödeme emrinin iptal edilmesi nedeniyle usul ve esastan reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı-borçlunun ödeme emrinin tebliğinin usulsuz olduğu iddiası ile tebliğ işleminin iptali istemiyle Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/53 esas sayılı dosyasında şikayet hakkını kullandığı, mahkemenin 02/05/2018 tarihli kararı ile borçlunun şikayeti haklı görülerek ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 19/04/2019 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava açıldıktan sonra takip hukukuna ilişkin dava koşulu ortadan kalktığı gerekçesiyle HMK 114/son maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibin değil yalnızca ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiğini, icra takibinin derdest olup, borçluya ekleri ile birlikte ödeme emrinin yeniden tebliğ edildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle ödenen navlunun iadesi için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ödeme emrinin tebliğ işleminin iptali kararının kesinleştiği, takip hukukuna ilişkin dava koşulu ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İİK 67.m. uyarınca itirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından biri borçlunun aleyhindeki ilamsız icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edip takibi durdurmasıdır. İtirazın dayanağı ödeme emri iptal edildiğinden ,borçluya yeniden ödeme emri tebliği ve bu meyanda yeniden itiraz etmek gerekeceğinden açılan itirazın iptali davasının görülmesinde davacının hukuki yararı kalmamıştır.

Somut olayda, icra müdürlüğünce davalı borçluya gönderilen ödeme emri 06/02/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 13/02/2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiş ve dayanak belgenin kendisine gönderilmediğini belirtmiştir. Davalı tarafça ödeme emrinin iptali talepli açılan Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/05/2018 tarih 2018/53 Esas 2018/167 Karar sayılı kararı ile, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davacı borçluya yapılan ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 19/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde ilk derece mahkemesince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/12/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.