Pay tescili | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3161 E. 2022/6688 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli talep↗ terditli dava↗ malvarlığına ilişkin dava↗ pay defteri↗ sebepsiz zenginleşme↗ yönetim kurulu kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın dava dilekçesinde belirttiği 42 hissenin 9 hissesinin davacıya devrinden önce davalı şirketin yönetim kurulu kararı ile ...'a devredildiğinin pay defterindeki kayıtlardan anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilamları dikkate alınarak davacının üyeliğini engelleyecek hususların araştırıldığı, davalı şirketçe davacı adına açılan icra takiplerinin sayıca çok olması ve şirket sözleşmesi gereğince bunun gerekli bir sebep olduğunun bildirildiği, ancak bu borçların şahıs borcu olması ticari şirketlerin malvarlığını etkilemeyeceğinden davacının devir aldığı senetlerin tespit ve tescilini talep edebileceği, bu durumda davalı ...'ın diğer davalı şirkette 42 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin 9 adetini 08/05/2012 tarih ve 93 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'a devrettiği, yine bu davalının 19/06/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 42 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 42.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı anlaşılıp davacının 33 hissesinin olduğu, birleşen dava konusu da olan ve talep edilen hisselerden geriye kalan 9 hissenin davacıya satışından önce birleşen davanın davalısı ...'a devri yapıldığından dolayı bu hisselerin tespit ve tescili talebinin reddi gerektiği, bu ret edilen dokuz hisse yönünden sebepsiz zenginleşme talebinin ise, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen ibralaşma tutanağı gereği bedeli alındığından reddi gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...'a ait 33 hissenin davacıya ait olduğunun tespitine ve bu 33 hissenin davacı adına tesciline, reddedilen 9 hisse yönünden terditli talep edilen sebepsiz zenginleşme talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/297 E. 2013/15602 K.
Ortak:terditli talep · terditli dava
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın dava dilekçesinde belirttiği 42 hissenin 9 hissesinin davacıya devrinden önce davalı şirketin «yönetim kurulu» kararı ile ...'a devredildiğinin «pay defterindeki» kayıtlardan anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilamları dikkate alınarak davacının üyeliğini engelleyecek hususların araştırıldığı, davalı şirketçe davacı adına açılan icra takiplerinin sayıca çok olması ve şirket sözleşmesi gereğince bunun gerekli bir sebep olduğunun bildirildiği, ancak bu borçların şahıs borcu olması ticari şirketlerin «malvarlığını» etkilemeyeceğinden davacının devir aldığı senetlerin tespit ve tescilini talep edebileceği, bu durumda davalı ...'ın diğer davalı şirkette 42 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin 9 adetini 08/05/2012 tarih ve 93 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'a devrettiği, yine bu davalının 19/06/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 42 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 42.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı anlaşılıp davacının 33 hissesinin olduğu, birleşen dava konusu da olan ve talep edilen hisselerden geriye kalan 9 hissenin davacıya satışından önce birleşen davanın davalısı ...'a devri yapıldığından dolayı bu hisselerin tespit ve tescili talebinin reddi gerektiği, bu ret edilen dokuz hisse yönünden «sebepsiz zenginleşme» talebinin ise, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen ibralaşma tutanağı gereği bedeli alındığından reddi gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...'a ait 33 hissenin davacıya ait olduğunun tespitine ve bu 33 hissenin davacı adına tesciline, reddedilen 9 hisse yönünden «terditli talep» edilen sebepsiz zenginleşme talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın, araçları devre hazır olduklarını belirtmiş olmaları ve «terditli talep» durumunda aynen «ifa» mümkünken bedele karar verilmesi mümkün olmadığı nazara alınarak, davanın buna göre sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir protokolü · ifa · protokol · limited şirket · ıslah
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde «protokole» konu üç adet aracın aynen iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde bedelini talep etmiş, sonradan 14.06.2010 tarihli dilekçeyle araçların bedelini istediğini belirterek davayı «ıslah» ettiği iddiasında bulunmuş ise de, anılan dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
… ki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu «hisse devir protokolünü» davalı şirket ortaklarının imzalamış olmasına, protokolde belirtilen taşınmazın davalı tarafça devredilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu be …
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın, araçları devre hazır olduklarını belirtmiş olmaları ve «terditli talep» durumunda aynen «ifa» mümkünken bedele karar verilmesi mümkün olmadığı nazara alınarak, davanın buna göre sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli talep · terditli dava
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın dava dilekçesinde belirttiği 42 hissenin 9 hissesinin davacıya devrinden önce davalı şirketin «yönetim kurulu» kararı ile ...'a devredildiğinin «pay defterindeki» kayıtlardan anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilamları dikkate alınarak davacının üyeliğini engelleyecek hususların araştırıldığı, davalı şirketçe davacı adına açılan icra takiplerinin sayıca çok olması ve şirket sözleşmesi gereğince bunun gerekli bir sebep olduğunun bildirildiği, ancak bu borçların şahıs borcu olması ticari şirketlerin «malvarlığını» etkilemeyeceğinden davacının devir aldığı senetlerin tespit ve tescilini talep edebileceği, bu durumda davalı ...'ın diğer davalı şirkette 42 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin 9 adetini 08/05/2012 tarih ve 93 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'a devrettiği, yine bu davalının 19/06/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 42 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 42.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı anlaşılıp davacının 33 hissesinin olduğu, birleşen dava konusu da olan ve talep edilen hisselerden geriye kalan 9 hissenin davacıya satışından önce birleşen davanın davalısı ...'a devri yapıldığından dolayı bu hisselerin tespit ve tescili talebinin reddi gerektiği, bu ret edilen dokuz hisse yönünden «sebepsiz zenginleşme» talebinin ise, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen ibralaşma tutanağı gereği bedeli alındığından reddi gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...'a ait 33 hissenin davacıya ait olduğunun tespitine ve bu 33 hissenin davacı adına tesciline, reddedilen 9 hisse yönünden «terditli talep» edilen sebepsiz zenginleşme talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1776 E. 2014/3540 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın dava dilekçesinde belirttiği 42 hissenin 9 hissesinin davacıya devrinden önce davalı şirketin «yönetim kurulu» kararı ile ...'a devredildiğinin «pay defterindeki» kayıtlardan anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilamları dikkate alınarak davacının üyeliğini engelleyecek hususların araştırıldığı, davalı şirketçe davacı adına açılan icra takiplerinin sayıca çok olması ve şirket sözleşmesi gereğince bunun gerekli bir sebep olduğunun bildirildiği, ancak bu borçların şahıs borcu olması ticari şirketlerin «malvarlığını» etkilemeyeceğinden davacının devir aldığı senetlerin tespit ve tescilini talep edebileceği, bu durumda davalı ...'ın diğer davalı şirkette 42 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin 9 adetini 08/05/2012 tarih ve 93 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'a devrettiği, yine bu davalının 19/06/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 42 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 42.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı anlaşılıp davacının 33 hissesinin olduğu, birleşen dava konusu da olan ve talep edilen hisselerden geriye kalan 9 hissenin davacıya satışından önce birleşen davanın davalısı ...'a devri yapıldığından dolayı bu hisselerin tespit ve tescili talebinin reddi gerektiği, bu ret edilen dokuz hisse yönünden «sebepsiz zenginleşme» talebinin ise, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen ibralaşma tutanağı gereği bedeli alındığından reddi gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...'a ait 33 hissenin davacıya ait olduğunun tespitine ve bu 33 hissenin davacı adına tesciline, reddedilen 9 hisse yönünden «terditli talep» edilen sebepsiz zenginleşme talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı davayı «terditli» taleple açtığına ve davacının ilk talebi olan tapu iptali ve tescil talebi reddedildiğine göre, mahkemece davacının ikinci talebi olan tazminat talebi açısından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · olumsuz oy · ticaret sicili · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı şirketin «temsili» konusunda dava konusu taşınmazın satışından önce, değişiklik yapıldığı ancak bunun «ticaret siciline tescil» edilmediği, taraf tanıklarının beyanlarından satışın gerçek olduğunun anlaşıldığı, davalı satın alanların satış tarihinde, davalı İhsanTopsakal'ın şirketi tek başı …
2-Ancak, davacı davayı «terditli» taleple açtığına ve davacının ilk talebi olan tapu iptali ve tescil talebi reddedildiğine göre, mahkemece davacının ikinci talebi olan tazminat talebi açısından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3161 E. , 2022/6688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2020 tarih ve 2018/486 E. - 2020/118 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından olan davalı ...'a ait 42 hisseyi 42.000.-TL karşılığında hisse devir sözleşmesi ile devraldığını, davalı ...'ın gerçekleştirilen hisse devrini şirket pay defterine kaydettirmediğini, gerekli tescil işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek davalı şirkette bulunan 42 hissenin müvekkiline devredildiğinin tespiti ile tescilini, bu olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle haksız olarak ödenen 42.000.-TL'nin devir tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, yapılan hisse devrinin müvekkili açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının devir ve tescil için şirkete müracaat etmediğini, diğer davalının şirkette 42 değil, 33 adet hissesinin bulunduğunu, müvekkilinin harici satışı kabul etmek zorunda olmadığını, yönetim kurulunun sebep göstermeden pay devrini reddedebileceğini, pay devri için ödenen bedelden şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hisselerin devri için ödenen miktarın davacıya iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın dava dilekçesinde belirttiği 42 hissenin 9 hissesinin davacıya devrinden önce davalı şirketin yönetim kurulu kararı ile ...'a devredildiğinin pay defterindeki kayıtlardan anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilamları dikkate alınarak davacının üyeliğini engelleyecek hususların araştırıldığı, davalı şirketçe davacı adına açılan icra takiplerinin sayıca çok olması ve şirket sözleşmesi gereğince bunun gerekli bir sebep olduğunun bildirildiği, ancak bu borçların şahıs borcu olması ticari şirketlerin malvarlığını etkilemeyeceğinden davacının devir aldığı senetlerin tespit ve tescilini talep edebileceği, bu durumda davalı ...'ın diğer davalı şirkette 42 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin 9 adetini 08/05/2012 tarih ve 93 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'a devrettiği, yine bu davalının 19/06/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 42 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 42.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı anlaşılıp davacının 33 hissesinin olduğu, birleşen dava konusu da olan ve talep edilen hisselerden geriye kalan 9 hissenin davacıya satışından önce birleşen davanın davalısı ...'a devri yapıldığından dolayı bu hisselerin tespit ve tescili talebinin reddi gerektiği, bu ret edilen dokuz hisse yönünden sebepsiz zenginleşme talebinin ise, davacı ile davalı ...
arasında düzenlenen ibralaşma tutanağı gereği bedeli alındığından reddi gerektiğinden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...'a ait 33 hissenin davacıya ait olduğunun tespitine ve bu 33 hissenin davacı adına tesciline, reddedilen 9 hisse yönünden terditli talep edilen sebepsiz zenginleşme talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 102,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan, aşağıda yazılı bakiye 1.690,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı ...'dan, aşağıda yazılı bakiye 1.690,48 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı Munzur Polen Arıcılık A.Ş.'den alınmasına, 05/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacının, davalı ...’ın diğer davalı şirketteki paylarının, davacıya devredildiğinin tespiti ve tesciline, olmazsa ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir.
Dava dosyası içerisinde yer alan Davacı ... ve Davalılardan ... arasında imzalanan 15.08.2013 tarihli tutanağa göre; Şirket hisse devrinin diğer davalı şirket tarafından pay defterine kaydedilmemesi üzerine şirket hisse devrinden tarafların vazgeçtiği, Davacı ...’ın Davalı ...’a hisse devir bedeli olarak ödediği, 42.000 TL’nin Davalı ... tarafından davacı ...’a nakit olarak iade edildiği, bu nedenle Davacı ...’ın hisse devir sözleşmesinden doğan tüm alacak ve ferilerinden vazgeçtiği bu konuda sözleşmenin tarafları arasında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal Böyle olunca davalı şirket yönünden pay defterine kaydı gereken bir şirket hisse devri olmayacağı da aşikardır.
Bu nedenlerle dava konusunun ortadan kalktığı, bu hususun mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği gözetilerek davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmesi ve bu kararın Dairemizce Onanması doğru olmamış kararın yukarıda anlatılan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına muhalifim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842820600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz