Sözleşme uyuşmazlığında tahkim şartı - teminat mektubu iadesi talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/398 E. 2025/423 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Teminat Mektuplarının İadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sözleşmeye dayalı bir uyuşmazlıkta tarafların o sözleşmeden ve bağlantılı konulardan doğan ihtilaflarını tahkim yoluyla çözmeyi kararlaştırmış olmaları halinde, süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazının kabulü gerekir; ayrıca aynı konuda önceden hakem kararıyla kesinleşmiş bir uyuşmazlık çözümü varsa, o konudaki yeni talepler kesin hüküm nedeniyle usulden reddedilir. Kayyım atanması, kayyımın atandığı şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kalkmasına yol açmadığından, kayyıma sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi sıfatıyla husumet yöneltilemez. Vekaletname süresi dolmuş bir vekilin yaptığı usuli işlemlere karşı, istinaf dilekçesinde aynı zamanda esasa ilişkin kaldırma ve kabul talebinde bulunulması, o işleme zımni icazet verildiği anlamına gelir ve esastan inceleme yapılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Süresi dolmuş vekaletname ile yapılan işlemlere icazet → ret
İddia: Davacı vekilinin vekaletname süresinin 31.12.2023 tarihinde sona erdiği, bu tarihten itibaren süresi dolmuş vekil tarafından dava takip edildiği, HMK 77 gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: İstinaf dilekçesinde yetkisiz vekilin açtığı davanın açılmamış sayılması talebi yanında kararın esastan incelenerek kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesi talebinin de bulunması nedeniyle, esasa ilişkin bu taleplerin ileri sürülmesi, vekaletnamesiz vekilin yaptığı işleme icazet verilmesi anlamına geldiği kabul edilerek esastan inceleme yapılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
TMSF'ye kayyım sıfatıyla husumet yöneltilebilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, TMSF'nin kayyım olarak atanmış olması nedeniyle davalı şirket lehine veya aleyhine doğabilecek sonuçlardan doğrudan etkileneceğini, bu nedenle TMSF'nin davada taraf olarak yer alması gerektiğini, davanın TMSF yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirketin malvarlığına TMSF'nin kayyım atanmış bulunması, TMSF'nin davada taraf olarak yer almasını gerektirmemektedir. Davalı şirketin tüzel kişiliği devam etmektedir. Davalı TMSF'ye husumet düşmeyeceğinden pasif husumet nedeniyle verilen red kararı hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat mektuplarının iadesi talebi ile önceki tahkim yargılaması arasındaki kesin hüküm ilişkisi → ret
İddia: Davacı vekili, İTOTAM nezdinde görülen ve 2019 yılında karara bağlanan davada teminat mektuplarının iadesine ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, hakem heyeti tarafından da bu konuda bir karar verilmediğini, teminat mektuplarının iadesi talebini ilk kez eldeki davada ileri sürdüğünü, bu nedenle kesin hüküm bulunduğu gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Teminat mektupları ile ilgili hiçbir talep olmadığı ve karar verilmediği ileri sürülmekte ise de; menfi tespit davasının konusu teminat mektuplarını doğrudan ilgilendirmektedir. Davacının borçluluk durumu, hakem kararının iptali talebinin Dairece reddi ve bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleşmesiyle kesin hüküm halini aldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tahkim ilk itirazının kabulünün yerindeliği → ret
Gerekçe: Davacı ile davalı ... arasında ihtilafa neden olan sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunduğu, uyuşmazlığın Doğalgaz Satım Sözleşmesinden doğduğu anlaşılmakla; süresinde yapılan tahkim itirazının kabulü de yerinde bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati tedbir talebinin reddinin yerindeliği → ret
İddia: Davacı vekili, davada haklı olunduğunu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının borçluluk durumu kesin hüküm halini aldığından, teminat mektuplarının paraya çevrilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kayyım atanan şirkete sözleşme ilişkisi bulunmayan üçüncü kişi sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceği ve vekaletname süresi dolmuş vekilin işlemlerine esasa ilişkin istinaf talebinde bulunulmasının zımni icazet sayılacağı hususlarında bölgesel emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- kesin hüküm (HMK 114/1-i, 115/2)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim ilk itirazı↗ kesin hüküm↗ pasif husumet↗ sözleşmenin nisbiliği↗ kayyım↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ zımni icazet↗ vekaletname süresi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/398
KARAR NO 2025/423
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2024
NUMARASI 2024/158 Esas - 2024/190 Karar
DAVA
Haksız Rekabet
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/03/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi imzalandığını, davalı ... A.Ş.'nin merkezi Rusya Federasyonu’nda bulunan dava dışı ... ile 11.09.2007 tarihli Doğalgaz İthalat Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2017 tarih ve 2017/232 D.iş sayılı kararıyla davalı TMSF'nin kayyım olarak atandığını, taraflar arasındaki Sözleşme'nin 8. maddesine dayalı olarak davalı şirketin dava dışı ... ile arasındaki gaz ithalat fiyatının 01.01.2017 tarihinden itibaren geçmişe yönelik olarak %10,25 artırdığını bildirerek müvekkili şirketten 5.833.577,49- USD ek alacak talebinde bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili tarafından ödemesi yapılan ticari ilişki sonrasında geriye dönük ücret farkı talebinde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, taraflar arasındaki doğalgaz alım satım sözleşmesinin tahkim koşulu içerdiğini, müvekkili tarafından gaz satışları 01.01.2017 ile 30.10.2018 tarihleri aralığında mevcut sözleşmede yer alan cari fiyatlar ve EPDK'nın belirlediği sınırlar dahilinde yapıldığını, davalı şirketin tedarik süreci hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunarak müvekkilinin kendisini koruyacak tedbirleri almasını veya diğer girişimlerde bulunmasını engellediğini, davalı şirketin dava dışı şirket ile gaz alım sözleşmesini gizlilik kaydı olduğu iddiasıyla paylaşmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle TTK 55.
ve 56.maddeleri uyarınca haksız rekabet olduğunun tespitine, men'i ile geçmişe dönük olarak fiyat farkı yansıtılmasına ilişkin maddi durumun ortadan kaldırılmasına; dilekçede bilgileri yazılı ... AŞ.nin 03.07.2017 tarihli 1.787.708-USD bedelli; ... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 5.178.260-USD bedelli; ... A.Ş.nin 03.10.2018 tarihli 2.408.221-USD bedelli; ... A.Ş.nin 10.08.2018 tarihli 1.589.514- USD bedelli; ... A.Ş.nin 22.09.2017 tarihli 778.963-USD bedelli toplam değeri 11.742.666-USD olan teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1- Davalı TMSF vekili; taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını, davacının asıl ve birleşen davalardaki benzer iddiaları ile açtığı menfi tespit ve teminat mektuplarının iadesi talepleri hakkında kesin hüküm bulunduğunu, daha önce teminat mektuplarının iadesi talebinin reddedildiğini ve karar kesinleştiğini, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2- Davalı ... Tic. A.Ş. vekili ; davacının benzer iddiaları ile açtığı menfi tespit ve teminat mektuplarının iadesi talepleri hakkında kesin hüküm bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını, davacı tarafça iadesi istenilen teminat mektupları ile davacı tarafın iddiası arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkili elinde bulunan teminat mektuplarının taraflar arasındaki Doğalgaz Alım Satım Sözleşmesi gereğince verildiğini, davacı şirkete karşı işlenen haksız rekabet nitelikli bir fiil bulunmadığını, davacının alacağı veya zararı bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi davacı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında yapıldığını, davacı ile davalı TMSF arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, "sözleşmenin nisbiliği" ilkesi gereğince sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalı şirkete kayyım olarak atanan TMSF'nin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, adı geçen davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, taraflar arasında yapılmış 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi'nin Tahkim başlıklı 16.maddesinde;
01. 01.2016 tarihli sözleşmeden ve bağlantılı olarak taraflar arasında doğacak uyuşmazlıklarda taraflarca çözüm bulunamaması halinde tahkime başvurulacağı kararlaştırıldığını, davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesiyle tahkim ilk itirazında bulunulduğunu, davacı tarafın haksız rekabete ilişkin istemi, taraflar arasındaki sözleşmeden ve bağlantılı konulardan doğmuş olduğundan, sözkonusu uyuşmazlığın, kararlaştırılan sözleşme hükmü gereğince oluşturulacak hakem kurulunca çözüme kavuşturulması gerektiği, taraflar arasındaki işbu uyuşmazlığa ilişkin aynı yöndeki talebin, İTO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi Hakem Heyeti nezdinde 26/11/2019 tarihli Hakem Heyeti kararıyla reddedildiğini, işbu kararın iptali talebinin İstanbul BAM 12.
Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih ve 2019/15 E 2022/3 K sayılı kararıyla reddedildiği ve temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2022 tarih ve 2022/5447 E, 2022/6806 K sayılı kararıyla kararın onanarak kesinleştiğini; taraflar arasındaki işbu somut uyuşmazlığa ilişkin verilmiş kesin hüküm bulunduğu, kesin hüküm, HMK 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olup, aynı yasanın 115.maddesi gereğince dava şartlarının varlığı ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği, HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği kesin hüküm bulunması nedeni ile dava şartı yokluğundan bu konudaki davanın usulden reddine, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verildiği ve haklılığın yaklaşık olarak ispatlanamadığını, dolayısıyla, HMK'nın 389.
maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından açılan ve mahkemenin 2023/518 esas sayılı dosyası ile birleştirilen davanın 07/03/2024 tarihli ara kararla tefrikine karar verildiğini, bu kapsamda dosyanın 2024/158 E. sıra numarasına kaydedildiğini ve bu tarihten itibaren vekaletname süresi sona ermiş bir vekil tarafından takip edildiği vekaletnamesinin süreli olduğu ve süresinin 31.12.2023 tarihinde sona erdiğini, mahkemece HMK nın77 madde hükmü gözetilmeksizin yargılama devam ederek karar verilmesi kararı usul ve yasaya aykırı hale getirdiğini, dosyada başkaca bir inceleme yapılmaksızın kararın kaldırılmasını ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, teminat mektuplarının iadesi talebi yönünden,mahkemenin daha önce İTOTAM nezdinde görülen davada kesin hüküm oluştuğu yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu İTOTAM nezdinde görülen ve 2019 yılında karara bağlanan davada, müvekkilinin teminat mektuplarının iadesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığını, hakem heyeti tarafından da bu konuda bir karar verilmediğini, müvekkilinin teminat mektuplarının iadesine yönelik talebini ilk kez İstanbul 11.
ATM’nin 2024/158 E. sayılı dosyası kapsamında ileri sürdüğünü, teminat mektuplarının iadesine dair daha önce verilmiş yargı kararı bulunmadığını, TMSF ile herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, davalı ... A.Ş'ye, TMSF’nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, TMSF’nin, kayyım sıfatıyla ... A.Ş.’nin lehine veya aleyhine doğabilecek sonuçlardan doğrudan etkilenmesi söz konusu olduğunu, TMSF’nin davada taraf olarak yer alması gerektiğini, yetkisiz temsille ilgili beyanlardan vazgeçmek anlamına gelmemek kaydıyla, açılan davada müvekkilinin haklı olduğunu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, öncelikle yetkisiz vekille dava açılıp takip edildiğinden kararın kaldırılmasına, aksi halde istinaf sebepleri doğrultusunda kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunan davalıların haksız rekabetlerinin tesbiti ve meni ile doğalgaz satım sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından verilen teminat mektuplarının davacıya iadesi ve paraya çevrilmelerinin engellenmesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalı ...A.Ş. arasında 01/01/2016 tarihli doğal gaz alım satım sözleşmesi imzalandığı, davalı ...A.Ş. ile diğer davalı ... arasında ise doğal gaz ithalat sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında ... tarafından tarafından davalıya yapılan indirimlerin davalı tarafından davacıya yansıtıldığı, fakat ... tarafından davalıya uygulanan indirimlerin tahkimde görülen dava neticesinde geçmişe dönük olarak iptal edildiği, davacı ile davalı ...A.Ş.
arasındaki sözleşmede yer alan 8. ve 11. maddeleri gerekçe gösterilerek davalı ...A.Ş. tarafından gaz fiyatı değişikliğinin davacıya yansıtıldığı, bu kapsamda davalı ...A.Ş.'nin davacıya gönderdiği 30/10/2018 tarihli yazı ile 01/01/2017 tarihinden itibaren fiyat farkı nedeniyle oluşan bedelin fatura edileceğinin belirtildiği ve davacıya 31/10/2018 tarihli 3 adet fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki ... tarafından iptal edilen indirimlerin geçmişe dönük olarak davacıya yansıtılıp yansıtılmayacağı noktasında ihtilaf çıktığı ve davacının kendisinden talep edilen 5.833.577,49-USD tutarındaki doğal gaz fiyat farkı borcu olmadığı iddiasına dayalı İTO Tahkim Merkezi nezdinde menfi tespit davası açtığı, eldeki davanın konusunu oluşturan teminat mektupları ile ilgili İstanbul Anadolu 7.
ATM'nin 2018/9276 D.iş sayılı kararı ile ... A.Ş.'nin 22.09.2017 tarihli 778.963-USD bedelli, 10.08.2018 tarihli 1.589.514-USD bedelli, 03.10.2018 tarihli 2.408.221-USD bedelli teminat mektuplarının; İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/9393 D.iş sayılı kararı ile ... Bankası A.Ş.'nin 03.07.2017 tarihli 5.178.260-USD bedelli ve 03.07.2017 tarihli 1.787.708-USD bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, hakem heyeti tarafından görülen menfi tespit davası sonucunda 26/11/2019 tarihinde davanın reddine karar verilerek; hakem kararı hüküm fıkrasının 2.bendinde "teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin engellenmesine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.Hakem kararının iptali için açılan ve Dairemizce ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen 2019/15 Esas sayılı davada 05/12/2019 tarihli ara kararla yasal süresinde açılan iptal davası nedeniyle hakem kararının icrası kendiliğinden durduğundan, İstanbul Anadolu 7.
ATM'nin 11.12.2018 tarih ve 2018/9276 D. İş ve 13.12.2018 tarih 2018/9393 D. İş sayılı dosyaları kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararlarının geçerli olduğunun tespitine karar verildiği, hakem kararının iptaline ilişkin davanın ise Dairemizin 26/05/2022 tarihli, 2019/15 E. 2022/3 K. Sayılı kararıyla reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2022 tarihli 2022/5447-2022/6806 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, dava konusu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşene kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Hakem kararının iptaline ilişkin karar Yargıtayca onanıp kesinleştikten sonra davacı taraf davalılar ..., TMSF, ...
aleyhine aynı mahkemenin 2023/518 (görevsizlik kararıyla gelen) davada; unvanı davacı şirketin 01/01/2016 tarihinde davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş. ile doğalgaz alım satımı konusunda bir sözleşme imzaladığını, davalı ...'nun da merkezi Rusya Federasyonu'nda bulunan diğer davalı ... (...) ile 11.09.2007 tarihli ve ... sayılı doğalgaz ithalat sözleşmesi imzaladığı, söz konusu ithalat sözleşmesi kapsamında davalılardan gaz ithal etmeye başlamış olduğunu, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın konusunun anılan iki davalı arasındaki hileli işlemler sonucu kasıtlı olarak zarara uğratılması ve haksız kazanç sağlanması oluşturduğunu, diğer davalı TMSF'nin ise tedbir kapsamında ... şirketine kayyım olarak atandığından halen devam eden kayyım sıfatı sırasında davalının hileli işlemleri olduğundan TMSF'nin de hukuken sorumlu olduğu dönemde gerçekleşmesi nedeniyle TMSF'nin de işbu davada kusuru nispetinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin haksız ve hileli işlemler sonucunda borçlandırıldığının tespiti ile toplam değeri 11.742.666-USD olan teminat mektuplarının iadesini, teminat mektuplarının iadesinin mümkün olmaması halinde iptalini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle uğranılan 12.421.739-TL maddi zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2023/518 esas sayılı dava derdest iken 24.11.2023 tarihinde vekaletnamesinin süresi 31.12.2023 tarihinde dolacak olan vekili Av ... tarafından İstanbul 9. ATM'nin 2023/769 esas sayılı dava açılarak müvekkili ile davalı ... Enerji AŞ arasında 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi imzalandığını, davalı ... AŞ'nin merkezi Rusya Federasyonu’nda bulunan dava dışı ... ile 11.09.2007 tarihli Doğalgaz İthalat Sözleşmesi imzaladığını, davalı şirkete 23/01/2017 tarihinde davalı TMSF'nin kayyım atandığını, taraflar arasındaki sözleşme'nin 8. maddesine dayalı olarak davalı şirketin dava dışı ... ile arasındaki gaz ithalat fiyatının 01.01.2017 tarihinden itibaren geçmişe yönelik olarak %10,25 artırdığını bildirerek müvekkili şirketten 5.833.577,49-USD ek alacak talebinde bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili tarafından ödemesi yapılan ticari ilişki sonrasında geriye dönük ücret farkı talebinde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, taraflar arasındaki doğalgaz alım satım sözleşmesinin tahkim koşulu içerdiğini, müvekkili tarafından gaz satışlarının 01.01.2017 ile 30.10.2018 tarihleri aralığında mevcut sözleşmede yer alan cari fiyatlar ve EPDK'nın belirlediği sınırlar dahilinde yapıldığını, davalı şirketin tedarik süreci hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunarak müvekkilinin kendisini koruyacak tedbirleri almasını veya diğer girişimlerde bulunmasını engellediğini, davalı şirketin dava dışı şirket ile gaz alım sözleşmesini gizlilik kaydı olduğu iddiasıyla paylaşmadığını ileri sürerek haksız rekabetin olduğunun tespiti ve meni ile geçmişe dönük fiyat farkı yansıtılmasına ilişkin maddi durumun ortadan kaldırılması istemli birleşen davada, dilekçede bilgileri yazılı ...
AŞ'nin 03.07.2017 tarihli 1.787.708-USD bedelli;03.07.2017 tarihli 5.178.260-USD bedelli; ... AŞ'nin 03.10.2018 tarihli 2.408.221-USD bedelli;
10. 08.2018 tarihli 1.589.514-USD bedelli;
22. 09.2017 tarihli 778.963-USD bedelli toplam değeri 11.742.666,00 USD olan teminat mektuplarının teminatsız olarak paraya çevrilmesinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi; açılan davayı 27.11.2023 tarihinde mahkemenin 2023/518 esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş,mahkemece 07/03/2024 tarihli ara kararla birleştirilen davanın tefrikine karar verilmiş,tefrik kararı gereği 14/03/2024 tarihli duruşmada davacı vekili olarak Av. ... hazır bulunmuş vekaletnamesinin süresi bittiği halde yeni vekaletname sunmamış, mahkemece de vekaletnamenin süresi bittiği gözetilmeden vekaletnamesiz vekilin huzurunda istinafa konu karar verilmiştir.
İstinafa konu karardan sonra yeniden verilen vekaletname ile karar; yetkisiz vekilin huzurunda verildiğini ileri sürerek öncelikle davanın açılmamış sayılmasına, aksi halde kararın esasa ilişkin nedenlerle kaldırılması talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde yetkisiz vekilin açtığı davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi yanında kararın esastan incelenerek kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebinde de bulunulmuştur.Esasa ilişkin bu talepler nedeniyle ;vekaletnamesiz vekilin yaptığı işleme icazet verilmesi anlamına geldiği kabul edilerek esastan inceleme yapılmıştır.Yukarıda anlatılan süreçten anlaşılacağı üzere taraflar arasında ki uyuşmazlık 01/01/2016 tarihli sözleşme nedeniyle verilen teminat mektuplarının iadesi, davalı ...'nun geriye yönelik alacakların talebinin haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkindir.
Davacı tarafça tahkim başvurusu yapmadan evvel Mahkemeye başvurarak İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/9276.2018/9393 D.İş esas sayılı dosyalarında lehine "teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi için ihtiyati tedbir kararı almıştır. Tahkim kararı ile davacının borçtan sorumlu olduğu belirlenerek menfi tesbit isteğinin reddine karar verilmekle birlikte kararın 2.bendi ile "davanın esastan reddine bağlı olarak İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.12.2018 tarih, 2018/9276 D.İş, 13.12.2018 tarih ve 2018/9393 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına" karar verilmiştir. Davalı ...'nun malvarlığına TMSF'nin kayyım atanmış bulunması, TMSF'nin davada taraf olarak yer almasını gerektirmemektedir.
Davalı şirketin tüzel kişiliği devam etmektedir. Davalı TMSF ye husumet düşmeyeceğinden pasif husumet nedeniyle verilen red kararı hukuka uygundur. Teminat mektupları ile ilgili hiç bir talep olmadığını karar verilmediğini ileri sürmekte ise de; menfi tesbit davasının konusu teminat mektuplarını doğrudan ilgilendirmektedir. Borçluluk durumu kesin hüküm halini aldığından davacı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı ile davalı ... arasında ihtilafa neden olan sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunduğu, uyuşmazlığın Doğalgaz Satım Sözleşmesinden doğduğu anlaşılmakla; süresinde yapılan tahkim itirazının kabulü de yerinde bulunmuştur.Davacının borçluluk durumu kesin hüküm halini aldığından teminat mektuplarının paraya çevrilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/8428 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi