6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vefattan sonra geçerli olacak hisse feragatnamesinin vasiyet yükümlüsü lehine sona ermesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3131 E. 2022/6959 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Ölüme bağlı olarak ("vefatımdan sonra") hüküm doğuracağı açıkça yazılan hisse feragatnamesinde devir, feragat edenin ölümünden önce sonuç doğurmaz; feragat lehtarı feragat edenden önce ölürse feragatname TMK 581 uyarınca vasiyet yükümlüsü lehine ortadan kalkar ve lehtarın mirasçısının tescil talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Feragatnameye dayalı hisse devri/tescili talebinin dinlenebilirliği → ret

İddia: Davacı, noterde düzenlenen feragatname uyarınca feragat eden davalının şirketteki hissesinin, feragat lehtarının mirasçısı olan davacı vakıf adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Feragatname çıplak hisse devir sözleşmesi niteliğinde kabul edilse dahi, feragat edenin metinde açıkça belirttiği hissesinin "vefatından sonra" devredileceği yönündeki beyanı doğrultusunda devir ancak feragat edenin vefatından sonra geçerli olabilir; bu yöndeki iradesi yok sayılamaz. Feragat lehtarının feragat edenden önce ölmesi karşısında feragatname, TMK'nın 581. maddesi uyarınca vasiyet yükümlüsü davalı yararına ortadan kalkmıştır. Bu nedenle tescil talebi reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Ölüme bağlı kayıt taşıyan feragatnamenin niteliği ve lehtarın önce ölmesi hâlinde TMK 581 uygulaması yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragatname çıplak hisse devri ölüme bağlı tasarruf vasiyet yükümlüsü lehine sona erme

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 581

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3131 E.  ,  2022/6959 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2020 tarih ve 2020/116 E. - 2020/493 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.12.2020 tarih ve 2020/1493 E. - 2020/1390 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı Sa-San Sağlık Yapı A.Ş 'nin 08/07/1982 tarihinde kurulduğunu, şirketin hakim ortağı %74 pay ile ..., diğer ortakları ise eşi, baldızı, kız kardeşi ... ve davalı ... olduğunu, davalının ...1. Noterliği'nde tanzim ettirdiği 01/11/1994 tarih ve 30405 sayılı düzenleme şeklinde feragatname ile şirketteki hissesi için şirketin diğer hakim ortağı olan aynı zamanda ağabeyi ...lehine feragat ettiğini, feragatnamenin murisin özel eşyaları içerisinde bulunduğunu, ...'ın vasiyetnamesi ile müvekkili vakfı mirasçı olarak naspettiğini ve 10.02.2002 tarihinde vefat ettiğini, vakıf adına 2015 yılında mirasçılık belgesi düzenlendiğini, ...1. Noterliğinin düzenlenen feragat beyanı doğrultusunda davalının Sa-San şirketindeki hissenin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, feragatnameden itibaren 22 yıl geçtiğini, müvekkilinin kardeşinin sağ iken yaptığı vasiyetnameye göre mirasını davacı vakfa bıraktığını, davalının ...'ın sağ olduğu dönemde ve vefatından sonraki dönemde şirketin tüm genel kurullarına katıldığını, feragatnamenin ölüm tarihine kadar kullanılmadığını, müvekkiline ait hisselerin vasiyete konu edilebilmesinin mümkün olmadığını, feragatnamenin içeriğinde "işbu hisselerimden dolayı lehine kayıt ve tespit tescil işlemlerini yaptırıp ilgili kararların şirket nezdinde herhangi bir zamanda alınmasına (vefatımdan sonra) rıza ve muvafakatim bulunduğu beyan ve ikrar ederim" şeklinde olup müvekkilinin vefatından önce şirket hisselerini devrinin söz konusu olmadığını, hisselerin müvekkilinin vefatından sonra mirasçılarına kalacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Sa-San Sağlık Yapı ve San. Tic. A.Ş.'nin davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, feragatnamenin çıplak hisse devir sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü durumunda dahi davacının feragatnamedeki açık şekilde belirttiği hissesinin "vefatından sonra" devredileceği yönündeki beyanı doğrultusunda dava dışı ...'a hisse devrinin ancak davalının vefatından sonra geçerli olabileceği, bu yöndeki iradesinin yok sayılamayacağı, feragatnamenin TMK'nın 581. maddesine vasiyet yükümlüsü davalı yararına ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir

İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842007100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1493 E. 2020/1390 K.

Feragatnamedeki 'vefatımdan sonra' kaydı ölüme bağlı tasarruf sayılır

Gerekçe özeti

Bir kişinin, hissesini/malını üçüncü kişiye devretmek üzere düzenlediği feragatname/beyanda 'kendi vefatından sonra' geçerli olacağına ilişkin bir kayıt varsa, bu beyan sağlığında yapılmış bir temlik (çıplak pay devri) olarak değil, ölüme bağlı bir tasarruf olarak değerlendirilir. Bu durumda, lehine tasarrufta bulunulan kişi (vasiyet alacaklısı), tasarrufta bulunan kişiden önce ölürse, TMK 581/2 uyarınca aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü vasiyet yükümlüsü (tasarrufta bulunan kişi) yararına ortadan kalkar ve tasarruf konusu hak/mal, lehine tasarrufta bulunulanın mirasçılarına geçmez.

Emsal değeri

Şirket hissesine ilişkin olarak 'vefatımdan sonra geçerli olacak' şeklinde kayıt içeren feragatname/beyanların çıplak pay temliki değil ölüme bağlı tasarruf sayılacağı ve TMK 581/2'nin bu tür tasarruflarda vasiyet alacaklısının önce ölmesi halinde uygulanacağı yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: çıplak pay devri alacağın temliki ölüme bağlı tasarruf vasiyet alacaklısının önce ölmesi vasiyet yükümlülüğünün ortadan kalkması feragatname

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1493

KARAR NO 2020/1390

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/09/2020

NUMARASI 2020/116 Esas 2020/493 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ... A.Ş 'nin 08/07/1982 tarihinde kurulduğunu, şirketin hakim ortağı % 74 pay ile ..., diğer ortakları ise eşi ,baldızı , kız kardeşi ... ve davalı ... olduğunu, davalının Hatay ... Noterliğinde tanzim ettirdiği 01/11/1994 tarih ve ... sayılı düzenleme şeklinde feragatname ile Sşirketteki hissesi için şirketin diğer hakim ortağı olan aynı zamanda ağabeyi ... lehine feragat ettiğini, feragatnamenin murisin özel eşyaları içerisinde bulunduğunu, ...'ın vasiyetnamesi ile müvekkili vakfı mirasçı olarak naspettiğini ve 10.02.2002 tarihinde vefat ettiğini, vakıf adına 2015 yılında mirasçılık belgesi düzenlendiğini, Hatay ... Noterliğinin düzenlenen feragat beyanı doğrultusunda davalının ...

şirketindeki hissenin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili ; feragatnameden itibaren 22 yıl geçtiğini, müvekkilinin kardeşinin sağ iken yaptığı vasiyetnameye göre mirasını davacı vakfa bıraktığını, davalının ...'ın sağ olduğu dönemde ve vefatından sonraki dönemde şirketin tüm genel kurullarına katıldığını, feragatnamenin ölüm tarihine kadar kullanılmadığını, müvekkiline ait hisselerin vasiyete konu edilebilmesinin mümkün olmadığını, feragatnamenin içeriğinde "işbu hisselerimden dolayı lehine kayıt ve tespit tescil işlemlerini yaptırıp ilgili kararların şirket nezdinde herhangi bir zamanda alınmasına (vefatımdan sonra) rıza ve muvafakatim bulunduğu beyan ve ikrar ederim" şeklinde olup müvekkilinin vefatından önce şirket hisselerini devrinin söz konusu olmadığını, hisselerin müvekkilinin vefatından sonra mirasçılarına kalacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... A.Ş.'nin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, feragatnamenin çıplak hisse devir sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabulü durumunda dahi davacının feragatnamedeki açık şekilde belirttiği hissesinin "vefatından sonra" devredileceği yönündeki beyanı doğrultusunda dava dışı ...'a hisse devrinin ancak davalının vefatından sonra geçerli olabileceği, bu yöndeki iradesinin yok sayılamayacağı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da,feragatnamenin TMKnun 581. Maddesine vasiyet yükümlüsü davalı yararına ortadan kalktığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının noterlikçe düzenlenen feragatnamesinin "esas haktan feragat" niteliğinde olup, ölüme bağlı tasarruf olmadığını, feragatnamede payın kaydı işlemlerinin yapılma tarihini geniş tutarak vefatından sonra mirasçıları içinde bağlayıcı olduğunu açıkladığını, feragatnamenin çok farklı bir hukuki işlem olan vesayet ve vasiyet ile karıştırıldığını, dava konusu olay ile TMK 581.maddesinin ilgisinin olmadığını,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı tarafından düzenlenen 1.11.1994 tarihli düzenleme şeklinde feragatname ile "davalı şirketteki hisseleri kardeşi lehine feragat ettiği, hisseleri istediği zaman adına (vefatımdan sonra)adına tescil ettirebileceği beyan edilmiştir.Feragatname düzenlendikten sonra lehine feragat edilen 10.02.2002 tarihinde vefat etmiştir.Uyuşmazlık feragatname ile davalı şirket hisselerinin müteveffa kardeşe temlik edilmiş olup olmadığı noktasındadır. TTK'da, çıplak payların devredilmesine ilişkin olarak açık bir hüküm yoktur. Ancak bu, çıplak payın devrine engel değildir. Yargı uygulamasında , anonim ortaklığın çıplak paylarının alacağın temliki suretiyle devrinin mümkün olduğu kabul görmüştür. Feragatnameye konulan (vefatımdan sonra )ibaresi nedeni ile davalı hisselerinin müteveffa kardeşine temlik nedeniyle geçmiş sayılması mümkün görülmemiştir.

Sağlığında devir iradesi bulunan devredenin, bu kaydı koymasında hiç bir gereklilik bulunmadığından ,ancak kendi ölümünden sonra devir iradesinin bulunduğunu kabul gerektiğinden ,feragatname ancak ölüme bağlı bir tasarruf olarak kabul edilebilir. TMK nun 517.maddesi "mirasbırakan ,bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırma da bulunabileceği, 545.madde de miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenleneceği"hükmünü haizdir. TMK nun 581/2 Maddesi "..Vasiyet alacaklısı miras bırakandan önce ölmüş ise ,tasarruftan aksi anlaşılmadıkça ,vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü ,vasiyet yükümlüsü yararına ortadan kalkar "hükmünü haizdir. Yasal düzenlemelere göre ,somut olayda dayanak feragatname ile öngörülen şartın gerçekleşmediği ,temlik iradesi bulunmadığı ,davalının sağ olduğu ve lehine (şirket hissesi)bırakılan kişinin davalının sağlığında vefat ettiği anlaşılmakla TMK 581 gereği davalının yükümlülüğünün de ortadan kalktığı sonucuna varıldığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir.Hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.