6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ürün kodlarının kullanımı tek başına haksız rekabet oluşturmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3393 E. 2022/7480 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Ürünlerin özelliklerini belirten, nihai ürün kodu niteliğinde olmayan ve son tüketici nezdinde iltibasa yol açmayan ara ürün/faydalı parça niteliğindeki harf-sayı kombinasyonundan oluşan ürün kodları, onları oluşturan işletmeye üstün bir hak vermez; bu kodların bir başka firmaca kullanılması tek başına haksız rekabet oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Ürün kodlarının kullanımının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davacı, kendi oluşturup ayırt edicilik kazandırdığı ürün kodlarının davalıca kopyalanıp izinsiz kullanıldığını, davalının kendisini kötüleyip fahiş fiyatlı gösterdiğini ve gönderilen ihtarnamenin incitici olduğunu, bunların haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ürün kodu, benzer ürünlerle karışıklığı önlemek ve birim fiyatlara hızlı ulaşmak amacıyla ürünlerin cins/tür/boyut gibi özelliklerini belirten harf ve sayı kombinasyonudur. Davacının kullandığı AS ve benzeri kodların davalıca da kullanıldığı, ancak bu kodların nihai ürün kodu niteliğinde olmayıp son tüketici nezdinde görülüp bilinmesi ve iltibasa neden olmasının mümkün olmadığı, tasarım olarak da nitelendirilemeyip esas ürünün işlerliğine yarayan ara ürün/faydalı parça niteliğinde olduğu; kesinleşen bir FSHHM kararıyla da tespit edildiği üzere bu kodların, onları oluşturan davacıya üstün bir hak vermediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle kodların davalıca kullanılması tek başına haksız rekabet olarak nitelendirilemez; davalının keşide ettiği ihtarname de içeriği itibariyle haksız rekabet yaratmaz. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İltibasa yol açmayan, üstün hak vermeyen ara ürün kodlarının kullanımının tek başına haksız rekabet sayılamayacağı yönünde emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet ürün kodu iltibas ara ürün / faydalı parça üstün hak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3393 E.  ,  2022/7480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.01.2017 tarih ve 2013/444 E. - 2017/38 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2019/126 E. - 2021/151 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yıllardan beri alüminyum soğutucu ve alüminyum profil tasarlayıp üreten, firma olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin yarattığı, senelerdir kullanmakta olduğu para, emek ve gayretiyle ayırt edicilik kazandırdığı ürün kodlarını olduğu gibi kopyalayarak izinsiz kullanmak suretiyle haksız menfaat sağladığını, davalı şirketin müvekkili tarafından oluşturulmuş ürün kodlarını müvekkilinin üretip sattığı ürünler ile aynı ürünlerin tanıtımında, pazarlamasında ve satışında kullandığını, davalının söz konusu ürün kodlarına kataloglarında, web sitesinde ve tanıtım amaçlı hazırladığı tüm dokümanlarda yer verdiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, davalının pazarlama faaliyetleri sırasında müvekkilini kötüleyerek ürünlerinin kalitesiz olduğunu ve müvekkilinin fahiş fiyata mal satan bir firma olduğunu beyan ettiğini, ayrıca davalı tarafından müvekkiline gönderilen 29.03.2012 tarihli ihtarnamenin de haksız ve incitici nitelikte olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, 15.000.- TL maddi tazminat ile 15.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu kodların ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, AS ile başlayan kodların alüminyum soğutucu kelimelerinin baş harflerinden oluştuğunu, ürün kodlarının davacı adına tescilli olmadığını, yurt dışında faaliyet gösteren birçok firmanın kataloglarında yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ürün kodunun benzer ürünler ile karışıklığın önüne geçmek, birim fiyatlarına hızlı ve doğru bir şekilde ulaşabilmek amacıyla ürünlerin cins, tür, boyut gibi özelliklerinin belirtilmesine yarayan harf ve sayı kombinasyonu olarak tanımlanabileceği, davacı tarafından kullanılan AS ve benzeri diğer ürün kodlarının davalı tarafından da kullanıldığı, ancak söz konusu kodlar nihai ürün kodu niteliğinde olmayıp, son tüketici nezdinde görülüp bilinmesi, iltibasa neden olmasının mümkün olmadığı, söz konusu kodların tasarım olarak nitelendirilmesi de mümkün olmayıp, esas ürünün işlerliğine yarayan ara ürün ve faydalı parça niteliğinde olduğu, Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/141 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar ile de tespit edildiği, söz konusu ürün kodları, bunları oluşturan davacıya herhangi bir üstün hak vermediğinden kodların davalı tarafından kullanılmasının tek başına haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, davalı tarafından davacıya keşide edilen 29.03.2012 tarihli ihtarnamenin de içeriği itibariyle haksız rekabet yarattığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/840687200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/126 E. 2021/151 K.

Ürün kodlarının kullanımı tek başına haksız rekabet oluşturmaz

Gerekçe özeti

Bir işletme tarafından geliştirilen ürün kodlama sisteminin rakip işletmece kullanılması, kodların davacı ürünleriyle özdeşleşmesi ve nihai tüketici tarafından bilinip iltibasa yol açması halinde haksız rekabet oluşturabilir; ancak kodlar nihai ürün kodu niteliğinde olmayıp son tüketici nezdinde bilinmiyor ve esas ürünün işlerliğine yarayan ara ürün/faydalı parça niteliğindeyse, bu kodların rakip tarafça kullanılması tek başına haksız rekabet sayılamaz. Ayrıca, ihtar tarihi itibariyle geçerli bir tasarım tescil belgesine sahip olan tarafın, bu belgeden kaynaklanan hakkını kullanarak ihtarname keşide etmesi, tescil sonradan hükümsüz kılınmış olsa da haksız rekabet olarak nitelendirilemez.

Emsal değeri

Kararın, ürün kodlarının nihai tüketici nezdinde bilinmeyen ara ürün/faydalı parça niteliğinde olması halinde iltibas oluşturmayacağına ve geçerli bir tasarım tescil belgesine dayanılarak keşide edilen ihtarnamenin -tescil sonradan hükümsüz kılınsa bile- haksız rekabet sayılamayacağına ilişkin değerlendirmesi, benzer ürün kodu/tasarım tescili ihtilaflarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haksız rekabet iltibas ürün kodu tasarım tescili hükümsüzlük ara ürün

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/126

KARAR NO 2021/151

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/01/2017

NUMARASI 2013/444 Esas - 2017/38 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/02/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin yıllardan beri alüminyum soğutucu ve alüminyum profil tasarlayan, soğutucu parçaları üreten, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yapan ve ürettiği bu ürünleri kendi yarattığı kodlarla pazarlayan bir firma olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin yarattığı, senelerdir kullanmakta olduğu ve para, emek ve gayretiyle ayırt edicilik kazandırdığı ürün kodlarını olduğu gibi kopyalayarak kullanmak suretiyle müvekkili ile iltibas yaratıp, müvekkilinin itibarından ve ayırt ediciliğinden haksız olarak menfaat sağladığını, davalı şirketin müvekkili tarafından oluşturulmuş ürün kodlarını bire bir müvekkilinden kopyalayarak müvekkilinin üretmekte ve satmakta olduğu ürünler ile aynı ürünlerin tanıtımında, pazarlamasında ve satışında kullanmakta olduğunu, davalının söz konusu ürün kodlarına kataloglarında, web sitesinde ve tanıtım amaçlı hazırladığı tüm dokümanlarda yer verdiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, davalının pazarlama faaliyetleri sırasında müvekkilini kötüleyerek ürünlerinin kalitesiz olduğunu ve müvekkilinin "kazıkçı" olduğunu ileri sürdüğünü, ayrıca davalı tarafından müvekkiline gönderilen 29.03.2012 tarihli ihtarnamenin de haksız ve incitici nitelikte olduğunu belirterek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, 15.000-TL maddi tazminat ile 15.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin tescil edilen ürünlere ilişkin olarak kodları kullandığını, bahsedilen kodların ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, AS ile başlayan kodların alüminyum soğutucu kelimelerinin baş harflerinden oluştuğunu, müvekkili tarafından TPE'nin ... tescil numarasıyla 12/04/2011 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, bu tasarımların davacı tarafından kullanıldığının tespiti üzerine keşide ettikleri 29.03.2012 tarihli ihtarnameyle tecavüzün sonlandırılmasının talep edildiğini, ürün kodu davacı adına davacı adına tescilli olsa bile davacıya inhisari bir hak tanımayacağını, ancak belirtilen kodların yurtdışında faaliyet gösteren firmaların geçmiş yıllardaki kataloglarında da yer aldığını, bu nedenle AS ibaresinin davacı adına tescilinin mümkün olmadığını, davacının diğer iddialarının gerçeklerden uzak ve ispatı mümkün olmayan iddialar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bir işletme tarafından üretilen ve bu ürünleri sınıflandırma ve çeşitlerine ayırmak amacıyla geliştirilen bir kodlama sistemini piyasada tanıtan bir işletmenin, bu kodlama sistemi ile müşterilerin kataloglardaki bu sınıflama kodlarına göre ürünleri sipariş etmede kolaylık sağlamasından sonra, rakip bir işletmenin bu kodlama sistemini kendi kataloglarında kullanmasının da TTK'nın 55/1-a-4 maddesi anlamında iltibas sayılabileceği, ancak bu halde iltibasın söz konusu olabilmesi için ürün kodlarının davacı tarafından ilk defa piyasaya sunulması, bu kodların davacı ürünleri ile özdeşleşmesi ve ürün kodlarının herkesçe kullanılan, piyasanın kullandığı genel kodlar olmaması, somut olaydaki gibi ürün isminin kısaltması şeklinde olmaması gerekmekte olup, haksız rekabet oluşturan eylemin bulunmadığı, bu sebeple zarar doğduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davalının müvekkiline ait tasarım kodlarını kullanarak haksız rekabete devam ettiğini, davalının haksız rekabet eyleminin; müvekkiline gönderilen kötüleyici ve incitici nitelikteki ihtarname ile haksız menfaat sağlamaya yönelik iltibas teşkil eden eylemlerden oluştuğunu, söz konusu ihtarnamenin müvekkilinin piyasadaki itibarını zedelediğini, ancak mahkemece ihtarnamenin hiç dikkate alınmadığını, davacının ihtarnamedeki haksız beyan ve taleplerinin müvekkilinin ekonomik olarak mahvına neden olabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafından tescil edilmiş tasarımların sicilden terkini ve hükümsüzlüğü istemiyle Bakırköy 1. FSH Hukuk Mahkemesinin 2012/141 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu dosyada verilen ve kesinleşen karar ile davalının haksız rekabet eyleminin ispatlandığını, davalının müvekkiline ait ürün kodlarını kullanmasının açık bir kötü niyet ve haksız rekabet göstergesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK'nın 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58.

maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Somut olayda davacı tarafın haksız rekabet iddiası; davalı şirketin, müvekkilinin yarattığı ve kullanmakta olduğu ürün kodlarını olduğu gibi kopyalayarak kullanması, davalı tarafından keşide edilmiş olan incitici, itibar zedeleyici 23.09.2012 tarihli ihtarname ve son olarak davalının pazarlama faaliyetleri sırasında davacıyı kötülemesi iddialarına dayandırılmıştır. Ürün kodu; benzer ürünler ile karışıklığın önüne geçmek, birim fiyatlarına hızlı ve doğru bir şekilde ulaşabilmek amacıyla ürünlerin cins, tür, boyut gibi özelliklerinin belirtilmesine yarayan harf ve sayı kombinasyonu olarak tanımlanabilir.

Somut olayda davacı tarafından kullanılan AS ve benzeri diğer ürün kodlarının davalı tarafından da kullanıldığı açıktır. Ancak söz konusu kodlar nihai ürün kodu niteliğinde olmayıp, son tüketici nezdinde görülüp bilinmesi, dolayısıyla iltibasa neden olması mümkün değildir. Söz konusu kodların tasarım olarak nitelendirilmesi de mümkün olmayıp, esas ürünün işlerliğine yarayan ara ürün ve faydalı parça niteliğinde olduğu, Bakırköy 1. FSH Hukuk Mahkemesinin 2012/141 esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar ile de tespit edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu ürün kodları, bunları oluşturan davacıya herhangi bir üstün hak vermediğinden, kodların davalı tarafından kullanılması, tek başına haksız rekabet olarak nitelendirilemez.

Davalı tarafından davacıya keşide edilen 29.03.2012 tarihli ihtarnamede, söz konusu ürün kodlarının davalı tarafından tescilli olduğu belirtilerek kodların kullanımına son verilmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususları davacıya ihtar edilmiştir. Ancak ihtar tarihi itibariyle söz konusu kodlar davalı adına tescilli olup, davacı tarafından Bakırköy 1. FSH Hukuk Mahkemesinin 2012/141 esas sayılı dosyasında açılan dava sonucunda mahkemece tasarım niteliği taşımayan ürün kodlarının hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Dolayısıyla ihtar tarihi itibariyle doğru olmasa da davalının elinde ürün kodları yönünden tasarım tescil belgesi bulunmaktadır. Tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belgeyle sağlanan koruma kapsamında olduğundan, henüz tescilin hükümsüz kılınmadığı dönemde davalı tarafından keşide edilen ihtarnameyle tecavüzün sonlandırılmasının istenmesinin de bu nedenle haksız rekabet olarak nitelendirilmesi olanaksızdır.Davacının, davalı tarafından müvekkilinin kötülendiği yönündeki iddiası da kanıtlanamamış olmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.04/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.