Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1863 E. 2022/7421 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, markanın tescil anından itibaren iptal şartlarının oluştuğu, işbu markaya dayanılarak ileri sürülen tecavüz iddiasının dinlenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8409 E. 2014/14007 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · temerrüt tarihi · acentelik · komisyon · ıslah · temerrüt · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı hakkında açılan davanın sözleşmeye taraf olmadığından «husumetten» reddi gerektiği, davalının doğrudan satış yaparak davacıyı devre dışı bıraktığı ve «acenteye» TTK'nun 128. maddesi uyarınca hak ettiği ücreti ödemesi gerektiği, TTK'nun 128/2. maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının «zamanaşımı» savunması yapmasının. maddelerine aykırılık oluşturduğu, «ıslah» dilekçesi ile talep edilen miktarın ise BK'nun 126. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 10.000 Euro'nun «temerrüt tarihi» olan 22.05.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı maddesi gereğince kamu bankalarının 1 yıllık Euro mevduatına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile fiili ödeme veya tahsil anındaki TL karşılığının davalı şirketten tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, ıslah dilekçesi ile talep ettiği «komisyon alacağı» miktarının zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen karar davalı şirket vekili, ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2013 tarihli kararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1863 E. , 2022/7421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.09.2019 gün ve 2016/158 - 2019/350 sayılı kararı bozan Daire'nin 06.12.2021 gün ve 2020/6779 - 2021/6855 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “FEB FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markanın sahibi olduğunu, Fen Bilimleri Merkez Dershanesi'ni kuran ve onu bir marka haline getirenin de müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu markanın kullanımını “Dershane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi” ile mekan ve süre sınırlaması içerecek şekilde Nazmi Arıkan'a devrettiğini, sözleşmeye göre bu kullanımın, Beşiktaş Hasfırın Cad. Pafta 65, Ada 291 Parsel 1047'de kayıtlı bulunan Sinanpaşa İş Merkezi Kat:
4- 5 adresindeki taşınmazda yer alan dershane ile sınırlı olduğunu, taşınmazı kiralayan Nazmi Arıkan'ın 01.07.2008 tarihinde tahliye ile artık bu ismi kullanmadığını iddia ettiğini, ancak resmi kayıtlarda yeni bir marka adı kullanılmasına rağmen fiilen gerek dağıtılan broşürlerde ve gerekse bina iç ve dışına asılan afişlerde müvekkiline ait tescilli markanın kullanılmakta olduğunu, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2008/28 D.İş sayılı dosya ile alınan tespit raporunda, markanın kullanılmaya devam edildiğinin açıkça bildirildiğini ileri sürerek, davalının anılan adresteki marka haklarına tecavüz niteliğindeki kullanımının önlenmesine ve şimdilik 20.000.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, markanın tescil anından itibaren iptal şartlarının oluştuğu, işbu markaya dayanılarak ileri sürülen tecavüz iddiasının dinlenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 168,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838999800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz