Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5100 E. 2022/6670 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ infaz↗ kötü niyet tazminatı↗ vade↗ kötü niyet↗ iflas↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 11.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu ile takibe dayanak 30.11.2009 tanzim tarihli bonodan önceki tarihli davacının eli ürünü olan imza örnekleri mukayese edilerek inceleme konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30/11/2009 tanzim, 01/01/2010 vade 335.681,00 TL'lik bonodan borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin yüzde 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve davacılar vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Somut dosyada mahkemece, davanın kabulü ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmü kurulmuş ise de, anılan hükmede gerekçe bulunmamaktadır. Bu bağlamda, salt davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olmamasının kötüniyet gerekçesi olamayacağı da gözönüne alınarak anılan hususa ilişkin gerekçeli karar kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3672 E. 2024/1527 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · vade · kötü niyet · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · menfi tespit · Menfi tespit, Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
İncelediğiniz kararda… arihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30/11/2009 tanzim, 01/01/2010 «vade» 335.681,00 TL'lik bonodan borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin yüzde 40'ı oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut dosyada mahkemece, davanın kabulü ile davalı aleyhine «kötü niyet tazminatı» hükmü kurulmuş ise de, anılan hükmede gerekçe bulunmamaktadır.
2- Dava bonodan kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.12.2020 tarih, 2013/«194» E. ve 2020/423 K. sayılı kararı ile 11.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu ile takibe dayanak 30.11.2009 tanzim tarihli bonodan önceki tarihli davacının ... ürünü olan imza örnekleri mukayese edilerek inceleme konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... ... ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30.11.2009 tanzim, 01.01.2010 «vade» tarihli 335.681,00 TL'lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin %40 ı oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz etmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı Dairemizin 05.10.2022 tarih, 2022/5100 E. ve 2022/6670 K. sayılı kararıyla mahkemece, davanın kabulü ile davalı aleyhine «kötü niyet tazminatı» hükmü kurulmuş ise de, anılan hükümde gerekçe bulunmadığı, salt davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olmamasının «kötüniyet» gerekçesi olamayacağı da gözönüne alınarak anılan hususa ilişkin gerekçeli karar kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle ka …
… ticesinde takip konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... ... ürünü olmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulü ile davacının 30.11.2009 tanzim, 01.01.2010 «vade» tarihli, 335.681,00 TL'lik «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyetle» icra takibi yaptığı kanıtlanamadığından davacının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · bono · taşıyan
Benzer bu kararda… karar ile toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre bonodaki davacı imzasının davacının ... ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda davacının «bono» nedeniyle sorumlu tutulamayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne icra takibine konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, taraflar lehin …
Hukuk Dairesinin 27.03.2012 tarih, 2011/13025 E., 2012/5015 K. sayılı kararıyla mahkemece senedin tanzim tarihinden önce davacının imzasını «taşıyan» tatbike medar belgeler ile senetteki davacıya atfedilen imza üzerinde yeniden inceleme yaptırılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.12.2020 tarih, 2013/«194» E. ve 2020/423 K. sayılı kararı ile 11.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu ile takibe dayanak 30.11.2009 tanzim tarihli bonodan önceki tarihli davacının ... ürünü olan imza örnekleri mukayese edilerek inceleme konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... ... ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30.11.2009 tanzim, 01.01.2010 «vade» tarihli 335.681,00 TL'lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin %40 ı oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz etmiştir.
… ticesinde takip konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... ... ürünü olmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulü ile davacının 30.11.2009 tanzim, 01.01.2010 «vade» tarihli, 335.681,00 TL'lik «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyetle» icra takibi yaptığı kanıtlanamadığından davacının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2703 E. 2014/8653 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · itirazın iptali davası · iptal davası · alacak davası · kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; alacağa konu «kredi sözleşmesi» aslı üzerinde yapılan «imza incelemesi» sonunda kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı hususunda rapor tanzim edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, takibin iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde 4.335,00 TL alacağın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsili istenmiş; yani dava «alacak davası» olarak açılmıştır.
Buna rağmen mahkemece verilen kararın gerekçesinde davacı tarafından davalı aleyhine «itirazın iptali davası» açıldığı bildirilmiş, hükümde de davanın reddi ile birlikte icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4080 E. 2022/5798 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… arihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30/11/2009 tanzim, 01/01/2010 «vade» 335.681,00 TL'lik bonodan borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin yüzde 40'ı oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «avalist» olarak attığı imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avalist · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaBonodaki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «avalist» olarak attığı imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5100 E. , 2022/6670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.12.2020 tarih ve 2013/194 E. - 2020/423 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinin dayanağı olan bonodaki kefil sıfatı ile atılmış bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu tarafından İcra Hukuk Mahkemesine imza itirazı ve borca itiraz edilmediğini, İcra Hukuk Mahkemesinde yapılması gereken itirazlarının menfi tespit davasının konusu yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacının açtığı davanın reddine, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 11.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu ile takibe dayanak 30.11.2009 tanzim tarihli bonodan önceki tarihli davacının eli ürünü olan imza örnekleri mukayese edilerek inceleme konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinden önce açılan iş bu davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 30/11/2009 tanzim, 01/01/2010 vade 335.681,00 TL'lik bonodan borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak tutarı olan 130.690,59 TL'nin yüzde 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve davacılar vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Somut dosyada mahkemece, davanın kabulü ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmü kurulmuş ise de, anılan hükmede gerekçe bulunmamaktadır. Bu bağlamda, salt davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olmamasının kötüniyet gerekçesi olamayacağı da gözönüne alınarak anılan hususa ilişkin gerekçeli karar kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin bütün, davalı vekilinin (2.) bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü kararın BOZULMASINA, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838758700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz