Teminat mektubu bedelinin kısmen iadesinde alacak hesabı ve mükerrer faiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2413 E. 2022/6594 K. · · İlk derece: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Düzelterek onandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tazmin edilen teminat mektubu bedelinin bir kısmı icra takibinden sonra dava öncesinde iade edilmişse banka alacağı iade (kısmi ödeme) tarihi itibariyle belirlenmeli ve bu tarihten faiz işletilmelidir; iade düşülüp kalan miktara ayrıca takip tarihinden faiz işletmek mükerrerlik oluşturur. İstinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğunda vekalet ücreti, BAM'ın karar tarihinde yürürlükteki AAÜT'ye göre nispi olarak yeniden takdir edilmelidir; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu tür yanlışlık HMK 370/2 uyarınca düzelterek onama sebebidir.
Ele alınan sorunlar
Kısmen iade edilen mektup bedelinde alacağın hesabı ve mükerrer faiz → kabul
İddia: Taraflar, banka alacağının tutarı ile faiz hesabına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibinden sonra dava öncesinde iade edilen mektup bedeli tutarı dikkate alınarak banka alacağı iade tarihi itibariyle tespit edilmelidir. İlk derece mahkemesince TBK 100 uyarınca icra masrafları ve icra vekalet ücreti dikkate alınmadan dava tarihi itibariyle hesap yapılmış; ayrıca iade edilen tutar düşülüp kalan miktara hükmedilirken asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi mükerrerlik oluşturduğundan doğru değildir. Alacak, kısmi ödeme tarihi itibariyle belirlenmeli ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kaldırma sonrası vekalet ücretinin takdiri → kabul
İddia: Davalılar vekili, BAM'ca istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğuna göre kendi lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece hükmü kaldırılıp davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulduğuna göre, BAM'ın karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca davalılar vekili yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, ilk derece mahkemesince öngörülen vekalet ücretinin aynen hüküm fıkrasına yazılması doğru değildir; ancak tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm HMK 370/2 uyarınca düzeltilerek onanmıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İade edilen mektup bedelinde alacağın ve faizin belirlenmesi ile kaldırma sonrası vekalet ücretinin BAM'ın karar tarihindeki tarifeye göre takdiri yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini↗ müteselsil kefalet↗ mükerrer faiz↗ faiz başlangıç tarihi↗ nispi vekalet ücreti↗ düzelterek onama↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2413 E. , 2022/6594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.04.2018 tarih ve 2014/1462 E- 2018/465 K. sayılı kararın temlik alan davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2018/1344 E- 2021/64 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Temlik alan davacı vekili, alacağını temlik eden Burgan Bank A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin diğer davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı ... Ltd. Şti. lehine, Afyonkarahisar İscehisar Mermer Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanlığı’na hitaben 180.000 TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, mektup bedelinin tazmin edilmesi üzerine banka tarafından keşide edilen ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiğini, ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları sebebiyle durduğunu ileri sürerek, itirazların iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Arel Elek. Ltd. Şti.’nin dava konusu teminat mektubunun verildiği dava dışı kuruma karşı tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen kurumun 20.600,42 TL SGK alacağına karşılık 180.000 TL’lik teminat mektubunu nakde çevirdiğini, tazmin işlemi öncesinde bankanın uyarılmasına rağmen, kendisine iletilen alacak miktarı kadarının değil tamamının nakde çevrilmesine muvafakat ettiğini, bakiye 159.399,58 TL’lik kısmın uzun süre iade edilmediğini, müvekkilinin ihtarı üzerine 141.665,51 TL’nin 08.12.2014 tarihinde bankaya iade edildiğini, davacının bu alacağını haksız işlemi yapan kurumdan talep etmesi gerektiğini, davacının iade edilen tutarı mahsup etmeden dava açtığını, talep edilen alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen faiz oranının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, temlik eden banka ile davalı kredi borçlusu Arel Elektrik Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini davalı kefillerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmeler kapsamında teminat mektubu bedelinin tazmin edilmesi sonucu oluşan nakdi kredinin ödenmediği, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, takip ile dava tarihi arasında yapılan kısmi ödemeler nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün 2014/31113 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının kısmen iptaline, takibin 69.923,92 TL asıl alacak, 117,51 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 60 oranında temerrüt faizi işletilmesine, davalılar aleyhine hükmolunan alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı temlik alan davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, icra takibinden sonra davadan önce 08.12.2014 tarihinde tazmin edilen mektup bedelinin 141.665,51 TL’lik kısmı bankaya iade edildiğine göre banka alacağının 08.12.2014 tarihi itibariyle tespiti gerektiği, ilk derece mahkemesince, TBK’nın 100. maddesi gereği icra masrafları ve icra vekalet ücreti dikkate alınmadan dava tarihi itibariyle hesaplanan alacak üzerinden hüküm verildiği, takip tarihinden itibaren işleyen faiz hesaplanarak iade edilen tutar düşülerek kalan miktara hükmedildiği halde, mükerrer olacak şekilde asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmediğinden davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunun esastan kabulüne, dava tarihinden önce yapılan kısmi ödeme tarihi itibariyle belirlenen alacak tutarı olan 82.072,85 TL üzerinden itirazın kısmen iptaline, 82.072,85 TL alacağa ödeme tarihi olan 08.12.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine ve hükmolunan alacak tutarı üzerinden davacı yararına % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davadan sonra 28/06/2016 tarihinde yapılan 667,21 TL ödemenin icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili ve davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılıp davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulduğu, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi’nin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca davalılar vekili yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, İlk Derece Mahkemesince öngörülen vekalet ücretinin aynen hüküm fıkrasına yazılması doğru olmamış ise de, tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin onikinci paragrafındaki “13.241-TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “15.265,26-TL” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca açıklanan şekilde düzeltilerek ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davacı Mega Varlık Yönetim A.Ş.
harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Mega Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838669600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz