Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4702 E. 2022/6348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mecburi dava arkadaşlığı↗ infazda tereddüt↗ tavzih↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ infaz↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının 26/08/2015 tarihli sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çeklerin iptaline ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
İlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve yargılama giderleri bakımından tavzihi istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, dahili davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Tavzih isteminin reddine dair verilen ek karar ilgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün yargılama giderlerine ilişkin kısmının infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından tavzihen düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece belirtilen hususlar, aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı gibi davalı ile arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmayan İş Bankası A.Ş’ye davalı sıfatını kazandırmaz. Nitekim bozma ilamında da İş Bankası A.Ş.’den 3. kişi olarak bahsedilmiş ve adı geçenin temyiz istemi temyiz istemekte hukuki yararı bulunduğundan bahisle incelenmiştir. Bu nedenle İş Bankası A.Ş.’nin belirtilen hususun tavzihen düzeltilmesini istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi adı geçenin mahkemece yazılı gerekçeyle davalı olarak addedilmesi de isabetli olmamıştır.
Mahkemenin kabulüne göre de, mahkeme hükmünün HMK’nın 305. maddesinde belirtildiği şekilde hükmün icrasında tereddüde sebep olabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Zira karar başlığında ... ve İş Bankası A.Ş. olmak üzere 2 davalı bulunmasına rağmen hüküm fıkrasında sanki tek davalı varmışçasına, 1. bentte, “....davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne..”, 3. bentte, “...davalıdan alınarak hazineye irat kaydına...” ve keza 4. bentte, “...davalıdan alınarak davacıya verilmesine...” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm bu haliyle icrasında tereddüde sebep olabilecek nitelikte olup, zikredilen Yasa hükmünün 1. fıkrasına göre, bu nitelikteki hükümlerin, icrası tamamlanıncaya kadar tavzihen düzeltilmesi mümkündür.
Bu itibarla, mahkemece tavzih isteminin kabulü ile İş Bankası A.Ş.’nin karar başlığında davalı olarak gösterilen sıfatının “İlgili” ve hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen bentlerindeki “davalı” ifadesinin ise “davalı ...” olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ek kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10363 E. 2014/14162 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaİlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve «yargılama giderleri» bakımından «tavzihi» istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, «dahili» davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün «yargılama giderlerine» ilişkin kısmının «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle «tavzih» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu aşamada davacı vekili tarafından hükme yönelik olarak «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle, tavzih isteminin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vekili tarafından temyiz edilmediği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce onandığı, kararı temyiz etmeyen davacı vekilinin bu kez mahkemeden «tavzih» isteminde bulunduğu, ancak mahkemece söz konusu istemin, dosyanın karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, da …
Bu bağlamda somut uyuşmazlık yönünden dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması, «tavzih» istemi hakkında karar verilmesine engel değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davacı vekilinin «tavzih» istemine ilişkin olarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, tavzih talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaİlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve «yargılama giderleri» bakımından «tavzihi» istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, «dahili» davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün «yargılama giderlerine» ilişkin kısmının «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle «tavzih» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaİlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve «yargılama giderleri» bakımından «tavzihi» istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, «dahili» davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün «yargılama giderlerine» ilişkin kısmının «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle «tavzih» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaİlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve «yargılama giderleri» bakımından «tavzihi» istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, «dahili» davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün «yargılama giderlerine» ilişkin kısmının «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle «tavzih» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4702 E. , 2022/6348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.03.2021 tarih ve 2019/1439 E. - 2020/227 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi ilgili Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalıdan kültür mantarı alımı konusunda anlaşıldığını, buna ilişkin olarak davalıya toplam 257.000.-TL bedelli 10 adet çek verildiğini, davalının mal teslimi yapmadığı gibi aldığı çekleri de iade etmediğini ileri sürerek, sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının 26/08/2015 tarihli sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çeklerin iptaline ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
İlgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından, mahkeme kararının müvekkilinin davalı sıfatı ve yargılama giderleri bakımından tavzihi istenilmişse de, mahkemece, 01.03.2021 tarihinde verilen ek kararla, dahili davalı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Tavzih isteminin reddine dair verilen ek karar ilgili İş Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş Bankası A.Ş vekili, müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ve mahkeme hükmünün yargılama giderlerine ilişkin kısmının infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, kararın belirtilen hususlar bakımından tavzihen düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece verilen ek kararla, talepte bulunanın önceki kararı davalı sıfatıyla temyiz ettiği, bozma ilamından sonra yargılamaya davalı sıfatıyla katıldığı, gerekçeli kararın yine bu sıfatla kendisine tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece belirtilen hususlar, aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı gibi davalı ile arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmayan İş Bankası A.Ş’ye davalı sıfatını kazandırmaz.
Nitekim bozma ilamında da İş Bankası A.Ş.’den 3. kişi olarak bahsedilmiş ve adı geçenin temyiz istemi temyiz istemekte hukuki yararı bulunduğundan bahisle incelenmiştir. Bu nedenle İş Bankası A.Ş.’nin belirtilen hususun tavzihen düzeltilmesini istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi adı geçenin mahkemece yazılı gerekçeyle davalı olarak addedilmesi de isabetli olmamıştır.
Mahkemenin kabulüne göre de, mahkeme hükmünün HMK’nın 305. maddesinde belirtildiği şekilde hükmün icrasında tereddüde sebep olabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Zira karar başlığında ... ve İş Bankası A.Ş. olmak üzere 2 davalı bulunmasına rağmen hüküm fıkrasında sanki tek davalı varmışçasına, 1. bentte, “....davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne..”, 3. bentte, “...davalıdan alınarak hazineye irat kaydına...” ve keza 4. bentte, “...davalıdan alınarak davacıya verilmesine...” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm bu haliyle icrasında tereddüde sebep olabilecek nitelikte olup, zikredilen Yasa hükmünün 1. fıkrasına göre, bu nitelikteki hükümlerin, icrası tamamlanıncaya kadar tavzihen düzeltilmesi mümkündür.
Bu itibarla, mahkemece tavzih isteminin kabulü ile İş Bankası A.Ş.’nin karar başlığında davalı olarak gösterilen sıfatının “İlgili” ve hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen bentlerindeki “davalı” ifadesinin ise “davalı ...” olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ek kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, mahkemenin tavzih isteminin reddine dair 01.03.2021 tarihli ek kararın adı geçen yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden ilgili Türkiye İş Bankası A.Ş.'ye iadesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838356000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz