6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borcun yenilenmesi için açık yenileme iradesinin zorunlu olması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1286 E. 2022/5849 K. · · İlk derece: 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir senet düzenlenmesi, TBK 133/2 uyarınca tarafların açık yenileme iradesi bulunmadıkça borcu yenilemez; protokolde eski borcun sona ermesine yönelik açık irade yoksa borcun yenilendiği (tecdit) kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Borcun yenilenmesi (tecdit) için açık irade zorunluluğu → kabul

İddia: Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden teminat vasfında senetler verildiğini, sonradan senetlere dayalı borcun 24.12.2015 tarihli protokolle yenilenerek protokole konu çeklerin verildiğini ve bu nedenle senetlere dayalı borcun sona erdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Borcun yenilenmesi, 6098 sayılı TBK'nın 133. maddesi uyarınca borcu sona erdiren bir kurumdur; ancak maddenin ikinci fıkrasına göre mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması ya da yeni bir alacak veya kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz — yenileme suretiyle eski borcun sona ermesi için yeni borç yaratma iradesinin açık olması aranır. Somut olayda, davaya konu bonoların teminat amaçlı düzenlendiği yolundaki davacı iddiası yerinde görülmemekle birlikte, sözü geçen protokolde bu biçimde bir yenileme ve buna bağlı olarak senetlere dayalı borcun sona ermesi yönünde açık iradeyi gösterir herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda, protokolün yenileme iradesi taşıdığı gerekçesiyle kurulan Bölge Adliye Mahkemesi hükmü yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yargıtay bozma kararı olarak, TBK 133/2 kapsamında yenileme için açık iradenin zorunlu olduğu ve protokolde bu iradenin aranması gerektiği yönünden bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun yenilenmesi (tecdit) açık yenileme iradesi teminat senedi kambiyo taahhüdü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı TBK — 6098 sayılı TBK 1336098 sayılı TBK 133/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1286 E.  ,  2022/5849 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.05.2018 tarih ve 2016/1202 E- 2018/523 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2018/2020 E- 2020/1024 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı firma arasında distribitörlük sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı firmaya 25/10/2015, 25/11/2015 ve 25/12/2015 vade tarihli üç adet senet verdiğini, senetlerin verilme amacının, müvekkilinin bayilik yaptığı bölgedeki müşterilerinin davalıdan aldığı ürünlerin ödemelerine ilişkin teminat olduğunu, müvekkilinin müşterilerinin ürün bedellerini ödemesi halinde teminat senetlerinin müvekkiline iade edileceği hususunda davalı ile anlaşıldığını, ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği müvekkilinin sorumluluğu olamayacağını beyanla yurt dışı seyahat ücretini ödemek istemediğini, bunun üzerine davalının teminat senetlerinde tahrifat yaparak İstanbul Anadolu 17.

İcra Dairesinin 2015/25748 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, çeklerin icra tehdidi altında ödenmesine rağmen, müvekkilinin hak edişi olan free ürünlerin gönderilmediğini belirterek, söz konusu senetler bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senetlerin ve senet borçlarına karşılık verilmiş olan çeklerin iadesine, ödenen çek bedellerinin istirdatına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davaya konu çeklerin toplamının 124.000.-TL olup harcın bu değer üzerinden tamamlanması gerektiğini, davacının müvekkiline 21/12/2015 tarihi itibari ile 213.006,24 TL cari hesap borcu bulunduğunu, bu hususun ticari defter ve kayıtlarla anlaşıldığını, senedin teminat senedi olduğu yönündeki beyanların gerçek dışı olup senetlerdeki imzaya bir itiraz bulunmadığını, çeklerde tahrifat olmadığını, davacının 24.12.2015 tarihli protokolle borcu kabul ederek belirtilen çekleri verdiğini, müvekkilinin davacının müşterileri ücretsiz yurtışı eğitim sunma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, toplam bedeli 24.000- USD olan bonoların davalı tarafından takibe konu edildiği, takibe konu edilen bonolarda nakden kaydının bulunduğu, haciz tutanağında takip borçlusunun borcu kabul ettiği, bonoların teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de, davacının bonolardaki nakden kaydının aksini yazılı delil ile ispatlayamadığı, ayrıca icra takibine konu edilen 2 adet bono ile icra takibine konu edilmeyen 11.440 USD bedelli bono borcu toplamı 124.000.-TL borca karşılık 5 adet çek verilmesinin 24/12/2015 tarihli protokol ile kararlaştırıldığı, bu protokol içeriğine göre bonoların teminat senedi olmadığı, ayrıca çek bir ödeme aracı olup bono karşılığında 5 adet çek verildiğine göre bonoların davalı takip alacaklısına ifa uğruna verildiği, davacının protokolün aksini yazılı delil ile ispatlayamadığı, çekin borç ödemesi için verildiğine karine teşkil etmesi nedeni ile davacı takip borçlusunun 2 adet bono karşılığında verilen 5 adet çekin bedelsiz olduğunu yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bonoların teminat bonosu olduğu iddiasının ispatlanamadığı, borcun 124.000.-TL olduğunda mutabık kalınarak bonolar karşılığı yeni tarihli 124.000.-TL bedelli 5 adet çek verildiği, TBK 133 gereği mutabakat ile borcun yenilendiği, bu nedenle davanın tümüyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin 2015/25748 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen; keşidecisi ... olan 12/01/2015 tanzim ve 25/10/2015 vade tarihli, 12.000 USD bedelli; 12/01/2015 tanzim ve 25.11.2015 vade tarihli, 12.000 USD bedelli 2 adet bono ile takibe konu edilmeyen keşidecisi ...

olan 12/01/2015 tanzim ve 25/12/2015 vade tarihli, 11.440 USD bedelli 1 adet olmak üzere 3 adet bono ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve istirdada ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, bonoya dayalı alacaklar nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti, çek iadesi ve ödenen çek bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir.

Borcun yenilenmesi, 6098 sayılı TBK m. 133 hükmü gereği borcu sona erdiren bir müessesedir. Ancak anılan maddenin ikinci fıkrasında, mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulmasının veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılamayacağı açıkça düzenlenmiş olup yenileme suretiyle eski borcun sona ermesi için yeni borç yaratma iradesinin açık olması aranmaktadır (KILIÇOĞLU […], Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi, 14. Bası, s. 816).

Somut olaya gelindiğinde davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden teminat vasfında senetlerin verildiğini ancak daha sonradan senetlere dayalı borcun yenilenerek 24.12.2015 tarihli protokole konu çeklerin verildiğini ileri sürmüş olup gerek ilk derece mahkemesince ve gerekse de bölge adliye mahkemesince davaya konu bonoların teminat amaçlı düzenlendiği yolundaki davacı iddiası yerinde görülmemiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine, sözü geçen protokolde yukarıda belirtilen biçimde bir yenileme ve buna bağlı olarak senetlere dayalı borcun sona ermesi yolunda açık bir iradeyi gösterir herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince anılan protokolün yenileme iradesi taşıdığı gerekçesi ile kurulan hüküm yerinde olmayıp, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan 25.10.2015 vadeli 12.000 USD, 25.11.2015 vadeli 12.000 USD, ve 25.12.2015 vadeli 11.440 USD bedelli bonolar taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya verilmiş olup bono bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine alacaklı davalı tarafından İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25748 sayılı takip dosyasında 25.10.2015 ve 25.11.2015 vadeli bonolara dayanılarak 24.344,88 USD alacağın tahsili istemi ile davacı aleyhinde icra takibi yapılmıştır.

İcra takibi sırasında taraflar arasında düzenlenen 24.12.2015 tarihli protokol ile icra takibine konu bonolar ile 25.12.2015 vadeli bono için davacı borçlunun toplam borcunun 124.000,00 TL olduğu konusunda taraflar mutabık kalmışlar, kararlaştırılan bu borç için borçlu tarafından davalıya 124.000,00 TL tutarlı 5 adet çek verilmiştir.

İcra takibine konu bonolar ile takip dışı 25.12.2015 vadeli bonolarda borç USD cinsinden tayin edilmiş olup, icra takibinde de alacak USD olarak tahsili için takip yapılmıştır.

24.12.2015 tarihli protokol ile bu kez her üç bono bedelinin TL cinsinden ve 124.000,00 TL olarak ödenmesi kararlaştırılmış, bu tutara karşılık verilen 5 adet çekten 4 adedi davacı tarafından ödenmiştir.

24.12.2015 tarihli protokol, 6098 sayılı TBK 133/1 maddesinde düzenlendiği şekilde, borcun tecdidi için zorunlu olan tarafların açık iradesini göstermektedir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838197100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2020 E. 2020/1024 K.

Bonoya dayalı borcun çeklerle yenilenmesi ve menfi tespit talebi

Gerekçe özeti

Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden taraf bunu yazılı belge ile ispatlamak zorundadır; ispatlayamazsa senet mücerret borç ilişkisi olarak geçerliliğini korur. Ancak taraflar arasında mevcut bir bono borcunun tutarında mutabık kalınıp bu borç karşılığında yeni tarihli çekler verildiğine ve bu husus yazılı bir protokolle sabit olduğuna dair kanıt varsa, TBK 133 uyarınca borcun yenilendiğinin kabulü gerekir; bu durumda eski senet (bono) yönünden borçlu olunmadığının tespiti talep edilebilir, ancak yeni verilen senetler (çekler) yönünden menfi tespit ve istirdat talebi reddedilir.

Emsal değeri

Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiği iddiasında ispat yükünün senedi teminat olarak ileri süren tarafa ait olduğu ve mevcut bir borcun yeni senetlerle (çeklerle) karşılanması hususunda taraflarca yazılı mutabakata varılmasının TBK 133 kapsamında borcun yenilenmesi sayılacağı yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir; BAM kararının bu değerlendirmesi bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: menfi tespit bono mücerret borç ilişkisi bedel kaydı ispat yükü teminat senedi borcun yenilenmesi (TBK 133) protokol istirdat

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2020

KARAR NO 2020/1024

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/05/2018

NUMARASI 2016/1202 Esas 2018/523 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/10/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı asil tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı firma arasında distribitörlük sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı firmaya 25/10/2015, 25/11/2015 ve 25/12/2015 vade tarihli üç adet senet verdiğini, senetlerin verilme amacının, müvekkilinin bayilik yaptığı bölgedeki müşterilerinin davalıdan aldığı ürünlerin ödemelerine ilişkin teminat olduğunu, müvekkilinin müşterilerinin ürün bedellerini ödemesi halinde teminat senetlerinin müvekkiline iade edileceği hususunda davalı ile anlaşıldığını, aracı olarak yapılan tüm satışlar karşılığında davalı tarafından müvekkiline gönderilmesi gereken free implantların da müvekkiline gönderilmediğini, davalının müşterilerine satış karşılığında ücretsiz olarak hediye ettiği yurt dışı eğitim semineri paket ücretlerini de müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin sorumluluğu olamayacağını beyanla yurt dışı seyahat ücretini ödemek istemediğini, bunun üzerine davalının teminat senetlerinde tahrifat yaparak İstanbul Anadolu ....

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, çeklerin icra tehdidi altında ödenmesine rağmen, müvekkilinin hak edişi olan free ürünlerin gönderilmediğini belirterek, söz konusu senetler bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senetlerin ve senet borçlarına karşılık verilmiş olar çeklerin iadesine, ödenen çek bedellerinin istirdatına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davaya konu çeklerin toplamının 124.000- TL olduğu ve harcın bu değer üzerinden tamamlanması gerektiğini, davacının müvekkiline 21/12/2015 tarihi itibari ile 213.006,24 TL cari hesap borcu olduğunu, bu hususun ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki beyanların gerçek dışı olduğunu, senetlerdeki imzaya bir itiraz bulunmadığını, çeklerde tahrifat olmadığını, davacının 24.12.2015 tarihli protokolle borcu kabul ederek belirtilen çekleri verdiğini, müvekkilinin davacının müşterileri ücretsiz yurtışı eğitim sunma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacının davalıya toplam bedeli 35.440 USD olan 3 adet bonoyu verdiği, toplam bedeli 24.000- USD olan bonoların davalı tarafından takibe konu edildiği, takibe konu edilen bonolarda nakden kaydının bulunduğu, haciz tutanağında takip borçlusunun borcu kabul ettiği, bonoların teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de, davacının bonolardaki nakden kaydının aksini yazılı delil ile ispatlayamadığı, ayrıca icra takibine konu edilen 2 adet bono ile icra takibine konu edilmeyen 11.440-usd bedelli bono borcu toplamı 124.000- TL borca karşılık 5 adet çek verilmesinin 24/12/2015 tarihli protokol ile kararlaştırıldığı, bu protokol içeriğine göre bonoların teminat senedi olmadığı, ayrıca çek bir ödeme aracı olup bono karşılığında 5 adet çek verildiğine göre bonoların davalı takip alacaklısına ifa uğruna verildiği, davacının protokolün aksini yazılı delil ile ispatlayamadığı, çekin borç ödemesi için verildiğine karine teşkil etmesi nedeni ile davacı takip borçlusunun 2 adet bono karşılığında verilen 5 adet çekin bedelsiz olduğunu yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı; bilirkişi raporu yetersiz olup yeniden rapor alınması isteminin mahkemece dikkate alınmadığını, davalı şirketin ticari defterlerinin yanıltıcı belge düzenlenmesi nedeniyle vergi incelemesinde olduğunu, ancak mahkemece inceleme sonucunun beklenmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; distribütörlük (tek satıcılık) sözleşmesi kapsamında verilen bonolar ve çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Bonolara özgü seçimlik ve ihtiyari unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt düzenleyen (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Menfi tespit davasında kural olarak;

hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü kıymetli evrakta hak iddia eden davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Ancak, borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş; ancak, bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu, ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira; davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden taraf, bu hususu yazılı belge ile ispatlamalıdır.

Somut olayda; taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından davalıya toplam 35.440-usd tutarlı üç adet bono verildiği, bonolardan her biri 12.000- USD tutarlı olan ikisinin davalı tarafından icra takibine konulduğu, talimat icra dairesince düzenlenen 24.10.2015 tarihli haciz tutanağında davacı borçlunun açıkça borcu kabul ettiği, yine taraflarca imzalanan ve imzası inkar edilmeyen 24.12.2015 tarihli protokolde de açıkça borcu kabul eden davacının, borcuna mahsuben toplam 124.000- TL tutarlı 5 adet çek vermeyi kabul ettiği ve davalıya bu çeklerin keşide edilerek verildiği, protokol gereği davacı tarafından verilen çek bedellerinin 4 adedinin davalı tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Her iki tarafın kabulünde olan 24.12.2015 tarihli protokol ile ; "Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... esas ve icraya konulmayan 25.12.2015 vade tarihli 11.440-usd için toplam 124.000(yüzyirmidört bin-TL) olduğu konusunda taraflar anlaşmıştır. Yukarıda belirtilen borç için aşağıda dökümü yazılı çekler alınmıştır. Ödediği takdirde dosya borcu bitmiş olacaktır.25.12.2015 tarihli senetten de borcu kalmayacaktır.

30. 12.2015 tarihli 20.000,31.1.2016 tarihli 22.000-TL ,28.2.2016 tarihli 22.000-TL ,30.3.2016 tarihli 30.000-TL ,30.4.2016 tarihli 30.000-TL bedelli çekler ödendiği takdirde dosya borcu bitmiş olacak hacizler fekkedilecek"denilmiştir. 6098 sayılı TBK.nun 133. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, mevcut bir borç için salt poliçe taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi düzenlemek tek başına yenileme anlamına gelmez. Yenilemenin varlığını kabul için bu konuda yenileme sözleşmesi yapılmış olmalıdır. Bu sözleşmenin varlığını ispat yükü ise bunu iddia edene aittir. Davacı davalıya verilen bonoların teminat bonosu olduğunu iddia etmiş ise de;davacının bonoların teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delil ile ispatlayamamıştır.Ancak senetlerin teminat senedi olduğu iddiası yanında bonolar yerine çekler verildiğini ,bonolardan dolayı borçlu olmadığı iddiası yanında bonolara karşılık verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tesbiti ile ödenen çek bedellerinin iadesi ,ödenmeyenlerden borçlu olmadığının tesbitini talep etmektedir.Taraflarca imzalanan 24.12.2015 tarihli protokol içeriği dikkate alındığında, borcun 124.000-TL olduğunda (takibe konu senetler ve konu edilmeyen senet ) tarafların mutabık olduğu ,eski vade tarihli 3 senedin yerine 5 adet yeni tarihli çekler verildiği ve davacı tarafından 4 adedinin ödendiği dekontlardan anlaşılmaktadır.Tarafların karşılıklı iradeleri doğrultusunda mevcut borcun yenilendiğinin kabulü gerekmektedir.

Dolayısıyla davacının çekler bakımından menfi tespit ve istirdat isteminin reddi gerekmektedir. (Yenilemeye ilişkin yargıtay 19 HD nin 2016/540 esas,2016/12770 karar ve 29.9.2016 tarihli, 2014/11582 esas,2014/14581 karar 2.10.2014 tarih,2016/11895 esas ,2016/16128 karar sayılı 22.12.2016 tarihli kararları aynı yöndedir. )Davaya konu bonoların teminat bonosu olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakta ise de ,borcun 124.000-TL olduğunda mutabık kalınarak bonolar karşılığı yeni tarihli 124.000-TL bedelli 5 adet çekler verilmekle,TBK 133 gereği bonolar nedeniyle borcun yenilendiği tesbit edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak hükümdeki ;bu hata veya eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı asılın istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1202 Esas-2018/523 Karar sayılı ve 10/05/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Dava konusu İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen; keşidecisi ... olan 12/01/2015 tanzim ve 25/10/2015 vade tarihli, 12.000-usd bedelli; 12/01/2015 tanzim ve 25.11.2015 vade tarihli, 12.000-usd bedelli 2 adet bono ile, takibe konu edilmeyen keşidecisi ... olan 12/01/2015 tanzim ve 25/12/2015 vade tarihli, 11.440 USD bedelli 1 adet olmak üzere 3 adet bono ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığına tespitine, Çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve istirdat taleplerinin REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Davanın kısmen kabulüne karar verilen kısım üzerinden dava tarihindeki tcmb satış kuru üzerinden hesaplanan 7.260,79-nispi karar ve ilam harcından 2.165,71-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.095,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından ödenen toplam 2.199,51-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 229-TL posta, teb-tal. gideri olmak üzere toplam 1.762,50-TL yargılama giderinden, davanın kabul oranı üzerinden hesaplanan 811- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan 14.332,72-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Reddedilen kısım yönünden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan 15.730-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan toplam 28-TL istinaf yargı gideri ile , hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 31,50-TL posta masrafının takdiren üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.