Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3420 E. 2022/5557 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 100↗ denetime elverişli rapor↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ kötüniyet tazminatı↗ ipotek↗ denetime elverişlilik↗ garantörlük↗ mahsup↗ tbk 99↗ kefil↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava dışı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun garantisi olarak taşınmazında ipotek tesis ettirdiğinin ipotek senedinden anlaşıldığı, bu nedenle davacının bankaya yaptığı ödemenin ...'ın kefili olduğu ...ve ...'e ait borçların tahsilatında kullanabileceği kabul edildiğinde takip tarihi itibariyle borcunun 49.649,43 TL (takip sonrası yapılan masraflar hariç) olduğu, tahsilatlar önce ...'a ait borçlara mahsup edilse dahi ...ve ... hesaplarında kalan kredilere ait bakiyeler için de sorumluluğu devam edeceği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/633 esas ve 2019/3427 karar ve 23.05.2019 tarihli bozma ilamında “ "... Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelenerek her takip dosyasının dayanağı kredi borçlusuna kullandırılan kredi miktarı belirlenerek dosyalar için davacı tarafından yapılan ödemeler tespit edilmelidir. Ayrıca davacı tarafından davalı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu yada ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun garantisi olarak taşınmazında ipotek tesis ettirdiği ipotek senedinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kefilin imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu ...’ın davalı bankaya söz konusu ipotek senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı tespit edilmeli, ipoteğin paraya çevrilmesi konulu takipte talep edilen alacağın niteliği ve dayanağı belirlenmeli toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmelidir.” denilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin bozma gereklerini karşılayan yeterli incelemeyi kapsamamaktadır. Bu durumda mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda ödeme tarihi itibariyle gerek davacının gerekse lehine ipotek tesis edilen dava dışı 3. kişinin bankaya olan borcunun bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılacak denetleme ile tespit edilerek, TBK 100 vd. maddeleri de göz önünde bulundurmak suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1176 E. 2013/2960 K.
Ortak:kefil
İncelediğiniz kararda… avacı tarafından dava dışı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun «garantisi» olarak taşınmazında «ipotek» tesis ettirdiğinin ipotek senedinden anlaşıldığı, bu nedenle davacının bankaya yaptığı ödemenin ...'ın «kefili» olduğu ...ve ...'e ait borçların tahsilatında kullanabileceği kabul edildiğinde takip tarihi itibariyle borcunun 49.649,43 TL (takip sonrası yapılan «masraflar» hariç) olduğu, tahsilatlar önce ...'a ait borçlara «mahsup» edilse dahi ...ve ... hesaplarında kalan kredilere ait bakiyeler için de sorumluluğu devam edeceği gerekçesiyle davanın ve «kötüniyet tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacı «kefilin» imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu ...’ın davalı bankaya söz konusu «ipotek» senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı tespit edilmeli, «ipoteğin paraya çevrilmesi» konulu takipte talep edilen alacağın niteliği ve dayanağı belirlenmeli toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmelidir.” denilmiştir.
Benzer bu kararda… ak, dosya içindeki 14...2005 tarihli Genel Kredi Taahütnamesi'nin 1. maddesinde taahütname tutarı 500.000 TL olarak belirtilmiş olması nedeniyle, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla söz konusu taahütnameyi imzalayan borçlu ...'ın bu limit ile sorumlu olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» isteyen vekilin temyiz isteminin kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet limiti · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, 04.06.2012 tarihli sözleşmeye göre, borçlu şirket ve borçlu ... yönünden 1.218,062,05 TL'lik borcun tahsilinin temini bakımından talebin kabulü ile İİK'nun «257»/1. maddesi uyarınca bu borçluların alacağa yeter miktarda mallarının ve alacaklarının ihtiyaten haczine, diğer borçlu ... yönünden ise, 14...2005 tarihli sözlemede «kefalet limiti» belli olmadığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine dosya üzerinden karar verilmiştir.
Mahkemece, borçlu ... yönünden sözleşmede «kefalet limiti» belli olmadığından bahisle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
… ak, dosya içindeki 14...2005 tarihli Genel Kredi Taahütnamesi'nin 1. maddesinde taahütname tutarı 500.000 TL olarak belirtilmiş olması nedeniyle, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla söz konusu taahütnameyi imzalayan borçlu ...'ın bu limit ile sorumlu olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» isteyen vekilin temyiz isteminin kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13637 E. 2015/13413 K.
Ortak:kefil
İncelediğiniz kararda… avacı tarafından dava dışı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun «garantisi» olarak taşınmazında «ipotek» tesis ettirdiğinin ipotek senedinden anlaşıldığı, bu nedenle davacının bankaya yaptığı ödemenin ...'ın «kefili» olduğu ...ve ...'e ait borçların tahsilatında kullanabileceği kabul edildiğinde takip tarihi itibariyle borcunun 49.649,43 TL (takip sonrası yapılan «masraflar» hariç) olduğu, tahsilatlar önce ...'a ait borçlara «mahsup» edilse dahi ...ve ... hesaplarında kalan kredilere ait bakiyeler için de sorumluluğu devam edeceği gerekçesiyle davanın ve «kötüniyet tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacı «kefilin» imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu ...’ın davalı bankaya söz konusu «ipotek» senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı tespit edilmeli, «ipoteğin paraya çevrilmesi» konulu takipte talep edilen alacağın niteliği ve dayanağı belirlenmeli toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmelidir.” denilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğu, sözleşmede «kefalet» miktarının açıkça belirtilmediği gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak, dosya içindeki 13.09.2010 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesi'nin 2'inci maddesinde taahütname tutarı 2.500.000,00 TL olarak belirtilmiş olduğundan, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla söz konusu taahütnameyi imzalayan borçlu ...-...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet limiti · ihtiyati hacze itiraz · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti.'nin, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğu, sözleşmede «kefalet» miktarının açıkça belirtilmediği gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece aleyhinde «ihtiyati haciz» kararı verilen borçlu kefillerden ...-...
Şti. yönünden sözleşmede «kefalet limitinin» belirtilmediği gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Şti.'nin bu limit ile sorumlu olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3420 E. , 2022/5557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2020 tarih ve 2019/377 E. - 2020/520 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine ilamsız icra takibi ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla mükerrer takip başlattığını, bu takiplerin kesinleştiğini, davacının davalı bankaya sadece dava dışı ...'ın bankadan kullanmış olduğu kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere davalı lehine ipotek tesis ettirdiğini, ipoteğin fekki karşılığında 03.05.2011 tarihinde davalı bankaya 63.000.-TL ödediğini, davalı bankanın bu ödemeyi ilgisiz kişilerin borcuna mahsup ettiğini, davalının dava dışı ... lehine kefaleti bulunmadığını ileri sürerek, davacının icra takipleri nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminatının asaleten ve kefaleten kendisini bağladığını, dava dışı ...'ın kullandığı ve ona kullandırılacak her türlü kredinin teminatını teşkil edecek şekilde ipotek verildiğini belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava dışı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun garantisi olarak taşınmazında ipotek tesis ettirdiğinin ipotek senedinden anlaşıldığı, bu nedenle davacının bankaya yaptığı ödemenin ...'ın kefili olduğu ...ve ...'e ait borçların tahsilatında kullanabileceği kabul edildiğinde takip tarihi itibariyle borcunun 49.649,43 TL (takip sonrası yapılan masraflar hariç) olduğu, tahsilatlar önce ...'a ait borçlara mahsup edilse dahi ...ve ... hesaplarında kalan kredilere ait bakiyeler için de sorumluluğu devam edeceği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/633 esas ve 2019/3427 karar ve 23.05.2019 tarihli bozma ilamında “ "... Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelenerek her takip dosyasının dayanağı kredi borçlusuna kullandırılan kredi miktarı belirlenerek dosyalar için davacı tarafından yapılan ödemeler tespit edilmelidir. Ayrıca davacı tarafından davalı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu yada ileride yapacağı, ... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun garantisi olarak taşınmazında ipotek tesis ettirdiği ipotek senedinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı kefilin imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu ...’ın davalı bankaya söz konusu ipotek senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı tespit edilmeli, ipoteğin paraya çevrilmesi konulu takipte talep edilen alacağın niteliği ve dayanağı belirlenmeli toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmelidir.” denilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin bozma gereklerini karşılayan yeterli incelemeyi kapsamamaktadır. Bu durumda mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda ödeme tarihi itibariyle gerek davacının gerekse lehine ipotek tesis edilen dava dışı 3. kişinin bankaya olan borcunun bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılacak denetleme ile tespit edilerek, TBK 100 vd.
maddeleri de göz önünde bulundurmak suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838104700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz