6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkemeyi münhasır yetkili kılan yetki sözleşmesinin geçerliliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2046 E. 2022/6893 K. · · İlk derece: 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinde, uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyorsa, MÖHUK 47 koşullarını sağlayan ve yabancı bir mahkemeyi münhasır yetkili kılan yetki sözleşmesi geçerlidir ve TBK 27'ye aykırı sayılamaz; bu halde Türk mahkemesi yetkisiz olup dava yetkisizlikten reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Milletlerarası yetki sözleşmesinin geçerliliği ve Türk mahkemesinin yetkisizliği → ret

İddia: Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede Tokyo Bölge Mahkemesi'nin münhasıran yetkili kılındığını savunarak davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan bir borç ilişkisi bulunmakta olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Uyuşmazlık, Türk mahkemelerinin kamu düzenine ilişkin münhasır yetkisine girmediğinden, 5718 sayılı MÖHUK 47. maddede aranan koşullar (borç ilişkisinden doğma, yabancılık unsuru, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde olmama) gerçekleşmiştir. Tacir olan taraflar arasındaki bu yetki anlaşması TBK 27 kapsamında kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız bir sözleşme olarak değerlendirilemez; sözleşmede uyuşmazlıkların Tokyo Bölge Mahkemesi'nde görüleceği kararlaştırıldığından dava yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yabancı mahkemeyi yetkili kılan yetki sözleşmesinin MÖHUK 47 koşullarını taşıması halinde geçerli olduğu ve Türk mahkemesinin yetkisizliği yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinde, uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyorsa, MÖHUK 47 koşullarını taşıyan ve yabancı bir mahkemeyi münhasır yetkili kılan yetki sözleşmesi geçerlidir; bu halde Türk mahkemesi yetkisizdir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki sözleşmesi yabancılık unsuru münhasır yetki MÖHUK 47

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı MÖHUK — 5718 sayılı MÖHUK 47 · TBK — TBK 27

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/2046 E.  ,  2022/6893 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2020 tarih ve 2020/57 E- 2020/429 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.02.2021 tarih ve 2021/112 E- 2021/114 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilince davalıya ait Rigaku markasının ve ürünlerinin tanıtımı için gereken çabayı gösterdiğini, pazar payının oluşturulmasını ve genişletilmesini sağladığını, başarılı bir şekilde çalışmalarını devam ettirirken davalının haklı ya da geçerli bir sebep olmaksızın 20/02/2019 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığını ileri sürerek HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak 1.000.-TL kâr kaybı, 1.000.-TL stokların iade alınarak bedeli ile 1.000.-TL denkleştirme tazminatından ibaret alacaklarının fesih tarihinden ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça Tokyo Bölge Mahkemesi'nin münhasıran yetkili kılındığını savunarak davanın yetkisizlik ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşma yapmasının mümkün olduğu, olayda kamu düzenine ilişkin münhasır yetkinin söz konusu olmadığı, bu kapsamda davalının yetki itirazının kabulü ile, 5718 sayılı MÖHUK 47. maddesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 23. ve 25. maddesi gereğince sözleşmeye dayalı davalarda Japonya-Tokyo Bölge Mahkemesi'nin münhasır yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, Sözleşmenin 25. maddesinde yer alan yetki sözleşmesi borç ilişkisinden doğması, yabancılık unsuru taşıması, uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47. maddede aranan koşulları sağlamaktadır. Tarafların tacir olduğu ilişki de MÖHUK 47 madde koşullarına uygun bir yetki anlaşması TBK 27. madde kapsamında kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız bir sözleşme olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların Tokyo Bölge Mahkemelerinde görüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826197500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/112 E. 2021/114 K.

Yetki sözleşmesi (MÖHUK 47) uyarınca yabancı mahkeme yetkisi

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki borç ilişkisi yabancılık unsuru taşıyor ve uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyorsa; taraflar MÖHUK 47/1 koşullarını (münhasır yetki esasına tabi olmama, yabancılık unsuru, borç ilişkisinden doğma) sağlayan yazılı bir yetki sözleşmesiyle uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilirler. Tacirler arasında akdedilen böyle bir yetki sözleşmesi, TBK 27 kapsamında emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırılık ya da imkânsızlık nedeniyle geçersiz sayılamaz; bu koşullar oluştuğunda dava, yetkisizlik nedeniyle reddedilir.

Emsal değeri

Tacirler arasındaki yabancılık unsurlu borç ilişkisine dayalı sözleşmede yer alan yabancı mahkeme yetkisine ilişkin anlaşmanın MÖHUK 47/1 koşullarını taşıması halinde geçerli sayılacağı ve TBK 27 kapsamında geçersizlik iddialarının bu tür yetki sözleşmeleri açısından kabul edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: milletlerarası yetki itirazı yetki sözleşmesi MÖHUK 47 yabancılık unsuru münhasır yetki denkleştirme tazminatı acentelik/distribütörlük sözleşmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/112

KARAR NO 2021/114

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/10/2020

NUMARASI 2020/57 Esas 2020/429 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021

Davalı tarafın milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Exclusive Distributorship Agreement sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin tek yetkili distribütör kılındığını, davalı ... markasının ve ürünlerinin tanıtımı için gereken çabayı gösterdiğini, pazar payının oluşturulmasını ve genişletilmesini sağladığını, müvekkilinin başarılı bir şekilde çalışmalarını devam ettirirken davalı şirketin haklı ya da geçerli bir sebep olmaksızın 20/02/2019 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığını, bir takım şirketlerle ürün satışına ilişkin yapılan görüşmelerin ancak fesih sonrası sonuçlandığını ve satış işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin bu satışlara ilişkin kâr kaybına uğradığını, müvekkilinin elindeki stokların iade alınarak, bedellerin ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 40 yıldır davalı şirketin tek yetkili distribütörü olduğundan TTK 122.madde kapsamında denkleştirme tazminatı ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle HMK 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, 1.000-TL kâr kaybı, 1.000-TL stokların iade alınarak bedelinin ödenmesi, 1.000-TL denkleştirme tazminatından ibaret alacaklarının fesih tarihinden ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede açıkça Tokyo Bölge Mahkemesinin münhasıran yetkili kılındığını,yetki itirazında bulunduklarını davanın belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, uyuşmazlığın Japon hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, Japon hukukuna göre müvekkili şirketin sözleşmeyi geçerli olarak yenilememe hakkını kullandığını, denkleştirme tazminatı istenebilmesine ilişkin maddi şartların da gerçekleşmediğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmediğini, süresi sona erdiğinde yenilememe hakkını kullanarak sözleşmenin 11.maddesine uygun olarak geçerli bir şekilde sona erdirdiğini, davacı şirketin sözleşmeyi bir çok kere ihlal ettiğini ve müvekkilinin itibarını zedelediğini, davacının elinde kalan stoklara ilişkin hiçbir bilgi sunmadığını, taleplerini somutlaştırmadığını, bu nedenlerle davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esas bakımından reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşma yapmasının mümkün olduğu, olayda kamu düzenine ilişkin münhasır yetkinin söz konusu olmadığı, bu kapsamda davalının yetki itirazının kabulü ile, 5718 sayılı MÖHUK 47. Maddesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 23. ve 25. Maddesi gereğince sözleşmeye dayalı davalarda Japonya-Tokyo Bölge Mahkemesinin münhasır yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; sözleşmenin adeta bir kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin dayatma maddeler içerdiğini, ticari hayatta var olabilme gayesi ile imzalandığını, sözleşmeye konu tüm hizmetin Türkiye’de ifa edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında aracı olduğu ihalelerin Türkiye’de olduğunu, stokların da Türkiye’de olduğunu, feshin hiçbir haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığını, müvekkili şirketi zarara uğratma amacı taşıdığını, müvekkili şirketin denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; haksız fesih nedeniyle kâr kaybı, stokların iade ve satın alınması ve denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili ;cevap süresinde uluslararası yetki itirazında bulunarak mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.Sözleşmenin 23. maddesi gereğince; sözleşmenin Japonya kanunlarına tabi olacağı ve söz konusu kanunlar uyarınca yorumlanacağı, 25.maddesinde ise, her iki tarafın sözleşmeden doğan veya sözleşme ile ilgili her türlü uyuşmazlığı görmeye münhasıran Japonya'nın Tokyo Bölge Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Yetki sözleşmesi MÖHUK 47/1 maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. (1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmemesi, (2) taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yabancılık unsuru taşıması;

(3) taraflar arasındaki uyuşmazlığın borç ilişkilerinden doğması halinde uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk Mahkemesinde görülür.Sözleşmenin 25. maddesinde yer alan yetki sözleşmesi borç ilişkisinden doğması ,yabancılık unsuru taşıması ,uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47. maddede aranan koşulları sağlamaktadır. Tarafların tacir olduğu ilişki de MÖHUK 47 madde koşullarına uygun bir yetki anlaşması TBK 27.madde kapsamında kanunun emredici hükümlerine ,ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız bir sözleşme olarak değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların Tokyo Bölge Mahkemelerinde görüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.