Ayıpsız benzeri ile değiştirme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1675 E. 2022/6404 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ tbk 227↗ ayıba karşı tekeffül↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ dönme hakkı↗ bedel indirimi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ tbk 99↗ fatura↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, üründeki durumun gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, alıcının kullanım hatasının söz konusu olmadığı, davalının müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için makinayı firmasına geri çekerek bila bedel özel üretim olarak, iyi niyetli bir şekilde çözüm üretmeye çalışması nedeniyle hileli davranışlarından ve ağır kusurundan söz edilemeyeceği, ayıba karşı tekeffül durumunda davacının dava dilekçesinde belirttiği seçimlik talebinin malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yahut dava konusu makinanın parasının iade edilmesini isteyebileceği, alıcının seçimlik haklarından satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebileceği ve bedelini iade isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 218.599,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13/11/2017 tarihli fatura ile davalı şirketten alınan makinenin davacıdan alınarak davalıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıp nedeniyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi ya da satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı, taraf beyanları ve satım ilişkisinin oluş şekli itibari ile davacı ile davalı arasında, davacının satım konusu makinanın en az işleyebileceği materyal kalınlığından daha ince materyaller için işlem yapılacağı konusunda fikir birliğinin oluştuğu, bunun için işlenecek malzemeyi kalınlaştırmak adına politen tabla üzerinde kullanılmak üzere davacı tarafa bir de mdf sarf tablası verildiği, verilen mdf malzemenin makinanın işleyebileceği en ince materyal kalınlığından daha ince materyal işlenmesinde istenilen randımanı vermemesi üzerine davacının TBK 227/1-1 ve 4. bentlerinde düzenlenen sözleşmeden dönme veya satılanın misli ile değiştirilmesi hakkını kullanmak istediği anlaşılmaktadır. Satılanın ayıplı çıkması halinde alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması durumun bunu haklı göstermesine bağlıdır. (TBK 227/4) Aksi halde hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Somut uyuşmazlıkta alıcının söz konusu haklarını kullanmasını durumun haklı gösterip göstermediğini verilen mdf sarf malzemesi yerine, makinanın ana tabla malzemesinden olan politen bir sarf malzemesi verilse idi makinanın istenen verimde çalışıp çalışmayacağı hususunun değerlendirilmesi ile mümkün olacaktır.
Bu durumda, yukarıda yazıldığı gibi davalı tarafından makina ile birlikte, makinanın sabit politen tablası üzerinde kullanılmak üzere başka bir politen sarf malzemesi verilse idi, bu malzemenin kullanımı halinde dava konusu makinanın istenilen verimde çalışıp çalışmayacağı, durumun sözleşmeden dönmeyi ve semenin iadesini haklı gösterip göstermediği veya 6098 sayılı TBK 227/4 gereği semenden indirip yapılıp yapılmayacağı hususunda alanında uzman bilirkişiden alınacak ayrıntılı rapordan sonra değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaSatılanın ayıplı çıkması halinde alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması durumun bunu haklı göstermesine bağlıdır. (TBK 227/4) Aksi halde hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, üründeki durumun «gizli ayıp» olarak değerlendirilmesi gerektiği, alıcının kullanım hatasının söz konusu olmadığı, davalının müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için makinayı firmasına geri çekerek bila bedel özel üretim olarak, iyi niyetli bir şekilde çözüm üretmeye çalışması nedeniyle hileli davranışlarından ve ağır kusurundan söz edilemeyeceği, «ayıba karşı tekeffül» durumunda davacının dava dilekçesinde belirttiği seçimlik talebinin malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yahut dava konusu makinanın parasının iade edilmesini isteyebileceği, alıcının «seçimlik haklarından» satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebileceği ve «bedelini iade» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 218.599,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13/11/2017 tarihli «fatura» ile davalı şirketten alınan makinenin davacıdan alınarak davalıya iadesine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan «ayıp» nedeniyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi ya da satış «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · garanti kapsamı · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1675 E. , 2022/6404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.10.2020 tarih ve 2018/484 E- 2020/567 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2020/1343 E- 2021/119 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret işi ile uğraştığını, 13/11/2017 tarihli fatura ile davalı şirketten ticari amaçla olmak üzere 218.599,37 TL değerinde makine satın aldığını, makinenin satın alındıktan 1 ay sonra arızalandığını, arızalar nedeniyle makinenin 3 kez serviste işlem gördüğünü, makinede bulunan ayıbın giderilemediğini, Samsun 6. Noterliği'nin 16230 yevmiye numaralı 19/06/2018 tarihli ihtarnamesi ile ayıplı malın ayıpsız misli ile değişiminin istendiğini, davalı tarafından Kartal 5. Noterliği'nin 22303 yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini ve arıza için sorumluluk kabul etmediklerini, makinenin kullanılamadığını ve arızadan dolayı müvekkilinin maddi olarak zararının oluştuğunu ileri sürerek ayıplı satılan malın geri alınarak ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu makinenin parasının iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hakkında açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili şirketten Lepus II model ürünleri satın almak istediğini belirterek bu ürünün siparişini müvekkil şirkete verdiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından üretim aşamasına geçilerek söz konusu ürünün davacıya sevk edildiğini, davacı yanın ısrarla 210 cm malzemenin makineye konulmak istenilmesinden dolayı makinenin en olarak uzatılması yönündeki talepleri doğrultusunda müşteri memnuniyetini sağlayabilmek adına iadeyi kabul ettikleri, müvekkili şirkete makine iade edilirken yükleme sırasında işletmeye yakın bir evin duvarına bindirilmiş ve hasarlı geri alındığını, söz konusu makinenin hasarlı iade edilmesi nedeni ile doğan bedelin dahi davacıya yansıtılmadığını, söz konusu makinenin özel üretim olduğunu, 02/11/2017 tarihinde kurulumu yapılarak çalışır durumda teslim edildiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, esası yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, üründeki durumun gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, alıcının kullanım hatasının söz konusu olmadığı, davalının müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için makinayı firmasına geri çekerek bila bedel özel üretim olarak, iyi niyetli bir şekilde çözüm üretmeye çalışması nedeniyle hileli davranışlarından ve ağır kusurundan söz edilemeyeceği, ayıba karşı tekeffül durumunda davacının dava dilekçesinde belirttiği seçimlik talebinin malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yahut dava konusu makinanın parasının iade edilmesini isteyebileceği, alıcının seçimlik haklarından satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebileceği ve bedelini iade isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 218.599,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13/11/2017 tarihli fatura ile davalı şirketten alınan makinenin davacıdan alınarak davalıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıp nedeniyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi ya da satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı, taraf beyanları ve satım ilişkisinin oluş şekli itibari ile davacı ile davalı arasında, davacının satım konusu makinanın en az işleyebileceği materyal kalınlığından daha ince materyaller için işlem yapılacağı konusunda fikir birliğinin oluştuğu, bunun için işlenecek malzemeyi kalınlaştırmak adına politen tabla üzerinde kullanılmak üzere davacı tarafa bir de mdf sarf tablası verildiği, verilen mdf malzemenin makinanın işleyebileceği en ince materyal kalınlığından daha ince materyal işlenmesinde istenilen randımanı vermemesi üzerine davacının TBK 227/1-1 ve 4. bentlerinde düzenlenen sözleşmeden dönme veya satılanın misli ile değiştirilmesi hakkını kullanmak istediği anlaşılmaktadır.
Satılanın ayıplı çıkması halinde alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması durumun bunu haklı göstermesine bağlıdır. (TBK 227/4) Aksi halde hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Somut uyuşmazlıkta alıcının söz konusu haklarını kullanmasını durumun haklı gösterip göstermediğini verilen mdf sarf malzemesi yerine, makinanın ana tabla malzemesinden olan politen bir sarf malzemesi verilse idi makinanın istenen verimde çalışıp çalışmayacağı hususunun değerlendirilmesi ile mümkün olacaktır.
Bu durumda, yukarıda yazıldığı gibi davalı tarafından makina ile birlikte, makinanın sabit politen tablası üzerinde kullanılmak üzere başka bir politen sarf malzemesi verilse idi, bu malzemenin kullanımı halinde dava konusu makinanın istenilen verimde çalışıp çalışmayacağı, durumun sözleşmeden dönmeyi ve semenin iadesini haklı gösterip göstermediği veya 6098 sayılı TBK 227/4 gereği semenden indirip yapılıp yapılmayacağı hususunda alanında uzman bilirkişiden alınacak ayrıntılı rapordan sonra değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/824141300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz