Ortaklık tespiti | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7108 E. 2022/5442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı yokluğu↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ ortaklık ilişkisi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine, yabancı mahkeme kararında ortaklık ilişkisi geçerli kabul edildiği için davacı ...’nın davalı ...’dan bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine, davacı ...’nın davasının kabulü ile bu davacı ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve 7.696,16 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında olduğu, sair hususların incelenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacılardan ... yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine alacak davası açmış, bu dava reddedilmiş ve bu ret kararı kesinleşmiştir. Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiş ve tanımaya ilişkin bu karar da kesinleşmiştir. Kesin hüküm dava şartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. 7194 sayılı Yasa, dava şartlarından olan kesin hükmün değerlendirilmesine engel bir düzenleme içermemektedir. Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ...’nın davası ve davacı ...’nın davalı ...’a karşı açtığı dava yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık tespiti | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7113 E. 2022/5445 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · alacak davası · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı · Ortaklık tespiti, Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden «kesin» hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı ...’nın davası ve davacı ...’nın davalı ...’a karşı açtığı dava yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın «usulden reddine», yabancı mahkeme kararında «ortaklık ilişkisi» geçerli kabul edildiği için davacı ...’nın davalı ...’dan bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine, davacı ...’nın davasın …
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında olduğu, sair hususların incelenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalı şirket hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın «usulden reddine», yabancı mahkeme kararında «ortaklık ilişkisinin» geçerli olduğu kabul edildiği için davalı ...’dan davalının bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden «kesin» hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine, davacının ...’a karşı açtığı dava hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümü hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğ …
Hukuk Dairesi’nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7108 E. , 2022/5442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.11.2018 tarih ve 2015/144 E- 2018/773 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2019/281 E- 2020/79 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine, yabancı mahkeme kararında ortaklık ilişkisi geçerli kabul edildiği için davacı ...’nın davalı ...’dan bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine, davacı ...’nın davasının kabulü ile bu davacı ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve 7.696,16 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında olduğu, sair hususların incelenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacılardan ... yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine alacak davası açmış, bu dava reddedilmiş ve bu ret kararı kesinleşmiştir. Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiş ve tanımaya ilişkin bu karar da kesinleşmiştir. Kesin hüküm dava şartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. 7194 sayılı Yasa, dava şartlarından olan kesin hükmün değerlendirilmesine engel bir düzenleme içermemektedir. Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacı ...’nın davalı şirkete karşı açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ...’nın davası ve davacı ...’nın davalı ...’a karşı açtığı dava yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41.
maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/824115300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz