Alacak | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/730 E. 2022/5990 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin↗ dava şartı yokluğu↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, anılan yasa nedeniyle davacının alacak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesiyle 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 379/1 (6762 sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak kabul edemeyecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 480/3 (6762 sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceği, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/302 E. 2022/4405 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı · Alacak, Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… ddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 379/1 (6762 sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, «anonim şirketlerin» kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak kabul edemeyecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 480/3 (6762 sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceği, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan Yasa'nın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurunun feragat nedeniyle reddi · istinaf başvurusundan feragat · usulden ret · feragat · hukuki yarar · ıslah · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, davacı vekilinin «istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine», davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan Yasa'nın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ıslah» talebinde bulunmuş olup 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin açık hükmü gereğince davalı şirkete ortak sayılan ve yatırdığı parayı herhangi bir sebeple geri istemesi mümkün olmayan davacının anılan yasa yürürlüğe girdikten sonra ıslah ile talep ettiği alacağa ilişkin İlk Derece Mahkemesince «usulden ret» kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
-
Alacak | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/310 E. 2022/4406 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı · Alacak, Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… ddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 379/1 (6762 sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, «anonim şirketlerin» kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak kabul edemeyecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 480/3 (6762 sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceği, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan Yasa'nın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden ret · hukuki yarar · ıslah · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu kararda2- İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan Yasa'nın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ıslah» talebinde bulunmuş olup 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin açık hükmü gereğince davalı şirkete ortak sayılan ve yatırdığı parayı herhangi bir sebeple geri istemesi mümkün olmayan davacının anılan yasa yürürlüğe girdikten sonra ıslah ile talep ettiği alacağa ilişkin İlk Derece Mahkemesince «usulden ret» kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Alacak | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/311 E. 2022/4407 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı · Alacak, Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… ddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 379/1 (6762 sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, «anonim şirketlerin» kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak kabul edemeyecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 480/3 (6762 sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceği, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanunun 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan yasanın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden ret · hukuki yarar · ıslah · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu kararda2- İlk derece mahkemesince dava dilekçesindeki talepler yönünden 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra «ibraz» edilen «ıslah» dilekçesindeki talepler yönünden ise anılan yasanın 41. maddesi karşısında davacının ıslah isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanunun 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen alacağa ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «ıslah» ile talep edilen alacağa ilişkin, ıslahın 7194 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı gerekçesiyle «hukuki yarar» dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 7194 sayılı Yasa yürülüğe girdikten sonra «ıslah» talebinde bulunmuş olup 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin açık hükmü gereğince davalı şirkete ortak sayılan ve yatırdığı parayı herhangi bir sebeple geri istemesi mümkün olmayan davacının anılan yasa yürürlüğe girdikten sonra ıslah ile talep ettiği alacağa ilişkin ilk derece mahkemesince «usulden ret» kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 Sayılı Kanunun 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/730 E. , 2022/5990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.02.2020 tarih ve 2019/1121 E. - 2020/400 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.11.2021 tarih ve 2020/1849 E. - 2021/2288 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, anılan yasa nedeniyle davacının alacak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesiyle 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 379/1 (6762 sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak kabul edemeyecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 480/3 (6762 sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceği, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava şartları, davanın esasından önce görülüp karara bağlanabilmesi için varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hallerdir (HMK 114 md. gerekçesi).
Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için gerekli hallere olumlu, yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir.
Mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tesbit edince, kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz, kural olarak davayı, dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür.
Dava şartları HMK m. 114-115 hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu şartlar mahkemeye (HMK 114/1-a,b c ve ç), taraflara (HMK 114/1-d, e ve f) ve dava konusuna (HMK 114/1-i, ı, h, g, ğ) ilişkin şartlardır.
Ayrıca HMK'nın 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler de saklı tutulmuş olup, İİK 277 maddesi gereğince tasarrufun iptali davası açılabilmesi için borç ödemeden aciz belgesinin alınması, keza şirket yöneticilerinin aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için TTK m. 479/1-c ve m. 618/2 hükümleri uyarınca şirket genel kurulundan izin alınması özel yasalarda düzenlenmiş dava şartlarındandır.
Somut uyuşmazlıkta dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile davacının, davalı şirkete yatırdığı paranın tahsili istemine ilişkindir.
Dava 30.12.2019 tarihinde açılmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan 7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesi gereğince davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulduğu gerekçesiyle ilk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davacının istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak HMK 114/2 maddesinde öngörülen diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hüküm gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davalının temyiz kanun yolu başvurusu sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum. Şöyleki;
Bölge Adliye Mahkemesi'nin kabulünün aksine, dava tarihinde yürürlükte bulunan 7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesi, davacı ile davalı şirket arasındaki ortaklık ilişkisini yasa ile kurmuş olup, yasada ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti istemi ile açılan dava için bir dava şartı öngörülmüş değildir.
7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesi, davanın esası ile ilgili olup yasaya rağmen açılan davanın esastan reddi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Davalının temyiz isteminin kabulü ile dava esastan red edilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/824047100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz