6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bakiye intifa bedeli talebinde tapudan terkin ön koşulu ve pasif dava ehliyeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1287 E. 2022/5551 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Düzelterek onandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

İntifa hakkının bakiye bedelinin istenebilmesi için önce hakkın tapudan terkin edilmiş olması gerekir; dava açıldığında intifa hakkı henüz terkin edilmemişse bakiye bedel talebi esastan reddedilir. Sözleşmede taraf sıfatı bulunmayan davalı hakkında pasif dava ehliyeti yokluğu bir dava şartı eksikliği olup dava bu davalı yönünden usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Bakiye intifa bedeli talebinin ön koşulu: intifa hakkının tapudan terkini → ret

İddia: Davacı, Rekabet Kurulu kararı gereğince intifa hakkının kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek karşılıksız kalan intifa bedelinin iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: İntifa hakkının bakiye bedelinin talep edilebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkin edilerek kaldırılmış olması ve terkinden sonra bakiye bedelin istenmiş olması gerekir; somut olayda dava açıldığında intifa hakkı henüz terkin edilmemiş, dava açıldıktan sonra terkin edildiğinden bakiye intifa bedeli talebi yerinde değildir. Malik ve ilgili şirket hakkındaki dava bu gerekçeyle esastan reddedilmelidir (Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalılar yönünden verdiği yanılgılı gerekçe Yargıtayca düzeltilerek).

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Bayilik sözleşmesinde taraf olmayan davalı yönünden pasif dava ehliyeti → ret

Gerekçe: 13.02.2004 tarihli bayilik sözleşmesinde taraf sıfatı bulunmayan davalı şirket hakkında pasif dava ehliyeti bulunmadığından, bu davalı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir (Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin yanılgılı gerekçesi Yargıtayca düzeltilerek).

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Bakiye intifa bedeli talebinde tapudan terkin ön koşulu ve sözleşmede taraf olmayan davalı yönünden usulden ret bakımından emsal.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
intifa hakkı bakiye intifa bedeli tapudan terkin ön koşulu sebepsiz zenginleşme pasif dava ehliyeti (husumet) düzelterek onama

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1287 E.  ,  2022/5551 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2014/315 E- 2018/815 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.12.2020 tarih ve 2018/2231 E- 2020/1298 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılardan Saka Petrol arasında, davalılardan ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde, müvekkili şirket lehine 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilmesi kaydı ile bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkına istinaden davalılardan Saka Petrol ile 01.11.2001 tarihli “bayilik sözleşmesi” akdedildiğini, taşınmazın sözleşme süresince akaryakıt istasyonu işletme faaliyetinde kullanılmasını davalıya bıraktığını, ilişkinin devamı sırasında davalının istemi ile yine davalıya ait Petrosan Petrol ile 9 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu bayilik sözleşmesine ek olarak istasyona yatırım amacı ile davalılardan Petro-San’a ariyet sözleşmesine konu tesis, ekipman ve cihazların teslim edildiğini, 12 yıllık intifa hakkı karşılığı olarak reklamasyon ve prim bedeli adı altında 337.640.-TL ve Petline tescilli marka ve logosu altındaki ticari faaliyetlerinin satışının geliştirilmesinde kullanılmak üzere 55.601,55 TL değerinde ekipman verildiğini ve yatırım yapıldığını, yani 12 yıllık intifa hakkı tesisinin Petline'a maliyetinîn toplam 423.276.-TL olduğunu, Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan 05.03.2009 tarihli kararı ile dikey anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin sürelerin 5 yıl ile sınırlandığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde kalan 3 yıllık intifa hakkı süresinin geçersiz sayıldığını, kalan süre bakımından davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek müvekkil şirketin yararlanamadığı ancak yararlanacağı inancı ile taşınmaza yaptığı kullanılmayan 3 yıllık intifa süresine karşılık gelen 105.819.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile arasında intifa ilişkisi olan, intifa hakkını davacı şirkete veren arsa sahibinin ... olduğunu, Saka Petrol ile de protokol, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi imzalandığını, dolayısı ile Petrosan ile ilgili bîr intifa ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacı ile Petrosan arasında bir intifa sözleşmesi imzalanmadığını, bu durumda Petrosan yönüyle husumet itirazında bulunduklarını, ... ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir protokol veya sözleşme bulunmadığını, müvekkili ...'nın sadece davacı lehine taşınmazı üzerinde 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, bunun karşılığını da ...'nın aldığını, bunun dışında aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davacı ile davalı ...

Petrol arasında 01.11.2001 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 21. maddesi gereğince de davacının kendi üzerinde olan intifa hakkına dayanarak anlaşma konusu istasyon ve tesislerine yönelik kullanma ve yararlanma hakkını 02.11.2013 tarihine kadar Saka Petrol'e terk ettiğini ve karşılığında da 5.000.000.000.-TL ecrimisil bedelini de peşin aldığını, ancak 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, dolayısıyla davalı ... ve Saka Petrol hakkındaki davanın reddinin gerektiğini, davacı ile davalı Petrosan arasında imzalanan 13.02.2004 tarihli bayilik sözleşmesi 9 yıllık olup sözleşmenin 12.02.2013 yılında sona ereceğinin belirtildiğini, davacı ile davalı Petrosan arasında reklamasyon ve prim bedeli ile ilgili bir sözleşme bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği 337.640.-TL tutarında müvekkili Petrosan tarafından kesilen bir faturanın söz konusu olmadığını, ariyet bedellerinin ise ancak sözleşme bittikten sonra teslim edilmezse istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin, Rekabet Kurulunun vermiş olduğu kararı sonrasında davacının intifa ivaz bedeli olarak ödemiş olduğu tutarın sözleşmenin sınırlandırıldığı sürenin ilgili olduğu döneme ilişkin kullanım bedeli haricinde, davalılar yönünden fazla ödenen tutar olduğu, bu tutarın iadesinin gerektiği, tapudaki tescil işlem belgesinde de tapu kayıt maliki olan davalı ... lehine intifa hakkının dava değeri olan 105.819,00 TL bedelli olarak terkin edildiği, ancak bu bedelin davacıya ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme kaydı sunulmadığı gibi, davalılar tarafından bu bedelin ödendiğine ilişkin bir savunma yapılmayıp, aksine sözleşmeden kaynaklı böyle bir iade talebinin yerinde olmadığı, sözleşmenin sona erme tarihinin 18.09.2010 tarihli olduğu ifade edilmiş ise de, sözleşmenin sona erdiği, davalıların söz konusu intifa bedelini davacıya iade etmemesi halinde bunun kendileri için sebepsiz zenginleşme olacağı, bayi ve garantör olan davalı şirketler ile tapuda mülkiyet sahibi olan diğer davalı ...'nın, davacıya sözleşmenin daha ileri bir tarihte sona ereceği inancı ve ümidiyle vermiş olduğu intifa bedelinin 105.819,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile davalılardan Saka Petrol arasında davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine davacı lehine 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilmesi kaydıyla 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli protokol akdedildiği, protokolün 6. maddesi ile davacının davalı bayiye 330.000 litre motorin bedeline tekabül eden tutarı reklamasyon ve prim bedeli olarak fatura karşılığı akaryakıt vereceğinin, bayinin sözleşmeler veya iyiniyet kurallarına aykırı hareketi halinde reklamasyon ve prim bedelinin derhal bayiden tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı ile davalı ... Petrol arasında düzenlenen 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesi ile ariyet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, aynı tarih itibariyle davacı ve diğer davalı Petrosan arasında bayilik ve ariyet sözleşmeleri akdedildiği, Saka Petrol ile imzalanan sözleşme doğrultusuna davalı ...

adına kayıtlı Pursaklar İlçesi Saray Mahallesinde bulunan 98104 (eski 865) ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı lehine 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının davacının istemi üzerine 26.10.2010 tarihi itibariyle terkin edildiği, davalı ... dayanak bayilik sözleşmelerinde taraf olmadığı kefaleti de bulunmadığı, intifa resmi senedinde sözleşmeler ile ilgili bir yükümlülük üstlenmemiş 5.milyar (eski )intifa bedeli aldığı, intifa hakkı tesis edilen taşınmaz maliki olarak ayrıca bir yükümlülük üstlenmediğinden, hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı; Ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı her iki şirketin de ortağı ve yetkilisi davalı ...

olup, Saka Petrol ile olan sözleşmeler 13.02.2004 tarihinde tarafların karşılıklı iradesiyle feshedilmiş olup, dava tarihine kadar geçen 6 yıllık süre içerisinde de davacı tarafından bu davalıya karşı ileri sürülen bir talep bulunmamasına göre, sözleşmeye dayalı borç-alacak ilişkisinin taraflarca rızaen tasfiye edildiği ve hemen aynı tarihte Petrosan ile imzalanan sözleşmede de Saka Petrol'ün sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme yer almadığı, sözleşmelerde gerek ariyet verilen malzemeler, gerekse ödenecek prim ödemelerinin intifa süresi nedeniyle verildiklerine ilişkin bir hüküm de bulunmadığı, karşılıklı olarak feshedilip tasfiye edilen bayilik ilişkisi kapsamında, davacı tarafından davalı ...

Petrol'den talepte bulunulamayacağı hususu dikkate alınmadan bu davalı hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış diğer davalı Petrosan ise 13.02.2004 tarihli ve 9 yıl süreli bayilik sözleşmesinin tarafıdır. Yukarıda açıklanan Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda bu davalı ile olan sözleşme 18.09.2010 tarihi itibariyle sona ermiş, taraflarca sözleşme yenilenmediği gibi, davalı tarafından keşide edilen 02.08.2010 tarihli ihtarname ile de sözleşmenin yenilenmeyeceği davacıya bildirilmiştir. Davacı taraf istasyona kurulan ariyet niteliğindeki teknik ekipman bedeli ile ödenen prim bedellerinin intifanın kullanılmayan süresine karşılık gelen kısmını talep etmekte ise de, yargılama sırasında sunulan teslim belgelerine göre, ariyet konusu tüm mallar davacıya teslim edilmiş olmakla, davacının ariyet bedeli talebinin yerinde olmadığı, Petrosan ile imzalanan sözleşmede ise intifa veya prim bedeli ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, hangi şartlar ile ödendiğine dair bir hüküm bulunmadığı, İntifa süresi ile ve sözleşme kapsamında verilip verilmediği de belli olmadığı, davalı Petrosan ile davacı arasında deniz yakıtı satışına dair bir başka ilişki daha bulunduğu, Muğla bölgesine deniz yakıtı nakliyatlarının davalı Petrosan tarafından yapıldığı ve pirim tahsil ettiği ileri sürülmüş, davacı tarafça bu beyana da karşı çıkılmamıştır.

Davalı Petrosan'ın tahsil ettiği primler ile intifa süresinin ilişkilendirilemeyeceği gözetilmeden davalı Petrosan hakkında açılan davanın da reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile her üç davalı yönünden davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, tüm davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

I-)Davacı ile davalılardan Saka Petrol Otogaz San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesine ve protokole istinaden davalılardan ...’ya ait taşınmaz üzerinde 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiş ve bu hak davacının talebiyle 26.10.2010 tarihinde terkin edilmiştir. Davacı, Rekabet Kurulu’nun 2003/3 sayılı tebliği gereğince intifa hakkının kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, sona erme tarihinden itibaren karşılıksız kalan intifa hakkına ilişkin yapılan ödemenin iadesini talep etmiştir. İntifa hakkının bakiye bedelinin talep edilebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkin edilerek kaldırılmış olması ve sonrasında intifa hakkı bakiye bedelinin talep edilmiş olması gerekir.

Somut olayda davanın açıldığı 11.03.2010 tarihinde intifa hakkının tapu kayıtlarından terkin edilmemiş olduğu ve intifa hakkının dava açıldıktan sonra 26.10.2010 tarihinde terkin edildiği anlaşıldığından davacının bakiye intifa hakkı talebi yerinde değildir. Davalılardan ... ve Petrol San. Petrol Turizm İnş. San. hakkında davanın anılan gerekçeyle reddi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

II-) 13.02.2004 tarihli Bayilik Sözleşmesinde taraf sıfatı bulunmayan diğer davalı ... Petrol Otogaz San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında ise pasif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararının gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda I-) numaralı bentte açıklanan gerekçelerle davalılardan ... ve Petrol San. Petrol Turizm İnş. San. hakkında açılan davanın esastan reddiyle II-) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Petrol Otogaz San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın usulden reddine; davacının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/4. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde düzeltilen gerekçeyle ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/822796300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2231 E. 2020/1298 K.

Rekabet Kurulu kararıyla sınırlanan intifa süresi nedeniyle sebepsiz zenginleşme iddiası

Gerekçe özeti

Dikey anlaşmalarda (bayilik, intifa hakkı ve benzeri sözleşmelerden oluşan hukuki-iktisadi ilişki bütünü) rekabet etmeme yükümlülüğü süresi, Rekabet Kurulu tebliğleri gereği 5 yılla sınırlıdır ve geçiş dönemi sonu olan 18.09.2005'ten itibaren hesaplanarak en geç 18.09.2010'da sona erer; bu tarihten sonrası için sözleşmeye dayalı hak talep edilemez. Ayrıca, dayanak sözleşmelere taraf olmayan ve bir yükümlülük üstlenmeyen taşınmaz maliki ile karşılıklı irade ile feshedilip tasfiye edilen bayilik ilişkisinin tarafı olan kişi, sonraki döneme ilişkin sebepsiz zenginleşme iddiasından sorumlu tutulamaz; ariyet konusu malların teslim edildiğinin belgelenmesi halinde ariyet bedeli talebi de yerinde görülmez.

Emsal değeri

Dikey anlaşmalarda rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin Rekabet Kurulu tebliğleri gereği 5 yıl ile sınırlı olduğu ve geçiş süresi sonu esas alınarak sözleşme bitiş tarihinin hesaplanması yönünden; ayrıca sözleşmeye taraf olmayan malik ile karşılıklı feshedilip tasfiye edilen ilişkinin tarafının sorumluluğunun kapsamı yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: sebepsiz zenginleşme intifa hakkı dikey anlaşma rekabet etmeme yükümlülüğü Rekabet Kurulu tebliği bayilik sözleşmesi ariyet sözleşmesi karşılıklı fesih tasfiye

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2231

KARAR NO 2020/1298

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2018

NUMARASI 2014/315 Esas - 2018/815 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/12/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket davalılardan ... arasında, davalılardan ... adına kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde, müvekkili şirket lehine 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilmesi kaydı ile bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkına istinaden davalılardan ... ile 01.11.2001 tarihli “bayilik sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirketin işbu sözleşme ile yukarıda bilgileri verilen taşınmazın sözleşme süresince akaryakıt istasyonu işletme faaliyetinde kullanılmasını davalıya bıraktığını, ilişkinin devamı sırasında davalının istemi ile yine davalıya ait ... ile 9 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu bayilik sözleşmesine ek olarak istasyona yatırım amacı ile davalılardan ....’a ariyet sözleşmesine konu tesis, ekipman ve cihazların teslim edildiğini, 12 yıllık intifa hakkı karşılığı olarak reklamasyon ve prim bedeli adı altında 337.640-TL ve ...

tescilli marka ve logosu altındaki ticari faaliyetlerinin satışının geliştirilmesinde kullanılmak üzere 55.601,55 TL değerinde ekipman verildiğini ve yatırım yapıldığını, yani 12 yıllık intifa hakkı tesisinin .... maliyetinîn toplam 423,276-TL olduğunu, Rekabet Kurulunun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan 05.03.2009 tarihli kararı ile dikey anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin sürelerin 5 yıl ile sınırlandığını, bu kapsamda rekabet yasağı süresini uzatacak nitelikteki intifa hakları ve benzeri sözleşmelerin 18.09.2005 tarihinden başlamak üzere 5 yıl ile sınırlandığını, 5 yıldan fazla kalan sürelerin geçersiz kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin taşınmaz üzerinde kalan 3 yıllık intifa hakkı süresinin geçersiz sayıldığını, kalan süre bakımından davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek, müvekkil şirketin yararlanamadığı ancak yararlanacağı inancı ile taşınmaza yaptığı kullanılmayan 3 yıllık intifa süresine karşılık gelen 105,819 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; davacı ile arasında intifa ilişkisi olan, intifa hakkını davacı şirkete veren arsa sahibinin ... olduğunu, ... ile de protokol, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi imzalandığını, dolayısı ile ... ile ilgili bîr intifa ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacı ile ... arasında bir intifa sözleşmesi imzalanmadığını, bu durumda ... yönüyle husumet itirazında bulunduklarını, ... ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir protokol veya sözleşme bulunmadığını, müvekkili ...'nın sadece davacı lehine taşınmazı üzerinde 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, bunun karşılığını da ...'nın aldığını, bunun dışında aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davacı ile davalı ...

arasında 01.11.2001 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 21. maddesi gereğince de davacının kendi üzerinde olan intifa hakkına dayanarak anlaşma konusu istasyon ve tesislerine yönelik kullanma ve yararlanma hakkını 02.11.2013 tarihine kadar ...'e terk ettiğini ve karşılığında da 5.000.000.000 TL ecrimisil bedelini de peşin aldığını, ancak 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, dolayısıyla davalı ... ve ... hakkındaki davanın reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili ... arasında 13.04.2004 tarihînde imzalanan bayilik anlaşması ve aynı tarihli ek ariyet sözleşmesi gereğince Kadıköy Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, diğer davalıların yerleşim yerinin de Ankara olduğunu, bu nedenle davanın yetki nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davanın bir yıllık süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı ...

arasında imzalanan 13.02.2004 tarihli bayilik sözleşmesi 9 yıllık olup sözleşmenin 12.02.2013 yılında sona ereceğinin belirtildiğini, ancak Rekabet Kurulu kararı gereğince 5 yılı aşan sözleşmelerin 18.09.2005 tarihinden itibaren 5 yıl sonra sona ereceğini, bu nedenle sözleşmenin sona ereceği tarihin 18.09.2010 olduğunu, bu durumda sözleşme sona ermeden dava açılmasının mümkün olmadığını, davacı ile davalı ... arasında reklamasyon ve prim bedeli ile ilgili bir sözleşme bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği 337.640-TL tutarında müvekkili ... tarafından kesilen bir faturanın söz konusu olmadığını, ariyet bedellerinin ise ancak sözleşme bittikten sonra teslim edilmezse istenebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin, Rekabet Kurulunun vermiş olduğu kararı sonrasında davacının intifa ivaz bedeli olarak ödemiş olduğu tutarın sözleşmenin sınırlandırıldığı sürenin ilgili olduğu döneme ilişkin kullanım bedeli haricinde, davalılar yönünden fazla ödenen tutar olduğu, bu tutarın iadesinin gerektiği, tapudaki tescil işlem belgesinde de tapu kayıt maliki olan davalı ... lehine intifa hakkının dava değeri olan 105.819,00-TL bedelli olarak terkin edildiği, ancak bu bedelin davacıya ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme kaydı sunulmadığı gibi, davalılar tarafından bu bedelin ödendiğine ilişkin bir savunma yapılmayıp, aksine sözleşmeden kaynaklı böyle bir iade talebinin yerinde olmadığı, sözleşmenin sona erme tarihinin 18/09/2010 tarihli olduğu ifade edilmiş ise de, sözleşmenin sona erdiği, davalıların söz konusu intifa bedelini davacıya iade etmemesi halinde bunun kendileri için sebepsiz zenginleşme olacağı, bayi ve garantör olan davalı şirketler ile tapuda mülkiyet sahibi olan diğer davalı ...'nın, davacıya sözleşmenin daha ileri bir tarihte sona ereceği inancı ve ümidiyle vermiş olduğu intifa bedelinin 105.819,00-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalılar vekili; öncelikle intifa sözleşmesi, protokol ve bayilik sözleşmesinin davacı ile davalı ... arasında imzalandığını, diğer davalılarca imzalanmadığını, diğer davalı ... ile intifa sözleşmesi bulunmadığını, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, bu durumda müvekkilinin intifa hakkından kalan borcunun bulunmadığını, davacının da intifa hakkını tapudan kaldırdığını, diğer davalı ... tarafından kesilen faturaların ise prim ve hizmet karşılığı kesildiğini, bu faturaların dava konusu intifa hakkı ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili ... tarafından kesilen prim ve nakliye hizmeti karşılığı kesilen faturalara ilişkin olarak davacı tarafından başlatılan takibe itiraz edildiğini, buna ilişkin davanın Ankara 10.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/787 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnamede intifa hakkından feragat ettiklerinin belirtildiğini, ayrıca sözleşmeyi devam ettirmeyenin de davacı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Rekabet Kurulu kararı gereğince intifa hakkının süresinden önce son ermiş olması nedeniyle, davacı tarafından davalıya ödenmiş olan intifa hakkı bedellerinin bakiye süreye isabet eden kısımlarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile davalılardan ... arasında davalı ... adına kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesinde bulunan 865 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı lehine 12 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilmesi kaydıyla 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli protokol akdedildiği, protokolün 6. maddesi ile davacının davalı bayiye 330.000 litre motorin bedeline tekabül eden tutarı reklamasyon ve prim bedeli olarak fatura karşılığı akaryakıt vereceğinin, bayinin sözleşmeler veya iyiniyet kurallarına aykırı hareketi halinde reklamasyon ve prim bedelinin derhal bayiden tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı ile davalı ...

arasında düzenlenen 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesi ile ariyet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, aynı tarih itibariyle davacı ve diğer davalı ... arasında bayilik ve ariyet sözleşmeleri akdedildiği, ... ile imzalanan sözleşme doğrultusuna davalı ... adına kayıtlı ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 98104 (eski 865) ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı lehine 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının davacının istemi üzerine 26.10.2010 tarihi itibariyle terkin edildiği anlaşılmaktadır.Rekabet Kurulunun 14.07.2002 tarihli Dikey Anlaşmalara İlişkin 2002/2 Numaralı Tebliğinin 5. maddesinde, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün 5 yıldan uzun olamayacağı belirtilmiştir.

Tebliğin konusu olan dikey anlaşmalar, taraflar arasındaki bayilik, intifa hakkı, kira, emanet, kredi ve benzeri sözleşmelerden oluşan hukuki ve iktisadi ilişkilerin bütünüdür. Rekabet Kurulu 2003/3 sayılı tebliğinde ise, dikey anlaşmalarda yer alan muafiyet süresinin (rekabet etmeme yükümlülüğü süresi) rekabet mevzuatına uygun hale getirilmesi için 18.09.2005 tarihine kadar bir geçiş dönemi öngörmüştür. Bu nedenle Rekabet Kurulunun 2003/3 sayılı tebliğinde muafiyet süresi olarak belirttiği 18.09.2005 tarihinden sonra 4054 sayılı yasanın 5. maddesine göre 5 yıldan uzun süreli veya belirsiz süreli sözleşmeler hüküm ifade etmeyecektir. Dolayısıyla somut olay bakımından da sözleşme süre sonu 18.09.2010'dur.

Davacı sözleşme süresine değil ,intifa süresince yaptığı yatırımların intifanın kullanılmayan dönemi ile ilişkilendirerek kullanılmayan kısmına karşılık gelen süreye ilişkin iade talebinde bulunmuştur.Davalı ... dayanak bayilik sözleşmelerinde taraf olmadığı kefaleti de bulunmadığı, intifa resmi senedinde sözleşmeler ile ilgili bir yükümlülük üstlenmemiş ,5.milyar (eski )intifa bedeli aldığı , intifa hakkı tesis edilen taşınmaz maliki olarak ayrıca bir yükümlülük üstlenmediği gözetilmeden, hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı her iki şirketin de ortağı ve yetkilisi davalı ... olup, ... ile olan sözleşmeler taraflarca karşılıklı olarak feshedilerek aynı tarihte diğer davalı ...

ile bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı ... ile olan sözleşme 13.02.2004 tarihinde tarafların karşılıklı iradesiyle feshedilmiş olup, dava tarihine kadar geçen 6 yıllık süre içerisinde de davacı tarafından bu davalıya karşı ileri sürülen bir talep bulunmamasına göre, sözleşmeye dayalı borç-alacak ilişkisinin taraflarca rızaen tasfiye edildiği kabul edilmelidir. Nitekim hemen aynı tarihte ... ile imzalanan sözleşmede de ... sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme yer almamıştır. Kaldı ki sözleşmelerde gerek ariyet verilen malzemeler ,gerekse ödenecek prim ödemelerinin intifa süresi nedeniyle verildiklerine ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda, karşılıklı olarak feshedilip tasfiye edilen bayilik ilişkisi kapsamında, davacı tarafından davalı ...

talepte bulunulamayacağı hususu dikkate alınmadan bu davalı hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Diğer davalı ... ise 13.02.2004 tarihli ve 9 yıl süreli bayilik sözleşmesinin tarafıdır. Yukarıda açıklanan Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda bu davalı ile olan sözleşme 18.09.2010 tarihi itibariyle sona ermiş, taraflarca sözleşme yenilenmediği gibi, davalı tarafından keşide edilen 02.08.2010 tarihli ihtarname ile de sözleşmenin yenilenmeyeceği davacıya bildirilmiştir. Davacı taraf istasyona kurulan ariyet niteliğindeki teknik ekipman bedeli ile ödenen prim bedellerinin intifanın kullanılmayan süresine karşılık gelen kısmını talep etmekte ise de , yargılama sırasında sunulan teslim belgelerine göre, ariyet konusu tüm mallar davacıya teslim edilmiş olmakla, davacının ariyet bedeli talebi yerinde değildir.

Davalı ... ile imzalanan sözleşmede ise intifa veya prim bedeli ödeneceğine ilişkin hüküm yoktur.Hangi şartlar ile ödendiğine dair bir hüküm yoktur. İntifa süresi ile ve sözleşme kapsamında verilip verilmediği de belli değildir. Davalı ... ile davacı arasında deniz yakıtı satışına dair bir başka ilişki daha bulunduğu ,Muğla bölgesine deniz yakıtı nakliyatlarının davalı ... tarafından yapıldığı ve pirim tahsil ettiği ileri sürülmüş ,davacı tarafça bu beyana da karşı çıkılmamıştır.Davalı ...'ın tahsil ettiği primler ile intifa süresinin ilişkilendirilemeyeceği gözetilmeden davalı ... hakkında açılan davanın da reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile her üç davalı yönünden davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, tüm davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2018 Tarih 2014/315 Esas 2018/815 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın REDDİNE"

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.571,45- TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.517,05-TL fazla harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafça yapılan 30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

Davalılar vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 14.002-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan 1.808-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,

Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 36,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/12/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.