6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Geçersizliği başka davada ileri sürülebilecek tutanak için ayrı tespit davasında hukuki yarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2402 E. 2022/6593 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Dava dilekçesinde belge ve dosya bilgileri gösterilmişse, ilgili belgeler mahkemece getirtilebileceğinden eksiklik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bununla birlikte, geçersizliği başka bir davada asıl talep içinde veya savunma olarak ileri sürülebilecek bir hususta ayrı ve bağımsız tespit davası açmakta hukuki yarar (dava şartı) bulunmadığından dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Eksiklik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasının yerindeliği → kabul

İddia: Davacı, dava dilekçesinde arabulucunun ismini ve kayyım atanan dosya numarasını bildirdiğinden davanın açılmamış sayılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı dava dilekçesinde arabulucunun ismini ve kayyım atanan dosyanın numarasını bildirdiğinden, arabuluculuk tutanağı ile kayyım kararının bir suretinin mahkemece getirtilmesi mümkündür; bu nedenle eksiklik gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka uygun değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Ayrı ve bağımsız tespit davasında hukuki yarar (dava şartı) → ret

Gerekçe: Hukuki yarar dava şartıdır; davacı, arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersizliğini açacağı ya da aleyhine açılan bir davada ileri sürebileceğinden, ayrı ve bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Geçersizliği başka davada ileri sürülebilecek tutanak için ayrı tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı ve belge bilgileri gösterildiğinde açılmamış sayılma verilemeyeceği bakımından emsal.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar (dava şartı) tespit davası davanın açılmamış sayılması arabuluculuk anlaşma tutanağı belgelerin getirtilmesi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 119/1-dHMK 119/1-eHMK 119/1-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/2402 E.  ,  2022/6593 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.10.2020 tarih ve 2020/474 E. - 2020/779 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2020/1564 E. - 2021/65 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/93584 numaralı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, akabinde İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/41 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu yargılamalar kapsamında davacının yöneticisi olduğu şirketler ve şahsi malvarlıklarına kayyım atandığını, bu kayyum heyetinin davacının hem şahsi malvarlığı hem de şirketleri nezdinde kayyımlık faaliyetini yürüttüğünü, uyap vatandaş portaldan yapılan inceleme sonunda, davacının eski ortağı ve yöneticisi olduğu kayyım yönetiminde bulunan Akfel Enerji Ticaret A.Ş. tarafından, davacı aleyhine Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na 2020/121595 başvuru, 2020/407749 karar numaralı arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, arabulucu olarak ...

.'ın atandığı ve arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma ile sonlandırıldığının anlaşıldığını, işbu arabulucuk süreci, konusu, anlaşma haline ilişkin davacının hiçbir bilgisinin bulunmadığını, kayyımlar hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, tek kayyım heyetinin hem başvuran hem başvurulan olarak katılımı ile, sürecin arabulucu ...tarafindan gereği gibi yürütülmemesi, davacının gıyabında sonlandırılmasının alenen yetki ve görevin kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2020/121595 numaralı dosyası kapsamında 10.09.2020 tarihinde düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının icra edilmesinin engellenmesi için öncelikle tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde anlaşma tutanağının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi tebliğe çıkarılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı vekiline, yok hükmünde olduğunun tespitini talep ettiği arabuluculuk tutanağının aslını veya bir örneğini dosyaya sunması, tutanak esas alınarak dava değerinin belirlenmesi, davalı şirket ve davacı için kayyım atanmasına ilişkin mahkeme kararını bildirmesi, HMK 119/1-d maddesi gereği dava konusunun değerini, 119/1-e maddesi gereği davacı tarafın iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, 119/1-f maddesi gereği her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususlarındaki eksikliği tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verildiği ve kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, yapılan bu ihtaratın davacıya tebliğ edildiği ve kesin süre içerisinde eksikliklerin giderilmediği gerekçesiyle HMK'nın 119/1 ve 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı dava dilekçesinde, arabulucunun ismi ve kayyım atanan dava dosyasının numarasını bildirdiğinden, arabuluculuk tutanağının ve kayyım atanmasına ilişkin kararın bir suretinin getirtilmesi mümkün olduğundan, ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, ancak hukuki yararın dava şartı olduğu, davacının açacağı veya açılan bir davada anlaşma tutanağının geçersizliğini ileri sürebileceği gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/820384800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1564 E. 2021/65 K.

Arabuluculuk tutanağının geçersizliği tespit davasında hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Dava şartı eksikliğine ilişkin belgenin (arabuluculuk tutanağı, kayyım kararı) sağlıklı biçimde tarif edildiği ve mahkemece re'sen getirtilmesinin mümkün olduğu hallerde, bu belgenin taraflarca ibraz edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Ayrıca, bir hukuki ilişkinin geçersizliğinin, açılmış veya açılacak başka bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülmesi mümkünse, bu husus için ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz.

Emsal değeri

Mahkemece re'sen getirtilebilecek bir belgenin taraflarca sunulmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği ve başka bir davada iddia/savunma olarak ileri sürülebilecek bir husus için ayrıca tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı yönündeki değerlendirmeler, benzer usuli ve tespit davası uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: hukuki yarar tespit davası dava şartı davanın açılmamış sayılması HMK 119 arabuluculuk tutanağı kayyım

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1564

KARAR NO 2021/65

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/10/2020

NUMARASI 2020/474 Esas-2020/779 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/01/2021

Davanın açılmamış sayılmasına yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili hakkında İst.C.Başsavcılığı'nda 2016/93584 numaralı soruşturma başlatıldığını, akabinde iddianame hazırlanarak dosya birleştirme talepli olarak İstanbul 23. ACM'nin 2017/141 Esas numarasına kaydedildiğini yargılama kapsamında bir kısım sanıklar ile birlikte müvekkili hakkında da tefrik kararı verildiğini, dosyanın 2020/41 esas numarasına kaydedildiğini,müvekkilinin yöneticisi olduğu şirketler ve şahsi malvarlığına kayyım atandığını,kayyum heyetinin hem şahsi malvarlığı hem de şirketler nezdinde kayyımlık faaliyetini yürüttüğünü, müvekkilinin eski ortağı ve yöneticisi olduğu ... A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2020/121595 numaralı 2020/407749 karar numaralı arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma ile sonlandırıldığının anlaşıldığını, arabulucuk süreci, konusu, anlaşma haline ilişkin hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, kayyımlar hakkında İst.Anadolu C.Başsavcılığı nezdinde 24.09.2020 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, tek kayyım heyetinin her iki yanı temsilen katılımı ile sürecin arabulucu tarafindan gereği gibi yürütülmemesi sonucunda müvekkilinin gıyabında sonlandırıldığını,anlaşma tutanağının yok hükmünde olduğunun tespitini, icrasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı vekiline, yok hükmünde olduğunun tespitini istediği arabuluculuk tutanağının aslının veya bir örneğinin dosyaya sunması,tutanak esas alınarak dava değerinin belirlenmesi, davalı şirket ve davacı için kayyım atanmasına ilişkin mahkeme kararını bildirmesi için ve HMK 119/1-d maddesi gereği dava konusunun değerini, 119/1-e maddesi gereği davacı tarafın iddiasına dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri 119/1-f maddesi gereği her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususlarındaki eksikliği tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verildiği ve tebliğ edildiği , kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle; H.M.K.'nın 119/1 ve 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 06/10/2020 tarihli dilekçe ile tüm delillerini açıkça belirttiğini,AİHS'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından bir tanesinin de yargılamanın makul bir süre içinde bitirilmesi ilkesi olduğunu, kayyumlar hakkında İst.Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2020/156806 soruşturma numaralı dosyasının halen derdest olduğunu, tek kayyum heyetinin hem başvuran hem başvurulan olarak katılımı ile sürecin arabulucu tarafından gereği gibi yürütülmemesi sonucunda, müvekkilinin gıyabında sonlandırılmasının yetki ve görevin kötüye kullanılması olduğunu, kayyumlarca menfaat çatışmasının yanı sıra yetki ve görev aşımı yapıldığını, anlaşma tutanağının icrasının engellenmesi amacı ile tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava ;davacı müvekkili aleyhine davalı tarafça yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşma ile sonuçlandığını ,arabuluculuk tutanağının kendilerinde olmadığını ,anlaşmanın içeriğini bilmediklerini,müvekkilinin malvarlığına ve davalı şirkete atanan kayyımların aynı kişi olduğunu ,çıkar çatışması bulunduğunu aynı kayyımın tarafları temsilen anlaşma yapamayacağını ileri sürerek arabuluculuk tutanağının yok hükmünde olduğunun tesbitini talep etmiştir. Hukuki yarar dava şartıdır. Eda ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir.

Somut olayda,ilk derece mahkemesince dava değeri ve arabuluculuk tutanağının ibrazı için kesin mehil verilmek suretiyle tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de arabulucunun ismi ve kayyım atanan dava dosyasının numarası verilmiş olmakla ,tutanağın ve kayyım kararın bir suretinin getirtilmesi mümkün olup verilen karar hukuka uygun değildir.(e) bendinin eksik olması halinde ise ihtarat yapılıp tamamlanacağı öngörülmemiştir.Hukuki yarar öncelikle incelendiğinde davacının açacağı veya açılan bir dava da anlaşma tutanağının geçersizliğini ileri sürebileceği gözetildiğin de tesbit davası açmakta hukuki yararın olmadığı anlaşılmaktadır. Zira açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tesbit) davası açmakta hukuksal bir yarar bulunmamaktadır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ,hükmün kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/474 Esas-2020/779 Karar sayılı ve 21/10/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ; "Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gerekli 59,30-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harçtan mahsubu ile sakiye 4,90-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 1.700-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 54,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.