Alıcının borç ihlali sonucu satıcının stok malları geri almaması ve zarar tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1482 E. 2022/5498 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Stok malların münhasıran satıcının takdiriyle geri alınacağı kararlaştırılmışsa, alıcının kendi borç ihlali üzerine satıcının malları iade almaması zarar tazmini doğurmaz; sözleşme alıcının ihlalleri nedeniyle haklı feshedilmişse alıcı fesihten doğan zararı isteyemez. Kalite hususunda sözleşmede hüküm yoksa satıcı orta kalite edimle yükümlüdür; ayıp ve zarar ispat edilemedikçe tazminat doğmaz.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin haklı feshi ve stok malların iade edilmemesinden doğan zarar talebi → ret
İddia: Davacı, sözleşme sona erdiği için davalının iade taahhüdündeki lensleri almayarak ve düşük kalite lens teslim ederek ticari itibarını zedelediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmeye göre davacının stoğundaki ürünler münhasıran davalının takdirine bağlı olarak geri alınabileceğinden, davacının kendi borç ihlali sonucu davalının bu takdir yetkisini malları iade almama yönünde kullanması hâlinde davacı bundan doğan zararının tazminini isteyemez; nitekim davacı gecikmeli ödemeyi ikrar etmiş ve ödenmemiş borcu bilirkişice saptanmıştır. Sözleşme davacının borç ihlalleri nedeniyle davalı tarafça haklı sebeple feshedildiğinden davacı fesihten doğan zararını da talep edemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ayıplı (düşük kalite) mal iddiası → ret
İddia: Davacı, davalının taahhüdüne aykırı olarak düşük kalite kaplama lens teslim ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede lenslerin kalitesine ilişkin hüküm bulunmadığından davalı orta kalitede lens satmakla yükümlüdür; teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu lensler düşük kalitede olmadığından ayıplı mal satıldığı ve bundan doğan zarar ispatlanamamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Alıcının kendi ihlali sonucu doğan iade-almama ve haklı fesih hâllerinde zarar tazmini istenemeyeceği ile sözleşmede kalite hükmü yokluğunda orta kalite yükümü bakımından emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili satıcılık sözleşmesi↗ haklı fesih↗ takdir yetkisi↗ ayıplı mal↗ orta kalite edim↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1482 E. , 2022/5498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2018 tarih ve 2014/433 E- 2018/475 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2018/2039 E- 2020/1246 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 08/10/2007 tarihinde "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme ilişkisi devam ederken davacının ödemelerde zaman zaman gecikmeleri olduğunu, ancak sözleşmenin 23. maddesine aykırı olarak anlaşma sağlanması beklenmeksizin davalıya verilen çekler için icra takibi başlatıldığını, bu arada yetkili satıcılık sözleşmesi sona erdirildiği için davalı şirketin iade almayı taahhüt ettiği lensleri almadığını, davacının elinde bulunan lenslerin son kullanma tarihinin geçiyor olması sebebiyle davacının lensleri satmasının mümkün olmadığının davalı tarafından bilinmesine rağmen iyiniyet kurallarına aykırı olarak lensleri almayı reddederek davacının piyasadaki güvenilirliğinin ve ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, ayrıca davalı şirketin taahhüdüne aykırı olarak düşük kalite ile kaplama lensleri teslim ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'lik tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının bu iddialarını daha önce dile getirdiği Sivas İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/530 E. sayılı dosyasında davanın reddedildiğini, davalının sözleşme gereği edimini yerine getirerek malları teslim ettiğini, mallara karşılık aldığı çeklerin ödenmemesi üzerine arkası yazılan çeklerin icra takibine konu yapıldığını, çeklerin mallara karşılık alınan çekler olduğunu, davacı şirketin borcunu ödememek için davalının düşük kalite lens sattığı yönünde gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacıya satılan lenslerin düşük kalite lens olduğu davacı iddiası dışındaki diğer iddialar somut delil ve belgelerle kanıtlanamadığı, lenslerin kaplama ve düşük kaliteli olduğu iddiası yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı iddiasının haklı olduğu anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; tarafların 08/10/2007 tarihinde imzaladığı Yetkili Satıcılık Sözleşmesiyle davacının, davalıya ait lenslerin yetkili satıcısı olarak atandığı, sözleşmeye göre; davacının stoğunda bulunan ürünler, münhasıran davalının takdirine bağlı olarak davalı tarafından geri alınabileceği konusunda anlaşıldığı, davacının borç ihlali sonucunda, davalının takdir yetkisini davacının stoğundaki malları iade almama şeklinde kullandığından davacının bu yüzden uğradığı zararlarının tazminini isteyemeyeceği, davacının, davalıdan satın aldığı lenslerle ilgili gecikmeli ödeme yaptığını kabul ve ikrar ettiği, bilirkişi raporunda davacının davalıya 234.645,19 TL ödenmemiş borcu bulunduğunun tespit edildiği, sözleşme "davacının borç ihlalleri sonucunda akdi ilişkinin davalı tarafından çekilmez hale gelmesinden" dolayı davalı tarafından haklı sebeple feshedilmiş olduğundan, davacının sözleşmenin feshinden dolayı uğramış olduğu zararların tazminini talep etme hakkı bulunmadığı, sözleşmede lenslerin kalitesi hususunda bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davalının "orta kalitede" lens satmakla yükümlü olduğu, teknik bilirkişi raporuyla;
dava konusu olan lenslerin düşük kalitede olmadığı, davalının davacıya ayıplı mal sattığı ve bundan dolayı davacının maddi zarara uğradığı hususu ispatlanamadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/819731000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz