Bonoda nakden kayıt varsa bedelsizlik iddiası yazılı delille ispatlanır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2216 E. 2024/987 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Bonoda borcun nedeni 'nakden' olarak belirtilmişse ve senet borçlusu bu kaydın aksini (örneğin sözlü satım sözleşmesi nedeniyle mal karşılığı verildiğini) ileri sürerek ihdas nedenini talil ediyorsa, bu iddiasını ancak yazılı veya kesin delille ispat edebilir; senede karşı tanık dinletme veya ticari defter incelemesi talepleri, karşı tarafın muvafakati ya da HMK 202 anlamında delil başlangıcı bulunmadığı sürece senede karşı senetle ispat kuralına aykırı olduğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bononun bedelsizliği iddiasının ispat şekli ve delil taleplerinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasında sözlü satım sözleşmesi kurulduğunu, davalının mal teslim etmediğini, bu durumun ticari defter incelemesi ve tanık deliliyle ispatlanabileceğini, mahkemenin bu delilleri toplamadan ve gerekçesiz şekilde ilk celsede davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp delillerin toplanması için dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir; illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni 'mal' ya da 'nakit' olarak belirtilmişse, alacaklının yazılı borç sebebine dayanma hakkı bulunduğundan, bunun aksini ileri süren tarafın ispat yükü altında olduğu kabul edilir. Taraflardan biri senet metnindeki kaydın doğru olmadığını ileri sürüyorsa buna talil denir ve bu durumda ispat yükü kaydın aksini iddia edene aittir. Davaya konu senette 'nakden' ibaresi bulunmakta, davalı borcun karşılığı olarak verildiğini savunmakta, davacı ise sözlü satım nedeniyle verildiğini ileri sürmektedir; bu haliyle ihdas nedeni davacı tarafça talil edilmiştir. TBK 207. madde uyarınca asıl olan peşin satıştır ve peşin satışta mal ile semenin aynı anda verildiği yönünde yasal karine bulunmaktadır; davacının bu karinenin aksini ileri süren iddiasını HMK 201 vd. maddeleri uyarınca yazılı/kesin delille kanıtlaması gerekir. Menfi tespit davasında senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu, bu iddiasını HMK 201. madde gereğince ancak yazılı/kesin delille ispatlayabilir; zira kambiyo senedinin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamaz. Senede karşı senetle ispat kuralının, karşı tarafın muvafakati ve HMK 202. maddede düzenlenen delil başlangıcı olmak üzere iki istisnası bulunmaktadır; bu iki durumun varlığı halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Somut olayda bononun nakden düzenlendiği, davacının ise alınacak mal karşılığı verildiğini ileri sürdüğü, davalının ticari işletme kaydının bulunmadığı görülmekte olup, davacının bedelsizlik iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat etmesi gerektiğinden, ticari defterlerin incelenmesiyle bir sonuca varılamayacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin tanık dinletme ve ticari defter inceleme taleplerinin senede karşı senetle ispat kuralına aykırı olduğundan reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Nakden düzenlenmiş bononun bedelsizliği iddiasının, ihdas nedeninin talil edilmesi halinde yazılı/kesin delille ispat edilmesi gerektiği ve senede karşı tanık dinletme/ticari defter inceleme taleplerinin senetle ispat kuralına aykırı olduğundan reddinin usule uygun olduğu hususunda emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bono↗ bağımsız borç ikrarı↗ talil↗ ihdas nedeni↗ senede karşı senetle ispat kuralı↗ delil başlangıcı↗ peşin satış karinesi↗ nakden kaydı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2216
KARAR NO 2024/987
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2022
NUMARASI 2022/365 Esas - 2022/739 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/06/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
davacı vekili; davalının müvekkiline karşı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından 28.12.2021 tanzim 22.01.2022 vade tarihli 5.000- Usd bedelli bonodan dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında sözlü olarak bir satım sözleşmesi kurulduğunu, davalının müvekkiline mal satmayı müvekkilinin de karşılığında 5.000- USD ödeyeceği kararlaştırıldığını, kambiyo senedi olsa da senedin sebebini oluşturan satış sözleşmesinde davalı üzerine düşen mal teslim borcunu yerine getirmediğinden müvekkili tarafından ödenmesi gereken bir borcun bulunmadığını beyanla müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, davalının takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ...'ın davacı ve yetkilisi ...'ın yıllardan beri ayrıca tanıyan ve ...'ın zor günlerinde ona maddi manevi destek olduğunu, bu maddi destek sonucu müvekkilinin davacı ve yetkilisinden bu süreç sonunda toplam 6.000-USD,5.000-TL alacağı bulunduğunu,davacının borcuna karşılık ...
03. 02.2022 tarihli ve ... referans nolu 5.000-TL bedelli dekont ile TL borcunu ödediğini, ayrıca 6000- USD'lik ödemesine karşı 5.000-USD bedelli davaya konu senet ile 14.06.2022 vadeli, 18.03.2022 tanzim tarihli keşidecisi ... ve lehtarı ... olan 1000-Usd değerindeki senedi vererek müvekkiline olan borçlarını ödeme iradesini ortaya koyduğunu, fakat ilgili borcun yalnızca 5.000-TL'lik kısmını ödediğini, borcunu ödeyeceğini vaat etmesine rağmen ödeme yapmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, sözleşme uyarınca davalının davalıya mal satmayı davacınında bu mal karşılığında 5.000- USD ödeme yapmayı kararlaştırıldığını, davacının davalıya teminat olarak davaya konu senedi verdiğini belirtilmiş olup,yazılı bir sözleşme ibraz edilmediğini ,davacının davacı ticari defterlerin incelenmesi talep etmiş olup davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme ilişkisi tespit edilse bile soyut borç ikrarı niteliğinde olan bononun davalıya bu sözleşme nedeniyle verildiği ticari defterlerle ortaya konulamayacağından ticari defter incelenmesi talebi yerinde görülmemiş olup ayrıca davacının tanık dinletme talebi de alacağın miktarı itibariyle mümkün olmadığı gibi delil başlangıcı da bulunmadığı da dikkate alınarak tanık dinletme talebi de yerinde görülmediği davacı vekilinin yemin deliline dayanmadığı beyanı hep birlikte değerlendirilmesinde dava ve takip konusu senedin ifa uğruna düzenlenip verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafın iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığından davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece "… şirket tarafından davalı adına düzenlenen senet alım satım akdine ilişkin düzenlendiği, davalı tarafından mal teslimi gerçekleştirilmediğini, müvekkili ile davalı arasındaki alım-satım ilişkisinin varlığı ve ispatı maksadıyla tanık deliline başvurulduğunu, mahkemece, tanık dinletme talebinin davaya konu senedin miktarı nazara alınarak reddine karar verildiğini, tanık deliline, davalı ile müvekkil şirket arasında mal alışverişinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda dayanıldığını, malın davalı tarafından müvekkiline teslim edilmemesi durumunda borcun doğmayacağını, ticari defterlerin incelenmesi talebinin gerekçesiz reddedildiğini, delillerin toplanmamasının açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini,müvekkili şirkete ait ticari defterlerin sunulduğunu, dinletilmek istenen tanıkların tebligata elverişli adres ve kimlik bilgilerinin mahkemeye ibraz edildiği halde, hatalı değerlendirme ile delillerin toplanmaması ve sonunda ilk celsede davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözlü alım satım sözleşmesinin ardından dosyaya yazılı bir sözleşme ibraz edilmediğinin tespit edildiğini, dava dilekçesinde taraflar arasında sözlü olarak kurulan bir anlaşmanın varlığından bahsedildiğini, satım akdinin yazılı şekil şartına tabii olmadığını, yazılı sözleşme ibraz edilmemesini gerekçe göstererek davacının davasını ispatlayamadığı sonucuna vardığını, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunun tespit edildiğini ancak iddialarını ispatlamak maksadıyla toplanmasını ve değerlendirilmesini talep ettikleri deliller toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak delilleri toplanmak üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava ;mal alımı amacıyla davalıya verilen senedin karşılığı mal teslim edilmediği gerekçesiyle senedin bedelsizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, bedelsizlik iddiasını öncelikle taraflar arasında sözlü olarak satım akdi kurulduğunu, ancak mal teslimi yapılmadığını müvekkilinin ticari defterlerini incelenerek ve tanıkları vasıtasıyla ispatlayacağını, sözlü olarak satım akdi kurulabileceğini bunun da tanık ve ticari defterler ile ispatlanabileceğini, ancak mahkemenin ticari defterlerini incelemediğini, tanıklarını dinlemediğini, ispat imkanlarının elinden alındığını ileri sürmüştür. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.
Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, alacaklının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer taraflardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükü kaydın aksini iddia edene ait olacaktır.Davaya konu senette nakden ibaresi mevcut olup,davalı savunmasında borç karşılığı verildiğini savunmuş, davacı ise sözlü olarak yapılan satım nedeniyle verildiği ileri sürüldüğünden ihdas nedeni davacı tarafça talil edilmiştir.
TBK nın 207. maddesi uyarınca asıl olan peşin satış olup, peşin satışta mal ve semenin aynı anda verildiği yönünde yasal karine bulunduğundan davacının bono ve peşin satışla ilgili karinelerin aksi yönündeki iddiasını HMK nın 201 vd. maddeleri uyarınca yazılı/kesin delille kanıtlaması gerekir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır.
Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Açıklanan nedenlerle; icra takibine konu bononun nakden düzenlendiği, ancak davacı tarafça alınacak mal karşılığı verildiğinin ileri sürüldüğü, davalının ticari işletme kaydı bulunmadığı, davacının senedin bedelsizliği iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispatı gerektiği, davacı ticari defterleri incelenerek bir sonuca varılamayacaktır.Davacı vekilinin tanık dinletme ve davacının ticari defterlerinin incelenmesi talebinin senetle ispat kuralına aykırı olduğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 349,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80395 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi